Özür, onların bedeninde mi bizim beyinlerimizde mi?

204

Geçen gün arabamı park ederken, üzerinde Moskova Belediyesi’ne ait park görevlisi ceketi giymiş, tekerlekli sandalyesine oturmuş bir çalışan ile karşılaştım. Yaptığı işi o kadar severek ve mutlu bir şekilde yapıyordu ki durup izlemek zorunda kaldım. Hem de hayranlıkla…

Yaşayanlar veya ziyaret edenler bilir Moskova Belediyesi son yıllarda ilk olarak en iç halkadaki sokakları, sonra da ikinci halka ve bazı yerlerde de onun dışındaki bazı sokakları ücretli hale getirmiş durumda. Sistem bilmeyenler için özetleyecek olursam, aracınızı belediyenin uygun gördüğü park yerlerine çizdiği çizgiler içerisine park edip ücretini ya cep telefonu ile SMS ve ya akıllı telefonunuza indirdiğiniz bir uygulama ile veyahut civardaki park terminalinden kalacağınız saat kadar ödüyorsunuz. Ölçümleri ise oradan geçen kameralı park araçları otomatik olarak plakanızı fotoğraflayarak anlık merkezle paylaşması ile ne kadar kaldığınız belirlenerek park ücreti yazıyor. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde ise bu işi park görevlisi kıyafetli elinde taşıdığı küçük bir mobil alet ile resimleyip yine merkezle paylaşarak hallediyor. Sistem kısaca bu şekilde çalışıyor.

Gelelim yazıya girerken karşılaştığım bedensel özürlü beyefendiye. Onda beni etkileyen iki farklı nokta vardı; ilki özrünü engel olarak görmeden bindiği elektrikli sandalyesi ile çalışma azmi, ikincisi ise ona böyle bir iş imkanı yaratılması. Demek ki bu tür alanlar çoğaltılarak bedensel özürlerin iş yapma engeli ortadan kaldırılabiliyor.

Neden daha fazla yaygınlaştırılmasın…

Yani biz bir bedensel özürlü kişiyi gördüğümüzde halimize şükretmekten fazlasını yapıp onları çevremizdeki hayata nasıl adapte edebileceğimizi de düşünmemiz gerekir. Artık iş hayatında, çok az insan dokunuşu ile gerçekleşen işler var ve bu alanlarda pekâlâ değerlendirilebilirler.

Üstelik emin olun ki hayatın içine karışmaktan duydukları memnuniyet ile işlerini o kadar severek yapıyorlar ki ben o gün o park görevlisin yüzünde bu mutluluğu gördüm. Genellikle somurtan ve sorulana pek cevap vermeyen görevlilerin aksine o hem güler yüzlü hem de kendisi ile iletişime geçen herkese gereğinden fazla bilgi verdi. Bir süre oturup onu izledim ve gerçekten hayran kaldım.

Başlıkta da yazdığım gibi özür onların bedeninde mi yoksa bizim zihnimizde mi açıkçası karar veremedim.

Facebook Yorumlar