Takip Edin

Gündem

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi’nden “S-400” açıklaması

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD’nin son Patriot önerisine de değinerek, “Yapıcı bir adım olarak değerlendirilebilir ancak bu çok dar ve çok geç bir adımdı. Bizim ilgili mektubu sunmamızdan 17 ay sonra teklifi aldık, ayrıca Rusya ile S-400 anlaşmasını da imzaladık.” dedi.

ABD’nin başkenti Washington’da Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile Amerikan-Türk Konseyi (ATC) tarafından düzenlenen 37’nci Ortak Yıllık Konferansı’na katılan Büyükelçi Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerini değerlendirdi.

Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin 60 yıldan fazla güçlü ve köklü bir geleneğe sahip olduğuna işaret ederek, iki ülkenin Kore Savaşı’nda yan yana savaştığını ve birçok çetin mücadelede bir arada durduğunu hatırlattı.

“Türkiye’nin ABD’ye ihtiyacı var diyorlar, doğru ancak sizi temin ederim ki aynı şekilde ABD’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var.” şeklinde konuşan Kılıç, ABD’nin Ortadoğu’ya ilişkin tüm planlamasında Türkiye’nin hayati derecede öneme sahip olduğunu vurguladı.

Dost iki ülke olmanın müttefik iki ülke olmaktan daha önemli olduğuna işaret eden Kılıç, “Herkes ‘stratejik ortaklık’, ‘stratejik müttefiklik’ gibi ifadeler kullanıyor, ben iki ülke ilişkilerini ‘stratejik dostluk’ diye tarif ediyorum ve bu kolay değil, hafife almamalıyız, bunu korumalıyız.” diye konuştu.

Kılıç, “Bugün her iki ülke de birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ancak elbette bu, her konuda iki müttefikin her boyutta anlaşacağı anlamına gelmiyor. Farklı bölgelerde bulunan iki ülke için zaman zaman farklı yaklaşımların olması doğaldır. Fakat bu farklılıklara yapıcı bir diyalogla mukabele etmemiz gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

“ABD’nin yaptırım dilini kullanması geri tepecek bir adımdır”

Kılıç, son dönemde Washington’daki “Türkiye’ye yönelik yaptırım” açıklamalarına dikkati çekerek, “ABD’nin Türkiye’ye yaptırım getirip getirmemesi ya da Türkiye’nin F-35 programından çıkarılıp çıkarılmaması yönündeki tartışmalar kesinlikle ortak çıkarlarımıza hizmet etmemektedir.” dedi.

ABD’nin son Patriot önerisine de değinen Kılıç, “ABD’nin kısa süre önce yaptığı Patriot önerisi yapıcı bir adım olarak değerlendirilebilir ancak bu çok dar ve çok geç bir adımdı. Çok dar diyorum çünkü ABD burada müttefikine sadece bir alıcı gözüyle bakıyor, halbuki Türkiye eşit bir ortak ve bir müttefik olarak değerlendirilmek ister. Aynı zamanda çok geç çünkü bizim ilgili mektubu sunmamızdan 17 ay sonra teklifi aldık, ayrıca Rusya ile S-400 anlaşmasını da imzaladık.” ifadelerini kullandı.

Hava savunma sistemi alımı arayışında önceliğin ABD’ye verildiğini hatırlatan Kılıç ancak ABD’nin tutumu nedeniyle başka alternatifler aranmak zorunda kalındığının altını çizdi.

Kılıç, “S-400 olayı kapalı kapılar ardında bir gecede olmadı, bunun bilinen bir geçmişi var. Ayrıca Türkiye’nin NATO’da güvenilir bir müttefik olarak görülmesi için savunma sistemi konusunda ABD’nin her teklifini şartsız kabul etmesinin beklenmesi de doğru bir yaklaşım değil.” diye konuştu.

ABD yetkililerinin ve Kongrenin son dönemde kullandığı tehdit dilinin ikili ilişkilere hiçbir şekilde yardımcı olmadığını vurgulayan Kılıç, “ABD’nin bu yaptırım dilini kullanması tamamen geri tepecek bir adımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Facebook Yorumlar

Gündem

Lavrov, Donbas’taki barış süreci için ana şartı açıkladı

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eğer temel Minsk anlaşmaları bozulmazsa Donbass’ta barış sürecinin dış desteğinin yeni yapılarının mümkün olduğunu belirtti.

Lavrov yaptığı açıklamada “Kesinlikle merkezi (barış süreci) koşul, Kiev ile halk cumhuriyetleri arasında, Minsk anlaşmasının gerektirdiği şekilde anlamlı doğrudan diyalog kurulmasıdır. Bunu yapmak için, Kiev, Donetsk ve Luhansk’ın Rusya ve AGİT’in desteğiyle temsil edildiği Temas Grubu’nun yapıcı bir çalışma oluşturulması gerekiyor. Ardından Temas Grubu’nu destekleyen ‘Norman’ formatının dahil edilmesi etkili olacaktır. Bütün taraflarca kabul edilirse ve elbette temel Minsk anlaşmaları bozulmazsa Donbas’taki barış süreci için diğer dış destek yapılandırmaları mümkündür” dedi.

Lavrov, bu tutumun Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından, 10 Temmuz’da Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yapılan telefon görüşmesinde de açıkça doğrulandığını söyledi.

Süreçle ilgili şimdilik iki format bulunuyor. Bunlar, Minsk İletişim Grubu ve Normandiya formatı. Daha önce Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Minsk’te Ukrayna – Rusya – Almanya – Fransa (Normandiya dörtlüsü) – ABD – İngiltere şeklinde görüşmelerde bulunmayı önermişti.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Batur: İki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerek

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, iki ülke devlet başkanları arasında yoğun bir diyaloğun yaşandığını belirterek, “2018 itibari ile gerçekleşen ticaret hacmimiz 25.7 milyar dolar. Bu rakamın 3.4 milyarı Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat, 22.3 milyar dolar ise Rusya’dan Türkiye’ye yapılan ihracat. Dolayısıyla aslında özünde dengesiz. Bir şekilde her iki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gereken bir resim var.” dedi.

Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Rusya’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.  Yılmaz, iki ülke liderinin koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Hedef gerçekleştirilemez mi? Çok rahat gerçekleştirilebilir.”

“İlk gün toplantımız doğrudan ticaret odaklı bir toplantıydı. Biliyorsunuz son dönemlerde ülkemiz Başkanları arasında çok yoğun bir diyalog ve hemen her seviyede ciddi bir mesai geçirilmeye başlandı. Önümüzdeki dönem için 100 milyar dolar olarak konmuş bir ticari hedef var ki bu son derece önemli bir rakam. Rakamın büyüklüğünü anlatabilmek için aslında şuan durduğumuz yeri de iyi biliyor olmak lazım. Bugün 2018 itibari ile gerçekleşen ticaret hacmimiz 25.7 milyar dolar. Bu rakamın 3.4 milyarı Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat, 22.3 milyar dolar ise Rusya’dan Türkiye’ye yapılan ihracat. Dolayısıyla aslında özünde dengesiz. Bir şekilde her iki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gereken bir resim var. En yüksek ticaret hacmi olarak bugüne kadar görmüş olduğumuz değer 2008 yılında 38.7 milyar dolar. Bir rakamı görmüşüz ama o dönem petrol fiyatlarındaki anormal yükseklikten dolayı aslında bu rakam çok doğru ve gerçeği yansıtmıyor. Daha reel ticarete örnek olabilecek yıl 2013 ve orada da 32 milyar dolarlara kadar çıkabilmişiz. Dolayısıyla bugün koyduğumuz hedef tarihimizde gerçekleştirdiğimiz en yüksek rakamın 3 katından daha fazla bir rakam. Onun için önümüzde çok ciddi bir yol var kat edilmesi gereken. Hedef gerçekleştirilemez mi? Çok rahat gerçekleştirilebilir.”

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Destici: Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır

Yayınlanma tarihi

-

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.” dedi.

Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin büyümesini istemeyenlerin, Türkiye’yi engellemeye çalıştığını belirten Destici, şöyle konuştu:

“Hava savunma sistemimizi güçlendirmek için Rusya’dan S-400 füzelerini aldık. ABD’nin yaptırım uygulayabileceği yönündeki açıklamaları ve bununla birlikte proje ortağı olduğumuz F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmeyeceği yönündeki açıklamaları kabul edilemez. Ne ABD’nin ne de başka bir ülkenin böyle bir hakkı yok. Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.”

Destici, ABD’nin Türkiye’nin hem karada hem havada zayıf bir ülke olmasını istediğini, S-400’e verilen tepkinin asıl sebebinin de bu olduğunu ifade etti.

“S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir”

Türkiye’nin hava savunma sistemi satın alımı konusunda önceliği ABD’ye verdiğini ancak ABD’nin Türkiye’ye hava savunma sistemi satmayı reddettiğini hatırlatan Destici, “ABD hava savunma sistemi satmama konusunda bir irade ortaya koymuştur, Türkiye’de kendi başının çaresine bakma yoluna gitmiştir, S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir.” dedi.

Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılmasının hukuksuzluk olduğunu, ABD veya bir başka devletin buna hakkının bulunmadığını vurgulayan Destici, Türkiye’nin sadece satın alan bir müşteri değil o projenin proje ortağı olduğunu dile getirdi.

Doğu Akdeniz’de yapılan sondaj çalışmalarını da değerlendiren Destici, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımların amacının Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynakları olduğunu belirtti. Destici, şunları kaydetti:

“Kıbrıs’da söz hakkı olan iki devlet ve üç garantör devlet vardır; Türkiye, İngiltere ve Yunanistan. Bu beş ülke dışında kimsenin söz hakkı olmamalıdır. Ancak başta Akdeniz’e kıyısı olan Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Türkiye karşıtı tavır içine girmişlerdir. Aslında mesele Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynaklarıdır.  Avrupa Birliği, Yunanistan’a gösterdiği tavrın en az bir kısmını Türkiye’ye göstermelidir. Biz adalet istiyoruz. Avrupa’dan beklentimiz taraf olmamasıdır.”

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar