Bize ile Bağlan

Merhaba, ne arıyorsun?

Yaşam Öyküleri

Mehmet Can

Bu sayımızdaki “Rusya’dan Yaşam Öyküleri’’ bölümünde  AzerSun Holding Rusya temsilcisi Mehmet Can’ı ağırlıyoruz. 1978 yılında Elazığ’da doğan Mehmet Can,  babasının ticaretle uğraşmasından dolayı  ilk öğreniminden sonra Adana ve Mersin’de 1995’de lise eğitimini tamamlıyor. Can, halen Elazığ’ın Arıcak ilçe Belediye Başkanlığı görevini sürdüren babasının  1994 yılında  Rusya’da  bulunduğu sırada  ‘‘gel  bana yardımcı olursun, hem de burada okursun’’ şeklindeki çağrısıyla  Rusya macerasına başlıyor.

Mehmet Can,  Moskova’ya geldiği  1995 yılında babasının isteği üzerine  Halkların Kardeşliği Üniversitesi’nde Tıp eğitimi için hazırlık ve dil bölümüne kaydını  yaptırıyor.  Tıp eğitimini istememesine karşın hazırlık kısmını  başarıyla tamamlayan Can, buradan vazgeçerek Moskova’da bulunan MGİMO Üniversitesi Uluslararası Ekonomik İlişkiler bölümüne kaydını yaptırdı.  Burada çok sayıda Rus ünlü de kendisi gibi eğitim alıyordu. Can,  Ksenia Subchak, Gorbachov’un torunu gibi adını hatırlayamadığı tanınmış kişilerle beraber  çok popüler olan bölümü okudu.

Okurken çalışmayı da sürdüren Can, babasına yardım etmenin yanı sıra Türkiye’den gelen piyasa araştırması tekliflerini de değerlendiriyor, gelen  talepler ışığında ürün ile ilgili piyasa analizi yapıyordu. O dönemi  Mehmet Can şöyle anlatıyor:
“Hatta bir gübre işi vardı ki bana bütün Rusya’yı gezdirip bölgeleri tanıma fırsatı sundu. Yaptığım analizler çok ciddi ve iş görünce bana ilgi de artmıştı. Bense hem ekonomi okuyordum hem de ticareti yaşayarak görüyordum. Son sınıfa geldiğimde işlerimde bana büyük artı sağlayacak bir hamle yaptım ve Yapı Kredi Bankası Moskova’da 4 aylık bir staj eğitimi aldım. Bu bana ticari hayatımda işleyişi görme adına büyük bir temel oluşturdu.

Üniversite bitince kendi işimi yapmanın peşine düştüm. O dönem yaptığım incelemelerde deri çanta ve cüzdan işi çok yaygındı. Bende burayı bir basmak olarak kullanmak istedim. Türkiye’den ürün getirip burada pazarlamaya başladım. İlk zamanlar çok iyi giden işler Çin faktörünün devreye girmesiyle tam tersine döndü. Hem fiyat rekabeti hem de pazara giriş biçimleri bizim rekabet direncimizi kırdı. Yaklaşık 4 yıl bu işi yaptıktan sonra bırakma kararı aldım. Üniversitede okurken yaptığım analizler ve pazar araştırmalarından dolayı birçok firmadan bana teklifler geliyordu zaman zaman. Fakat ben kendi işimle büyümek isteyince ilgilenmiyordum. Tam bu dönemde Azerbaycan’ın gıda sektöründeki bir numarası Azer Sun Holding bana teklifte bulundu.  O zamanlar tanıştığım AzerSun’un Genel Müdürü Fevzihan Aras Rusya’da büyüme hedeflerinin olduğunu ve beni de bu oluşumda düşündüğünü söyledi bende projelerini inceledim ve hedeflerinin ne kadar büyük ve ciddi olduğunu görünce 2005’te el sıkıştım.”

Mehmet Can, İlk etapta Rusya’da ki yapılanmayı gerçekleştirdiklerini, şirketin hukuki alt yapısını güçlendirip, markaları güven altına aldıklarını anlattı. Şirket olarak  kaliteyi ön planda tutarak ürünü satmayı hedef olarak seçtiklerini, bu nedenle de katılınan birçok gıda fuarı ve çay festivallerinde ürünlerin birçok kalite ödülüne layık görüldüğünü vurguladı. Can söz konusu ürünlerinin halen Rusya’da ki birçok market zincirinde  görmenin olanaklı olduğunu kaydetti.  Can,   ‘’ Çay, reçel, fındık, domates salçası, turşu, konserveler, kompostolar olmak üzere binin üzerinde ürün çeşidimiz var. Üretimimizin tamamı el değmeden Azerbaycan’da ki fabrikalarımızda yapılıyor.  Özelikle Rusya’nın güney bölgesi ile Tataristan’da çok büyük bir dağıtım ağı kurduk. Önümüzdeki günlerde de Krasnodar  Bölgesinde bir çay paketleme fabrikamızı hizmete sokacağız’’ diye konuştu.
Zor dostluk

Rusya’da tam 15 yıldır bulunduğunu anımsatan Mehmet Can,  buraya ilk geldiğinde çok farklı izlenimleri olduğunu ancak görünce,  önceden söylenenler ve öğretilenlerin tamamen yanlış olduğunu gördüğünü aktardı. Rusların Türklere çok benzediğini de ifade eden Can, “Evet kolay kolay dostluk kurmuyorlar ama kurdukları dostlukları da kolay kolay bozmuyorlar. Ticaret yaptığımız kişiler var mesela, başka bir rakibiniz daha ucuza mal verse de, orada çıkarı olduğunu gördüğü halde bile dostluk ilişkilerini ticaretin üzerinde tutup sizi bırakmıyor. Ayrıca eğitim seviyesi çok yüksek. Dolayısı ile kavrayış burada çok yüksek’’ dedi.

Geçici bakmayacaksın
Mehmet Can, Moskova’daki 15 yılın ardından edindiği izlenimleri ve tavsiyelerini  de şöyle anlatıyor:
“Ben kendi hayatımda şunu gördüm;  buraya geçici bakmayacaksın.  Şayet öyle bakarsan hiçbir şey elde edemezsin.  Bakın size hayatımdan yaşanmış bir örnek vereyim. Okuğum dönemlerde 98 krizi yaşanmıştı. Kirada oturduğumuz evin sahibi evi bize 30 bin dolara satabileceğini söylemişti.  Moskova’nın merkezinde ki o evi o zaman almadık. Çünkü  buraya kalıcı bakmıyorduk. Ama şimdi bakıyorum ki tam 15 yıl geçmiş. O günkü evin şu an ki değeri ise milyon dolar civarında. Sanırım bu her şeyi açıklıyor. Siz farkında olmadan yıllar zaten geçiyor. Onun için buraya mutlaka kalıcı gözle bakıp yatırımları o yönde yapmakta fayda var.’’

İlginizi Çekebilir

Send this to a friend