Erdoğan ile Putin’in diyaloğu ilişkileri gerçekten gerdi mi?

Geçen hafta üçüncüsü düzenlenen Suriye Zirvesi için İran’ın başkenti Tahran’da idim. Ekranlara da yansıyan bir diyalogda Erdoğan ve Putin’in sanki restleşiyormuş gibi bir tablo ortaya çıktı. Aslını orada bulunan birisi olarak anlatayım.

Erdoğan, Putin ve Ruhani’nin inisiyatif alarak ve de taşın altına elini sokarak Suriye’deki durumu düzeltme çabaları doğrultusunda ortaya çıkan bir süreç bu. İlki Soçi, ikincisi de Ankara’da yapılan zirvenin üçüncüsünün adresi Tahran’dı. Zirvede teamüllerin dışında bir olay gerçekleşti ve İran tarafı normalde liderlerin açılış konuşmasından sonra basına kapatılması gereken kısmı bilerek veya bilmeyerek canlı vermeye devam etti. Bu tabi televizyonlardan sizlere de ulaştı. Bu tür toplantılarda teknik düzeyde uzmanlar görüşür ve sonuçları liderlere sunarlar, son olarak da liderler bunun üzerinde konuşur varsa eklenecek bir şey eklerler ve bir sonuç açıklaması yaparlar.

Burada da herkes söyleyeceğini söyleyip ev sahibi İran lideri Ruhani, sonuç bildirgesini okuduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan bir ilave yapmak istedi ve bir ateşkes sağlanması durumunda zirvenin daha nlamlı olacağı fikrini ortaya attı. Bunu yaptıktan sonra söz alan Rusya Devlet Başkanı Putin, Erdoğan’ı haklı bulduğunu belirtsede sonuç bildirgesine eklenmesi yönünde fikir beyan etmedi. Aynı şekilde Ruhani de aksi fikir belirtti. Ancak ekrana bu olay sanki Erdoğan ile Putin restleşmiş gibi ve iki ülke arasında gerginlik varmış gibi bir hava oluşturdu. Putin ve Ruhani, Erdoğan’ın bu teklifini kabul etmedi ancak başka bir fikiri üzerinde uzlaşarak bildiriye eklediler.

Bu hangi konuda olursa olsun birçok toplantıda olabilecek bir durum iken bir şekilde farklı algılanıp başka taraflara çekilmeye çalışıldı. Oysa aslı öyle değil, yukarda anlattığım gibi gelişti. Hatta üç lider kamera karşısına geçip soru cevaplardan sonraki süreçte kürsüden inerken Erdoğan elini Putin’in omuzuna atarak samimi bir görüntü verdi. Öncesindeki ikili görüşmedeki samimiyetten ise söz etmeye bile gerek yok. Geciken Putin’i beklerken Erdoğan ve İbrahim Kalın, Yuri Uşakov ile arkada Sergey Lavrov ise Mevlüt Çavuşoğlu ayak üstü sohbeti iki ülke arasındaki samimiyeti ortaya koyuyordu.

Endişelenenler için tekrar edeyim; iki ülke de 2015’te yaşanan o olayın bir daha yaşanmaması için ekstra çaba sarf ediyor merak etmeyin… Yeni bir yol kazasına kimsenin izin vereceğini zannetmiyorum.

300. Sayımızı yayınlamanın mutluluğunu yaşıyoruz

Tam olarak ilk sayımızı bastığımız 2006 Eylül ayının ilk haftasının üzerinden yaklaşık 13 yıl geçti. Siz okuyucularımızın sayesinde bugün 300’ncü sayımızı yayımlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Bırakın yurt dışında; kendi ülkenizde bile bu kadar uzun soluklu yayın yapmak hiç kolay değilken sizlerin sayesinde bugün hala yayın hayatımıza devam ediyoruz. Rusya’nın ilk Türkçe gazetesini çıkarmak bize, yaşatmak ise siz değerli okuyucularımıza nasip oldu.
Hiçbir zaman basın-yayın meslek ilkelerinden şaşmadık ve şaşmayacağız. Zaman zaman güzel haberleri zaman zaman ise mecburen olumsuz haberleri hep ilk ağızdan ve tam zamanında ama doğrusunu vermeye çalıştık.

Bize gösterdiğiniz ilgi ve alakadan dolayı çalışma arkadaşlarım adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız…

Facebook Yorumlar