Bize ile Bağlan

Merhaba, ne arıyorsun?

Yaşam Öyküleri

Mehmet Aktoprak

“Rusya’dan Yaşam Öyküleri’’ne bu hafta Copymos sahibi ve Genel Müdürü Mehmet Aktoprak’ı konuk aldık.

 İlk orta ve lise eğitimini doğduğu şehir İstanbul’da tamamlayan Aktoprak, Yapı Meslek Lisesi İnşaat Teknikerliğini bitirince, iş hayatına atıldı. 1983 yılında çıkan imar affı ile başlayan yoğun bir çalışma sürecinde Gazi Osman Paşa Belediyesi başkanının kardeşi yanında teknik ressam olarak çalışan Aktoprak, Açık Öğretim Üniversitesi İşletme bölümünü kazanıp çalışırken okumayı da sürdürdü. 1987’de yaşanılan bir trafik kazasında anne ve babasını kaybeden Aktoprak ve kardeşleri için dönüm noktasına girildi. Mehmet Aktoprak ani bir kararla askere gider ve okumayı bırakır.

Rusya’ya ilk adım
 Asker dönüşü yine teknik ressam olarak bir İngiliz-Türk ortaklığındaki şirkette işe giren Aktoprak o günler şöyle anlatıyor:
“Burada Edirne-Kınalı Otoyolu kontrol firmasının teknik ressamlığını yapıyordum. O dönem çalışma hayatına yeni yeni girmeye başlayan bilgisayarları da kullanmayı öğrenmiş ve kendimi orada da geliştirmiştim. Özellikle bizim meslek için sonradan vazgeçilmez olan AutoCat programını o dönemlerde öğrenmiş ve iyi derecede kullanır olmuştum. Bu programı bilmem o zamanlar beni öne çıkaran bir unsurdu zira kullanan çok fazla kişi yoktu. Bu firmada yaklaşık 5 sene çalıştım.

Buradan bir mimar arkadaşım TEKSER firması vasıtası ile Rusya’ya gelmişti. Buradaki görüşmelerinde proje müdürüne benden bahsetmiş ve benimle çalışmak istediğini söylemiş. Onlarda kabul edince apar topar 3 ay sürecek bir projede çalışmak üzere geçici olarak Moskova’ya geldim.  İş bitince de benim Rusya’ya gelmeme sebep olan mimar arkadaşım bir başka proje için Mosenka ile anlaşınca, bu defa yine beni yanında istedi ve oraya gittik. Çünkü artık onca yıl beraber çalışınca bir birimizin dilinden anlar olmuş ve uyum içinde çalışıyorduk.Bende Türkiye’ye dönmekten vazgeçip burada kaldım.”

Kendi işini kuruyor
1997 yılına kadar Enka bünyesinde çeşitli projelerde çalışan Aktoprak, son olarak Rusya’daki ilk Ramstore mağazası olan Maladojnaya Ramstore’nin yapımında teknik ressam olarak görev aldı. İş yoğunluğundan projeleri dışarıda ozalit işi yapan yerlerde çoğaltma ve büyütme yapmak zorunda olduklarını anlatan Aktoprak, “ Orada karşılaştığımız uygulama bugün bu işe sahip olmamı sağladı. Biz ozalit işi yapan firmalarda iş yaptırmak için, önce parayı ödüyorduk, ardından projeyi verip yapmalarını istiyorduk. İş ise 4-5 günde bitip bize teslim ediliyordu. Ne çıkarsa da şansımıza, razı oluyorduk.  Paramıza rağmen alamadığımız hizmet kafamda bir kıvılcım uyandırdı’’ diye konuştu.

Mehmet Aktoprak, Türkiye’deki ozalit işi yapan bir firmayı kendilerine model olarak aldı ve Ramstore işinin bitmesiyle 3 arkadaşıyla birlikte bu ozalit firmasını kurmaya karar verdi. 1998 yılının Nisan ayında küçük bir yer açarak işe başladıklarını ve 1998 krizine kadar gece gündüz çalıştıklarını anlatan Aktoprak, “ Kriz buradan çok firmayı beraberinde götürdü ama götürdüğü firmalar Türk firmaları değildi. Türkler burada kalıp mücadele yolunu seçtiler. Zaten inşaat o dönem burada Türk firmalarının tekeline girdi. Bizde normal yaşamımızı sürdürecek bir sirkülasyon ile o bir yılı atlattık’’ dedi.

Altın yıl
 1999 yılı ortalarında tekrar canlanmaya başlayan inşaat piyasasıyla yeniden hareketlenen Aktoprak, 2000 yılında bir ortağın ayrılmasıyla iki ortak olarak yola devam ederek yükselişe geçen bir ivme yakaladı. 2005 yılına kadar altın yılını yaşadıklarını ifade eden Aktoprak, şube sayısını 3’e çıkardı ve bütün Türk firmaları ve diğer yabancı inşaat firmalarının işlerini yapmaya başladı. Verilen hizmetin beğeni aldığını belirten Mehmet Aktoprak, “ İşin içinden geldiğimden ne istendiğini biliyordum. Bize proje disketle gönderilir biz bunları çoğaltır, büyütmesini yaparak hızlıca yine inşaata götürürdük. Bizimle olan işler çoğaldıkça bizde daha iyi hizmet vermek için kendimizi geliştiriyorduk. Bir dönem Moskova’da ki en iyi 3 ozalit firmasından birisi konumuna bile geldik’’ diye konuştu.

Tek başına işin başında
2005 yılında kiradaki şubelerden 2’ sinin aynı anda mülkiyeti satılıp restoran yapılmaya karar verilince onları kapamak zorunda kaldıklarını, ancak daha sonra bir şube açtıklarını anlatan Aktoprak, 2005 yılından sonra inşaat piyasasında inanılmaz bir rekabet yaşanmaya başladığını söyledi. Aktoprak, şöyle devam etti:
” Öyle bir rekabet oluştu ki kar marjları inanılmaz düştü. Bu doğal olarak bize de yansıdı.  Bu süreç 2008 dünya ekonomik krizine kadar sürdü. O krizle birlikte de çok sayıda firma yok olup gitti. Biz gene her iki ofisimizde mütevazı bir şekilde işimize devam ediyoruz. Şu anda zaten birkaç büyük çaplı Türk firması ve yabancı firmaların işlerini yapıyoruz. Bu arada 2010 Şubat ayından itibaren de diğer ortağımdan da ayrılıp yoluma tek başına devam ediyorum.

İlk krizi kolay atlatmıştık ama bu ikinci krizi atlatmak kolay gibi gözükmüyor. Zaten ben bütün arkadaşlarıma da, ‘beni ne zaman çalışırken görürseniz, bilin ki o zaman inşaat piyasası krizden çıktı demek’ diyorum. “
    
 Rusya gözlemleri
Üç aylığına bir projede çalışmak için Rusya’nın yolunu tutan Mehmet Aktoprak tam 17 yıldır Moskova’da yaşıyor.
Gençlik yıllarında Rusya’ya gelmeden okuduğu kitaplardan Rusya’ya bir hayranlık beslediğini, geldikten sonra da ilk metroya bindiğinde insanların elinde kitapları görünce hayranlığının daha da arttığını anlatan Aktoprak,  bu yönüyle Rusya’yı çok sevdiğini vurguluyor.

Rusya’dan evlenen Mehmet Aktoprak gözlem ve önerilerini ise şöyle anlatıyor:
“ Ben Rusları bize çok yakın buluyorum. Buraya gelip eleştirenlere de anlam veremiyorum zaten. Kimse sizi burada zorla tutmuyor. Beğenmezsen gidersin. Burada yaşamak istiyorsan ve iş yapmak istiyorsan da mutlaka buradaki yaşama kurallarına uymak zorundasınız. Ancak o şekilde burada mutlu ve başarılı bir hayat kurabilirsiniz.”

 

“Rusya’dan Yaşam Öyküleri’’ne bu hafta Copymos sahibi ve Genel Müdürü Mehmet Aktoprak’ı konuk aldık.

 İlk orta ve lise eğitimini doğduğu şehir İstanbul’da tamamlayan Aktoprak, Yapı Meslek Lisesi İnşaat Teknikerliğini bitirince, iş hayatına atıldı. 1983 yılında çıkan imar affı ile başlayan yoğun bir çalışma sürecinde Gazi Osman Paşa Belediyesi başkanının kardeşi yanında teknik ressam olarak çalışan Aktoprak, Açık Öğretim Üniversitesi İşletme bölümünü kazanıp çalışırken okumayı da sürdürdü. 1987’de yaşanılan bir trafik kazasında anne ve babasını kaybeden Aktoprak ve kardeşleri için dönüm noktasına girildi. Mehmet Aktoprak ani bir kararla askere gider ve okumayı bırakır.

Rusya’ya ilk adım
 Asker dönüşü yine teknik ressam olarak bir İngiliz-Türk ortaklığındaki şirkette işe giren Aktoprak o günler şöyle anlatıyor:
“Burada Edirne-Kınalı Otoyolu kontrol firmasının teknik ressamlığını yapıyordum. O dönem çalışma hayatına yeni yeni girmeye başlayan bilgisayarları da kullanmayı öğrenmiş ve kendimi orada da geliştirmiştim. Özellikle bizim meslek için sonradan vazgeçilmez olan AutoCat programını o dönemlerde öğrenmiş ve iyi derecede kullanır olmuştum. Bu programı bilmem o zamanlar beni öne çıkaran bir unsurdu zira kullanan çok fazla kişi yoktu. Bu firmada yaklaşık 5 sene çalıştım.

Buradan bir mimar arkadaşım TEKSER firması vasıtası ile Rusya’ya gelmişti. Buradaki görüşmelerinde proje müdürüne benden bahsetmiş ve benimle çalışmak istediğini söylemiş. Onlarda kabul edince apar topar 3 ay sürecek bir projede çalışmak üzere geçici olarak Moskova’ya geldim.  İş bitince de benim Rusya’ya gelmeme sebep olan mimar arkadaşım bir başka proje için Mosenka ile anlaşınca, bu defa yine beni yanında istedi ve oraya gittik. Çünkü artık onca yıl beraber çalışınca bir birimizin dilinden anlar olmuş ve uyum içinde çalışıyorduk.Bende Türkiye’ye dönmekten vazgeçip burada kaldım.”

Kendi işini kuruyor
1997 yılına kadar Enka bünyesinde çeşitli projelerde çalışan Aktoprak, son olarak Rusya’daki ilk Ramstore mağazası olan Maladojnaya Ramstore’nin yapımında teknik ressam olarak görev aldı. İş yoğunluğundan projeleri dışarıda ozalit işi yapan yerlerde çoğaltma ve büyütme yapmak zorunda olduklarını anlatan Aktoprak, “ Orada karşılaştığımız uygulama bugün bu işe sahip olmamı sağladı. Biz ozalit işi yapan firmalarda iş yaptırmak için, önce parayı ödüyorduk, ardından projeyi verip yapmalarını istiyorduk. İş ise 4-5 günde bitip bize teslim ediliyordu. Ne çıkarsa da şansımıza, razı oluyorduk.  Paramıza rağmen alamadığımız hizmet kafamda bir kıvılcım uyandırdı’’ diye konuştu.

Mehmet Aktoprak, Türkiye’deki ozalit işi yapan bir firmayı kendilerine model olarak aldı ve Ramstore işinin bitmesiyle 3 arkadaşıyla birlikte bu ozalit firmasını kurmaya karar verdi. 1998 yılının Nisan ayında küçük bir yer açarak işe başladıklarını ve 1998 krizine kadar gece gündüz çalıştıklarını anlatan Aktoprak, “ Kriz buradan çok firmayı beraberinde götürdü ama götürdüğü firmalar Türk firmaları değildi. Türkler burada kalıp mücadele yolunu seçtiler. Zaten inşaat o dönem burada Türk firmalarının tekeline girdi. Bizde normal yaşamımızı sürdürecek bir sirkülasyon ile o bir yılı atlattık’’ dedi.

Altın yıl
 1999 yılı ortalarında tekrar canlanmaya başlayan inşaat piyasasıyla yeniden hareketlenen Aktoprak, 2000 yılında bir ortağın ayrılmasıyla iki ortak olarak yola devam ederek yükselişe geçen bir ivme yakaladı. 2005 yılına kadar altın yılını yaşadıklarını ifade eden Aktoprak, şube sayısını 3’e çıkardı ve bütün Türk firmaları ve diğer yabancı inşaat firmalarının işlerini yapmaya başladı. Verilen hizmetin beğeni aldığını belirten Mehmet Aktoprak, “ İşin içinden geldiğimden ne istendiğini biliyordum. Bize proje disketle gönderilir biz bunları çoğaltır, büyütmesini yaparak hızlıca yine inşaata götürürdük. Bizimle olan işler çoğaldıkça bizde daha iyi hizmet vermek için kendimizi geliştiriyorduk. Bir dönem Moskova’da ki en iyi 3 ozalit firmasından birisi konumuna bile geldik’’ diye konuştu.

Tek başına işin başında
2005 yılında kiradaki şubelerden 2’ sinin aynı anda mülkiyeti satılıp restoran yapılmaya karar verilince onları kapamak zorunda kaldıklarını, ancak daha sonra bir şube açtıklarını anlatan Aktoprak, 2005 yılından sonra inşaat piyasasında inanılmaz bir rekabet yaşanmaya başladığını söyledi. Aktoprak, şöyle devam etti:
” Öyle bir rekabet oluştu ki kar marjları inanılmaz düştü. Bu doğal olarak bize de yansıdı.  Bu süreç 2008 dünya ekonomik krizine kadar sürdü. O krizle birlikte de çok sayıda firma yok olup gitti. Biz gene her iki ofisimizde mütevazı bir şekilde işimize devam ediyoruz. Şu anda zaten birkaç büyük çaplı Türk firması ve yabancı firmaların işlerini yapıyoruz. Bu arada 2010 Şubat ayından itibaren de diğer ortağımdan da ayrılıp yoluma tek başına devam ediyorum.

İlk krizi kolay atlatmıştık ama bu ikinci krizi atlatmak kolay gibi gözükmüyor. Zaten ben bütün arkadaşlarıma da, ‘beni ne zaman çalışırken görürseniz, bilin ki o zaman inşaat piyasası krizden çıktı demek’ diyorum. “
    
 Rusya gözlemleri
Üç aylığına bir projede çalışmak için Rusya’nın yolunu tutan Mehmet Aktoprak tam 17 yıldır Moskova’da yaşıyor.
Gençlik yıllarında Rusya’ya gelmeden okuduğu kitaplardan Rusya’ya bir hayranlık beslediğini, geldikten sonra da ilk metroya bindiğinde insanların elinde kitapları görünce hayranlığının daha da arttığını anlatan Aktoprak,  bu yönüyle Rusya’yı çok sevdiğini vurguluyor.

Rusya’dan evlenen Mehmet Aktoprak gözlem ve önerilerini ise şöyle anlatıyor:
“ Ben Rusları bize çok yakın buluyorum. Buraya gelip eleştirenlere de anlam veremiyorum zaten. Kimse sizi burada zorla tutmuyor. Beğenmezsen gidersin. Burada yaşamak istiyorsan ve iş yapmak istiyorsan da mutlaka buradaki yaşama kurallarına uymak zorundasınız. Ancak o şekilde burada mutlu ve başarılı bir hayat kurabilirsiniz.”

İlginizi Çekebilir

Send this to a friend