Takip Edin

Köşe Yazıları

İki yiğit çıktı meydane…

Yayınlanma tarihi

-

Eski yıllarda kötü pehlivanlar olurmuş. Ve bu pehlivanlar için tekerlemeler üretilmiş. Bunlardan çok akılda kalanı şudur. “İki yiğit çıktı meydaneee , ikisi de birbirinden merdaneee …” Yani ne anlatılmış, iki güreşçi de çok mantar ve birbirinden kötü. Yani birbirinden merdane. Bu haftaki derbi maçı, Galatasaray ve Fenerbahçe iki kötü pehlivan ve kötülükte birbirleriyle yarıştılar.

Hafta içi elenmesine rağmen, Lyon karşısındaki Beşiktaş’ın Allah’ı var, en azından bir takım havası var. Bu takım futbol oynuyor diyebiliyorsun.

Derler ya, ucuz etin yahnisi iyi olmaz diye. Boşuna söylenmez orta seviyede çok adam alacağınıza, az ama iş bitirici vasatın üzerinde oyuncular alınsa çok daha karlı ve verimli olur. Bir büyük takım on beş sene içerisinde sağbek sorununu çözemez mi? Allah aşkına… Galatasaray’da hala sağbek kim oynasın lafı konuşuluyor. Bunu Sabri üzerinden yazmıyorum. Defalarca hakkında olumsuz yazanları mahçup ettiği oldu Sabri’nin. Ama hala kim oynar meselesi bitemedi Galatasaray defansında. Bir sürü enkaz diyebileceğiniz futbolcu var Galatasaray’da ve Fenerbahçe’de… Saymakla bitmez. Haa mazileri başarılarla dolu olabilir bu ENKAZ topçuların, ama sen iyi yönetici gurubuysan, o takımı iyi yönetiyorsan, enkaz haline dönüşmeden, patlatıp satacak ve hatta gelir elde edeceksin. Futbol takımın hem sportif başarıdan hem de paradan uzaklaşmışsa, üstelik alt yapıdan kaynak üretemiyorsa. O yöneticiliği bakkal Hasan Amca’ya versen o da yapar. Aynı neticeyi verir san.

Fenerbahçe’de büyük sorunlar ve zaaflar var, sadece Galatasaray değil, Fener de bayağı problemli. Türkiye’nin en formda ve hatta milli kadronun değişmez hücumcu beklerini kaybedeceksin ve üstelik en önemli rakibin Beşiktaş’a. Gökhan Gönül ve Caner Erkin’den bahsediyorum. O zaman 3-5-2’yi de tekrardan gözden geçireceksin. Yani tüm oyun tarzını riske atarsın. Hadi bunu göze aldın, o zaman bu duruma razı olacaksın. Hadi sen razı oldun ya seyircin? Seyircin razı olacak mı bakalım? Galatasaray’ı yenmek seni kurtaracak mı? Seyircin cezanı kesecek mi, birlikte göreceğiz…

Yazarken öğrendim…
Gaziantepspor’un Çek Cumhuriyeti Milli takımında da forma giyen defans oyuncusu 31 yaşındaki Frantisek Rajtoral’ın intihar ettiği haberini, bu yazıyı kaleme aldığım anda ajanslara düşen son dakika ile öğrendim. Öncelikle Allah rahmet eylesin ve Gaziantep camiası ve futbolcunun sevdiklerine Allah sabır versin.

Facebook Yorumlar

Köşe Yazıları

Rusya’da taşeron işçi uygulaması (аутстаффинг)

Yayınlanma tarihi

-

Rusya’da faaliyet gösteren bir çok firmamız sıkıntılı dönemlerde vize ve çalışma izni sorunlarını hazır personeli olan firmalardan bu işçileri kiralayarak aşmaya çalıştılar. Halen bir çok firma gerek çalışma izinleri ile uğraşmamak gerekse göstermelik fatura ve iş yaratmak amacı ile bu personel kiralama sözleşmelerini kullanmaktadır. Yani taşeron işçi temini konusu ile ilgilenmektedirler.

Şunu öncelikle belirtmek isterim Rusya Federasyonu İş Kanunu 56.1. maddesi açıktır ve kesinlikle böyle bir uygulamayı yasaklamaktadır. Ancak firmalar herhangi bir açık bularak ve dolambaçlı yollar ile bu maddeyi ihlal etmeye devam etmişlerdir. Rusya da hükümet bu ihlalleri tamamen önlemek ve vergi dairelerinin yapılan bu tip sözleşmeleri rahat bir şekilde yok sayabilmesinin önünü açmak amacı ile 29.10.2015 tarihinde 1165 nolu kararname ile bir düzenleme yapmıştır.

SERTİFİKA ALMA ZORUNLULUĞU
Buna göre; Başka bir şirkete personel kiralayabilecek firmalar bundan böyle sadece bu iş koluna ait lisans ile çalışma yapabilirler. Personel temin etme hizmeti verecek firmalar en az 1 milyon ruble kuruluş sermayesine sahip olmak zorundadır. Bizde ki deyimle işçi taşeronluğu yapan bu firmalar vergi dairelerine, sigorta fonlarına, emekli sandığına hiçbir mali dönemde borçlu halde faaliyet sürdüremezler. Bu hizmeti veren firmaların genel müdürü personel özlük işleri konusunda diploma sahibi olmalıdır. Ayrıca bu genel müdür son 3 sene içerisinde en az 2 sene iş tecrübesine sahip olmalıdır. Yine aynı şekilde bu genel müdürün hiçbir şekilde idari veya adli ceza almamış olması gerekir. Taşeron firma çalışanları Rusya iş ve işçi servisinden akreditasyon eğitiminden geçerek sertifika almak zorundadırlar.

VERGİ KAÇIRMAYA YÖNELİK TEŞEBBÜS, KABUL EDİLİR
Yukarıdaki bilgilendirmelerin doğrultusunda özellikle inşaat firmalarımızın yaptıkları bu tür sözleşmelerin yok sayılacağı ve vergi kaçırmaya yönelik teşebbüs kabul edileceğini hatırlatmak isterim.

Rus ya iş kanunu belirli konularda ise personel kiralama işlemlerine izin vermeye devam etmektedir.

Şöyleki; Şirketler akreditasyonu olmayan firmalardan aşağıdaki sıra dışı durumlarda personel kiralayabilirler. Kiralanan personelin çalışma süresi 9 ayı geçemez. Mevcut kadrolu personelin senelik izinde olması veya hasta raporu alması durumunda sadece bu personelin yerini doldurmak amacı ile, Ev işlerinde kullanmak üzere ailelerin ihtiyaç duydukları personeller için, Şirketler kendi sahibi oldukları iştiraklerine personel teminin de bulunabilirler.

AĞIR CEZALAR GELEBİLİR
Yukarıdaki kurallara uymayan şirketler için, ihlal kapsamına giren her personel için ödenen maaş tutarlarının 100 katı para cezası, Rusya hazinesini vergi zararına uğrattığı için para cezası ve genel müdür hakkında adli işlem yapılması, Kanunsuz taşeron işçi sözleşmesi imzalayan her iki firmanın da 6 ay süre ile kapattılması, gibi ağır cezalar gündeme gelebilecektir.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Köşe Yazıları

Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum

Yayınlanma tarihi

-

Geçen hafta Rusya liberal Demokrat Parti (LDPR) başkanı Vladimir Jirinovski ile sohbet ettik. Tabiki konu Türk-Rus ilişkileriydi. Türkçe bildiği içinde konuşmamızın yarısı Rusça yarısı Türkçe oldu. Gündemi değerlendirdi tabiki o kendi fikrini söyledi bende kendi fikrimi; fakat orada bir şeyden bahsetti ki, bence bu birçok kişi de yanılgı yaratan ve yanlış bulduğum bir detay, değinmeden geçmek olmazdı.

Konu öyle bir yere geldi ki “Biz sizden her şeyi alıyoruz” gibi bir ifade kulandı. Buna benzer ifadeleri başkasından da daha önce de duymuştum. Sanki “Biz sizden her şeyi alıyoruz. Daha ne istiyorsunuz” gibi mantık ortaya çıkıyor. Hatta daha da ileri gidip “Biz almazsak zorda kalırsınız” anlamına kadar gider ki bu çok yanış bir yaklaşım. Benzer bir yaklaşım kriz zamanında bizim bazı ana akım medyada da kendini göstermişti. “Biz sebze meyve vermezsek ne yaparlar?” yaklaşımıydı.

Kaldı ki ikili ticaret hacminde makasın Rusya ’nın lehine açık olduğunu zaten herkes görüyor ve biliyor. Bunu bu şekilde değerlendirmek de ne kadar doğru o da ayrı bir soru işareti.

Evet biz kalem olarak çok farklı alanlarda farklı kalemlerde ürünler satıyor olabiliriz. Ama Rusya’dan gelen ile bizim verdiklerimiz arasında çok büyük bir fark var. Ona bakarsanız biz Rusya’dan çok az çeşit alıyoruz ama çok ödüyoruz. Dediğim gibi bu konuyu bu şekilde değerlendirmek kesinlikle yanlış. Çünkü ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerde herkes kendi ülkesinin çıkarına bakıyor. Her ülke ticaret yaptığı ülke ile gelir-gider dengesini elbette sağlamak ister. Ama olmuyorsa yapacak bir şey yok. Fakat tam tersi olan bir durumda da kalkıp da “Biz sizden her şeyi alıyoruz. Daha ne istiyorsunuz” mantığı da son derece yanlış. Bence iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinden söz ederken böyle bir cümlenin kurulması kesinlikle doğru değil.

Elbette biz ihtiyacımızı en uygun bir şekilde en uygun şartlarda almaya çalışırız, aynı şekilde öbür tarafta bunu bu şekilde değerlendirir. Bu muhtaçlık veya mecburiyet olarak değerlendirilmemeli. Ticarette alıcı ile satıcı arasında böyle bir hissiyat doğduğu anda taraflardan birisi mutlaka alternatif aramaya başlar.

Batı Rusya’ya yaptırım yapmaya başladığı ilk zamanı çok iyi hatırlıyorum; Batılı ülkeler hiç bir şey satmama kararı aldığının ertesi haftası Moskova’ya Güney Amerika, Afrika ve Asya’dan bu boşluk oluşan pazarı doldurmak için üst düzey ziyaretler oldu. Sonuç kaç yıl geçti Rusya’ya bir şey olmadı.
Bu tür açıklamalar ve de kıyaslamalar kesinlikle yanlış. Lütfen kullanmayın.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Köşe Yazıları

İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıklarda devlet kurumlarına başvuru süreleri

Yayınlanma tarihi

-

İyi günler değerli okuyucularımız, bu sayımızda vereceğimiz bilgiler oldukça kısa olmakla beraber özellikle Rusya’da çalışan işçilerimiz için büyük önem taşımaktadır.

Zira Rusya’da çalıştıkları firma ile herhangi bir sorun yaşayan işçiler daha sonra hak arama yoluna çıktıklarında tüm şikayet ve mahkeme sürelerinin dolduğunu, haklarının zaman aşımı nedeni ile yok sayılacağını öğrenmektedirler.

Bu nedenle aşağıdaki kısa satırları dikkatle okuyarak her zaman hatırlayınız.

– Çalışan kişi iş yerinde kendi iş sözleşmesi ile ilgili olarak bir maddenin ihlal edildiğini öğrenmesini takiben (esas alınan tarih haksızlığı öğrendiği veya bu hak ihlalini tespit ettiği tarihtir) en geç üç ay içerisinde hak talebi ile mahkemeye başvurmak zorundadır.

– Çalışan kişi işten çıkartılmış ve kendisi bu işten çıkartılmanın haksız olduğunu düşünüyor ise işten çıkartılma emri kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç bir ay içerisinde mahkemeye başvurması gerekmektedir.

– Çalışan kişi işveren tarafından maaşlarının ödenmemesi nedeniyle oluşan hak ve kanun ihlalleri için (fazla mesai, tatil ücreti, ana maaş, sigorta giderleri vs.) hak ihlali tarihinden en geç 1 sene içerisinde Rusya Federasyonu Mahkemelerine başvurmak zorundadır.

– Mahkeme başvuru sürelerinin geçmesi durumunda, bu sürelerin mahkemeye başvurmak için yeniden uzatılması için müracaat yapmak mümkündür.

Hak arama süresinin uzatılması ve yeniden tanınması için gereken koşullar şunlardır;

Sağlık problemleri veya uzun süreli hastalık nedeni ile, Mahkeme dışında diğer devlet kontrol kurumları üzerinden hak aranması nedeni ile uğranılan zaman kaybı nedeni ile (savcılık,iş müfettişliği,ve diğer..) Yakınlarının hayatını kaybetmesi durumunda, Eğitim seviyesinin yetersiz olması, Maddi imkanlarının yeterli olmaması, Hasta yakınına bakıyor olması nedeni ile vakit ayıramaması, Aile sorunları nedeni ile, Doğal afetler veya önüne geçilemeyen bazı problemler nedeni ile, Adres değişikliği nedeni ile.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar