Takip Edin

Gündem

Kremlin’den Mueller raporu açıklaması

Yayınlanma tarihi

-

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD’de Rusya‘nın ABD seçimlerine müdahalesi ile ilgili soruşturma yürüten Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’in raporuna ilişkin, “Bir bütün olarak rapor, Rusya‘nın ABD’deki seçim sürecine müdahale ettiği iddiasıyla ilgili bir kanıt içermiyor. Biz daha önceden olduğu gibi benzer suçlamaları kabul etmiyoruz.” dedi.

Peskov, Özel Yetkili Savcı Mueller’ın yürüttüğü Rusya soruşturması raporu ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Böyle bir belgenin ABD ile Rusya arasındaki ikili ilişkileri doğrudan etkilemesinden dolayı üzüntüsünü dile getiren Peskov, Mueller raporunun yayımlandığı biçimde herhangi bir yeni bilgi içermediğini savundu.

Tüm bu bilgilerin bir şekilde önceden farklı kaynaklarda, medyada ortaya çıktığını belirten Peskov, “Bir bütün olarak rapor, Rusya‘nın ABD’deki seçim sürecine müdahale ettiği iddiasıyla ilgili bir kanıt içermiyor. Biz daha önceden olduğu gibi benzer suçlamaları kabul etmiyoruz.” diye konuştu.

ABD seçimlerine Rusya‘nın müdahalesinin bulunamayacağını en başından beri söylediklerini hatırlatan Peskov, söz konusu raporun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de böyle bir müdahale olmadığına yönelik sözlerinin kanıtı olduğunu vurguladı.

Özel Savcı Mueller, yaklaşık 2 yıl süren Rusya soruşturması raporunu 22 Mart’ta Adalet Bakanı’na teslim etmiş, William Barr da ertesi gün Kongreye soruşturma sonuçlarıyla ilgili gönderdiği mektubunda, “Özel Yetkili Savcı’nın soruşturmasında, (ABD Başkanı Donald) Trump kampanyası veya onunla ilişkili herhangi bir kişi veya yetkilinin, 2016 başkanlık seçimlerini etkileme çabasında Rusya ile komplo veya iş birliği yaptığı tespit edilmemiştir. Adalet Bakanlığının bulguları ABD Başkanı’nı tam ve kesin olarak aklıyor.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

ABD Adalet Bakanı William Barr, yaptığı açıklamada Mueller’ın, “ABD Başkanı Trump ya da onun seçim ekibi ile Ruslar arasında gizli iş birliği yapıldığına dair delil bulunmadığı” sonucuna ulaştığını bildirmişti.

Facebook Yorumlar

Gündem

Lavrov, Donbas’taki barış süreci için ana şartı açıkladı

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eğer temel Minsk anlaşmaları bozulmazsa Donbass’ta barış sürecinin dış desteğinin yeni yapılarının mümkün olduğunu belirtti.

Lavrov yaptığı açıklamada “Kesinlikle merkezi (barış süreci) koşul, Kiev ile halk cumhuriyetleri arasında, Minsk anlaşmasının gerektirdiği şekilde anlamlı doğrudan diyalog kurulmasıdır. Bunu yapmak için, Kiev, Donetsk ve Luhansk’ın Rusya ve AGİT’in desteğiyle temsil edildiği Temas Grubu’nun yapıcı bir çalışma oluşturulması gerekiyor. Ardından Temas Grubu’nu destekleyen ‘Norman’ formatının dahil edilmesi etkili olacaktır. Bütün taraflarca kabul edilirse ve elbette temel Minsk anlaşmaları bozulmazsa Donbas’taki barış süreci için diğer dış destek yapılandırmaları mümkündür” dedi.

Lavrov, bu tutumun Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından, 10 Temmuz’da Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yapılan telefon görüşmesinde de açıkça doğrulandığını söyledi.

Süreçle ilgili şimdilik iki format bulunuyor. Bunlar, Minsk İletişim Grubu ve Normandiya formatı. Daha önce Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Minsk’te Ukrayna – Rusya – Almanya – Fransa (Normandiya dörtlüsü) – ABD – İngiltere şeklinde görüşmelerde bulunmayı önermişti.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Batur: İki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerek

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, iki ülke devlet başkanları arasında yoğun bir diyaloğun yaşandığını belirterek, “2018 itibari ile gerçekleşen ticaret hacmimiz 25.7 milyar dolar. Bu rakamın 3.4 milyarı Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat, 22.3 milyar dolar ise Rusya’dan Türkiye’ye yapılan ihracat. Dolayısıyla aslında özünde dengesiz. Bir şekilde her iki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gereken bir resim var.” dedi.

Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Rusya’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.  Yılmaz, iki ülke liderinin koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Hedef gerçekleştirilemez mi? Çok rahat gerçekleştirilebilir.”

“İlk gün toplantımız doğrudan ticaret odaklı bir toplantıydı. Biliyorsunuz son dönemlerde ülkemiz Başkanları arasında çok yoğun bir diyalog ve hemen her seviyede ciddi bir mesai geçirilmeye başlandı. Önümüzdeki dönem için 100 milyar dolar olarak konmuş bir ticari hedef var ki bu son derece önemli bir rakam. Rakamın büyüklüğünü anlatabilmek için aslında şuan durduğumuz yeri de iyi biliyor olmak lazım. Bugün 2018 itibari ile gerçekleşen ticaret hacmimiz 25.7 milyar dolar. Bu rakamın 3.4 milyarı Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat, 22.3 milyar dolar ise Rusya’dan Türkiye’ye yapılan ihracat. Dolayısıyla aslında özünde dengesiz. Bir şekilde her iki tarafın menfaatlerine bir ticaret modelini hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gereken bir resim var. En yüksek ticaret hacmi olarak bugüne kadar görmüş olduğumuz değer 2008 yılında 38.7 milyar dolar. Bir rakamı görmüşüz ama o dönem petrol fiyatlarındaki anormal yükseklikten dolayı aslında bu rakam çok doğru ve gerçeği yansıtmıyor. Daha reel ticarete örnek olabilecek yıl 2013 ve orada da 32 milyar dolarlara kadar çıkabilmişiz. Dolayısıyla bugün koyduğumuz hedef tarihimizde gerçekleştirdiğimiz en yüksek rakamın 3 katından daha fazla bir rakam. Onun için önümüzde çok ciddi bir yol var kat edilmesi gereken. Hedef gerçekleştirilemez mi? Çok rahat gerçekleştirilebilir.”

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Destici: Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır

Yayınlanma tarihi

-

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.” dedi.

Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin büyümesini istemeyenlerin, Türkiye’yi engellemeye çalıştığını belirten Destici, şöyle konuştu:

“Hava savunma sistemimizi güçlendirmek için Rusya’dan S-400 füzelerini aldık. ABD’nin yaptırım uygulayabileceği yönündeki açıklamaları ve bununla birlikte proje ortağı olduğumuz F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmeyeceği yönündeki açıklamaları kabul edilemez. Ne ABD’nin ne de başka bir ülkenin böyle bir hakkı yok. Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.”

Destici, ABD’nin Türkiye’nin hem karada hem havada zayıf bir ülke olmasını istediğini, S-400’e verilen tepkinin asıl sebebinin de bu olduğunu ifade etti.

“S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir”

Türkiye’nin hava savunma sistemi satın alımı konusunda önceliği ABD’ye verdiğini ancak ABD’nin Türkiye’ye hava savunma sistemi satmayı reddettiğini hatırlatan Destici, “ABD hava savunma sistemi satmama konusunda bir irade ortaya koymuştur, Türkiye’de kendi başının çaresine bakma yoluna gitmiştir, S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir.” dedi.

Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılmasının hukuksuzluk olduğunu, ABD veya bir başka devletin buna hakkının bulunmadığını vurgulayan Destici, Türkiye’nin sadece satın alan bir müşteri değil o projenin proje ortağı olduğunu dile getirdi.

Doğu Akdeniz’de yapılan sondaj çalışmalarını da değerlendiren Destici, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımların amacının Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynakları olduğunu belirtti. Destici, şunları kaydetti:

“Kıbrıs’da söz hakkı olan iki devlet ve üç garantör devlet vardır; Türkiye, İngiltere ve Yunanistan. Bu beş ülke dışında kimsenin söz hakkı olmamalıdır. Ancak başta Akdeniz’e kıyısı olan Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Türkiye karşıtı tavır içine girmişlerdir. Aslında mesele Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynaklarıdır.  Avrupa Birliği, Yunanistan’a gösterdiği tavrın en az bir kısmını Türkiye’ye göstermelidir. Biz adalet istiyoruz. Avrupa’dan beklentimiz taraf olmamasıdır.”

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar