Takip Edin
gazetem

Gündem

Türkiye’den Rusya’ya ayakkabı ihracatı yüzde 78 arttı

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatı 2018’de 1,6 milyar dolara ulaştı.

Sektörde en büyük paya sahip ayakkabıda 2017’de 768 milyon dolar olan ihracat 2018’de yüzde 15 artışla 888 milyon dolara yükseldi. Ayakkabı ihracatında ilk sırada Rusya yeraldı. Rusya’ya ayakkabı ihracatı 74 milyon dolardan 2018’de yüzde 78 artışla 132 milyon dolara çıktı.

Böylece, Türkiye’nin ihraç ettiği yaklaşık 6 ayakkabıdan biri Rusya’ya gitti.

Ayakkabı ihracatında Rusya’yı 83 milyon dolarla Irak ve 61 milyon dolarla Almanya izledi.

Hedef 1,5 milyar dolar

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, yaptığı açıklamada, uçak krizi sonrası düşüşe geçen Rusya pazarının diğer ürünlerde olduğu gibi ayakkabıda da toparlandığını söyledi.

Rusya’ya olan ihracat artışının devam etmesini beklediklerini belirten Zandar, “2018’i ayakkabı sektörü olarak iyi kapattık. 2019’da da ayakkabı ihracatının 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşmasını umuyoruz.” dedi.

Rusya pazarının yanı sıra, diğer pazarlarda da çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Zandar, şunları kaydetti:

“Güney Kore, Türkiye’den ciddi miktarda bitmiş deri almaya başladı. Bitmiş deri alması demek Türkiye’ye bir ilgi olduğunu gösteriyor. Biz de bunu araştırmaya karar verdik. Mart ayında Hong Kong’da düzenlenecek deri fuarı sonrasında İstanbul İhracatçı Birliklerinden de bir heyetle inceleme gezisi organize etmeyi planlıyoruz. Amacımız Güney Kore piyasasını daha iyi tanımak.”

İstanbul Rusya’ya, İzmir Avrupa’ya

Ayakkabı ihracatında tasarımın çok önemli olduğuna değinen Zandar, ürün gamı açısından çok zengin olan Türkiye’nin tasarım konusunda ise kendisini geliştirdiğine işaret etti.

Ayakkabıda İzmir’deki firmaların genelde Avrupa odaklı koleksiyonlar üzerine çalıştığını, İstanbul’un ise Rusya ve Ortadoğu pazarlarında iddialı olduğunu kaydeden Zandar, sektörün alternatif pazarlara girmek için çaba gösterdiğini dile getirdi.

İhracatın mevsimlerden doğrudan etkilendiğine belirten Zandar, “Kış çok güzel geçiyor. Avrupa genelinde de Türkiye’de de çok yağışlı, soğuk bir kış yaşıyoruz. Mevsimleri dolu dolu yaşadığımız sürece satışlarımız da artan trendle devam edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Facebook Yorumlar

Gündem

Çavuşoğlu S400’lerin, F 35’in sistemine girebileceği iddiasını yanıtladı

Yayınlanma tarihi

-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “(S400’lerin, F 35’in sistemine girebileceği iddiası) Bu iddia doğru ise zaten Suriye’de, Norveç sınırında S400 var. Norveç F-35’leri bunun üzerinden uçuyor. Suriye’de İsrail’in, ABD’nin F-35’leri zaten uçtu. Bir kere onlar Rusların kontrol ettiği S400. Eğer bu iddia doğru ise çoktan oldu. Biz başından beri bir konuda hassasiyet gösterdik, NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek.” dedi.

Çavuşoğlu, TBMM’nin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyonda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Rusya’dan alınacak S400 savunma sistemlerine ilişkin “nasıl bir ara formüle doğru gidiliyor” sorusu üzerine Çavuşoğlu, herhangi bir ara formülün olmadığını söyledi.

Rusya’nın istemesi halinde üçüncü bir ülkeye de bu sistemi satabileceğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Bizim ABD ve NATO’ya önerimiz gayet sarih. Endişeniz ne? ‘Efendim işte F-35’in sistemine girer…’ Bu iddia doğru ise zaten Suriye’de, Norveç sınırında S400 var. Norveç F-35’leri bunun üzerinden uçuyor. Suriye’de İsrail’in, ABD’nin F-35’leri zaten uçtu. Bir kere onlar Rusların kontrol ettiği S400. Eğer bu iddia doğru ise çoktan oldu. Biz başından beri bir konuda hassasiyet gösterdik, NATO sistemlerini düşman olarak görmeyecek. Bu bizim savunmamız için alacağımız bir sistemdir ve bu konuda tamamen kontrol bizde olacak. Eğer bu konuda tereddütleri varsa ‘uzmanlardan oluşan bir komisyon kurulsun, NATO içinde olsun, incelesinler’ dedik. Bunun dışında bir ara formül gündeme de gelmedi, düşünülmedi de ama sürekli bu tür dedikodular dolaştırılıyor Ankara ve ötesinde. Bu doğru değil ve bu hiçbir zaman konuşulmadı. Türkiye’nin önerisine ABD’den henüz bir yanıt gelmedi ancak NATO istiyor.”

ABD’nin, her şeyin ön şartı olarak S400 alımından vazgeçilmesini öne sürdüğünün hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye’nin S400’den vazgeçmeyeceğini söylediğini, sistemin bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı yönünde bir komisyonun kurulmasını istediklerini vurguladı. Çavuşoğlu, kurulması istenen komisyonun görevinin S400 alınıp alınmaması yönünde karar vermek olmadığını belirtti.

Türkiye’nin bağımsız bir devlet olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Zaten bu bitmiş bir anlaşmadır. İptal ettikten sonra böyle bir komisyonun kurulmasının bir anlamı olmaz.” diye konuştu.

ABD’nin yaptırımları konusundaki sorunun nasıl aşılmasının düşünüldüğü sorusuna Bakan Çavuşoğlu, taraflar olarak görüştüklerini söyledi. Bu sözleşmenin CAATSA’dan (Amerika’nın Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) önce imzalandığını vurgulayan Çavuşoğlu, “CAATSA’ya baktığımızda içinde F-35 yok. Verilmesi gereken karar siyasidir. (ABD Başkanı Donald) Trump kendisi de kabul ediyor; ‘Obama döneminde biz sizi Rusya’ya itmişiz’ diyor. Bu yönetimde de bize herhangi bir kişi Patriot bataryalarını satacağına dair garanti veremiyor. Bizim de acil ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

“İki ülkeye yönlendirmeleri son derece yanlış”

Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’nin İran’a yönelik ambargo ile ilgili muafiyet kararını uzatmamasına yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, bunun son derece yanlış bir karar olduğunu söyledi.

Kararın uygulanmasının zor olduğunu belirten Çavuşoğlu, bunun sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir karar olmadığını vurguladı. Şu an hiçbir ülkenin petrol ithalatını çeşitlendiremeyeceğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Bizim için alternatif kaynak nedir? Irak’tır. Irak’tan bize gelen boru hatları kırıldı, döküldü. Bölgesel yönetim üzerinde ise daha düşük kapasiteli bir boru hattı var. Onun da kapasitesi sınırlı. Söyledikleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Bir kere iki ülkeye yönlendirmeleri son derece yanlış. ABD yönetiminin başka ülkelere yönlendirmesi tüm ülkelerde farklı yorumlara sebep oluyor. Ayrıca bizim rafinerilerimiz oralardan alınan petrole uyumlu değil. Bunların teknolojisinin yenilenmesi lazım. Bunun için rafineriler belli bir süre kapalı tutulacak. Diğer taraftan maliyetli. İran’ın petrolü de ucuz değil ama göreceli olarak arada çok fark var. Niye biz bedel ödeyelim. ABD bir karar alıyor ve buna tüm ülkeler uysun istiyor.”

“Önce tamamen çekiliyorlardı, şimdi birkaç yüz asker kalsın diyorlar”

ABD’nin, YPG’nin Türkiye’nin istediği bölgeye doğru çekileceği yönündeki açıklamasına ilişkin son durumun ne olduğunun sorulması üzerine Bakan Çavuşoğlu, görev gücü çerçevesinde bu konunun görüşüldüğünü söyledi.

ABD’nin bazı önerileri olduğunu, önerilerle ilgili örtüşen konular bulunduğunu anlatan Çavuşoğlu, örtüşmeyen konularla ilgili de Türkiye’nin önerileri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Kendi aramızda istişare yapıyoruz. Yarın Milli Savunma Bakanlığında toplanıp birçok konuyu değerlendireceğiz. Bu görev gücü içinde hem askerimiz hem istihbaratımız hem de bizim bakanlığımız var. ABD’nin bu önerilerine karşı biz de karşı önerilerimizi sunarak koordine etmeye çalışıyoruz. ABD askerlerinin geri çekilmesi, güvenli bölge konularında net bir şey yok. Onların tam bir stratejisi yok. Önce tamamen çekiliyorlardı, şimdi birkaç yüz asker kalsın diyorlar. Herhalde onları da güneyde bırakacaklar. İran’a karşı burada asker bırakmak istiyorlar. Onları eleştirmek için söylemiyorum ama henüz belirli bir kararları, stratejileri yok. Biz ne istediğimizi de ne istemediğimizi de biliyoruz ve onlara söylüyoruz. Kafa karışıklığına yol açan bazı eksiklikler var. Karşılıklı önerilerle netleştirmeye çalışıyoruz.”

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye, Rusya ve İran’ın Astana süreci ile rejim ve muhalefeti uzun süredir bir araya getirdiğini, şimdi ise Ürdün’ün yanı sıra Lübnan ve Irak’ın da gözlemci olarak davet edildiğini söyledi.

Burada kriterin “sınır komşuları” olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, anayasal süreçle ilgili olarak üzerinde mutabakat sağlanmayan 6 isim bulunduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu isimlerin sivil toplum listesinde yer almadıklarını söyledik. Örneğin birisi merkez bankası başkanı veya parti başkanı veya daha düne kadar başsavcı olan birisi. Bunların sivil toplumu temsil etmediğini belirttik. Biz muhalefet adına bir liste verdik. Diğer taraftan Rusya ise rejim adına bir liste verdi. Üzerinde uzlaşı sağlanamayan 6 kişi içinde YPG/PKK’lı yok. Rejimin önerdiği isimlerdi zaten.”

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

ABD’nin İran’a karşı politikası uluslararası itibar kazandırmayacak

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin İran petrol yaptırımlarına ilişkin kararının Amerikalılara uluslararası itibar kazandırmayacağını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı Bilgi Departmanı’ndan yapılan açıklamada, “ABD ekonomik kötüleşme ve İran vatandaşlarının yaşam koşullarına darbe metotlarıyla Tahran’dan Amerika’nın tüm koşullarında her türlü anlaşmaya hazır bir partner yapmaya karar verdilerse yöntem seçiminde cidden yanılmışlar” denildi.

Bakanlık, bu politikanın Amerikalılara uluslararası itibar kazandırmayacağını belirterek, “Tüm dünya Washington’un politikasının gittikçe agresif hal aldığını görüyor” ifadesini kullandı.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Rusya deniz filosunu güçlendiriyor

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2012’den bu yana üç stratejik füze denizaltısının yer aldığı 80’den fazla savaş gemisinin, Rus deniz filosuna katıldığını belirtti.

Putin, Rusya‘nın St. Petersburg şehrinde iki savaş gemisinin inşası töreninde yaptığı konuşmada, Rusya‘nın gemi endüstrisini değerlendirdi.

 

Gemi inşasıyla ilgili birçok projenin geliştirilme aşamasında olduğuna dikkati çeken Putin, “Gemilerinin zamanında inşa edilmesini umuyorum. Bu, Rusya‘nın, hem yakın hem de uzak deniz bölgelerindeki çıkarlarının ve deniz sınırlarının korunması için önemli.” dedi.

Rusya‘nın, deniz filosunun güçlendirilmesinin gerekliliğine işaret eden Putin, “2012’den bu yana üç stratejik füze denizaltısının içinde bulunduğu 80’den fazla savaş gemisi Rus deniz filosuna katıldı.” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya‘nın, gemi endüstrisinin kadro ve bilimsel teknolojik potansiyelini artırmaya devam edeceğini söyledi.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar