Yakasına her Türk-Rus bayrağı rozeti takan “uzmanım” demeye başladı

Muhtemelen siz de farkındasınızdır son dönemlerde Türk-Rus ilişkilerinin şekillendirilmesinde kendi rolü olduğunu düşünen içi boş, görünüşü “Çok önemliymiş gibi” imaj çizen şahsiyet ve kurum artışı yaşadık.

Bunları ayırt etmek çok zor değil. Kullandıkları cümlelere bakmanız yeter de artar bile… “Ben….” kelimesini çok kullanıyorsa bunlar onlar… Normal hayatta da bu tür insanlara dikkat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü “Ben merkezli” çalışan bir beyinden ne size, ne de topluma bir fayda gelmez. Bir defa bu işe gerçekten emek verenler de ise “Ben…”  kelimesiyle başlayan cümle bulamazsınız. Çünkü onlar o işi gerçekten gönülden yapıp görevini yerine getirdiğini düşünerek mutlu olan kişiler, diğerleri ise, “ben şunu yaptım, ben bunu yaptım” diyerek bu işten çıkar veya alkış elde etmeye çalışan kişiler.

Özellikle de yeniden şekillenen Türk-Rus ilişkilerinde bir beklenti içerisinde olup bu beklentilerini nakde çevirmeye çalışan veyahut fırsata çevirmeye çalışan bu şahıs ve kurumlar, hemen hemen her gün Rusya ile Türkiye arasında mekik dokuyarak bilinçsizce işlerin altına imza atmakta… Kimi zaman bir televizyon kanalına çıkıp yorum yapmak, kimi zaman düzenlenen bir organizasyonda konuşmacı olarak çok kötü açıklamalar ve demeçler ile ilişkilere yıpratıcı zararlar vermekteler. Bunları her ne kadar görmezden gelsek de bunlar şuursuzca bayrak edebiyatı yaparak bunu kullanmaya çalışıyorlar ve her nedense bu işte uzmanlaşmış isimler ise bunların yüzünden fark edilmiyor ya da dikkate alınmıyor.

Yani kendi alanında başarı sağlamış, önemli bir işadamı olsa bile bu onun iki ülke arasındaki ilişkilerde çok fazla bilgi sahibi ve belirleyici bir role sahip olduğu anlamı taşımıyor. Ancak her nedense sahip oldukları imkânlarla gerek Türkiye’de gerekse Rusya’da topluma mal olmuş isimleri konuk ederek yedirerek içirerek ve de onlara yakın olarak kendilerini bu işin belirleyici hamisi olarak gördüklerine tanıklık ediyoruz. Maalesef kimse de çıkıp bunlara “Ne yapıyorsunuz?” demiyor.

Düşünün ilişkileri onarmak için herkesin bir kenara saklandığı o dönemde adeta iğneyle kuyu kazmaya çalışan isimlerin yerine ortada ne oldukları belli olmayan, kim oldukları bilinmeyen yakasında Türk-Rus bayraklı rozet taşıyan tipler ortada dolaşıyor. Türk-Rus ilişkilerinde bu tür girişimlerde bulunanların Türk veya Rus vatandaşı olmasını her ne kadar kapasiteleri yetersiz olsa da anlayabiliyorum da, üçüncü bir ülke vatandaşının kalkıp Türk-Rus ilişkilerine sırf her iki dili biliyor diye girme çalışmasına açıkçası prim verilmesi çok kötü.

Elbette ilişkiler kimsenin tekelinde değil, herkes üstüne düşeni bir şekilde yapıyor ya da yapmaya çalışıyor ama bu tahribat verenler maalesef iyi niyetlilerin attığı iki adımı bir adım geri getirecek şekilde yürüyüş temposunu bozuyor.

Facebook Yorumlar