Takip Edin
gazetem

Yaşam Öyküleri

Yakup Ali Şentürk

Yayınlanma tarihi

-

Bu hafta Rusya’dan yaşam öyküleri bölümümüzün konuğu Moda City şirket ortağı Yakup Ali Şentürk.

Şentürk, babasının mesleği olan tekstili henüz çocuk yaşlarda solumaya başlamış. Yakup Ali Şentürk Adil Işık markasını Rusya’da tanıtan  hata Rus televizyon kanallarında yayınlanan ‘Dadı’ dizisinin sponsoru yapan ve  tüm Rusya’da tanınan başarılı bir iş adamımız.
İş hayatınıza girişiniz nasıl oldu?

Babam, iki dayım ile ortak tekstil işi yapıyordu. Mahmut Paşa’da bir yerimiz vardı. KUŞANAL ve BUDGET adlı kendi markalarımızı ve bayiliğini aldığımız diğer malları toptan satıyorduk. 1985 yılında babam ve dayılarım ikinci şubeyi de Laleli’de açınca yabancılarla  tanıştık. İlginçtir Laleli bana ürünümü satacak kadar 5 tane yabancı dili öğretmiştir.

Nasıl?
Nedeni Laleliye gelen müşterilerin dönemleri. Oraya ilk gelenler Araplardı. Onlardan sonra İranlılar, Macarlar, Çekler, Polonyalılar. Daha doğrusu balkan ülkeleri gelmeye başladı ve en sonda Ruslar gelince mecburen bizde çocukluktan içinde olduğumuz konfeksiyonculukta malımızı satmak için dil öğrenmek zorunda kaldık.

Rusya’ya gelişiniz nasıl oldu?
Babam ve dayılarım ortak bir karar verip Moskova’da da iş yapmak istediler.1998 yılında krizden henüz habersiz olarak  Moskova’da yer açmışlardı. Ben de ara sıra gelip gidiyordum. Ama burada müdürlerle yönetiyorduk. Fakat kriz başlayıp işler ters gidince beni buraya işlerin uzaktan yürütülemeyeceğini anlayarak yolladılar. Buradaki şirketin başına geçtim.

Krizde geldiniz yani…
Evet, öyle oldu. Ama beni buraya asıl yollamalarını sonradan anladım. Rusya çok büyük bir pazardı.Zaten krizde o kadar çok etkilenecek bir yapımız yoktu.O dönem bir mağaza aldık.Ama ancak 2000 yılında faaliyete geçirebildik. Sonrasında ise burada mağazalaşmak gerektiğini görerek bir planlama yaptım ve İstanbul’da babam ve dayılarıma sundum. Onlarda bana güvendiklerini söyleyince işe koyuldum.Hatta Tverskaya’da Adil Işık adı ile ilk mağazamızı açtığımda orya verdiğim kiranın meblağını öğrendiklerinde ‘binayı mı kiraladın’ diye tepki göstermişlerdi.

Peki, Adil Işık ile tanışmanız nasıl oldu?
Bir tanıdık vasıtası ile tanıştık.Bize mallarını gösterdi. Biz de hem malların kalitesini beğendik hem de konuşmamızda beraber çalışabileceğimizi görünce 2001 yılında Rusya distribütörlüğünü aldık. Zaten o dönem biz bir perakende zinciri oluşturmayı ve mağazalaşmayı düşünüyorduk. O da onun üzerine denk geldi. 2002 yılında Tverskaya’da bu isimle yer açınca, o caddede yer açmanın esasında manevi bir değeri olduğunu da anladık. Bu bizim için büyük bir artı olmuş oldu. Moskova’nın en işlek caddesinde Türk markası ve ismi ile ürün satıyorduk. 2004 yılında ise mağazalaşmayı hızlandırmak istedik. Bu kapsamda önce kendimize merkezi bir yer satın aldık. Burada hem lojistik merkezimiz hem de depo olarak kullandık. Bu müşterilerimize burada kalıcı olduğumuzu gösterdi. İşler büyümeye başlayınca dayımın oğlu Mehmet Özdemir’de Moskova’ya bana yardımcı olmaya geldi. 2005 yılında bir reklam projemiz vardı ve Rusya’da ‘Dadı’ diye bir dizinin sponsorluk anlaşması önümüze geldi. Hiç düşünmeden kabul ettim. Zaten o dizide yakaladığımız tanıtım bizi tüm Rusya’ya duyurdu. Daha sonraki yıllarda bu projeden kat kat daha büyük bütçeli reklamlar yaptıysak da onun etkisini alamadık.

Bu reklam ile mağazalaşma düşünceniz hız kazandı mı?
Evet kazandı. Çünkü müşterilerimize bizim burada yerleşik olduğumuzu gösterdik. 2010 yılına kadar kendimize 100 mağaza hedefi koymuştuk. Geçtiğimiz yıl yaşanan gümrük ve küresel ekonomik kriz bu hedefimizi biraz ertelese de şu anda 34 mağazamız var ve bunların 15 tanesi kendimizin. Dediğim gibi 2008 yılına kadar her şey istediğimiz şekilde yürüdü ama yaşanan olumsuzluklar hedeflerimizi biraz geciktirecek.

Rusları nasıl buluyorsunuz?
Ben Rusları çok realist buluyorum. Duyguları ile hareket etmiyorlar. Bu da onlara ticarette büyük bir artı kazandırıyor. İki toplum olarak bir birimize pek benzemiyoruz ama bir birimizi iyi anladığımızı söyleyebilirim.
Peki burada iş yapmak isteyenlere tesviyeniz ne olacak?

Öncelikle ticaret dünyanın her tarafında karşılıklı güvene dayalı işler. Siz bu güveni sağladıktan sonra nerede olursanız olun iş yaparsınız. Rusya’nın bazı kendi şartları var, dünyada başka bir yerde olmayan. Bu işleyişleri asla mantık çerçevesinde çözmeye kalkmayın. Onları olduğu gibi kabul ederek yolunuza devam etmelisiniz.

Facebook Yorumlar

Yaşam Öyküleri

Alparslan Kılıç

Yayınlanma tarihi

-

Bu haftaki konuğumuz CCCMOS Yönetim Kurulu Başkanı Alparslan Kılıç. Henüz ne için tercih ettiğini bile bilmediği ve okumak için geldiği Rusya’da iş hayatına tek başına çok genç yaşlarda adım atıp, başarıyı yakalamış iş adamlarımızdan biri olan Kılıç, Rusya’ya 1992 yılı sonbaharında gelmiş.

Moskova Fizik Üniversitesi’nde okurken dönmeyi bile düşünmüş fakat bir arkadaşının doğum gününde sohbet ettiği bir Rus arkadaşı, bu fikirden vazgeçmesine sebep olmuş ve yola devam etmiş. 1998’de üniversiteyi bitirene kadar kısa dönemli işlerde çalışsa da asıl iş tecrübesine mezun olduğu alan olan ‘bilgisayar sistemleri ve teknolojisi’ dalında kurduğu kendi işinde başlamış.

Kılıç, “ Rusya’ya ilk geldiğimde Türkiye’den 20 yıl geride olduğunu gördüm. Aradan gecen 15 sene zarfında ise Türkiye’den 20 yıl daha ileriye gittiğini yaşayarak gördüm. Bu ülkede her şey çok hızlı değişiyor. Rusya’da işinizi iyi planlayıp düzgün ve dürüst çalışırsanız başaramayacağınız iş yoktur” diyor.

Üniversite yıllarından beri bilgisayarla çok içli dışlı olan Kılıç, eşi ile de internetten tanıştıklarını ve Türkiye’nin ilk internet üzerinden evlenen çifti olduklarını internetten tanıştığı eşinin de o dönem de kendisi gibi öğrenci olduğunu ve Amerika’da üniversite okuduğunu söylüyor.

Evlilikten sonraki Rusya maratonunu anlatan Kılıç, “Önümüzde iki seçenek vardı ya ABD’de yaşayacaktık ya da Rusya’da. Biz ikinci seçeneği tercih ettik. Çok küçük 11 metrekarelik bir ofiste 3 kişi olarak başladığımız iş hayatına 2001 yılına kadar Moskova’da faaliyet gösteren Türk firmalarına hizmet vererek geçirdik. 2001’den sonra da yabancı firmaların işlerini de yapmaya başladık ve büyüme hızımız katlandı. Ofisimiz dar gelince başka yere taşındık ve o da yetmeyince bugünkü yerimize taşındık. 2003’te Rusya Federasyonu’nda bizim yaptığımız Motor Jeans internet sayfası o yılın en iyisi seçildi bu da bize büyük bir itibar kazandırdı. Bugün ise Microsoft’un Gold Partnerlerı arasında ilk on sıradayız. Fakat ben özelikle şunu belirtmek istiyorum ki bu benim hayat felsefemdir: ‘Nerede olursan ol, ne durumda olursan ol dürüst ol işini kaliteli yap’”diyor.

İş hayatında mühendis mantığı ile düşündüğü için başlarda ticarete pek atılım gerçekleştiremediğini fakat çok sevdiği iş adamı arkadaşı İlker İncidiş’in kendisine verdiği ticari bilgilerle kendisini donattığını ve iş hayatında bu bilgilerin işine çok yaradığını da belirtmeden geçemiyor.

Kılıç, Rusların bilindiğinin aksine çok sıcak olduklarını ve değer verdikleri insanlar için yapamayacaklarının olmadığını söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor: “ Ruslar ilk geldiğim yıllarda yalan söylemeyi bırakın yapmacık olmayı bile başaramıyorlardı. Moskova’da bu biraz değişse de kırsal kesimde hala bu böyle devam ediyor. Başarı için burada bu insanları anlamak ve para kazanılan sektörlere ilgili ilgisiz atılmak yerine iyi bildiğiniz işi yaparsanız başarılı olursunuz. Bana göre Rusya’nın bu temposu 20 yıl daha bu şekilde sürer.”

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Yakup Memikoğlu

Yayınlanma tarihi

-

Bu haftaki nasıl başardılar köşemizin konuğu, Moskova’da yaşayan ve otomobil sahibi olan her iki Türk’ten birinin mutlaka uğradığı Devitt Oto Servisi’nin sahiplerinden Yakup Memikoğlu.

Memikoğlu doğduğu şehir Rize’de ilkokul eğitimini bitirdikten sonra, çocuk sayılacak yaşlarda İstanbul’da çalışmak için yollara düşmüş ve araç tamir işiyle de ilk o zaman tanışmış. Çırak olarak başladığı oto tamir işinde Memikoğlu’na gelecekte, Moskova’da kendi oto servisini kuracağını birileri söyleseydi, sanırız kendiside güler geçerdi…

 Rusya’ya nasıl geldiniz?

—İlkokulu bitirdikten sonra çok büyük imkânsızlıklar içindeydik. Öyle ki ilkokul diplomamın harç parasını bile verecek durumda değildik. İstanbul’a çalışmaya gitmeye karar verdim ve yaklaşık 8 yıl kadar orada bir atölyede çıraklık eğitimi aldım ve ustalaştım. Babam Moskova’da Enka’da kalfa olarak çalışıyordu. Zekeriya kalfayı hemen hemen bu işle uğraşan herkes tanır. Babam Moskova’da çalışan en eski belki de ilk peri kalıpçısı idi. 90’lı yılların başında babam Moskova’ya kendisinin yanına gelmemi sağladı.

 Rusya’ya ilk kez ne olarak geldiniz?

—İlk geliş amacım şoförlük yapmak içindi fakat sonra atölye gurubuna dahil oldum. Orada Enka’ya ait binek araçları tamir ediyorduk.1997 yılına kadar Enka’nın atölyesinde çalıştım. Fakat atölye şefimiz işten ayrılınca bende kendisi ile beraber ayrılıp Ege Seramik’e geçtim. Meşhur 98 krizinde dengeler sarsılıp birçok Türk firması Rusya’dan çekilince Ege Seramik’te çekildi. Fakat ben kendi payıma Rusya’dan ayrılmaya hiç niyetli değildim. O dönem ne yapabiliriz diye arkadaşlarımla düşünürken Moskova’daki bir Türkün, araba servisini krizden dolayı devretmek istediğini öğrendik. Enka’da beraber çalıştığımız yedi arkadaşımla birlikte o an mevcut olan tüm paramızı ortaya koyarak servisi devir aldık. Paramız sadece kapora vermeye yetmişti. Rusya’da hiç birimizin iş yeri açma ve işletme tecrübesi yoktu. Fakat ortaklarım ile birlikte kendimize ve ustalığımıza olan inancımız tamdı. Her birimizin tamir servisinde ayrı bir ustalığı vardı ve önlüklerimizi giyip kendimiz çalışmaya başladık.

 Hiç işçi almadınız mı?

—Hayır, hiç işçi almadık. Zaten işçiye ödeyecek paramızda yoktu. Gerekte yoktu. Çünkü içimizde kaportacı, boyacı, tamirci ve oto elektrikçisi vardı. Bu şekilde çalışarak ilk aydan itibaren borçlarımızı ödemeye başladık ve bir yılın sonunda tüm borçlarımızı bitirmiştik. Yaklaşık üç yıl kadar bu şekilde özveriyle kendimiz çalışıp işyerini yürüttük ve geliştirdik. Üç yılın sonunda ortak sayımız dörde düştü. Çünkü bazı arkadaşlarımız yurda kesin dönüş yaptılar.

 Sizin burada kalmanızı sağlayan ne oldu?

—Burada bizim alanımızda bir boşluk vardı ve ben bunu görmüştüm. Dolayısı ile bırakıp gitmekten yana değildim. Burada ustalıktan ziyade parça değiştirmeye yönelik bir onarım mantığı vardı. Oysa biz ustalığımızla becerimizle tamir yapıyorduk. Üç yıl kadar sonra da şimdiki ortağım Mustafa Yakupoğlu ile birlikte iki ortak kaldık. Son beş yıl içinde de hemen hemen Moskova’da araç sahibi olan her iki Türk’ten birisinin uğradığı bir oto servisi olduk.

 Sadece araç tamirimi yapıyorsunuz?

—Sadece tamirat işi değil, araç alım satımı ve yedek parça işi de yapıyoruz. Bir de sonradan bunlara nakliye de eklendi. Burada Türk ve yabancı birçok firmaların araçlarının bakımlarını yaptığımız gibi vatandaşlarımızda gece yarısı dahi arasalar kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Rusya ve Ruslar hakkındaki gözlemleriniz nelerdir?

—Örf ve adetlerimizi bir kenara bırakırsak, birbirimize çok benziyoruz. Ben burada kaldığım süre içerisinde gördüm ki, Ruslardan dost edindiniz mi dostluğunuz çok uzun sürüyor ve sizinle her şeylerini paylaşıyorlar. Siz bir adım atınca onlar size iki adım yaklaşıyor.

 Peki, 19 yıldan bu yana Rusya’da yaşıyor ve çalışıyorsunuz. Yeni geleceklere ve iş yapacaklara tavsiyeleriniz nelerdir?

—Bir defa öncelikle burayı iyi incelesinler. Danışmanlık hizmeti mutlaka alsınlar. Biz işe balıklama atladık ama bizimkisi bir şanstı ve tuttu. Ama terside olabilirdi. Çektiğimiz zorlukları çok zaman ve para harcayarak aştık. Ama bilen birisi olsa ve bize akıl verse bu kadar sıkıntı çekmezdik. Burada henüz daha hayata geçmemiş ya da tam oturmamış iş kolları var onları tespit edip işe koyulmaları daha mantıklı. Ama her şeyden önce özverili çalışmak gerekir. Yaptığınız iş ne olursa olsun özveri ile çalıştığınızda karşılığını alıyorsunuz.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Önder Tekeli

Yayınlanma tarihi

-

Rusya’daki başarıları ile göğsümüzü kabartan üst düzey yöneticilerimizden birisi de Hayat Kimya BDT Genel Koordinatörü M. Önder Tekeli. Önder Tekeli 90’lı yılların başından bu yana içinde bulunduğu Rusya pazarında firmasını başarıdan başarıya koşturuyor.

Önder Tekeli ilk, orta ve lise ve üniversite eğitimini aynı zamanda doğduğu şehir de olan Ankara’da tamamlamış. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi İktisat bölümünü bitirdikten sonra ASELSAN’da ihracat bölümünde iş yaşamına atılır. İhracat bölümünde olmasına rağmen beklentilerinin karşılanmadığını çok durağan bir görev durağan görevde olduğunu görmesi üzerine bir yıl sonra buradan ayrılır. O dönemki Rusya’nın cazibesine de kapılarak dayısının desteği ile Rusya’ya gelir. Tekeli, “Rusya’ya ilk adım atan çoğu kişi gibi buraya ilk geldiğim zaman 6 ay kalıp giderim diye düşünmüştüm ama öyle olmadı” diyor. Rusya pazarını tanımaya ilk olarak TEKFEN firmasında dış ticaret temsilci yardımcısı olarak başlar. Ardından yurda dönerek vatani görevimi tamamlaması sonrası bu kez Profilo Holding ile çalışmaya başlar. Profilo’nun o dönem Azerbaycan’da yeni yapılanma kararı alması üzerine bu kez bu görevi gerçekleştirmek için Bakû’de görevlendirilir. Tam da sistemin oturtulması döneminde Azerbaycan’da darbe olması ve Profilo’nun faaliyetlerini durdurma kararı alması ardından bu kez Çukurova firması ile 1995’te tekrar Rusya’ya döner. Çukurova ile geçen bir yılın ardından Rusya’da yeni bir oluşuma karar veren Hayat Kimya ile yolu kesişir Önder Tekeli’nin. “O dönem Hayat Kimya ile amacımız Rusya’da bir fabrika kurmaktı. Arazi aramaya başlamışken bir takım problemler yaşayınca Hayat Kimya yatırım projesini erteledi. Tam da o dönem Demirbank Rusya pazarına girmek istiyordu ve kendileri için bunu organize edecek birini arıyordu. Başvurumun kabul edilmesi ardından bu kez Demirbank ile yola çıkıp 1997 yılında bu yapılanmayı gerçekleştirdik ve Demirbank’ın Rusya temsilciliğini kurduk. Meşhur 98 krizinde zarar almazsak ta bu durum Türkiye’deki yöneticilerinin canını sıktı ve burada perspektif görmediklerinden çekilme kararı aldılar. 1999’da buradaki temsilciliği kapatma kararımızın hemen sonrası daha önce birlikte yol aldığımız Hayat Kimya’nın askıya aldığı faaliyetlerini benimle birlikte tekrar hayata geçirmek istediğini iletmesi üzerine tekrar Hayat Kimya ile çalışmaya başladım ve o günden bu yana da Hayat Kimya BDT Genel Koordinatörlüğünü yapıyorum” şeklinde özetliyor Rusya’daki iş hayatını.

Önder Tekeli aynı zamanda Rusya’da bulunan ve Türk-Rus işbirliğine katkıda bulunan bazı kurum ve kuruluşlarda aktif görev aldığını belirtiyor. “Biz Türkler burada hayatımızı kolaylaştıracak etkinliklerde gönüllü olarak yer almak zorundayız. Rusya bizim komşumuz ve sadece ticareti düşünmememiz gerekir. Karşılıklı dostluk içinde çalışmamız gerekir.” diyor.

Rusya’ya gelecek veya gelmek isteyen yatırımcı ve iş adamlarına da gözlemlerini aktarmak isteyen Tekeli şöyle diyor: ” Bir defa buraya gelecek olan kişi burayı son şans olarak düşünmemesi gerekir. Kendi ülkemde dikiş tutturamadım bari Rusya’da şansımı deneyeyim zihniyetiyle gelen herkes parasını kaybedip gidecektir. Çünkü Rusya artık eskisi gibi fırsatlar ülkesi değil. Burada ticari şartlar daha ağır. Kendi ülkende rekabet ettiğin kesim ile buradaki rekabet edeceğiniz rakipleriniz aynı değil. Burada bir defa dünyanın her ülkesinden sizin rakipleriniz mevcut. Rekabet şartları çok zor. Buraya rekabet edebileceğine inanan firmalar gelsin.”

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar