Takip Edin
gazetem

Yaşam Öyküleri

Soner Turhan

Yayınlanma tarihi

-

“Rusya’dan Yaşam Öyküleri’’nin bu haftaki konuğu Türk Hamam şirketinin kurucusu ve sahibi Soner Turhan oldu. 

Ankara’da doğan Soner Turhan, ilk orta ve lise eğitimini burada tamamladı. Üniversitede istediği bölümü kazanamayınca, annesinin ailece tanıdığı Gama Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Özman’ın eşinin sahip olduğu bir resim galerisinde yönetici olarak işe başladı. Yaklaşık 6-7 ay sergilerin açılışından kapanışına kadar süreyi yöneten Turhan, Erol Özman ile de galeride sohbet edip tavsiyelerini dinledi.  Soner Turhan, Erol Özman’ın dünyanın birçok yerinde faaliyette bulunduklarını ve bu ülkelerden birisine yollayabileceğini söylemesi üzerine Rusya’yı seçti. O günlerde de televizyondan Tverskaya caddesinde açılan ilk Mc. Donalds’ın önünde bekleyen yüzlerce insanı gördüğünü ve çok şaşırdığını anlatan Turhan, iki gün sonra o kuyruğa girdiğini belirtti.

Turhan, Moskova’ya ilk olarak Gama’nın, Beyaz Ev şantiyesine idari personel yardımcısı olarak gönderildiğini ama o gün bir arkadaşının “ Bugün Pazar sen dinlen yarın gider başlarsın” deyince, o gün dinlendiğini, ertesi gün ise yerine başka birinin atandığını, kendisinin de puantör olarak sahaya gönderildiğini aktardı. O dönemde Beyaz Ev’in karşısında ki Ukrayna Oteli’nde kalıyor işe yürüyerek aradaki köprüden ulaştığını, ancak soğuğa dayanamayarak ikinci günün sonunda ayrılmaya karar verdiğini anlatan Turhan, müdürünün, “En azından bir hafta daha çalışıp uçak bilet paranı çıkar öyle git” sözü üzerine kaldığını ve o bir hafta sonunda kendi isteğiyle ayrılmadığını o gün bugündür tam 17 yıldır Rusya’da bulunduğunu söyledi.

“1994 Moskova güzeliyle tanışıp evleniyor”
Beyaz ev şantiyesinin yaklaşık 2 sene kadar sürdüğünü belirten Turhan, bir gün Beyaz Ev’de asansör ile inerken, daha sonra evleneceği kişiyle tanıştı. Eşinin annesinin sahip olduğu turistik firmasında çalıştığını da anlatan Turhan, “ Bu arada eşim 1994 Moskova güzeli seçilmiş, annesi muhafazakar olduğu için model olarak çalışmasına karşı çıkmış, onu da yanına almıştı. Kader işte bizi böyle bir tesadüfle bir araya getirdi. Sonra evlendik iki de çocuğumuz oldu” diye konuştu. Turhan şöyle devam etti:
“ Gama’nın Beyaz Ev şantiyesinin bitiminde herkes dağıldı benimde içinde olduğum 15 kişilik bir ekip kaldı. O ara Beyaz Ev’de çalışan personelin çocukların okuduğu ana sınıfın inşaası söz konusu olmuş, firma da bu 15 kişi ile bunu yapmak zorunda kalmıştı. Beni de muhasebe şefi yaptılar. Hem işe gidiyordum hemde Gama’nın merkez ofisinde işi öğreniyordum. Bir yıl kadar böyle çalıştım. Buradaki işte bitince daha evvel arkadaşlarımın gönderildiği Tümen şehrine gidip çalışmak için müracaat ettim. Moskova’da tanıdığım çok az kişi vardı bunlardan birisi de Gama’nın Gazprom Evleri diye tabir edilen şantiyesinin İdari ve Mali İşler Şefi Atilla Turan idi. Gitmeden onu ziyaret edeyim istedim. Ona Tümen’e gideceğimi ve bilet aldığımı söyledim, o da ‘ver bakalım biletini ne zaman gidiyormuşsun’ dedi. Bileti uzattığım gibi yırttı attı. Bana ‘senin burada kalman gerek seni yanıma alıyorum dedi’ ve öyle de yaptı. Atilla Bey beni yanına yardımcı aldı ancak 4-5 ay sonra Gama, Çeçenistan’a yeni bir şantiye kurunca onu orada görevlendirdiler. Bende onun pozisyonuna getirildim. Burada da bir yılımı tamamlayınca ücret konusunda anlaşamayınca başka bir inşaat firması olan KONET’e merkez ofis müdürü olarak işe başladım. Ancak burada ki işte ancak bir yıl sürdü ve sonrasında firma başka bir iş alamayınca Rusya’dan ayrıldı. Bende işsiz kaldım. Eşimi ve çocuğumu da alarak Türkiye’ye döndüm. 2-3 ay öyle boş gezince Erol Bey, beni Tomsk şehrine gönderdi. O kadar zor şartlarda çalıştım ki anlatamam. Eşim ve çocuğumu Moskova’da annesinin yanında bıraktım zaman zaman gelip gidiyordum. Bu şantiye de iki yıl sürdü. Biriktirdiğim para ile birlikte eşimin annesinin de desteği ile kendimize Moskova’da bir ev aldık. Bir süre ev ile uğraştım ama işsizdim. O dönem Köymen İnşaat vardı oraya işe girdim ve burada bir  yıl kadar çalıştıktan sonra aldığım para ile kendi işimi kurmaya karar verdim ve bir mağaza açtım. Ancak inşaatta olmak ve sürekli hareket etmenin yanında böyle durağan bir iş bana zor geliyordu. Zaten mağaza da eşim de durabilirdi. Kazancımız da iyiydi ancak ben kendi alanım olan inşaat sahasına tekrar inmek istiyordum. O dönem yaptığım birkaç başvurudan birisi olan ve şu anda yaptığım işin bana öğreticisi olan ROMİKS MK şirketinin sahibi  Mustafa Kuruçay tarafından işe alındım. Mustafa Bey Türk hamamları üzerine iş yapıyordu ve bunu bana da öğretti. Mustafa Bey ile bir senelik beraberlikten sonra edindiğim deneyimi inşaatlardan aldığım tecrübe ile birleştirerek bu işi tek başına yapma kararı aldım ve 2001 yılında şu an ki firmam olan Türk Hamam’ı kurdum. İlk başlarda aldığımız birkaç iş bize referans oldu ve işlerimiz yoğunlaştı. 2006 yılına kadar böyle yoğun bir iş temposu ile devam ettik. 2006 yılında aldığım bir arsa üzerine ev yapıp onu satınca hatrı sayılır bir para kazandım. Bende bu işi neden yapmayayım dedim ve işe koyuldum. Bu şekilde kendi işime ek bir iş daha yapmaya başladım. Hala da bu iki alanda faaliyetlerimi sürdürüyorum”

“Yeter ki dürüst ol”
17 yıl boyunca kaldığı Rusya ile artık bütünleştiğini ifade eden Soner Turhan, Ruslarla sohbet ederken neleri sevebileceklerini, neleri isteyebileceklerini anlayabildiğini ve Rusları çok cana yakın bulduğunu belirtti. Turhan, “ Verdiğinin fazlasını mutlaka sana veriyorlar. Yeter ki sen dürüst ol, verdiğin sözün arkasında dur” önerisinde bulundu.

Turhan, son 4-5 yıla kadar hep Türk arkadaşlarıyla bir arada olduğunu, ancak  son dönemlerde Rus arkadaşlarıyla yakınlaşınca hayatının daha da kolaylaştığını gördüğünü ve bunu herkese tavsiye ettiğini söyledi. Soner Turhan, Rusya’da rahat bir hayat sürdürmek için mutlaka buradaki yaşama adapte olunması gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Rusya’dan Yaşam Öyküleri’’nin bu haftaki konuğu Türk Hamam şirketinin kurucusu ve sahibi Soner Turhan oldu. 

Ankara’da doğan Soner Turhan, ilk orta ve lise eğitimini burada tamamladı. Üniversitede istediği bölümü kazanamayınca, annesinin ailece tanıdığı Gama Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Özman’ın eşinin sahip olduğu bir resim galerisinde yönetici olarak işe başladı. Yaklaşık 6-7 ay sergilerin açılışından kapanışına kadar süreyi yöneten Turhan, Erol Özman ile de galeride sohbet edip tavsiyelerini dinledi.  Soner Turhan, Erol Özman’ın dünyanın birçok yerinde faaliyette bulunduklarını ve bu ülkelerden birisine yollayabileceğini söylemesi üzerine Rusya’yı seçti. O günlerde de televizyondan Tverskaya caddesinde açılan ilk Mc. Donalds’ın önünde bekleyen yüzlerce insanı gördüğünü ve çok şaşırdığını anlatan Turhan, iki gün sonra o kuyruğa girdiğini belirtti.

Turhan, Moskova’ya ilk olarak Gama’nın, Beyaz Ev şantiyesine idari personel yardımcısı olarak gönderildiğini ama o gün bir arkadaşının “ Bugün Pazar sen dinlen yarın gider başlarsın” deyince, o gün dinlendiğini, ertesi gün ise yerine başka birinin atandığını, kendisinin de puantör olarak sahaya gönderildiğini aktardı. O dönemde Beyaz Ev’in karşısında ki Ukrayna Oteli’nde kalıyor işe yürüyerek aradaki köprüden ulaştığını, ancak soğuğa dayanamayarak ikinci günün sonunda ayrılmaya karar verdiğini anlatan Turhan, müdürünün, “En azından bir hafta daha çalışıp uçak bilet paranı çıkar öyle git” sözü üzerine kaldığını ve o bir hafta sonunda kendi isteğiyle ayrılmadığını o gün bugündür tam 17 yıldır Rusya’da bulunduğunu söyledi.

“1994 Moskova güzeliyle tanışıp evleniyor”
Beyaz ev şantiyesinin yaklaşık 2 sene kadar sürdüğünü belirten Turhan, bir gün Beyaz Ev’de asansör ile inerken, daha sonra evleneceği kişiyle tanıştı. Eşinin annesinin sahip olduğu turistik firmasında çalıştığını da anlatan Turhan, “ Bu arada eşim 1994 Moskova güzeli seçilmiş, annesi muhafazakar olduğu için model olarak çalışmasına karşı çıkmış, onu da yanına almıştı. Kader işte bizi böyle bir tesadüfle bir araya getirdi. Sonra evlendik iki de çocuğumuz oldu” diye konuştu. Turhan şöyle devam etti:
“ Gama’nın Beyaz Ev şantiyesinin bitiminde herkes dağıldı benimde içinde olduğum 15 kişilik bir ekip kaldı. O ara Beyaz Ev’de çalışan personelin çocukların okuduğu ana sınıfın inşaası söz konusu olmuş, firma da bu 15 kişi ile bunu yapmak zorunda kalmıştı. Beni de muhasebe şefi yaptılar. Hem işe gidiyordum hemde Gama’nın merkez ofisinde işi öğreniyordum. Bir yıl kadar böyle çalıştım. Buradaki işte bitince daha evvel arkadaşlarımın gönderildiği Tümen şehrine gidip çalışmak için müracaat ettim. Moskova’da tanıdığım çok az kişi vardı bunlardan birisi de Gama’nın Gazprom Evleri diye tabir edilen şantiyesinin İdari ve Mali İşler Şefi Atilla Turan idi. Gitmeden onu ziyaret edeyim istedim. Ona Tümen’e gideceğimi ve bilet aldığımı söyledim, o da ‘ver bakalım biletini ne zaman gidiyormuşsun’ dedi. Bileti uzattığım gibi yırttı attı. Bana ‘senin burada kalman gerek seni yanıma alıyorum dedi’ ve öyle de yaptı. Atilla Bey beni yanına yardımcı aldı ancak 4-5 ay sonra Gama, Çeçenistan’a yeni bir şantiye kurunca onu orada görevlendirdiler. Bende onun pozisyonuna getirildim. Burada da bir yılımı tamamlayınca ücret konusunda anlaşamayınca başka bir inşaat firması olan KONET’e merkez ofis müdürü olarak işe başladım. Ancak burada ki işte ancak bir yıl sürdü ve sonrasında firma başka bir iş alamayınca Rusya’dan ayrıldı. Bende işsiz kaldım. Eşimi ve çocuğumu da alarak Türkiye’ye döndüm. 2-3 ay öyle boş gezince Erol Bey, beni Tomsk şehrine gönderdi. O kadar zor şartlarda çalıştım ki anlatamam. Eşim ve çocuğumu Moskova’da annesinin yanında bıraktım zaman zaman gelip gidiyordum. Bu şantiye de iki yıl sürdü. Biriktirdiğim para ile birlikte eşimin annesinin de desteği ile kendimize Moskova’da bir ev aldık. Bir süre ev ile uğraştım ama işsizdim. O dönem Köymen İnşaat vardı oraya işe girdim ve burada bir  yıl kadar çalıştıktan sonra aldığım para ile kendi işimi kurmaya karar verdim ve bir mağaza açtım. Ancak inşaatta olmak ve sürekli hareket etmenin yanında böyle durağan bir iş bana zor geliyordu. Zaten mağaza da eşim de durabilirdi. Kazancımız da iyiydi ancak ben kendi alanım olan inşaat sahasına tekrar inmek istiyordum. O dönem yaptığım birkaç başvurudan birisi olan ve şu anda yaptığım işin bana öğreticisi olan ROMİKS MK şirketinin sahibi  Mustafa Kuruçay tarafından işe alındım. Mustafa Bey Türk hamamları üzerine iş yapıyordu ve bunu bana da öğretti. Mustafa Bey ile bir senelik beraberlikten sonra edindiğim deneyimi inşaatlardan aldığım tecrübe ile birleştirerek bu işi tek başına yapma kararı aldım ve 2001 yılında şu an ki firmam olan Türk Hamam’ı kurdum. İlk başlarda aldığımız birkaç iş bize referans oldu ve işlerimiz yoğunlaştı. 2006 yılına kadar böyle yoğun bir iş temposu ile devam ettik. 2006 yılında aldığım bir arsa üzerine ev yapıp onu satınca hatrı sayılır bir para kazandım. Bende bu işi neden yapmayayım dedim ve işe koyuldum. Bu şekilde kendi işime ek bir iş daha yapmaya başladım. Hala da bu iki alanda faaliyetlerimi sürdürüyorum”

“Yeter ki dürüst ol”
17 yıl boyunca kaldığı Rusya ile artık bütünleştiğini ifade eden Soner Turhan, Ruslarla sohbet ederken neleri sevebileceklerini, neleri isteyebileceklerini anlayabildiğini ve Rusları çok cana yakın bulduğunu belirtti. Turhan, “ Verdiğinin fazlasını mutlaka sana veriyorlar. Yeter ki sen dürüst ol, verdiğin sözün arkasında dur” önerisinde bulundu.

Turhan, son 4-5 yıla kadar hep Türk arkadaşlarıyla bir arada olduğunu, ancak  son dönemlerde Rus arkadaşlarıyla yakınlaşınca hayatının daha da kolaylaştığını gördüğünü ve bunu herkese tavsiye ettiğini söyledi. Soner Turhan, Rusya’da rahat bir hayat sürdürmek için mutlaka buradaki yaşama adapte olunması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Facebook Yorumlar

Yaşam Öyküleri

Hüseyin Telek

Yayınlanma tarihi

-

Bu haftaki nasıl başardılar konuğumuz Rusya’da 14 yıldan buyana iş dünyasının finanansal işleri içinde olan Golden Financial Services’in sahibi Hüseyin Telek.

Telek henüz üniversite öğrencisi iken iş dünyasına atıldığı Özköseoğlu şirketler grubunda uzun yıllar çalışıp yine bu şirket bünyesinde bulunan ENTES firması ile de Rusya’ya gelmiş ve yaklaşık 14 yıldır da Rusya’da bulunan bir iş adamımız. Hayatının büyük bir kısmını profesyonel olarak geçiren Telek, günümüze kadar olan kısmı şöyle anlatıyor: “ Ben Ankara doğumluyum fakat yaşamımın büyük bir kısmını İstanbul’da geçirdim. Henüz üniversite öğrencisi bile değilken Canlı Hayvan Borsası’nda katiplikle iş hayatına adım attım.Sonrasında üniversiteyi kazanıp İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünde eğitim hayatıma başlayınca da muhasebecilik yapmaya başladım.Hem okuyor hem de çalışıyordum.Özköseoğulları şirketler grubu ile 1972 yılında öğrenciyken tanıştım ve uzun yıllar değişik birimlerinde muhasebe ve mali konularda çalıştım.Bir dönem yine aynı grubun Antalya’da ki Palmiye tatil köyü ile başlayan ve 7 yıl kadar süren turizm sektöründeki mali konularda çalışmam oldu.1993 yılında kendi işimi yapmak istedim ve Türkiye’nin belki ilk yazılımcılarından olan bir arkadaşımla ortak bilgisayar ithalatı için şirket kurduk.Fakat getirdiğimiz makine modelleri yanlış olunca başlamadan zarar ettik.O dönem çok borçlanınca bunları ödemek için tekrar profesyonel hayata geri döndüm.Yine Özköseoğullları şirketler gurubunun ENTES adlı müteahhitlik birimi Rusya’da o dönemin rakamları ile çok büyük bir iş almıştı bende mali işler müdürü olarak beraberinde Sibirya’ya gittim. 1995 yılında iş finansman sorunları nedeniyle ertelenince bu sefer Moskova’da ki merkez ofise gelerek buradan tüm bölgelerdeki mali işlerden sorumlu kişi oldum. Sonrasında 98 krizi ve 2001’de ENTES yavaş yavaş çekilme kararı aldı. Ellerinde bulunan Novinsky Pasajının yüzde 51’lik hissesinde satarak Rusya’dan çekilince bizlerden de Türkiye’de çalışmamız istendi, bense dönmeyi düşünmedim ve burada kaldım. Troy şirketler grubuna girerek finansman müdürü olarak profesyonel hayatıma devam ettim.2007 yılında da oradan ayrılıp Rusya’daki birikim ve bilgilerimle kendi işimi kurdum. Şu anda Türk firmalarına mali müşavirlik ve danışmanlık hizmetleri vermekteyim. Şirketlerin kuruluşundan işleyişe geçişine ve sonrasında hizmet veriyoruz” diyor.

Mali işlerin hata affetmediğini dile getiren Telek, Rusya pazarının Türkiye için çok önemli olduğunu ve hala yeni oyunculara ihtiyaç olduğunu söylüyor. Telek Rusya’da sorunsuz iş yapmak için ise şu uyarıda bulunuyor: “ Burada iş yapacak iseniz mali işleyişler konusunda çok dikkatli olmalısınız. Rusya gelişmekte olan bir ülke ve sürekli bir takım şeyler yenileniyor. Bunlara ayak uydurmak zorundasınız yoksa işinize başlamadan büyük zararlar görebilirsiniz. Burada mali ve hukuki işleyişe uygun olmayan davranışların bedelleri büyük oluyor.”

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Kazım Özkayıt

Yayınlanma tarihi

-

Bu haftaki Rusya’dan Yaşam Öyküleri köşemizin konuğu Tokat Restoran’ın sahibi Kazım Özkayıt.

Doğduğu Tokat’ta aile mesleği olan çiftçilikle uğraşan Kazım Özkayıt, liseyi de bitirince tamamen kendini çiftçiliğe verir.Liseden sonra meyve ve meyve fidanı ihracatı yapan Özkayıt ilk olarak Ürdün’e daha sonra da Suudi Arabistan’a ihracat yapar fakat uzun sürmez. Daha sonra hayat ona değişik fırsatlar sunarak bugün ki yaptığı işte büyümesine yardımcı olur.

Moskova serüveniniz nasıl başladı ?

İstanbul’da bir arkadaşım tekstil işi ile uğraşıyordu ve beni beraber çalışmak için oraya çağırdı.Ben de 89 yılında İstanbul’a gittim.O arkadaşım Laleli’de dükkan açmak istiyordu ama tek başına yapamayacağı için benimle birlikte açmak istedi. Kiraladığımız dükkan bir iş hanının üçüncü katındaydı ve müşteri çok az çıkıyordu oraya ama yinede işlerimiz iyi gidiyordu.İlk zamanlar Romanya, Polonya’dan müşterilerimiz geliyordu.Daha sonra Rusya açılınca Ruslar gelmeye başladılar. Ama ben düşünüp neden Moskova’ya gidip müşterimize malı orda vermiyoruz deyince hemen yola çıkma kararı aldım ve 93’te önce Moskova’yı şöyle bir göreyim diye geldim. Sonrada 94’te de mallarla birlikte geldim ve öylece ticarete başladım.

İlk dönem nasıldı peki ?

İlk geldiğimde Yahudi bir müşterim vardı ve onunla beraber bir şeyler yapıyorduk ama o üç ay sonra İsrail’e dönme kararı alıp Rusya defterini kapatınca işi tek başına ben yürütmek zorunda kaldım. Müşterileri vardı hepsi benle iş yapmaya devam ettiler. O dönemler Moskova’ya direk uçak yoktu. Otobüsle geliyorduk. Mallarımızı da öyle otobüsle getiriyorduk.

İşleriniz nasıl gidiyordu?

İşlerim iyi gitmeye başlamıştı ama Rusça bilmediğimden zorlanıyordum. Azeri bir yardımcı aldım kendime. Uzun bir süre beraber çalıştık ama sonradan başıma gelince anladım arkamdan kuyumu kazıyormuş. Bana çok büyük kazık attı. Sayesinde bütün harcadığım enerji edindiğim pazarı kaybettim.

Lokanta fikri nasıl doğdu ?

Yeni bir arayış içindeydim. Eski Arbat sokağında yürürken bizim İstiklal Caddesi gibi olduğunu gördüm.Burada neden döner satılmasın deyip işe o sokaktaki tüm lokantalara,’Buranın önüne bir döner tezgahı kursam ne dersiniz?’ diye sormaya başladım. Gürcü bir lokanta teklifimi kabul etti ve hemen ertesi gün Türkiye’den getirdiğim döner tezgahını kurdurttum. İşler inanılmaz iyi gitmeye başladı ve kazancımız hızla artmaya başlayınca dükkan sahibi orayı benim işletmemi istedi. O günlerde gece saat 22’de hayat devam ediyordu ama lokantalar kapalıydı.Ben de dükkan sahiplerine ‘daha geç saatlere kadar çalışırsam kimse bir şey der mi’ dedim.Yok deyince de işe koyuldum ve inanın bana o günlerde saat 22’den sonra gündüz çalıştığımızın iki katı iş yapmaya başladık. Tek açık yer bizdik çünkü. 1997 yılına kadar çok iyi iş yaptım.O yıl daha görkemli ve daha büyük bir restoran açtım.Taganskaya da devlet erkanı da gelsin, iş adamı da gelsin diye bir Türk mutfağı açtık.Hatta Bolu’dan özel aşçı getirdim ama maalesef beklediği ilgiyi görmedi.Nedendir bilmem bunca yıldır edindiğim bir izlenim var oda Türklerin Türk lokantalarına gitmemesi. 98 krizinde ben de herkes gibi sıkıntılar yaşadım.Kiramı ve maaşları dolarla ödediğim için yaşandı bu sıkıntı ama onu da atlattık derken içinde bulunduğumuz bina komple mahkemelik oldu ve boşaltılması gerekti. Biz de mecburen Eski Arbat’tan ayrılmak zorunda kaldık. Ben de o arada bir Türkiye’de 6 ay geçirdim o arada ameliyat oldum ve neler yapabilirim diye düşündüm.

Tokat Restoran nasıl doğdu?

Ve en nihayetinde Moskova’ya geri dönüp TOKAT Restoranı açtım. Aynı isimlerle 2003,2004 ve 2005’te yeni yerler açtım.

Açtığım yeni yerlerde hep eski çalışanlarımı ortak yapıp işletmeleri onlara bıraktım.Bilsem ki birisi bir yeri iyi işletecek yine bütün malzemeleri kendimden olmak üzere yer açar ve onu da ortak ederim.

Türkiye’ye dönme fikriniz var mı ?

Ama artık dönme zamanı geldi diye düşünüyorum.Çocuğum büyüdü okul çağına geldi.Şimdi kalsam en az 8 yıl okulun bitmesini beklemek zorunda kalacağım.Eğitimi bölünmesin diye.Onun için en baştan okulunu memlekette oksun. Bende artık değişik periyotlarda buraya gelip gitmeyi planlıyorum.

Rusya’da iş yapacaklara ne önerirsiniz ?

Ruslara dürüst davranırsanız size asla zarar vermezler.Bu güne kadar hiçbir Rustan zarar görmedim ben.Burada iş yapacak iseniz mutlaka burayı bilen birisini veya yerli birisini kendinize ortak edinin. Zaten ticaretin kuralı dünyanın her yerinde aynı.Dürüst olacaksın.başka bir formülü yok.Evet Rusya’nın koşulları dünyada başka hiçbir yerde yok ama siz dürüst olursanız onları da aşmakta zorlanmazsınız.Birde şikayet etmeyeceksin.Her yeri oranın şartlarıyla kabul edeceksin.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Cem Tezelman

Yayınlanma tarihi

-

Cem Tezelman Rusya Federasyonu dendiğinde akla gelen ilk isimlerin başında gelir. Özellikle Rusya Federasyonunda yabancı sermayenin hukuki yapısı, şirket kuruluşları, şirket özellikleri, Rus sermaye grupları ile yapılan ortaklıklar ve yabancı sermaye ile ilgili aklınıza gelen tüm sorularınıza cevap bulacağınız adres Tezelman’ın ofisidir.

Tezelman, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1982’de Maliye Bakanlığı’nın açmış olduğu sınava girerek kazanır ve iş hayatına ilk adımını devlet memuru olarak atar. Tezelaman, ondan sonrasını şöyle anlatıyor: "Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu’nda 3 yıl kadar çalıştıktan sonra 1986’da aynı kurumda Hesap uzmanı olarak atandım.1989 yılında ise Eczacıbaşı Holding’den iyi bir teklif alınca devlet memurluğundan ayrılıp özel sektöre geçtim. Yaklaşık iki yıl kadar Eczacıbaşı Holding iç denetiminde çalıştım.1991 yılına geldiğimizde şirket beni Rusya’da yapacağı yatırımlarla ilgili araştırma yapmam için Moskova’ya gönderdi. Yaptığım araştırmalar yetersiz gelince 3 ay sonra bir kez daha Moskova’ya gönderildim. Ama hazırladığım ilk rapordan farklı bir şey çıkmadı. Holding 1992 yılında Rusya’da yatırım kararı alınca bunun yöneticiliğini yapmam için bana teklif ettiler. Kabul edince de Moskova’ya geldim. O zamanlar burada sadece inşaat şirketleri vardı. Yani kuruluşumuzu gerçekleştirmek için bize model olacak hiçbir Türk şirketi yoktu. Karanlıkta el yordamı ile yol bulmaya çalışıyorduk. Bilgiye ulaşmak çok zordu ve biz buna rağmen bir ilki başararak şirketin yapılanmasını gerçekleştirdik. Moskova’da iki yıl kadar kaldıktan sonra yurda döndüm. Döndüğümde Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu yeni çıkmıştı. Bende bunun üzerine Eczacıbaşı’ndan ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdim."

1995 Yılında Rusya pazarı hareketlenmeye başlayınca Tezelman’ın kapısı sık sık çalınmaya başlar. Artık Tezelman için yeni bir dönem başlar ve uzman olduğu Türk mali konularına ek olarak Rus mali konularını da yakından takip ederek hem Türk hukuku hem de Rus hukukuna hakim olarak danışmanlık hizmetleri vermeye başlar. Başlarda İstanbul ve Moskova arasında mekik dokusa da Moskova sevgisi ağır basınca buraya yerleşmiş ve yaklaşık 15 yıldan bu yana da birçok firmanın Rusya’da ki yapılanmasında rol almış.

Türk iş adamları için her yıl Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde konferanslar ve seminerler veren Cem Tezelman’ın, Rusya mali konuları ile ilgili yayınlanmış üç tane de kitabı bulunmakta. Tezelman’a göre Rusya’da başarılı olmanın yolu araştırmaktan ve mali mevzuatları çok iyi öğrenmekten geçiyor. Tezelman, " Zamanımızın çoğu Rusya pazarına girmek isteyen işadamlarımızın kulaktan dolma eski bilgilerinin doğru olmadığını göstermek ve doğru bilgileri de ispatlamakla geçiyor. Buraya gelmeden Rusya hakkında yayınlanmış eserleri mutlaka alıp okusunlar. Ayrıca pazar araştırması yapmak yetmez, mali işleri de iyi öğrenmek gerekiyor" diyor.

Cem Tezelman Rusya Federasyonu dendiğinde akla gelen ilk isimlerin başında gelir. Özellikle Rusya Federasyonunda yabancı sermayenin hukuki yapısı, şirket kuruluşları, şirket özellikleri, Rus sermaye grupları ile yapılan ortaklıklar ve yabancı sermaye ile ilgili aklınıza gelen tüm sorularınıza cevap bulacağınız adres Tezelman’ın ofisidir.

Tezelman, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1982’de Maliye Bakanlığı’nın açmış olduğu sınava girerek kazanır ve iş hayatına ilk adımını devlet memuru olarak atar. Tezelaman, ondan sonrasını şöyle anlatıyor: "Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu’nda 3 yıl kadar çalıştıktan sonra 1986’da aynı kurumda Hesap uzmanı olarak atandım.1989 yılında ise Eczacıbaşı Holding’den iyi bir teklif alınca devlet memurluğundan ayrılıp özel sektöre geçtim. Yaklaşık iki yıl kadar Eczacıbaşı Holding iç denetiminde çalıştım.1991 yılına geldiğimizde şirket beni Rusya’da yapacağı yatırımlarla ilgili araştırma yapmam için Moskova’ya gönderdi. Yaptığım araştırmalar yetersiz gelince 3 ay sonra bir kez daha Moskova’ya gönderildim. Ama hazırladığım ilk rapordan farklı bir şey çıkmadı. Holding 1992 yılında Rusya’da yatırım kararı alınca bunun yöneticiliğini yapmam için bana teklif ettiler. Kabul edince de Moskova’ya geldim. O zamanlar burada sadece inşaat şirketleri vardı. Yani kuruluşumuzu gerçekleştirmek için bize model olacak hiçbir Türk şirketi yoktu. Karanlıkta el yordamı ile yol bulmaya çalışıyorduk. Bilgiye ulaşmak çok zordu ve biz buna rağmen bir ilki başararak şirketin yapılanmasını gerçekleştirdik. Moskova’da iki yıl kadar kaldıktan sonra yurda döndüm. Döndüğümde Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu yeni çıkmıştı. Bende bunun üzerine Eczacıbaşı’ndan ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdim."

1995 Yılında Rusya pazarı hareketlenmeye başlayınca Tezelman’ın kapısı sık sık çalınmaya başlar. Artık Tezelman için yeni bir dönem başlar ve uzman olduğu Türk mali konularına ek olarak Rus mali konularını da yakından takip ederek hem Türk hukuku hem de Rus hukukuna hakim olarak danışmanlık hizmetleri vermeye başlar. Başlarda İstanbul ve Moskova arasında mekik dokusa da Moskova sevgisi ağır basınca buraya yerleşmiş ve yaklaşık 15 yıldan bu yana da birçok firmanın Rusya’da ki yapılanmasında rol almış.

Türk iş adamları için her yıl Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde konferanslar ve seminerler veren Cem Tezelman’ın, Rusya mali konuları ile ilgili yayınlanmış üç tane de kitabı bulunmakta. Tezelman’a göre Rusya’da başarılı olmanın yolu araştırmaktan ve mali mevzuatları çok iyi öğrenmekten geçiyor. Tezelman, " Zamanımızın çoğu Rusya pazarına girmek isteyen işadamlarımızın kulaktan dolma eski bilgilerinin doğru olmadığını göstermek ve doğru bilgileri de ispatlamakla geçiyor. Buraya gelmeden Rusya hakkında yayınlanmış eserleri mutlaka alıp okusunlar. Ayrıca pazar araştırması yapmak yetmez, mali işleri de iyi öğrenmek gerekiyor" diyor.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar