Nuran Aydın

Gazetem’in “Rusya’dan Yaşam Öyküleri”  bölümünün bu sayıdaki konuğu Moskova Türk Kadınları Organizasyonu’nun (MTKO)  Başkanı Nuran Aydın oldu. 


20 yıldır Moskova’da yaşayan ve çoğu Türk kadınına örnek olacak pek çok başarıya imza atan Nuran Aydın’ın yaşam öyküsünü sizlerle paylaşacağız. Eğitimden, lobiciliğe, inşaat sektöründen, tekstil sektörüne kadar pek çok konuda başarılı işlere imza atan Aydın, aynı zamanda iyi bir anne ve iyi bir eş. Artvin’in Şavşat ilçesinde doğan Aydın, öğretmen babasının görev değişiklikleriyle ilk ve orta eğitimini, Rize, Samsun, Konya ve Sakarya’da tamamlar. Aydın, Ankara Üniversitesi Eğitim Psikolojisi Fakültesini kazanmasına karşın yurt olmayınca okuyamaz ve babasının da isteğiyle 1985 yılında Sakarya Nüfus Dairesi’nde Veri Hazırlama Kontrol Memuru olarak işe başlar. 

1989 da evlenen ve 1990 da kız çocuk annesi olan Nuran Aydın’ın eşi ENKA’nın daveti üzerine Rusya’ya gider. Daha sonra tatil için Moskova’ya giden Aydın, o dönemde yaşanan iç karışıklıkta parlamentonun bombalanışına da tanıklık eder ve o süreci burada yaşar. 

Eşinin “İstifa et gel” baskılarına dayanamayarak Moskova’ya gelen Nuran Aydın o günleri şöyle anlatıyor:
“ Eşim telefonda O günlerde Aşkın Nur Yengi’nin seslendirdiği (Hadi gel gel gel yoksa aşk biter) şarkısını dinletip kapatmaya başlayınca ben de kalbimin sesini (hem de mantığımın tabii ki) dinleyip geldim. Asla da pişmanlık duymadım. Bir ahbabımızın kızını ziyaret için üniversiteye gittiğimizde burada üniversite okumaya gelip namüsait şartlarda perişan olan öğrencileri gören eşim içimde kalan okuma arzusunu da bildiği için ‘Sen de okumayı düşünmez misin’ deyince hayatımın dönüm noktası oldu benim için.”

Moskova’ya eşinin işi dolayısıyla 20 yıl önce gelen Nuran Aydın, çoğu Türk’ün zorlandığı Rusça sorununu geldiği yıllarda aşmak için Halkların Kardeşliği Üniversitesi’nde Rus Dili Edebiyatı okumaya başlar. Aldığı lisans eğitimi ile yetinmeyerek, Maksim Gorki Enstitüsü’nde  Rusça üzerine “Edebi Çeviri” dalında mastır yapan Aydın, “Rusya’ya uyum sağlamanın birinci adımı dil sorununu çözmek. Dil sorunu çözüldüğü takdirde yaşadığınız yere uyum süreciniz daha kısa sürede gerçekleşir. Bunu sadece Rusça ve Rusya olarak düşünmemek gerekir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, yaşadığınız ülkenin dilini öğrenirseniz, kendinize olan özgüveniniz artar. Bu özgüven duygusuyla sosyalleşme süreciniz de en aza iner” diyor.

RUSLARA TÜRKÇE DERSLERİ VERDİ
Öğrendiği Rusça sayesinde soysal ve kültürel çevresinin büyüdüğünü dile getiren Aydın, o süreci de şöyle anlatıyor:
“ Rusçayı öğrendikten sonra, dil konusu üzerinde çeşitli çalışmalarım oldu. Burada yaşayan Ruslara Türkçe öğretmeye başladım. Zaten onlardan da büyük bir talep geliyordu. Kimi Türk firmalarında çalışmak için, kimi  Rus kadınları Türklerle yuva kurma yolunda oldukları için Türkçe öğrenmek istiyordu. Kendi ofisimizde toplanıyorduk. Geleneksel kurslardan farklı olarak hem gramer öğreniyor hem de çaylı kahveli sohbet ortamında Türk kültürünü öğrenerek pratik yapma şansını yakalıyorlardı. Uzun bir süre  bu kurslara devam ettik. Ancak gelen talepler ya akşam saatlerinde ya da hafta sonları olunca  bu yoğun tempoda eşime ve çocuklarıma çok fazla zaman ayıramadığımdan dolayı yavaş yavaş kurs verme işini bıraktım. Ama orada kurduğumuz sıcacık dostluklar hala devam ediyor arada bir eski öğrencilerimle mutlaka evde veya dışarda toplanıyoruz. 1995 yılından beri Moskova Üniversitesi’nde misafir öğretmen olarak verdiğim Türkçe derslerime ise devam ediyorum.”  

Nuran Aydın, 1995 yılında Moskova’da yaşayan Türk kadınlarını bir araya getirmek için  kurulan  Moskova Türk Kadınları Organizasyonu’nun (MTKO)  kurucu üyeleri arasında da yer alır. Aydın, organizasyonun amaçlarını ise, “ Çocuklarımıza milli değerler ve duyguların verilmesine yönelik faaliyetler oluşturulmak, lobi faaliyetlerine destek olmak, çağdaş Türk kadınını bulunduğumuz ülkede  temsil etmek ve yardım faaliyetlerinde bulunmak” olarak sıralıyor. 

Aydın, 2006 yılında yaptıkları yardım balosunu dönemin Moskova Büyükelçisi Kurtuluş Taşkent’in isteği üzerine “Cumhuriyet Balosu” olarak üç yıldır artık geleneksel hale getirdiklerini de söylüyor.      
  
2003 yılından beri içinde kesintisiz yer aldığı MTKO Çocuk Kulübü’nü de çok önemsediğini ifade eden Aydın, gönüllülük esasına göre çalışılan Çocuk Kulübü’nün bu yıl öğretmenlerin önemli bir bölümünün Türkiye’ye dönmesi ve yeni öğretmelerin bulunamaması nedeniyle henüz faaliyetlerine başlayamadığından yakınıyor. 

20 yıl boyunca Moskova’da gerek bireysel anlamda gerekse MTKO kuruluş aşamalarında RTİB ve RUTAM gibi birlik ve organizasyonlar  sayesinde lobicilik faaliyetlerinde yer aldığını da söyleyen Aydın,  onu ise şöyle anlatıyor:
“ Burada yaşarken Türk kültürünün özelliklerini çevremizdeki yabancıları da anlatmamız gerekiyor. Sadece kendi kültürümüz içinde kalmamalıyız. Moskova’da  yaşarken çevremizde meydana gelen  değişimlere ve yeniliklere açık olmalıyız. İletişime açık olunduğu takdirde, Rus vatandaşlarla da güzel dostluklar edinilebilecektir. Ön yargılardan mutlaka aranılması gerekir. 

Birçoğumuzun yurtdışına çıkış nedenine bakarsanız çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak, iyi bir eğitim vermek en ilk sıralarda yer alır. Biz yabancı ülkelerde yaşayan ailelerin çocukları farklı diller farklı kültürler öğrendikleri için birer dünya vatandaşı oldukları için aslında şanslılar. Ancak, çocuklarımız yükseköğretim çağına geldiklerinde tercihlerini kendi ülkelerinde okumaktan yana kullandıklarında veya henüz ilk ve orta öğretimlerini tamamlayamadan ara sınıflarda ülkelerine dönmek zorunda kaldıklarında Türkçe eğitimleri ciddi  sorun oluyor. Bu işin artık devlet eliyle çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyorum. Fakat 1994 yılından beri farklı platformlarda gündeme getirmemize ve konuyu doğrudan Sayın Başbakan Erdoğan’a iletmemize rağmen hala çocuklarımızın Türkçe eğitimlerine çözüm bulabilmiş değiliz. Çalışmalarımız artık günbegün basına ve sosyal paylaşım sitelerine yansımıyor olması bu işten vazgeçildiği anlamı taşımasın. Sonuç alıncaya kadar işin takipçisi olmaya ve her platformda da dile getirmeye devam edeceğiz. Şu anda farklı bir çalışma içerisinde yürütüyoruz.  

“RESMİ TÜRK OKULU ŞART”
Burada resmi bir Türk Okulu açmak için çok ciddi gerekçelerimiz olduğuna inanıyoruz. Son 20 yıldır görüp gözlemlediğim  sadece bir kaç yıllığına gelen yüzlerce aile var. Çok daha vahimi ise sadece Türk Okulu olmadığı gerekçesiyle getirilmeyen aileler veya okul çağına geldi hadi siz artık dönün deyip bölünen parçalanan aileler. Deneyim ve gözlemlerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim ki en gerçekçi ve en kolay çözüm elçilik bünyesinde resmi bir  Türk okulu açmaktır. 

Elimizdeki tüm verileri Dışişleri Bakanlığı’nın talepleri üzerine kendilerine ilettik. Gerek Sayın Bakan Zafer Çağlayan ve Sayın Dışişleri Bakanı Davutoğlu’ndan gerekse Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendilerinden  Rus hükümeti ile görüşüp arsa veya bina konusunu  halletmeleri halinde okulun işletme giderlerinin veli  ve sponsorlarımızca karşılanacağını ve bu konuda devreye girmelerini özellikle ifade ettik. Çalışmalarımız da bekleyişimiz de  sürüyor.”
 
DEKORASYON İLGİSİ
İnşaat sektöründe aslında her kadının dekorasyona duyduğu ilginin ötesinde bir ilgi ve bilgisinin olmadığını ifade eden Nuran Aydın, sadece Rusçayı ve Rusya’yı iyi biliyor olmasından dolayı eşinin ısrarları üzerine kendi firmaları İmedi İnşaat’ta destek olmaya çalıştığını da aktardı. 

MOSKOVA, DERYA DENİZ
Hanımların Rusya’ya gelmekten asla korkmaması gerektiğini de ifade eden Aydın, “ Burada yaşanacak hiçbir sıkıntı, eşlerin ayrı kalmasından, çocukların babaları hayatta iken onlardan yoksun büyümelerinden daha olumsuz olamaz” diyor.

Moskova’yı “ Almak isteyen için derya deniz” olarak tanımlayan Nuran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:
“ Herkesin mutlaka kendine yakın bulacağı bir şeyler vardır. Sadece az da olsa Rusça öğrenmek için çaba sarf ederlerse kendi işlerini rahatlıkla gördüklerinde eşlerinin yoğun iş yükünü hafifletmiş olurlar. Ve en önemlisi de çok fazla yabancı ülkede bulunmayan bir kadın dayanışması var.
Moskova Türk kadınları Organizasyonu tüm hanımları ihtiyaç duydukları anda kucaklamaya daima hazır. Ancak sadece kendi içimizde görüşürsek dil öğrenme sürecimizi olumsuz etkileriz. Ruslar ile iletişime gireceğimiz ortamlar yaratmak için çaba sarf etmeliyiz. Aslında sıcak kanlı ve gerçekten iletişime açık insanlar. Özellikle babuşkalarla edilen sohbetlerin keyfi bambaşka.” 

Gazetem’in “Rusya’dan Yaşam Öyküleri”  bölümünün bu sayıdaki konuğu Moskova Türk Kadınları Organizasyonu’nun (MTKO)  Başkanı Nuran Aydın oldu. 


20 yıldır Moskova’da yaşayan ve çoğu Türk kadınına örnek olacak pek çok başarıya imza atan Nuran Aydın’ın yaşam öyküsünü sizlerle paylaşacağız. Eğitimden, lobiciliğe, inşaat sektöründen, tekstil sektörüne kadar pek çok konuda başarılı işlere imza atan Aydın, aynı zamanda iyi bir anne ve iyi bir eş. Artvin’in Şavşat ilçesinde doğan Aydın, öğretmen babasının görev değişiklikleriyle ilk ve orta eğitimini, Rize, Samsun, Konya ve Sakarya’da tamamlar. Aydın, Ankara Üniversitesi Eğitim Psikolojisi Fakültesini kazanmasına karşın yurt olmayınca okuyamaz ve babasının da isteğiyle 1985 yılında Sakarya Nüfus Dairesi’nde Veri Hazırlama Kontrol Memuru olarak işe başlar. 

1989 da evlenen ve 1990 da kız çocuk annesi olan Nuran Aydın’ın eşi ENKA’nın daveti üzerine Rusya’ya gider. Daha sonra tatil için Moskova’ya giden Aydın, o dönemde yaşanan iç karışıklıkta parlamentonun bombalanışına da tanıklık eder ve o süreci burada yaşar. 

Eşinin “İstifa et gel” baskılarına dayanamayarak Moskova’ya gelen Nuran Aydın o günleri şöyle anlatıyor:
“ Eşim telefonda O günlerde Aşkın Nur Yengi’nin seslendirdiği (Hadi gel gel gel yoksa aşk biter) şarkısını dinletip kapatmaya başlayınca ben de kalbimin sesini (hem de mantığımın tabii ki) dinleyip geldim. Asla da pişmanlık duymadım. Bir ahbabımızın kızını ziyaret için üniversiteye gittiğimizde burada üniversite okumaya gelip namüsait şartlarda perişan olan öğrencileri gören eşim içimde kalan okuma arzusunu da bildiği için ‘Sen de okumayı düşünmez misin’ deyince hayatımın dönüm noktası oldu benim için.”

Moskova’ya eşinin işi dolayısıyla 20 yıl önce gelen Nuran Aydın, çoğu Türk’ün zorlandığı Rusça sorununu geldiği yıllarda aşmak için Halkların Kardeşliği Üniversitesi’nde Rus Dili Edebiyatı okumaya başlar. Aldığı lisans eğitimi ile yetinmeyerek, Maksim Gorki Enstitüsü’nde  Rusça üzerine “Edebi Çeviri” dalında mastır yapan Aydın, “Rusya’ya uyum sağlamanın birinci adımı dil sorununu çözmek. Dil sorunu çözüldüğü takdirde yaşadığınız yere uyum süreciniz daha kısa sürede gerçekleşir. Bunu sadece Rusça ve Rusya olarak düşünmemek gerekir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, yaşadığınız ülkenin dilini öğrenirseniz, kendinize olan özgüveniniz artar. Bu özgüven duygusuyla sosyalleşme süreciniz de en aza iner” diyor.

RUSLARA TÜRKÇE DERSLERİ VERDİ
Öğrendiği Rusça sayesinde soysal ve kültürel çevresinin büyüdüğünü dile getiren Aydın, o süreci de şöyle anlatıyor:
“ Rusçayı öğrendikten sonra, dil konusu üzerinde çeşitli çalışmalarım oldu. Burada yaşayan Ruslara Türkçe öğretmeye başladım. Zaten onlardan da büyük bir talep geliyordu. Kimi Türk firmalarında çalışmak için, kimi  Rus kadınları Türklerle yuva kurma yolunda oldukları için Türkçe öğrenmek istiyordu. Kendi ofisimizde toplanıyorduk. Geleneksel kurslardan farklı olarak hem gramer öğreniyor hem de çaylı kahveli sohbet ortamında Türk kültürünü öğrenerek pratik yapma şansını yakalıyorlardı. Uzun bir süre  bu kurslara devam ettik. Ancak gelen talepler ya akşam saatlerinde ya da hafta sonları olunca  bu yoğun tempoda eşime ve çocuklarıma çok fazla zaman ayıramadığımdan dolayı yavaş yavaş kurs verme işini bıraktım. Ama orada kurduğumuz sıcacık dostluklar hala devam ediyor arada bir eski öğrencilerimle mutlaka evde veya dışarda toplanıyoruz. 1995 yılından beri Moskova Üniversitesi’nde misafir öğretmen olarak verdiğim Türkçe derslerime ise devam ediyorum.”  

Nuran Aydın, 1995 yılında Moskova’da yaşayan Türk kadınlarını bir araya getirmek için  kurulan  Moskova Türk Kadınları Organizasyonu’nun (MTKO)  kurucu üyeleri arasında da yer alır. Aydın, organizasyonun amaçlarını ise, “ Çocuklarımıza milli değerler ve duyguların verilmesine yönelik faaliyetler oluşturulmak, lobi faaliyetlerine destek olmak, çağdaş Türk kadınını bulunduğumuz ülkede  temsil etmek ve yardım faaliyetlerinde bulunmak” olarak sıralıyor. 

Aydın, 2006 yılında yaptıkları yardım balosunu dönemin Moskova Büyükelçisi Kurtuluş Taşkent’in isteği üzerine “Cumhuriyet Balosu” olarak üç yıldır artık geleneksel hale getirdiklerini de söylüyor.      
  
2003 yılından beri içinde kesintisiz yer aldığı MTKO Çocuk Kulübü’nü de çok önemsediğini ifade eden Aydın, gönüllülük esasına göre çalışılan Çocuk Kulübü’nün bu yıl öğretmenlerin önemli bir bölümünün Türkiye’ye dönmesi ve yeni öğretmelerin bulunamaması nedeniyle henüz faaliyetlerine başlayamadığından yakınıyor. 

20 yıl boyunca Moskova’da gerek bireysel anlamda gerekse MTKO kuruluş aşamalarında RTİB ve RUTAM gibi birlik ve organizasyonlar  sayesinde lobicilik faaliyetlerinde yer aldığını da söyleyen Aydın,  onu ise şöyle anlatıyor:
“ Burada yaşarken Türk kültürünün özelliklerini çevremizdeki yabancıları da anlatmamız gerekiyor. Sadece kendi kültürümüz içinde kalmamalıyız. Moskova’da  yaşarken çevremizde meydana gelen  değişimlere ve yeniliklere açık olmalıyız. İletişime açık olunduğu takdirde, Rus vatandaşlarla da güzel dostluklar edinilebilecektir. Ön yargılardan mutlaka aranılması gerekir. 

Birçoğumuzun yurtdışına çıkış nedenine bakarsanız çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak, iyi bir eğitim vermek en ilk sıralarda yer alır. Biz yabancı ülkelerde yaşayan ailelerin çocukları farklı diller farklı kültürler öğrendikleri için birer dünya vatandaşı oldukları için aslında şanslılar. Ancak, çocuklarımız yükseköğretim çağına geldiklerinde tercihlerini kendi ülkelerinde okumaktan yana kullandıklarında veya henüz ilk ve orta öğretimlerini tamamlayamadan ara sınıflarda ülkelerine dönmek zorunda kaldıklarında Türkçe eğitimleri ciddi  sorun oluyor. Bu işin artık devlet eliyle çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyorum. Fakat 1994 yılından beri farklı platformlarda gündeme getirmemize ve konuyu doğrudan Sayın Başbakan Erdoğan’a iletmemize rağmen hala çocuklarımızın Türkçe eğitimlerine çözüm bulabilmiş değiliz. Çalışmalarımız artık günbegün basına ve sosyal paylaşım sitelerine yansımıyor olması bu işten vazgeçildiği anlamı taşımasın. Sonuç alıncaya kadar işin takipçisi olmaya ve her platformda da dile getirmeye devam edeceğiz. Şu anda farklı bir çalışma içerisinde yürütüyoruz.  

“RESMİ TÜRK OKULU ŞART”
Burada resmi bir Türk Okulu açmak için çok ciddi gerekçelerimiz olduğuna inanıyoruz. Son 20 yıldır görüp gözlemlediğim  sadece bir kaç yıllığına gelen yüzlerce aile var. Çok daha vahimi ise sadece Türk Okulu olmadığı gerekçesiyle getirilmeyen aileler veya okul çağına geldi hadi siz artık dönün deyip bölünen parçalanan aileler. Deneyim ve gözlemlerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim ki en gerçekçi ve en kolay çözüm elçilik bünyesinde resmi bir  Türk okulu açmaktır. 

Elimizdeki tüm verileri Dışişleri Bakanlığı’nın talepleri üzerine kendilerine ilettik. Gerek Sayın Bakan Zafer Çağlayan ve Sayın Dışişleri Bakanı Davutoğlu’ndan gerekse Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendilerinden  Rus hükümeti ile görüşüp arsa veya bina konusunu  halletmeleri halinde okulun işletme giderlerinin veli  ve sponsorlarımızca karşılanacağını ve bu konuda devreye girmelerini özellikle ifade ettik. Çalışmalarımız da bekleyişimiz de  sürüyor.”
 
DEKORASYON İLGİSİ
İnşaat sektöründe aslında her kadının dekorasyona duyduğu ilginin ötesinde bir ilgi ve bilgisinin olmadığını ifade eden Nuran Aydın, sadece Rusçayı ve Rusya’yı iyi biliyor olmasından dolayı eşinin ısrarları üzerine kendi firmaları İmedi İnşaat’ta destek olmaya çalıştığını da aktardı. 

MOSKOVA, DERYA DENİZ
Hanımların Rusya’ya gelmekten asla korkmaması gerektiğini de ifade eden Aydın, “ Burada yaşanacak hiçbir sıkıntı, eşlerin ayrı kalmasından, çocukların babaları hayatta iken onlardan yoksun büyümelerinden daha olumsuz olamaz” diyor.

Moskova’yı “ Almak isteyen için derya deniz” olarak tanımlayan Nuran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:
“ Herkesin mutlaka kendine yakın bulacağı bir şeyler vardır. Sadece az da olsa Rusça öğrenmek için çaba sarf ederlerse kendi işlerini rahatlıkla gördüklerinde eşlerinin yoğun iş yükünü hafifletmiş olurlar. Ve en önemlisi de çok fazla yabancı ülkede bulunmayan bir kadın dayanışması var.
Moskova Türk kadınları Organizasyonu tüm hanımları ihtiyaç duydukları anda kucaklamaya daima hazır. Ancak sadece kendi içimizde görüşürsek dil öğrenme sürecimizi olumsuz etkileriz. Ruslar ile iletişime gireceğimiz ortamlar yaratmak için çaba sarf etmeliyiz. Aslında sıcak kanlı ve gerçekten iletişime açık insanlar. Özellikle babuşkalarla edilen sohbetlerin keyfi bambaşka.” 
Facebook Yorumlar