Okan Yavaş

 

Bu hafta Rusya’dan yaşam öyküleri bölümümüzün konuğu Motor Jeans Rusya Yönetim Kurulu Başkanı Okan Yavaş.

Lisede okuduğu bilgisayar bölümü ve üniversitede okuduğu iktisat bölümünü birleştirerek yaptığı analizlerle Rusya Motor Jeans’te yönetim kurulu başkanlığına kadar yükselen Yavaş, iş hayatına ilk İstanbul Üniversitesi’nde okurken stajyer olarak başladığı Ercan Holding’te, adım atmış. Yavaş, Vakıf Bank’a ait ATM’lerin teknik servisinden sorumlu olarak başladığı iş hayatında iki yıl kadar çalıştıktan sonra buradan İnfotek’e geçer ve burada da aynı işini sürdürür. Üç yıl çalıştıktan sonra Türkiye’de iş dünyasına henüz gözlerini açmış Motor Jeans’le sistem analisti olarak tanışır.

Rusya’ya nasıl geldiniz?

İstanbul’da başladığım Motor Jeans’te sistem analisti olarak kurumsallaşmalarında önemli rol aldım. Alt yapı ve bilgisayar sistemleri ağını kurdum. 1997 yılına kadar bu işte görev aldım. Kurduğumuz sistem işlemeye başlayınca şirket çok memnun kaldı ve sadece yurt dışı ile çalıştığı içinde Rusya’da da aynı sistemi baştan kurmamızı istedi ve beni de dolayısı ile sistemi kurmam için Moskova’ya gönderdi.

Yani 98 krizinin arifesinde geldiniz…

Evet, daha Rusya’yı tanımaya başlamışken krizle karşılaştık. Ama oradan pek zarar görmedik. Çünkü daha yeni yeni bir oluşum gerçekleştiriyorduk. Ben zaten o dönemde bir profesyonel olarak sadece sistem kurup işleyişi organize etmeye çalışıyordum.

Krizi hissetmediniz mi?

Hissetmedik denmez ama ben o dönem daha Rusya’yı yeni öğrenmeye çalışıyordum ve işim dolayısı ile sadece az bir kısmını görüyordum. Ama o dönem gözlemlediğim bir ayrıntı sonraki iş hayatımda da çok etkili oldu. Kriz döneminde firmada bulunan yönetici ağabeylerimin reklamlara önem verip o dönem için büyük reklam projeleri hayata geçirdiler. Bu firma olarak bizi o dönem Rusya’da çok iyi bir puan kazandırdı. Zaten alınan önlemler işe yaramaya başlayınca mağazalaşmaya başladık.

Siz bu süreçte hep işin mutfağında mıydınız?

2000 yılına kadar hep geride kaldım ama Rusya’yı tanıdıkça daha da bağlanıyordum ve aldığım İktisat eğitimi de bana pazarı daha çok hissetmem gerektiğini söylüyordu. Bende o yıl pazarlamaya geçmeye karar verdim. Yöneticilerimde sağ olsunlar bana güveniyorlardı. Ben işe ilk olarak müşteri portföyümüzü inceleyerek başladım. Amacım müşterilerimizi pazar mantığından kurtarmaktı. Yaptığım incelemeler sonrasında çok iyi kapasitede müşterilerimiz olduğunu fakat pazar mantığı ile hareket ettiklerini gördüm. Onlarla uzun uzun toplantılar yapıp sistemleşmelerine ve kurumsallaşmalarına destekte bulundum. Burada en büyük avantajım bilgisayar ve sistem kurmada uzmanlaşmam ve bunu aldığım İktisat eğitimiyle yoğurmam oldu. Zaten üç yıl olmuştu Rusya’da bulunmam. O da benim önümü açtı çünkü artık Rus insanını tanımaya başlamıştım. Zaten ben ilk geldiğim günden bu yana Rusya’da hep Ruslar gibi yaşamaya çalıştım. Hiç bir zaman gurbetçi havasında olmadım.

İş hayatında yükselişiniz nasıl oldu?

2003 yılına kadar müşterileri tanımakla ve onlara bir sistem kazandırıp kurumsulaştırmakla geçirdim. Bu arada bizde iyice oturmuş ve kurumsallaşmış bir şirket olarak müşterilerimize güven veriyorduk. O yıl şirkette genel müdür yardımcı oldum. Yaptığım analizle kurduğum sistem düzgün işlemeye başlayınca 2005’e kadar çok sayıda yeni mağaza açtık ve büyüdük. Rusya’da hatırı sayılır bir şirket olduk ve bende o yıl Rusya’da genel müdür oldum şirketin başına. 2007 yılı sonuna kadarda yeni firmalar kurarak bölgesel olarak Rusya’da alt yapıları hazırladık. Frenchayzing olarak mağaza sayımızı artırdık. 150 tanesi konsept mağaza, 120 tanesi satış noktası olmak üzere 250’nin üzerinde satış ağına ulaştık. Bu arada bende şirketin Rusya Yönetim Kurulu Başkanı oldum. 2008 yılında ise yaşanan ekonomik krizden daha karlı çıkmak için krizi fırsata çevirmeye çalışıyoruz.

Nasıl bir stratejiniz var?

Kriz ortamları bazı imkânlar doğuruyor. Özelikle de dayanamayanlar mecburen küçülmeye çalışıyor. Alışveriş merkezlerinde boş yer bulmak daha doğrusu iyi yer bulmak zor olurken şartlara dayanamayan bırakmak zorunda kalıyor. Yüksek olan kira bedelleri mecburen aşağı iniyor.Bizde bu süreçte mağaza açarak doğru bir fiyat politikasıyla pazardaki payımızı genişletiyoruz.

Krizin başladığından bu yana kaç mağaza açtınız?

Krizin başladığı günden bu yana 22 tane yeni mağaza açılışımız oldu.

Yaklaşık 12 yıldır bulunduğunuz Rusya’da en önemli gözleminiz ne oldu?

Doğru iletişim kurduğunuzda, karşınızda çok sıcak ve cana yakın insanlar buluyorsunuz. Az öncede belirttim benim başarımın altında yatan en büyük etken Rusya’da Rus gibi yaşamaya çalışmam yatıyor. Hiç bir gün Türkiye’den sevdiğim peyniri getirtmeye uğraşmadım burada yerinden bulmaya çalıştım.

 

 

Bu hafta Rusya’dan yaşam öyküleri bölümümüzün konuğu Motor Jeans Rusya Yönetim Kurulu Başkanı Okan Yavaş.

Lisede okuduğu bilgisayar bölümü ve üniversitede okuduğu iktisat bölümünü birleştirerek yaptığı analizlerle Rusya Motor Jeans’te yönetim kurulu başkanlığına kadar yükselen Yavaş, iş hayatına ilk İstanbul Üniversitesi’nde okurken stajyer olarak başladığı Ercan Holding’te, adım atmış. Yavaş, Vakıf Bank’a ait ATM’lerin teknik servisinden sorumlu olarak başladığı iş hayatında iki yıl kadar çalıştıktan sonra buradan İnfotek’e geçer ve burada da aynı işini sürdürür. Üç yıl çalıştıktan sonra Türkiye’de iş dünyasına henüz gözlerini açmış Motor Jeans’le sistem analisti olarak tanışır.

Rusya’ya nasıl geldiniz?

İstanbul’da başladığım Motor Jeans’te sistem analisti olarak kurumsallaşmalarında önemli rol aldım. Alt yapı ve bilgisayar sistemleri ağını kurdum. 1997 yılına kadar bu işte görev aldım. Kurduğumuz sistem işlemeye başlayınca şirket çok memnun kaldı ve sadece yurt dışı ile çalıştığı içinde Rusya’da da aynı sistemi baştan kurmamızı istedi ve beni de dolayısı ile sistemi kurmam için Moskova’ya gönderdi.

Yani 98 krizinin arifesinde geldiniz…

Evet, daha Rusya’yı tanımaya başlamışken krizle karşılaştık. Ama oradan pek zarar görmedik. Çünkü daha yeni yeni bir oluşum gerçekleştiriyorduk. Ben zaten o dönemde bir profesyonel olarak sadece sistem kurup işleyişi organize etmeye çalışıyordum.

Krizi hissetmediniz mi?

Hissetmedik denmez ama ben o dönem daha Rusya’yı yeni öğrenmeye çalışıyordum ve işim dolayısı ile sadece az bir kısmını görüyordum. Ama o dönem gözlemlediğim bir ayrıntı sonraki iş hayatımda da çok etkili oldu. Kriz döneminde firmada bulunan yönetici ağabeylerimin reklamlara önem verip o dönem için büyük reklam projeleri hayata geçirdiler. Bu firma olarak bizi o dönem Rusya’da çok iyi bir puan kazandırdı. Zaten alınan önlemler işe yaramaya başlayınca mağazalaşmaya başladık.

Siz bu süreçte hep işin mutfağında mıydınız?

2000 yılına kadar hep geride kaldım ama Rusya’yı tanıdıkça daha da bağlanıyordum ve aldığım İktisat eğitimi de bana pazarı daha çok hissetmem gerektiğini söylüyordu. Bende o yıl pazarlamaya geçmeye karar verdim. Yöneticilerimde sağ olsunlar bana güveniyorlardı. Ben işe ilk olarak müşteri portföyümüzü inceleyerek başladım. Amacım müşterilerimizi pazar mantığından kurtarmaktı. Yaptığım incelemeler sonrasında çok iyi kapasitede müşterilerimiz olduğunu fakat pazar mantığı ile hareket ettiklerini gördüm. Onlarla uzun uzun toplantılar yapıp sistemleşmelerine ve kurumsallaşmalarına destekte bulundum. Burada en büyük avantajım bilgisayar ve sistem kurmada uzmanlaşmam ve bunu aldığım İktisat eğitimiyle yoğurmam oldu. Zaten üç yıl olmuştu Rusya’da bulunmam. O da benim önümü açtı çünkü artık Rus insanını tanımaya başlamıştım. Zaten ben ilk geldiğim günden bu yana Rusya’da hep Ruslar gibi yaşamaya çalıştım. Hiç bir zaman gurbetçi havasında olmadım.

İş hayatında yükselişiniz nasıl oldu?

2003 yılına kadar müşterileri tanımakla ve onlara bir sistem kazandırıp kurumsulaştırmakla geçirdim. Bu arada bizde iyice oturmuş ve kurumsallaşmış bir şirket olarak müşterilerimize güven veriyorduk. O yıl şirkette genel müdür yardımcı oldum. Yaptığım analizle kurduğum sistem düzgün işlemeye başlayınca 2005’e kadar çok sayıda yeni mağaza açtık ve büyüdük. Rusya’da hatırı sayılır bir şirket olduk ve bende o yıl Rusya’da genel müdür oldum şirketin başına. 2007 yılı sonuna kadarda yeni firmalar kurarak bölgesel olarak Rusya’da alt yapıları hazırladık. Frenchayzing olarak mağaza sayımızı artırdık. 150 tanesi konsept mağaza, 120 tanesi satış noktası olmak üzere 250’nin üzerinde satış ağına ulaştık. Bu arada bende şirketin Rusya Yönetim Kurulu Başkanı oldum. 2008 yılında ise yaşanan ekonomik krizden daha karlı çıkmak için krizi fırsata çevirmeye çalışıyoruz.

Nasıl bir stratejiniz var?

Kriz ortamları bazı imkânlar doğuruyor. Özelikle de dayanamayanlar mecburen küçülmeye çalışıyor. Alışveriş merkezlerinde boş yer bulmak daha doğrusu iyi yer bulmak zor olurken şartlara dayanamayan bırakmak zorunda kalıyor. Yüksek olan kira bedelleri mecburen aşağı iniyor.Bizde bu süreçte mağaza açarak doğru bir fiyat politikasıyla pazardaki payımızı genişletiyoruz.

Krizin başladığından bu yana kaç mağaza açtınız?

Krizin başladığı günden bu yana 22 tane yeni mağaza açılışımız oldu.

Yaklaşık 12 yıldır bulunduğunuz Rusya’da en önemli gözleminiz ne oldu?

Doğru iletişim kurduğunuzda, karşınızda çok sıcak ve cana yakın insanlar buluyorsunuz. Az öncede belirttim benim başarımın altında yatan en büyük etken Rusya’da Rus gibi yaşamaya çalışmam yatıyor. Hiç bir gün Türkiye’den sevdiğim peyniri getirtmeye uğraşmadım burada yerinden bulmaya çalıştım.

Facebook Yorumlar