Türkiye’deki Putin sevgisine kendisi de şaşırdı

Rus lider Vladimir Putin, Karadeniz üzerinden ikinci doğalgaz boru hattının Türkiye’ye ulaşması nedeniyle düzenlenen törene katılmak için geçen hafta İstanbul’daydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı töreni bende yerinden takip ettim. Putin, Rusya dışında sanırım bu kadar alkışlandığına ilk defa İstanbul’da tanık olmuştur. Bir de sokak aralarında ve kahve sohbetlerinde kendisine “Putin Baba” denildiğini duysa tavrı kim bilir ne olurdu…

Geçen haftaki köşemde de yazmıştım, bir gazeteci için en önemli şeyin, olayın gerçekleştiği yerde olması; o atmosferi soluması ve yerinde gözlem yapması diye… Bu nedenle son on yıldır mümkün olduğunca Putin ve Erdoğan’ın görüşme ihtimali olan iki ülke haricindeki başka ülkelerde de gerçekleşen bütün uluslararası toplantılara katılmaya çalıştım. Anlayacağınız heybemde kitap yazacak kadar bir bilgi birikti. Birçok ülkede Putin’e karşı bu denli tezahürata giden bir olay ile karşılaşmamıştım.

Putin mevcut dünya liderleri arasında en tanınan isimlerinden birisi. Buna kimsenin itirazı yok. Gittiği birçok ülkede de bir devlet başkanı değil de popüler bir kültürün yıldızı gibi karşılandığına defalarca şahit oldum. Ama son İstanbul seyahatinde o salondaki atmosfere Putin’in kendisi de şaşırdı. Sanki konuşmaya çıkan bir liderden çok şarkı söylemeye çıkmış bir rock şarkıcısı gibi karşılandı. Hiç şüphesiz bu Putin’i de hem şaşırttı hem de gururunu okşamış olacak ki mimiklerine yansıdı.

Biz toplum olarak birisini benimseyip sevmeye başlayınca “İmparator”, “Baba” , “Reis” gibi yakıştırmaları yapar isminin önüne ve ya arkasına bu ifadeler yapıştırırız. İstanbul’da bulunduğum süre içerisinde sohbet ettiğim taksicisinden-garsonuna hatta gazeteci meslektaşlarıma kadar birçok kişinin Rusya ile ilgili bilgi almak isterken “Putin Baba” kelimesini kullandığını gördüm.

Türk halkının büyük çoğunluğun “Reis” olarak adlandırdığı ve sevgi gösterdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi Rusya lideri Vladimir Putin’i de “Baba” demesi çok ilginç geldi bana. Umarım artık “Putin Baba”da buna kayıtsız kalmaz ve çok sevildiği Türkiye için vizesiz rejime bir an evvel yeniden geçilmesi için talimat verir.

Artık Türk-Rus ilişkileri bence boyut değiştirdi, çünkü çok güç bir sınavdan başarıyla geçti. Bu geçiş sırasında yaşanan zorluklar gördüğüm kadar iki halkı birbirine daha fazla bağladı. Eskiden kafalarda ilişkilerin Erdoğan ile Putin’in kişisel dostlukları ile yürüdüğü ve bunlardan birisinin siyaset sahnesinden çekilmesi ile zor duruma gireceği belirtiliyordu, ancak bu yaşanan olayda Ankara ile Moskova arasındaki siyasi ilişkilerden çok ülkeler arasında halkların ilişki yoğunluğu ön plana çıktı ki endişemizin yersiz olduğunu gösterdi. Ancak Erdoğan ile Putin’in katkısı asla bir kenara bırakılamaz.

Siyasi gelişmelerin her dönem sıcak ve değişkenlik gösterdiği bu coğrafyada, Rus halkı ile Türk halkı kültürel değerlerin yanı sıra yükselen ekonomik iş birliği ile de uzun yıllar bu ilişkinin bozulmasına izin vermeyecektir diye düşünüyorum.

Facebook Yorumlar