Takip Edin

Gündem

Akar’dan ‘S-400 teslimatı’ ile ilgili açıklama 

Yayınlanma tarihi

-

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, hava savunma sistemi S-400’lerin teslim tarihine ilişkin, “Son görüşme sırasında Rusya tarafından ‘haziran’ telaffuz edildi ama onun da gelmesi, gitmesi vesaire başka bir çalışma konusu.” dedi.

Akar, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi ile Amerikan-Türk Konseyi tarafından bu yıl 37’ncisi düzenlenen TAİK-ATC Ortak Yıllık Konferansı’na katılmak üzere geldiği Washington’da Türk gazetecilerle bir araya geldi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin uzun yıllardır sürdüğünü ve bunların önemli olduğunu belirten Bakan Akar, hem askeri hem de diğer alanlarda iş birliğinin devam ettiğini bildirdi.

Yaşanan bazı problemleri hatırlatan Akar, “Bu problemleri başkaları çözmeyecek, biz çözeceğiz. Bu problemlerin çözümü için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Önümüzdeki dönemde bunlarla alakalı sorunların çözülmesinin de bir şekilde mümkün olacağını umuyoruz.” diye konuştu.

Akar, iki ülke arasındaki ilişkilerde karşılıklı diyaloğun önemine değinerek, “Bazen ciddi şekilde yanlış anlaşılmalar, yanlış anlatımlar oluyor. Bazen bunlar doğal bir şekilde gelişirken bazen de bilinçli bir şekilde yanlış yerlere götürülebiliyor. Bazı bilgiler yanlış aksettiriliyor. Politikacılar, senatörler birçok konunun ayrıntısını bilemeyebilir. Bazı ayrıntılar da kararlara etkili olabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin hava ve füze tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “Bizim buna karşı hava ve füze savunma sistemi istememiz, bunun için çalışmamız çok doğal bir şey. Bu, egemenlik, bağımsızlık, güvenlik ve savunma meselesi.” dedi.

Bu konudaki çalışmalarda yaşanan süreci hatırlatan Akar, “Biz problem odaklı çalışıyoruz. Bizim bir problemimiz var, nedir bu? Türkiye’ye yönelik hava ve füze tehdidi. Ne yapacağız? 82 milyonun savunmasını, güvenliğini sağlayacağız. Bunun için elimizdeki imkanları kullanmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Patriot tedariki konusunda ABD’den yapıldığı belirtilen teklife ilişkin soru üzerine Bakan Akar, “Füze ve hava savunma sistemleriyle alakalı kriterlerimiz belli. Bazı iyileştirmeler oldu. Şimdi yoğun bir şekilde çalışma devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Akar, iki ülke ilişkilerinde ayrıştırıcı ve ültimatom dilinin kullanılmamasının önemine değinerek, S-400 tedariki ve F-35 projesinin birbirine bağlanmaması gerektiğini belirtti.

“F-35 savaş uçakları ile S-400’lerin yakın konuşlandırılması durumunda birbirlerinin teknik bilgilerini alabileceği”ne yönelik tartışmaları anımsatan Akar, şunları söyledi:

“S-400 Suriye’de konuşlu ama İsrail’in yakın mesafede konuşlu F-35’leri var. Diğer taraftan Baltık ülkelerinde de buna benzer durumlar var. Biz diyoruz ki ‘Gelin oturalım, teknik bakımdan yapılması gereken neyse konuşalım.’ Biz bunları NATO sistemlerine entegre etmeyeceğiz. Ayrıca bizim milli olup da NATO için çalışan unsurlarımıza da entegre etmeyeceğiz. Bunlar bağımsız, ayrı bir şekilde çalışacaklar. Muhtemelen Ankara ve İstanbul’un savunması olacak S-400’ün görevi. Diğer taraftan da F-35’lerin yeri ise Malatya. Burada yatırımları yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Arada ciddi bir mesafe var. Bunları tartışalım, konuşalım. Eğer bu çalışmalar sırasında hakikaten teknik bakımdan alınması gereken tedbirler varsa yapalım. O konuda açığız. S-400 gelmedi daha ama gelecek. Geldiği zaman ne yaparız? Bu Ankara olabilir, İstanbul olabilir veyahut da bir sanayi bölgesi olabilir. Füze ve uçak tehdidine karşı nereleri hassas, bu çalışılan bir konu.”

“Teklifimiz, Amerikalıların masasında”

Hava savunma sistemlerinin menziline dikkati çeken Akar, “Türkiye’nin hava sahasını tam olarak kontrol altına alacaksak bizim birçok hava ve füze savunma sistemine ihtiyacımız var.” diye konuştu.

ABD’den yapılan F-35’lerle ilgili olası yaptırım söylemlerine karşı Türkiye’nin hazırlığının olup olmadığı sorusu yöneltilen Akar, “Varsayımlarla konuşup da bazı şeyleri zorlaştırmak veya yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için o tarafını bırakıyoruz. Mevcut durum çerçevesindeki çalışmalarımız sürüyor, olasılıklara karşı da her türlü hazırlığımızın olduğunu söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

ABD’nin Patriot ile ilgili sunduğu son teklife ilişkin belli bir tarihin olup olmadığı sorusuna Akar, “Hayır” karşılığını verdi, çalışmaların sürdüğünü yineledi.

S-400’lerin ne zaman Türkiye’ye gelmesinin planlandığı sorulan Akar, “Son görüşme sırasında Rusya tarafından ‘haziran’ telaffuz edildi ama onun da gelmesi, gitmesi vesaire başka bir çalışma konusu.” diye konuştu.

S-400 ile F-35’in teknik olarak nasıl ayrıştırılacağına yönelik ABD’lilerle teknik görüşmelerin yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu Akar, “Bizim teklifimizde Amerikalıların masasında bu.” şeklinde yanıtladı.

Facebook Yorumlar

Gündem

Patruşev, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı ile görüştü

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev, Ufa’da İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Şamhani ile ikili görüşme yaptı.

Güvenlik Konseyi Basın Sözcüsü Yevgeniy Anoşin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Taraflar Rusya ve İran arasında bölgesel güvenlik alanında sıkı işbirliğinin devam etme isteklerini doğruladılar. Aynı zamanda terörle mücadele alanında işbirliğinin gerekliliğine dikkat çekildi” ifadesini kullandı.

Toplantı Ufa’da X Güvenlik konularından sorumlu üst düzey temsilcilerin görüşmesi kapsamında gerçekleşti.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Dışişleri Bakanlığı: Rusya’ya karşı bir kez daha asılsız suçlamalar yapılıyor

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Ortak Soruşturma Ekibi’nin (JIT) Rus askerlerini, 2014’te Ukrayna’da Malezya Hava Yollarına ait “MH17” sefer sayılı uçağın düşürülmesiyle suçlamasını “asılsız” olarak nitelendirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, JIT’in, 2014 yılında Ukrayna’da Malezya Hava Yollarına ait uçağın düşürülmesinden Rus askerlerinin sorumlu tutulmasına tepki gösterildi.

JIT’in açıklamalarında somut kanıtların sunulmadığı kaydedilen açıklamada, “Rusya‘ya karşı bir kez daha asılsız suçlamalar yapılıyor.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “JIT, sorgulanabilir kaynaklara dayalı mantıklı olmayan argümanlarla kendisini sınırlamaya devam ediyor. Bu durumda JIT’in kaliteli bir iş yapmasıyla ilgili soru işaretleri var.” denildi.

“MH17” sefer sayılı uçak, 17 Temmuz 2014’te, 283 yolcu ve 15 mürettebatla Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a gitmek üzere Ukrayna hava sahasını kullanırken, Ukrayna-Rusyasınırına 40 kilometre mesafede düşürülmüştü. Uçaktaki 298 kişi hayatını kaybetmişti.

Hollanda, Avusturya, Belçika, Ukrayna ve Malezyalı savcılardan oluşan Uluslararası Ortak Soruşturma Ekibi (JIT), Ukrayna’da düşürülen Malezya Havayollarına ait uçağın Rus ordusuna ait bir füzeyle vurulduğunu tespit etmişti.

JIT, 3 Rus ve 1 Ukraynalı şüphelinin, uçağın düşürülmesinden ve cinayetten yargılanacağını bildirmişti.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Ryabkov: Rusya Pentagon’ın nükleer silah çalışmalarına ilişkin açıklamalarından endişeli

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’nin Rusya’yı kısıtlamak için düşük güçlü savaş başlıklarının oluşturulması ve olası dağıtımının nükleer silah kullanımına yol açabileceğini bildirdi.

Ryabkov Tass ajansına yaptığı açıklamada, “Biz bundan ve ABD’nin nükleer silah kullanımı sinyallerinin kabul edilemez olduğunu ön gören stratejik istikrar kavramına kolay yaklaşımından endişe duyuyoruz. Silah başlıklarının oluşturulması ve yerleştirilme ihtimali savaş alanında nükleer silah kullanımı senaryosuna izin veren ABD’deki savaş fikrinin evrimini gösteriyor” ifadesini kullandı.

Ryabkov, bazı Amerikan askeri temsilcilerin nükleer savaşın kısıtlı karakterde olabileceğine ve savaşın kontrol edilebileceğine dair 50 yıllık illüzyonun esiri olduklarını belirtti.

Ryabkov, “Bu derin ve çok tehlikeli bir yanılma” dedi.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar