Takip Edin
gazetem

Yaşam Öyküleri

Selim Bilgin

Yayınlanma tarihi

-

Gazetem’in “ Rusya’dan Yaşam Öyküleri “ bölümünün bu sayıdaki konuğu Trio LLC Genel Müdürü Selim Bilgin oldu.

1961 yılında Artvin’de doğan Bilgin, ilk ve orta eğitimini burada tamamladıktan sonra emekli öğretmen olan babasının daha iyi eğitim alması için Ankara’ya taşınma kararı üzerine lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Orta Doğu Üniversitesi (ODTÜ) Metalurji Mühendisliği bölümünden 1983 yılında mezun olan Bilgin, aynı üniversitede hem  yüksek lisansını tamamladı hem de okulda asistan olarak görev yaptı. Bilgin bu arada ufak tefek işlerle de uğraştı ve yavaş yavaş iş hayatının içine adımını attı.
 
Yüksek lisans diplomasını alan Bilgin, askerlik görevini de tamamladıktan sonra akademisyenlik yerine iş yaşamını seçti ve ilk olarak Bursa’daki Asil Çelik firmasında satış mühendisi olarak işe başladı. Burada iki yıllık iş tecrübesinden sonra sahiplerini tanıdığı bir Ankara firması olan ve demir çelik fabrikalarında kullanılan hadde merdaneleri üreten Gündüz Şirketler Grubu’nda çalışmaya devam eden Selim Bilgin, Almanya’dan iki farklı firmanın lisansı altında çalışınca Almanya’ya da sık sık seyahatler yaparak ilk yurt dışı deneyimini de kazandı. Bilgin, bu firmada da beş yıl kadar çalıştıktan sonra ilk çalıştığı Asil Çelik firmasında kurduğu ilişkiler üzerinden İsviçre firması olan Cotecna İnspection S.A’dan Rusya ve BDT ülkeleri temsilciliği teklifini aldı. 
 
“MOSKOVA’YA İLK GELDİĞİMDE BURADA NASIL YAŞANIR DEMİŞTİM, 18 YILDIR BURADAYIM”
İşi kabul eden ve 1993 Kasım ayında Rusya’ya adımını atan Bilgin yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“ Aslında Rusya’ya 1990 yılında birkaç kez hammadde alımı için gelmiştim ve ülke bana inanılmaz zor gelmişti. Sovyetler Birliği’nin son dönemleriydi ve ülkede yokluk vardı. Cebinizde paranız olmasına rağmen bir şey bulamıyordunuz ama hayat inanılmaz ucuzdu. Hatta bu durumu eşime anlattığım için buradan gelen iş teklifinde onu ilk başlarda getirmemiştim. Ama aradan geçen 3 yıllık sürede bile ülke inanılmaz değişim geçirdi. Yaşanabilir koşullar yavaş yavaş oluşmaya başladı. Ülkenin kapıları yabancı firmalara aralanmıştı. Marketler açıldı, yabancı firmalar mallarını burada satmaya başladı. Hatta tuttuğum evin yanında bir markete girip şöyle bir baktığımda o ilk günlerde edindiğim izlenimden farklı bir Moskova görünce eşimi 4 ay sonra getirdim. İlk geldiğim 1990’da bu şehirde nasıl yaşanır demiştim kendi kendime ama tam 18 yıldır yaşıyorum ve burada yaşamaktan da son derece mutluyum.”
 
İsveç firması ile geldiği ve bürosunu kurduğu Rusya’da, uluslararası gözlemci olarak gerçekleştirilen dış ticarette alınan malın kalite ve miktar kontrolünü yapan Bilgin işi gereği Rusya’nın bir ucundan diğer bir ucuna gezme şansını da yakalar. Bilgin, Kazakistan, Ukrayna ve Türkmenistan’ın da  kendisine bağlı olmasından dolayı buraları da şehir şehir gezer ve bu coğrafyadan alınan demir, çelik, buğday, gübre, ağaç ürünleri ve diğer birçok ticari ürünün kontrolünü yapar. Yaklaşık 8 yıl sürdürdüğü bu iş tecrübesi sayesinde bölgenin gitmedik yeri, kontrol etmediği ticaret alanı kalmaz.
 
“EDİNDİĞİM TECRÜBEYLE, KENDİ İŞİMİ KURDUM” 
2000 yılında yaşadığı 8 yıllık deneyim ve Rusya’yı bir ucundan bir başka ucuna gezmek ve bu coğrafya ile yapılan ticareti görmenin verdiği deneyimin kendi işini yapmak konusunda cesaretlendirdiğini söyleyen Bilgin o günleri ise şöyle anlatıyor:
“2000 yılında firmadan affımı isteyerek kendi işimi kurdum ve ilk olarak 2003 yılına kadar o dönem çok popüler olan demir ticareti ile uğraştım. Bu benim için bir deneme ve geçiş süreci oldu, çünkü ben bu ülkede en büyük eksiklik olarak gördüğüm otomotiv yan sanayisi ile ilgili bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyordum. Bu fikrimi de 2003 yılında ilk olarak binek araçların yedek parçasını Türkiye’den getirterek yapmaya başladım. İlk getirdiğimiz yedek parçalar ise Renault markası içindi. Ancak bu işin ticari araçlar için yapılmasının daha doğru olacağını düşünmemle birlikte pazardan gelen taleplerin çokluğu ile binek araçlar için yedek parça getirme işimiz çok kısa sürdü.  Zaten Türkiye ticari araçlara yönelik yedek parça üretme konusunda çok gelişmiş ve ne isterseniz yapıyorlardı. Bizde Rusya’nın araç parkına uygun yedek parçaları getirterek burada toptan satmaya başladık. Özellikle Avrupa araçlarının yedek parçaları burada henüz tam oturmamış bir pazar olduğundan çok talep görüyor. Yerli üretimle pazarlık şansı ise neredeyse imkansız. Şu anda Avrupa araçları Rusya pazarında hızla yayılıyor ve bizim yaptığımız iş pastasının da boyutları gittikçe büyüyor. 
 
Türkiye’deki üretici firmalar ile uzun vadeli anlaşmalar yapıp ürünlerini Rusya’da pazarlayınca haliyle bu işi yürütmek için değişen pazarlama taktiklerine ayak uydurmak zorunda kaldık ve ilk defa online bir portal kurduk. SLPO.RU adındaki bu portal üzerinden Rusya’nın her tarafına dağıtım ağı sağladık. Yaklaşık bin tane toptancının kayıtlı olduğu bu portal üzerinden istenen malların siparişi ve o anda malın nerede olduğunun takibi de yapılabiliyor. Bu portal ile inanılmaz bir iş pratiği kazandık.
 
“ÜRETİCİLER İLE ALICILAR ARASINDA KÖPRÜ KURDUK”
Yaptığımız ticaretin boyutu artınca da Türkiye’deki üretici firmalar arasında  ismimiz duyulmaya başlandı ve birçok firma kendiliğinden bizimle çalışma teklifinde bulundu. Anlayacağınız biz burada Türkiye’deki üreticiler ile Rusya’daki alıcılar arasında bir köprü vazifesi kurduk.”
 
Selim Bilgin, Rusya’da hızla yaygınlaşan otomotiv sektörünün beraberinde yan sanayisi içinde yer açacağını bildiğini belirterek, ilerisi için yedek parça üretme fikrine de sahip olduklarını söylüyor. Bu konuda çeşitli projelerde hazırladıklarını belirten Bilgin, üretime geçebilmek için uygun şartların oluşması gerektiğini vurguluyor. 
 
Şu an için Rusya’da kendilerinin sağladıkları yedek parçaların Avrupa araçları için olduğunu ve bu araçların sayısının Rusya’daki yerli araçlara göre bütünün içinde çok az olduğunu belirten Bilgin, “ Pazara giren bir üretici, önce fabrikasını kurup, üretimine başlıyor. Daha doğrusu önce parçaları dışardan getirerek montajla başlıyor. Sonra pazardan olumlu sinyaller almaya başlayınca bazı parçaları üretmek için yerel imkânlara bakmaya başlıyor. Böylece yan sanayiye ihtiyaç duyuluyor. Ama şu anda böyle bir ihtiyaç oluşması için yeteri kadar araç yok. Bu nedenle bu fikrimiz ancak daha ilerde hayata geçirebiliriz. Çünkü bu pazar daha gelişme aşamasında ve burada üretime geçmek için yeterli değil” diyor. Bilgin, buna karşın Türkiye’de çalıştıkları üretici bir firma ile birlikte MAZ fabrikası ile yaptıkları anlaşma ile bu yıldan itibaren firmanın ana tedarikçisi olduklarını söyleyerek işlerine farklı bir boyut kazndırdıklarını dile getiriyor.
 
“RUSYA BİZİ KÜLTÜREL ANLAMDA ÇOK ZENGİNLEŞTİRDİ”
Rusya ile ilgili son derece olumlu görüşlere sahip olduğunu ve kendisini burada zenginleştirdiğini de ifade eden Bilgin sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Ruslar ile benzeştiğimiz konular olduğu gibi benzemediğimiz konularda var. Mesela biz Akdeniz insanıyız, bir olay karşısında çabuk sinirlenir parlarız, ama Ruslar çok daha serinkanlıdırlar ve o konuda bize göre daha iyiler. Ayrıca ben buraya ticaret amaçlı geldiğim için Rusya deyince aklımda hep çok önemli bir pazar düşüncesi gelir. 
 
Burada iş yapmak kolay değil. Çok sayıda kâğıt dokümana ve evraka ihtiyaç duyuluyor. Ancak şartlarınızı baştan koydunuz mu sizi bir daha bırakmıyorlar. İş hayatında daha uzun birliktelikten yanalar ve siz yanlış yapmadığınız sürece sizi bırakmıyorlar. 
 
Ayrıca ben hayatımın çok büyük bir kısmını burada geçirdim ve iş hayatında, sosyal alanda hem de kültürel alanda birçok konuda kendimi burada zenginleştirdim. Hatta diyebilirim ki buraya gelen birçok vatandaşımız da burada kültürel zenginleşme yaşadı.”

 

Facebook Yorumlar

Yaşam Öyküleri

Levent Endam

Yayınlanma tarihi

-

Bu haftaki konuğumuz Portal Grup Yönetim Kurulu Başkanı Levent Endam.

Endam, memur bir ailenin çocuğu olduğu için küçük yaşlarda birçok vilayet gezmek zorunda kalmış. Ta ki ailesi Ankara’ya yerleşmeye karar verinceye kadar. Endam burada ilk orta ve lise eğitimini tamamlayıp yine Ankara ODTÜ inşaat bölümünü bitirmiş. Endam, ” Çocukluk yıllarımdan beri kendi paramı kendim kazanma hevesinde idim. Hatta lise son sınıfta tutulan yıllıkta bile otuz yaşına gelmeden bir milyon dolarım olacak diye yazmıştım ve tam otuzunda da oldu. İş hayatım lise yıllarında Mankenlik ajansında profesyonel mankenlik yaparak başladı. Paralelinde futbol oynuyordum. Yine yaz aylarında tatil bölgelerinde çalışırdım. O aralar dünyanın birçok yerine seyahat etme fırsatı buldum. Yurt dışından arkadaşlarım oluyordu onlar gelip benim evimde kalırlardı ben onlara misafirliğe giderdim böyle dünyanın birçok ülkesini gezdim. Bu yaşamı üniversitenin son yıllarına kadarda devam ettirdim fakat bu hayatın bana arzuladığım getiriyi sağlayamayacağını gördüm. İnşaat mühendisi idim ve alanım ile ilgili Amerika’da eğitimimi sürdürmeyi planlıyordum. Amerika’da okumak pahalı olduğundan paramı kazanmak için 1992’de Rusya’ya geldim. Gama ile geldiğim Sibirya’da bir yıl kaldım. Sonra Suma firmasına geçip onlar ile Türkmenistan’a geçtim. Orada iki yıl kaldıktan sonra şirket Rusya’ya açılma kararı verdi ve beni de Moskova’da büro kurmak için görevlendirdi. Ben tekrar geldiğim Moskova’da büro kurup burada Suma firmasının yapılanmasını sağladım. Kısa sürede bu firma için yaptığım büyük anlaşmalara rağmen beklediğim değeri göremeyince ayrıldım kendi işimi kurdum.1996’da inşaat malzemeleri getirip satmaya başladım. Ufak ufak işimiz ilerlerken bir Rus iş adamının evinin işini aldım. Onu yapıp bitirmek bize bir miktar para kazandırmıştı ve o arada 1998 krizini yaşadım. Fakat Kriz bizi etkilemedi aksine faydası bile oldu. Çünkü yaptığımız anlaşma dolar üzerinden idi ve o gün ödememizi almıştık. O yıl durgunlukla geçti. Yabancı firmalar Rusya’dan çekilmeye başlamıştı. Bende arayış içerisinde idim. acaba neler yapabilirim diye. O aralar finans işleri ile ilgilenmeye başladım ve işler iyi gitmeye başladı ve birden büyümeye başladık. Onun üzerine Portal firmasını 2001’de kurduk. Hem finans işleri hem de inşaat malzemeleri getirip satıyorduk. O anlamda lojistik işleri de yapmaya başladık. 2005 yılından bu yana da Gazprom’dan ham petrol alıp işleyerek satmaya başladık. Bu aralarda çimento işi ile işimizi çeşitlendirdik” diyor.

Rus halkını 1992’den beri tanıdığını ve onlara çok saygı duyduğunu belirten Endam, “Biz işin güzelliğinde iken onlar işlevselliğindeler. Yaptıkları her şey uzun ömürlü ve amaca uygun” diyor.

Başarının, Rusya’ya girmeden iyice araştırmaktan geçtiğini ve önceki tecrübelerden mutlaka faydalanılması gerektiğini Vurgulayan Endam, “Ben daha iyisini bilirim deyip kafanıza estiği gibi hareket edemezsiniz. Rusya’nın başka bir yerde göremeyeceğiniz iş yapma kuralları var. Bu kuralları da kıyaslayamaz ve başka bir yerdeki kuralları da buraya uyarlayamazsınız. Mutlaka buradaki kurallar doğrultusunda hareket etmelisiniz. Rus insanına ne kadar dürüst yaklaşırsanız onlarda o kadar size karşılığını verirler” diye özetliyor.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Murat Esmer

Yayınlanma tarihi

-

Gazetem’in nasıl başardılar köşesinin bu haftaki konuğu DYO Boyaları Rusya Genel Müdürü Murat Esmer.

Babasının müteahhitlik işleri ile uğraşmasından dolayı merak salarak inşaat fakültesini okuyan Esmer, üniversite bitiminde de iş hayatına yine inşaat alanında adım atmış.

Esmer’in yurt dışına olan merakı ve öğrenme aşkı, henüz öğrenci iken onu önce İtalya’da sonrada Suudi Arabistan’a staj yapmak için gitmesine sebep olmuş. 1991 yılında mezuniyetini aldıktan sonra da soluğu bir başka ülke Rusya’da almış. Esmer Rusya’ya geliş hikâyesini şöyle anlatıyor:
“Babama ve işine çok saygı duyuyordum. O yüzden onun uğraş alanını tercih ettim. Fakat üniversiteyi bitirince bir takım kuşak çatışması yaşadık ve ben kendi başıma bir şeyler yapmak istedim. Henüz öğrenciyken yaşadığım yurt dışı deneyimim bana mutlaka dışarıda çalışmam gerektiğini öğütlüyordu. Ne tekim de öyle oldu ve daha önce staj yaptığım Suudi Arabistan’a gitmek için GAMA şirketine müracaat ettim.

“Arabistan’a gitmeye hazırlanırken Savaş çıktı, rotayı Rusya’ya çevirdim”
Körfez Savaşı ile birlikte işçi gönderimleri durduruldu. Sonrasında Rusya’da iş yapmak için kurulan MİR  adında bir konsorsiyum olduğunu ve Rusya’ya işçi götürdüğünü duydum. Zaman kaybetmeden başvurumu yaptım. Çok iyi hatırlıyorum Pazartesi günü başvurum olmuştu, Salı günü pasaportumu istediler ve Perşembe günü Rusya’ya hareket ettik. Batum üzerinden otobüsle Krasnodar şehrine geldim. Krasnodar eyaletine bağlı Tuapse şehrinde konsorsiyumun yaptığı otel işinde başlangıcından sonuna kadar değişik kademelerinde bulundum. O sıralar Rusya’da da bir takım siyasal kıpırdanmalar vardı. İlk geldiğimde Rusya’yı yöneten Gorbachev rejim ile birlikte değişti ve başa Yeltsin geçti. Bu değişiklikte birçok sıkıntılar yaşandı ama pekte fazla sokağa yansıdı denilemez. En azından Krasnodar’dan gözüktüğü kadar. Biz sadece işimizi yapıyorduk dışarısı ile pek fazla alakamız yoktu. Ama o dönem yaşandığı sıralarda işverenler paraları ödemede bir dönem sıkıntı yaşadılar.1995 yılına kadar MİR konsorsiyumunda çalıştım fakat o dönem konsorsiyum çatlaklar verip katılan firmalar kendi başına işler almaya başlayınca dağılması kaçınılmaz oldu. Bende konsorsiyumu oluşturan firmalardan ENTES ile yoluma devam ettim. 1998 yılına kadar bu firmada çeşitli işler yaptım. O dönem DYO’dan bana Rusya genel müdür yardımcılığı teklifi gelmişti. Fakat Moskova merkezli olduğu için sıcak bakmamıştım. Çünkü Krasnodar da evlenmiş ve orada yerleşik hayata geçmiştim. Onlara ancak Krasnodar’da bir oluşum düşünürseler çalışabileceğimi ilettim. Yöneticilerde düşündükten sonra Krasnodar’da da bir bölge açıp beni de müdür olarak atadılar. Meşhur 98 krizi öncesi idi. Zaten depomuzu açıp işe daha yeni başlamıştık ki kriz patlak verdi ve işler durdu. 1998 sonunda Moskova’daki genel müdür ayrılınca da bu işi de bana verdiler fakat ben yine ancak Krasnodar’dan yönetirsem kabul ederim dedim, firma sahipleri de kabul etti. Geçici olarak Rusya genel müdürlüğünü verdiler ama 10 yıldır bu işi yürütüyorum. Şirketin başına geçtiğimde yaklaşık 3 milyon dolar bir batık ile karşı karşıyaydım. 2007 yılına kadar bu batığı kapatmakla geçirdik. Hiçbir destek almadan tek başımıza bu batığı kapatıp kara geçirdik ve şuanda da işleyişi oturmuş çarkları güvenle dönen bir kuruluş olmuş durumdayız. Krasnodar’da Matbaa mürekkeplerinde Flexo boyaları üretmeye başladık ve pazarda büyümeye devam ediyoruz.”

“Ruslar batılı gibi gözükseler de doğuya daha yakınlar”
Ruslarla kültürlerimizin farklı olmasına karşın bir birimize benzer yanlarımızın çok olduğunu söyleyen Esmer, Rusların batılı gibi gözüktüğünü ancak doğuya daha yakın olduklarını gözlemlediğini belirtiyor.

Rusya’ya yeni gelenler ve uzun süredir burada olanların bakış açısının çok değişik olduğunu belirten Esmer, “Türkiye’den Rusya’ya bakanlar, ‘Oraya ne satabilirim. Oraya nasıl kapak atabilirim’ diye düşünüyor, 5 yıldır burada olanlar, ‘Rusya’yı çok iyi tanıyorum’, 10 yıldır burada olanlar, ‘Burada iş yapılır. Ancak kendi kuralları var onlara göre iş yapılır’, 15 yıldır burada olanlar ise, ‘Ne mutlu ki Rusları tanımaya başladım’ diye düşünüyorlar” diyor.

Rusya’da iş yapmak isteyenlere, ilk tavsiyesinin Rus gibi düşünüp, Türk gibi çevik hareket etmeleri diyen Esmer başarının yolunu şöyle çiziyor:
“İlk başta kendi firmanızı kurun. Batsanız da çıksanız da bu kendi firmanızla olsun. Yaptığınız veya yapacağınız iş ne olursa olsun konun uzmanı Ruslar ile çalışın. Bir ürünü satacaksanız ve alıcısı Rus ise sanırım onu en iyi ikna edecek olan yine kendi milletinden biri olacaktır. Bu ülkede uzun soluklu düşünüp yatırım yapmak gerekiyor. Her şeyden önemlisi ise uyum sağlanması gerekiyor.”

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

İsa Tosun

Yayınlanma tarihi

-

İsa Tosun, Türkiye’de bankacılık ile başladığı kariyerini Moskova’daki başarılı ticari yaşamı ile devam ettiriyor. Ailesinin Almanya’da, kendisinin ise dedesinin yanında geçirdiği çocukluk günleri ardından 1991 yılında Marmara Üniversitesi’nin İngilizce eğitim veren Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmuş. Ardından Ziraat Bankasının açtığı bir sınavı kazanarak bir yıl kadar Bankacılık ve sigorta üzerine eğitim alıp, yine bir yıl kadar Ziraat Bankasında dış ilişkiler müdürlüğünde uzman olarak çalışmış.

Tosun; “Ziraat Bankasındaki konumumun çok iyi olmasına rağmen yaklaşık bir yıl sonra buradan ayrılıp Rusya’ya gelmek istedim. Yöneticilerim bir gençlik macerasına kapıldım zannedip beni engellemeye çalışsalar da ben kararlıydım. ‘Dilekçeni işleme koymuyoruz, git bak, kendin karar verip geri gelecek, dilekçeni yırtacaksın’ dediler ama öyle olmadı. Beni buraya çeken düşünce üniversite yıllarında abonesi olduğum bir kaç derginin Rusya’nın fırsatlar ülkesi olduğunu vurgulamasıydı. Aldığım eğitimden de biliyordum ki serbest ekonomiye geçen ülkeler mutlaka inanılmaz şartlar sunarlardı. Rusya’da ilk Maykop kentine geldim. Rusça öğrenip 6 ay sonra kendi şirketimi kurdum. Rusya’dan Türkiye’ye boya ve cilada kullanılan kimyasal hammadde ihraç ediyordum. Sonraki yıllarda gerek Türkiye’nin Gümrük Birliğine girmesi gerekse de Rusya’daki hammadde fiyatlarının dünyayı yakalaması kar oranlarını düşürünce 1995 yılında Moskova’ya gelerek bir Belçika firmasının Rusya distribütörlüğünü alıp inşaat ekipmanları konusunda çalışmaya başladık. Ardından inşaat sektörüne ve demontaj alanına da giriş yaptık. Ama Rusya’da kazanmanın yolunun üretimden geçtiğini düşündüğümden burada üretime geçmek istiyordum. Boya üretimi için yer ararken bir devlet ihalesinde 15 bin metrekare bir alanın ihalesine girdik ve kazandık. Ruble ile ödeme yapmamız gerekiyordu bizde ise dolar vardı. İhaleyi almamızın ertesi kriz patladı ve dolar hızla değer kazandı. Bize gülen bu şansla zaten alacağımız fabrikayı 5’te 1 fiyata almış olduk. O dönem herkes bizi ‘ortalık toz duman, neden paranızı yatırıyorsunuz, daha ne olacağı beli değil’ şeklinde çok uyarsa da dinlememekle ne kadar haklı olduğumuzu gördük. Ardından 2000 yılında üretim için çalışmalar yaparken yapacağımız boyayı koyacak teneke kutu olmadığını gördük. Bu bizi teneke kutu yapmaya itti. Ve üretime başladık. Piyasada çok büyük bir açığı doldurduk. Ürünlerimiz yok sattı. Kimya işi rafa kalktı ve kutu üretimi devam etti. Hala da devam ediyor. 2003 yılından bu yana da inşaat yapım işinde de varız.”

Rusya ve Rus halkı hakkındaki düşüncelerini ise şöyle özetliyor İsa Tosun: “Rus insanı çok eğitimli. Bu durum insanların bireysel yaşamına da yansıyor. Politik, dini bir sloganı kabul ettiremezsiniz. Bazı konularda çok hızlı da organize olabiliyorlar. Söz konusu ülke olduğu zaman biz ve diğerleri oluyor. Burada başarıyı yakalamak istiyorsanız Ruslar için değerli olan “Biz” grubuna dâhil olmalısınız.”

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar