Takip Edin
gazetem

Yaşam Öyküleri

Tahsin Yenidoğan

Yayınlanma tarihi

-

Nasıl başardılar köşesinin bu haftaki konuğu Mircons İnşaat ve Yapı firması sahibi Tahsin Yenidoğan. Yenidoğan’ın yurtdışı tecrübesi Libya ile başlayıp Rusya ile devam etmiş. Rusya’da farklı sektörlerde izlediği başarılı grafik O’nu bugünkü konumuna yani Mircons İnşaat ve Yapı firmasının yönetim kurulu başkanlığına taşımış. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimini doğduğu şehir olan Ankara’da alan Tahsin Yenidoğan Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Makine Bölümü’nden (Şimdi Gazi Üniversitesi’ne bağlı) mezun olur olmaz Karayolları Genel Müdürlüğü’nde devlet memuru olarak işe başlamış.

Yenidoğan, yaşamının en önemli kesiti olarak nitelendirdiği dönemi şöyle özetliyor: “Devlet memuru olduğum zamanlarda hep kendi işimi yapmayı düşünüyordum.1986 yılında Ece diye bir inşaat firması bana o zamanın şartlarına göre çok iyi bir teklif yapınca memurluktan ayrılıp bu firma ile Libya’ya gittim. Burada iki yıl çalıştıktan sonra bir başka inşaat firması olan ENKA’ya geçtim. Libya’da ki işler bitince ENKA beni Moskova’ya gönderdi.1991 yılından bu yana da Moskova’dayım. ENKA ile geldiğim Moskova’da pazardaki ihtiyacı görerek 1997 yılında severek yaptığım makine mühendisliği görevimden ayrılarak kendi işimi kurdum. Seçtiğim dal pazarın ihtiyacı olan fakat benim hiç bilmediğim bir konu olan temizlik sektörü idi. O zamanlar yeni yenidünyaya açılan Rusya’da büyük şirketler geliyordu ve bu firmaların temizlik işlerini alıyorduk. İlk zamanlarda kendimizi bu konuda eğitmekle geçirdik sonra ekibimizi kurduk ve onları eğittik. Rusya’da önemli şey ekip kurmak. Ben bunu ENKA’da çalışırken yaşayarak öğrenmiştim ve ilk önce ekip kurma işine yönlendim. ENKA gerçekten bir okul gibidir bunu kimse inkâr edemez.”

Rusya’da her şeyin yolunda gittiği bir anda meşhur 98 krizi patlak verir ve birçok firma gibi Yenidoğan’ın firması da zor anlar geçirir. Kriz sonrasında pazarda gördüğü yeni bir boşluk Tahsin Yenidoğan için yeni bir çıkış olur. Yenidoğan,”1999 yılında Endüstriyel çamaşır yıkama ve ekipman işine girdim. Jean taşlama makineleri Rusya ve Ukrayna distribütörlüğü aldım. Hastane, otellere ve büyük iş merkezlerine bu çamaşır makinelerini kurup teknik destek vermeye başladık. Bir noktada kendi işim olan makinelere geri dönmüştüm. Ama asıl çıkış noktamız olarak 2002 yılı sonlarında krizin etkisinin atlatıldığı ve Rusya’nın yeniden çıkışa geçtiği zamanda kurduğumuz Mircons İnşaat ve Yapı firmamız ile oldu.” diyor.

Yenidoğan, başarıyı düzenli bir aile yaşamına borçlu olduğunu belirterek eşi Banu hanımın yüküne ortak olduğunu yetişemediği birçok noktada Banu Hanım’ın işleri hallettiğini belirtiyor. Gittiği Libya’da da, geldiği Moskova’da da ailesini hep yanında bulundurmuş.

Rusya’ya geldiği günden bu yana bu ülkenin yükselişine tanıklık ettiğini belirten Yenidoğan,” Bana göre Rusya finans sektöründe ABD’nin 150 yılda geldiği yere 15 yılda geldi. Rusya dünyaya çok hızlı ve çok iyi entegre oldu. Bu insanlar bize çok benziyorlar. Üzüntülerimizi, sevinçlerimizi yaşamamamız çoğu zaman bir birine çok benziyor.”diyor.

Rusya ile çalışacaklara da Rusların kaliteyi arzu ettiğini ve kaliteden ödün vermediklerini belirterek, burada iş yapmak isteyenlerin kesinlikle bunu göz ardı etmemelerini tavsiye ediyor. Ayrıca Türk işadamlarının hayatlarının bir bölümünü mutlaka Rusya’da geçirmesi gerektiğini Rusya pazarı tecrübesinin kendilerine çok şey katacağına inanıyor.

 

Facebook Yorumlar

Yaşam Öyküleri

Necati Sekman

Yayınlanma tarihi

-

Nectravel’ın kurucusu Necati Sekman’ın başarıya giden yolda yaşadıkları, genç girişimcilere tam anlamıyla ders olacak nitelikte.

Henüz bir şey başarmamış ve çok çalışması gerektiğini vurgulayan Necati Sekman, “ Gençliğimde futbolcu olmak istiyordum ve bunun için de çalışıyordum. Amatör olarak oynadığım futbolun yanı sıra okulda okuyup boş zamanları da Kapalı Çarşı’da çalışarak harçlığımı çıkarıyordum. Fenerbahçe’ye transferim bile söz konusu iken sakatlandım ve futboldan uzak kaldım. Sonra da askere gittim. Dönüşünde de yine tekstil üzerine çalıştım. Birkaç firmada ihracat üzerine yöneticilik yaptım. En son Avdan Tekstil’de ihracat yöneticiliği yapıyordum ve genellikle Almanya ile çalışıyorduk.1992’de Aksaray ve Laleli’de iş yapan arkadaşlarımın tavsiyesi ile ben de kendi adıma çalışmaya karar verip Laleli’de yer açtım. O aralar işler gayet güzel gitti. Birçok Rus müşterim olmuştu. Ben de Rusya’yı merak edip hem bir müşterimi ziyaret etmek istedim hem de piyasayı öğrenmek istedim.1996 yılında atlayıp geldim Moskova’ya. Piyasayı gördüm ve iş yapmaya karar verdim. İlk olarak Lujnike’de sonra da Çerkezovski Pazar’da yer açtım. 1998 krizine kadar iyi giden işlerimiz herkesi olduğu gibi bizi de sıkıntıya soktu. Fakat ben yine de Rusya’da bir işler yapılabileceğine inanarak, arayıştaydım. O aralar İstanbul’a giderken bilet aldığım bir Rus vardı. O ve karısı evde bilgisayarla çalışıp kendilerini telefon ile arayan yolculara charter billet ayarlayıp hava alanında yolculara veriyorlardı. Aklıma bir fikir geldi ve o kişiye, ‘benim tanıdıklarım çok, beraber çalışalım mı?’ dedim. O da kabul etti. İlk olarak elimde çanta ile Moskova’da neredeyse günde 10 km yürüyerek bilet satmaya çalışıyordum. İşim iyi gitmeye başlayınca, ilk olarak yine Çerkezovski’de 9 metrekare yer kiralayıp ofisleşerek bu işi geliştirmeye karar verdim. Sonra uçaklardan blok koltuklar almaya başladım. Bu büyük bir riskti benim için. Çünkü satsam da satmasam da parasını vermek zorundaydım. Sonra bu işin bir de İstanbul ayağını düşünmeye başladım ve İstanbul’da birkaç değişik kişi ile partner olarak çalıştık, fakat onlar beceremediler. Ben de onlardan ayrıldım. Bir İstanbul iş seyahatimde, erken bitten seyahatimden dolayı biletimin tarihini değiştirmek isterken Yüzyıl firması ile tanıştım. Yüzyıl’ın sahibi, bir gün Moskova’ya gelmişti. Benden kartımı almıştı o zamanlar. Beni aradı. Hiç bilmediği bir yer olunca, otelde hasta düşmüş ve dil de bilmeyince sıkıntı yaşamış. Ben de yardımcı oldum. Sonuçta partner olarak çalışmaya karar verdik ve o gün bugündür, ben buradan uçak doldurup yolluyorum, o da oradan yolluyor. Ama kesinlikle ortak değil partner olarak çalışıyoruz. Şimdi günde en az bir uçak kaldırıyoruz.”diyor.

Rusya’da değil tüm dünyada geçerli olan, işte devamlılıktır diyen Sekman, “ Nerede olursanız olun fark etmez, iş dünyasında başarılı olmak istiyorsanız önce işinizde sürekliliği sağlamalısınız. Sonra şartlarınız ne olursa olsun doğru olanı yapmaktan vaz geçmeyin. İflas etseniz bile doğruluktan vazgeçmeyin ” diyor.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Doç. Dr. Abdurrahim Güzel

Yayınlanma tarihi

-

DigiTürk projesi ile Rusya’da yaşayan Türkler arasında tanınmaya başlayan Doç. Dr. Abdurrahim Güzel, başta Türkiye ve Rusya olmak üzere birçok ülkede sosyal felsefe ve din fenomenleri üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyor.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1960 Çorum doğumluyum. İlk, orta ve liseyi ailemin yanında memleketimde okudum. Zaten hayatım ev, okul bir de tüccar olan babamın dükkanında geçiyordu. Başarılı bir öğrencilik hayatım geçti.Lise bitince Ankara Üniversitesi İlahiyat’ı kazanmıştım. Sosyal çalışmaları çok seviyordum. Mezun olduğum yıl Erciyes Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladım. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı yurt dışı eğitim ve araştırma bursunu kazanmıştım. Bu vesile ile Ürdün’e gittim.Hem çeşitli araştırmalarda bulunuyor hem de doktora çalışmalarımı yürütüyordum. 1987 yılına kadar orada kaldım. Türkiye’ye dönüşümden sonra 1990 yılında Doktor daha sonra da sırasıyla Yardımcı Doçent ve Doçent unvanlarını aldım.Yurt içinde ve dışında birçok bilimsel kongreye katıldım.Bunlar arasında en çok önem verdiğim 1998 yılında Rodos Adası’nda gerçekleştirilen Akdeniz Ülkelerinin Sosyal ve Kültürel Oluşumunda Dinin Fonksiyonelliği konulu toplantıdır. 2001 yılında 6 aylık süre ile Avrupa’da ki birçok ülkede, orada yaşayan Türklerin Türkiye’ye bakışını, sosyal hayattaki etkinliklerini ve dinin hayatlarındaki fonksiyonelliğini yerinde inceledim. Kültür Bakanlığı Yayınları arasında yayınlanmış Karabağı ve Tehafütü isimli kitabım ve çok sayıda makalelerim bulunmaktadır.

 Rusya’ya gelişiniz…

Rusya’da bulunan Felsefe Derneği’nin 2005 yılında düzenlediği Rus Toplumu’nun Demokratikleşme Süreci konulu yuvarlak masa toplantısına davet edilmiştim. Bu davet Rusya’ya gelişimin başlangıcını teşkil etti. Demokrasi, felsefe ve din fenomenlerini ilişkilendiren bir sunum yaptım ve çok ilgi gördü. Ardından MGU Üniversitesi tarafından 4 yılda bir düzenlenen Büyük Felsefe Kongresine katılmam istendi. Kongreye 42 ülkeden üç binin üzerinde bilim adamı katılmıştı. Bu kongre benim Rusya ile tanışmamı sağladı. Kongreden sonra Kazan Devlet Pedagoji Üniversitesi’nden büyük ısrarlar ile orada görev yapmam için davetler almaya başladım. Çok sevdiğim Değerli Hocam Profesör Dr. Nevzat Yalçıntaş Bey Kazan’a gitmemi istedi. Üniversitem tarafından da gerekli izinler verildi ve böylece Rusya’ya uzun süreli gelmiş oldum. İlk zamanlar bu görevi sadece bir yıllığına kabul etmiştim ama oluşan talepler üzerine Kazan’daki görevim 3 yıl sürdü. Bu arada emeklilik sürem doldu ve emekli oldum. Fakat Rusya’dan kopamadım. Kazan’a hala gidip ders veriyorum ama fahri olarak.

 DigiTürk ile tanışmanız nasıl oldu?

Hikayemin başında da anlattığım gibi ben gözümü babamın dükkanında açtım.Ticaretle uğraşan bir ailem vardı. Ben hep işin akademik boyutunu düşündüm ve de öyle yaptım. Fakat bilindiği üzere hayat sürprizlerle doludur. Buraya ilk geldiğimde eşim Türk kanallarını izlemek için eve anten taktırmami istedi. Ben de araştırdım Erhan Bey diye bir arkadaşı buldum.O gelip taktı ve o arada ‘Hocam sizin Türkiye’de geniş çevreniz var neden buraya DigiTürk’ü getirmiyorsunuz? dedi. Bu öneri aklımda kaldı. Konuyu bir akademisyen gözü ile araştırdım ve burada önemli bir talebin varlığını gözlemledim. Bunun üzerine Türkiye’den Digiturk yetkililerine ulaşıp kendileri ile bu gözlemlerimi paylaştım.Yapılan görüşmeler sonucunda Distribütörlük anlaşmasını imzalamış olduk. İlk satışımızı çok iyi hatırlıyorum 29 Ekim2007 tarihinde yapmıştık. Yaklaşık iki yılımızı doldurduğumuz şu günlerde oluşan talep hem benim beklediğimin hem de Türkiye’de yapılan planlamanın üzerine çıktı. Şu anda başta Moskova olmak uzere Rusya’nın çeşitli şehirleri ile hem Ukrayna hem de diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde 12 noktada hizmet vermekteyiz. Bu faaliyetin ticari boyutundan daha çok burada yaşayan insanımızın Digiturk hizmetlerinden yasal, ucuz ve daha rahat bir şekilde yararlanmalarına vesile olmak beni mutlu etmektedir.

 Bir akademisyen olarak Rus halkını nasıl buluyorsunuz?

Bir defa çok uzun yıllar kapalı bir dönem geçirdikten sonra dünyaya bu kadar hızlı entegre olan başka bir toplum görmedim. Rusya’nın on yıl sonrasını tahmin bile edemiyorum. Bunun nedeni de bence çok okumalarından kaynaklanıyor. Çünkü okuyan insan düşünür ve düşünen insan da üretir. Dünyada bütün sistem ise üretkenlik üzerine yoğunlaşmış değil midir? Birde buradaki insanlar ile konuşmalarınıza çok dikkat edeceksiniz. O kadar çok dikkatliler ki konuştuğunuz her şeyi ciddiyetle dinleyip unutmuyorlar. O söz ya da taahhüt bir gün karşınıza mutlaka çıkacaktır.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Cem Tezelman

Yayınlanma tarihi

-

Cem Tezelman Rusya Federasyonu dendiğinde akla gelen ilk isimlerin başında gelir. Özellikle Rusya Federasyonunda yabancı sermayenin hukuki yapısı, şirket kuruluşları, şirket özellikleri, Rus sermaye grupları ile yapılan ortaklıklar ve yabancı sermaye ile ilgili aklınıza gelen tüm sorularınıza cevap bulacağınız adres Tezelman’ın ofisidir.

Tezelman, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1982’de Maliye Bakanlığı’nın açmış olduğu sınava girerek kazanır ve iş hayatına ilk adımını devlet memuru olarak atar. Tezelaman, ondan sonrasını şöyle anlatıyor: "Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu’nda 3 yıl kadar çalıştıktan sonra 1986’da aynı kurumda Hesap uzmanı olarak atandım.1989 yılında ise Eczacıbaşı Holding’den iyi bir teklif alınca devlet memurluğundan ayrılıp özel sektöre geçtim. Yaklaşık iki yıl kadar Eczacıbaşı Holding iç denetiminde çalıştım.1991 yılına geldiğimizde şirket beni Rusya’da yapacağı yatırımlarla ilgili araştırma yapmam için Moskova’ya gönderdi. Yaptığım araştırmalar yetersiz gelince 3 ay sonra bir kez daha Moskova’ya gönderildim. Ama hazırladığım ilk rapordan farklı bir şey çıkmadı. Holding 1992 yılında Rusya’da yatırım kararı alınca bunun yöneticiliğini yapmam için bana teklif ettiler. Kabul edince de Moskova’ya geldim. O zamanlar burada sadece inşaat şirketleri vardı. Yani kuruluşumuzu gerçekleştirmek için bize model olacak hiçbir Türk şirketi yoktu. Karanlıkta el yordamı ile yol bulmaya çalışıyorduk. Bilgiye ulaşmak çok zordu ve biz buna rağmen bir ilki başararak şirketin yapılanmasını gerçekleştirdik. Moskova’da iki yıl kadar kaldıktan sonra yurda döndüm. Döndüğümde Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu yeni çıkmıştı. Bende bunun üzerine Eczacıbaşı’ndan ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdim."

1995 Yılında Rusya pazarı hareketlenmeye başlayınca Tezelman’ın kapısı sık sık çalınmaya başlar. Artık Tezelman için yeni bir dönem başlar ve uzman olduğu Türk mali konularına ek olarak Rus mali konularını da yakından takip ederek hem Türk hukuku hem de Rus hukukuna hakim olarak danışmanlık hizmetleri vermeye başlar. Başlarda İstanbul ve Moskova arasında mekik dokusa da Moskova sevgisi ağır basınca buraya yerleşmiş ve yaklaşık 15 yıldan bu yana da birçok firmanın Rusya’da ki yapılanmasında rol almış.

Türk iş adamları için her yıl Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde konferanslar ve seminerler veren Cem Tezelman’ın, Rusya mali konuları ile ilgili yayınlanmış üç tane de kitabı bulunmakta. Tezelman’a göre Rusya’da başarılı olmanın yolu araştırmaktan ve mali mevzuatları çok iyi öğrenmekten geçiyor. Tezelman, " Zamanımızın çoğu Rusya pazarına girmek isteyen işadamlarımızın kulaktan dolma eski bilgilerinin doğru olmadığını göstermek ve doğru bilgileri de ispatlamakla geçiyor. Buraya gelmeden Rusya hakkında yayınlanmış eserleri mutlaka alıp okusunlar. Ayrıca pazar araştırması yapmak yetmez, mali işleri de iyi öğrenmek gerekiyor" diyor.

Cem Tezelman Rusya Federasyonu dendiğinde akla gelen ilk isimlerin başında gelir. Özellikle Rusya Federasyonunda yabancı sermayenin hukuki yapısı, şirket kuruluşları, şirket özellikleri, Rus sermaye grupları ile yapılan ortaklıklar ve yabancı sermaye ile ilgili aklınıza gelen tüm sorularınıza cevap bulacağınız adres Tezelman’ın ofisidir.

Tezelman, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1982’de Maliye Bakanlığı’nın açmış olduğu sınava girerek kazanır ve iş hayatına ilk adımını devlet memuru olarak atar. Tezelaman, ondan sonrasını şöyle anlatıyor: "Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu’nda 3 yıl kadar çalıştıktan sonra 1986’da aynı kurumda Hesap uzmanı olarak atandım.1989 yılında ise Eczacıbaşı Holding’den iyi bir teklif alınca devlet memurluğundan ayrılıp özel sektöre geçtim. Yaklaşık iki yıl kadar Eczacıbaşı Holding iç denetiminde çalıştım.1991 yılına geldiğimizde şirket beni Rusya’da yapacağı yatırımlarla ilgili araştırma yapmam için Moskova’ya gönderdi. Yaptığım araştırmalar yetersiz gelince 3 ay sonra bir kez daha Moskova’ya gönderildim. Ama hazırladığım ilk rapordan farklı bir şey çıkmadı. Holding 1992 yılında Rusya’da yatırım kararı alınca bunun yöneticiliğini yapmam için bana teklif ettiler. Kabul edince de Moskova’ya geldim. O zamanlar burada sadece inşaat şirketleri vardı. Yani kuruluşumuzu gerçekleştirmek için bize model olacak hiçbir Türk şirketi yoktu. Karanlıkta el yordamı ile yol bulmaya çalışıyorduk. Bilgiye ulaşmak çok zordu ve biz buna rağmen bir ilki başararak şirketin yapılanmasını gerçekleştirdik. Moskova’da iki yıl kadar kaldıktan sonra yurda döndüm. Döndüğümde Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu yeni çıkmıştı. Bende bunun üzerine Eczacıbaşı’ndan ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdim."

1995 Yılında Rusya pazarı hareketlenmeye başlayınca Tezelman’ın kapısı sık sık çalınmaya başlar. Artık Tezelman için yeni bir dönem başlar ve uzman olduğu Türk mali konularına ek olarak Rus mali konularını da yakından takip ederek hem Türk hukuku hem de Rus hukukuna hakim olarak danışmanlık hizmetleri vermeye başlar. Başlarda İstanbul ve Moskova arasında mekik dokusa da Moskova sevgisi ağır basınca buraya yerleşmiş ve yaklaşık 15 yıldan bu yana da birçok firmanın Rusya’da ki yapılanmasında rol almış.

Türk iş adamları için her yıl Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde konferanslar ve seminerler veren Cem Tezelman’ın, Rusya mali konuları ile ilgili yayınlanmış üç tane de kitabı bulunmakta. Tezelman’a göre Rusya’da başarılı olmanın yolu araştırmaktan ve mali mevzuatları çok iyi öğrenmekten geçiyor. Tezelman, " Zamanımızın çoğu Rusya pazarına girmek isteyen işadamlarımızın kulaktan dolma eski bilgilerinin doğru olmadığını göstermek ve doğru bilgileri de ispatlamakla geçiyor. Buraya gelmeden Rusya hakkında yayınlanmış eserleri mutlaka alıp okusunlar. Ayrıca pazar araştırması yapmak yetmez, mali işleri de iyi öğrenmek gerekiyor" diyor.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar