Takip Edin

Gündem

Erdoğan: Fırat’ın batısında da Rusya’nın başı çekmesi gerekir ki bölgenin tamamında huzuru sağlayalım

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenli bölgenin lojistiğini başta ABD olmak üzere temin etmek durumunda olduklarını ifade ederek, “Hatta hatta Fırat’ın batısında da Rusya‘nın başı çekmesi gerekir ki bölgenin tamamında huzuru sağlayalım. İdlib’te huzur var mı? hala yok. Orada da sıkıntılar var. Soçi mutabakatıyla da İdlib’in sıkıntısını gidermeye çalışıyoruz.” dedi.

Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yabancı medya temsilcileriyle bir araya gelen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye meselesindeki duruşunu ve dün yaşanan gelişmelere kadar ki süreci paylaşmak istediğini söyledi.

Müttefiklere özellikle de Amerika’ya yapılan tüm ikazlara rağmen bu konuda bekledikleri adımların atılmadığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bize de kendi göbeğimizi kendimiz kesmekten başka çare kalmadı. Önce Zeytin Dalı Harekatı’yla Fırat’ın batısındaki Afrin ve çevresini PKK/ YPG terör örgütünden temizledik. Ardından Rusya ve İran’la birlikte yürüttüğümüz Astana süreci ve Soçi mutabakatıyla İdlib’te  yaşanması muhtemel büyük bir insani dramın önüne geçtik. Sonra da Fırat’ın doğusundaki toprakları terör örgütünden temizlemek üzere hazırlıklara başladık. Diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettik. Buna rağmen ne Amerika’nın ne de Avrupa ülkelerinin PKK/YPG terör örgütün desteğinin önüne geçemedik. Sonuçta bir kez daha kendi başımızın çaresine bakmaya mecbur kaldık. Türkiye Barış Pınarı Harekatı’na işte böyle bir sürecin sonunda gelmiştir.”

Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı’nın iki temel amacı olduğunu dile getirerek, “Birincisi, PKK/YPG terör örgütünü sınırlarımızdan uzaklaştırmaktır. İkincisi de ülkemizde yaşayan 3,6 milyon Suriyeli’nin bir kısmını oluşturacağımız güvenli bölgede iskan etmektir.” dedi.

“Buralarda kalmak diye derdimiz yok” 

Salı günü Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşeceğine işaret eden Erdoğan, “Bu meselenin Rusya‘yı ve rejimi ilgilendiren taraflarını görüşeceğiz. Dün bunu Sayın Pence ile görüştüm. Bilindiği gibi Münbiç, Ayn el-Arab ve Kamışlı tarafında güvenli bölgemiz Rusya ve rejim güçlerinin faaliyetleriyle çakışıyor. Ayrıca, İdlib’de de zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Amacımız Rusya ile bu konularda makul ve herkes tarafından kabul edilebilir bir uzlaşmaya varmaktır. Bir tek şartımız, rejimin bulunduğu yerlerde PKK/YPG’nin tamamen temizlenmesidir. Maalesef Tel Rıfat’ta bu yapılmamıştır.” diye konuştu.

“ABD’nin YPG’yi çekilmeye ikna edeceğini söylediniz 120 saat içerisinde. Acaba 440 kilometre boyunca mı, yoksa belli alanlarda mı geri çekilecekler? Kobane’den de (Ayn-El Arab) Kamışlı’dan da mı çıkacaklar? Buralarda ne olacak? YPG’yi buradan çıkmaya ikna edemezlerse, kalmak isterlerse ne olacak?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizim görüşmemiz çok mevzi, lokal bir yer için değil. Bu görüşmemiz Ayn-El Arab’dan Irak sınıra kadar olan bölüm. Yani 440 kilometre, derinlik olarak da 32 kilometrelik bir bölge. Halbuki burada bildiğiniz gibi, aynı zamanda, örneğin Kamışlı’da, Rusya ve bunun yanında da rejimin askerleri de var. Biz onların da bu terör örgütlerinden rahatsız olduklarını biliyoruz. Buralar müşterek çalışmayla -ki salı günü Sayın Putin ile yapacağımız görüşmede de ayrıca bunları konuşacağız- çok kısa bir zamanda da bu terör örgütlerinden buralar temizlenecektir. İnancımız budur. Onun için de şu an itibariyle, bizim askerimiz ve Suriye Milli Ordusu ne yapmıyor, araziyi terk etmiyor.”

“Süreç devam ediyor”

“SDF Komutanı Mazlum, Kürt televizyonculara demiş ki: ‘SDF ateşkesi  kabul eder.’ Sadece Tel Abyad ve Resulayn arasındaki bir alandan bahsediyorsak 120 kilometre. Halbuki siz 440 kilometreden bahsediyorsunuz? Bu görüşlerinde ısrarcı olurlarsa ne olacak? 120 saat sonra çatışma yeniden mi başlayacak? Onlar sadece bu alanda geçerli olacağına inanıyorlarsa ve böyle davranırlarsa?” sorusuna Erdoğan, “Bizim görüşmelerimiz 32 kilometre derinlik ve 440 kilometre uzunluğu kapsıyor. Güvenli bölge dediğimiz budur. Güvenli bölge dediğimiz, ifade ettiğiniz şekilde Ayn-El Arab ile Tel Abyad arası değildir. Şu anda Tel Abyad ile Resulayn arası temizlenmiş durumda. Bu bitmiş değil. Süreç devam ediyor şu anda. Bundan sonra da kararlı şekilde devam edecek.” diye yanıt verdi.

“Bölgeyi huzur bölgesi haline getirmenin hesabı içerisindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ayn-El Arab bir Kürt toprağı değil burası Araplara aitti, ismiyle müsemma. Fakat daha sonra teröristler Arapları, Arap nüfusu çıkardılar. Hatırlayın Obama döneminde de burada Kürtler bizim topraklarımıza geldiler ki bu rakam da 350 bin civarında. Şu anda bizde yerleşik konumdalar. Ayn-El Arab ile Tel Abyad arasında, burada sıkıntılı bir durum söz konusu. Tel Abyad ile Resulayn arası ise şu anda bu bölge kontrolümüzde. Fakat Resulayn ile aynı şekilde Irak sınırı, burada da yine mücadele devam ediyor. Kamışlı’da Rus askerleri var. Aynı zamanda rejimin askerleri değişik yerlerde var. Salı günü yapacağımız görüşmeler neticesinde Sayın Putin ile de bunları neticeye kavuşturacağımıza inanıyorum. Ve böylece ABD, Rusya, rejim ve bunun dışında belki koalisyon güçlerinin de dahliyle burada neticeye varır ve böylece bölgeyi huzur bölgesi haline getirmenin hesabı içerisindeyiz. Zira ayın sonunda Cenevre’ye çok daha hazırlıklı gidelim istiyoruz.”

“Rejiminin bulunduğu yerlere de Suriyeli mülteciler yerleştirilecek mi?” sorusu üzerine Erdoğan, “Biz burada yapacağımız anlaşmalar neticesinde, hele hele Kamışlı bölgesi civarı Rusya‘nın da bulunduğu bir bölge. Bu mutabakatta yapacağımız görüşmelerde uluslararası donörler toplantısına, onların da katkısı neticesinde işimiz daha da kolaylaşacaktır.” diye konuştu.

Suriyeli vatandaşların Türkiye’ye rejimden kaçıp geldiklerini söyleyen bir gazeteciye Erdoğan, “Rejimden kaçmadılar, rejimden korktular. Çünkü o varil bombaları bu insanların üzerine yağdı. Bu bombaların yağması neticesinde hala herhalde ölümü bekleyecek halleri yoktu. Kendimizi onların yerine koyalım. Böyle bir durum olsa acaba biz ne yapardık? Suriye 3 milyon 650 bin insanı mı öldürecek? O dünyaya savaş açmaktır. Harp ilan etmektir. İlk önce karşılarında bizi bulurlar. Bizler bu insanlara kapımızı açtık, sahiplendik. Bundan sonraki süreçte biz ABD ile Rusya ile diğer koalisyon güçleriyle görüşmelerimizi yapacağız, adımlarımızı da ona göre atacağız.” karşılığını verdi.

“Terör örgütleri bu sınırların dışına çıktığından itibaren harekatı durduracağımızı ilan ettik”

Erdoğan, “5. günün sonunda Türkiye çıkıldığına ikna olursa, harekat sona erer diyebilir miyiz?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Bunu ben baştan beri arkadaşlara söylüyorum zaten. Şu anda hallolduğu andan itibaren, terör örgütleri bu sınırların dışına çıktığından itibaren harekatı durduracağımızı dün akşam ki görüşmede de ilan ettik. Basın açıklaması yapan Dışişleri Bakanım da ilan etti. Dolayasıyla bizim bütün probleminiz 120 saattir. Bu iş hallolmuş olursa biz işimizi bitiririz, ama bizim oradan çekilmemiz değil, harekatı durdurmamız anlamında. Güvenliği temin edeceğiz. Güvenlik temin edilmeden çekilmek söz konusu olamaz. Biz bunu ABD ile Rusya ile rejimle tüm bunların hepsi görüşülecek. Soçi mutabakatı olan İran’la görüşmek suretiyle bu adımlarımızı atmış olacağız. Ay sonundaki Cenevre o da önem arz ediyor.”

 

“Güvenli bölgenin lojistiğini temin etmek durumundayız”

Erdoğan, “Siz ve ABD güvenli bölgenin nasıl olacağı konusunda aynı anlayışa sahip misiniz? Farklı ölçeklerde güvenli belgeden bahsedildi. O alandan YPG’yi temizleyebilecekler mi?” sorusunu ise şöyle cevapladı:

“444 kilometreyi hep andık, hep söyledik. Sayın Trump’ın ifadesiyle 20 mil 32 kilometre yapıyor. Bu alan güvenli bölgedir. Bu güvenli bölgede müşterek çalışmayı teklif ediyoruz, arzu ediyoruz. Ortaklarımız bu konuda ne derler? Başta bunları konuştuk. 20 mili ifade eden Trump’ın kendisi olmuştur. Daha sonra en batından en doğuya bunu teklif eden de biz olduk. Olumsuz bir cevap gelmiş değil. Eğer burayı biz halleder temizlersek, o zaman bu 1 milyon insan güvenli bölgeye yerleştirilebilir. Güvenli bölgenin lojistiğini başta ABD olmak üzere temin etmek durumundayız. Hatta hatta Fırat’ın batısında da Rusya‘nın başı çekmesi gerekir ki bölgenin tamamında huzuru sağlayalım. İdlib’te huzur var mı? hala yok. Orada da sıkıntılar var. Soçi mutabakatıyla da İdlib’in sıkıntısını gidermeye çalışıyoruz. Bu konudaki görüşmelerimizi 13 Kasım ziyaretimizde ikili görüşmelerde bunları enine boyuna ele alma imkanımız olacak. Şu andaki ABD’li muhataplarıyla görüşmelerini bu noktada kararlılıkla devam ettirecekler. Temenni ediyorum ki dün akşam ki başarılı çalışmayı aynen devam ettiririz. Tabii Sayın Trump’ın bu olumlu yaklaşımına çerçevesindekilerin de olumlu cevap vermesi işimizi kolaylaştıracaktır.”

Rusya‘nın İdlib için 31 Ağustos’ta ilan edilen ateşkese uyduğunu belirten Erdoğan, şu anda hava saldırı gibi durumların olmadığını, bunun hassasiyetle bu şekilde gittiğini söyledi.

“Amerika ile ilişkilerinizde risk görüyor musunuz?” sorusuna Erdoğan, “Beyaz Saray’ın dışından herhangi bir risk olur mu olmaz mı onlar ayrı konu. Ben şu anda sadece Sayın Trump’la aramdaki ilişkiye bakıyorum. O ilişkiyi de şu anda iyi bir konumda görüyorum. Bir de Sayın Trump’ın baskı altında olduğunu anlıyorum. Bu baskılardan da kendisi nasıl kurtarabiliriz, buna da önem veriyorum.” yanıtını verdi.

“12 gözlem noktamız var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gözlem noktalarının hatırlatılması üzerine, “Bunlar özellikle rejimin şu anda kendisi için belirlemiş olduğu gözlem noktalarıdır. Bizim ayrıca İdlib bölgesinin orada 12 gözlem noktamız var.” dedi.

Suriye rejiminin Münbiç’te olduğunu anımsatan Erdoğan, “Ayn el-Arap’ta var ve oradan Irak sınırına doğru mesela Kamışlı’da var ve orada yine 3 tane ayrı nokta var.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Suriye Milli Ordusu’na ilişkin bir soru üzerine, “Rejim nasıl kendi topraklarına şu anda hakim olmanın gayreti içerisindeyse Suriye Milli Ordusu da topraklarından çıkarılmak, edilmek istenen adeta direnişçiler noktasındalar. Bunlar da topraklarına, evlerine sahip olmanın gayreti içerisindeler.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi’deki toplantıda Suriye rejiminden bir temsilci olmayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, basın mensuplarının harita üzerindeki noktalara ilişkin soruları üzerine, “Bu noktalar silahlı kuvvetlerimizin, güvenli bölge olarak ilan edilmesi halinde buralar bizim kurmayı planladığımız askeri noktadaki gözlem noktalarımız diyelim. Bunun bir benzeri de aynı şekilde İdlib tarafında var.” dedi.

Basın mensuplarının “12 yeni gözlem noktası olarak görüyoruz.” sözlerine Erdoğan, “Evet” yanıtını verdi.

anadolu ajansı



Facebook Yorumlar

Gündem

Çavuşoğlu: Lavrov’a İdlib’de saldırganlığın durması ve kalıcı ateşkes tesis edilmesi gerektiğini söyledik

Yayınlanma tarihi

-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Münih’te yaptıkları görüşmeye ilişkin, “Artık İdlib’de bu saldırganlığın durması gerektiğini vurguladık ve kalıcı, bundan sonra ihlal edilmeyecek bir ateşkesi tesis etmemiz gerektiğini de söyledik. Bu konuları zaten heyetlerimiz yarın Moskova’da değerlendirecek.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “56. Münih Güvenlik Konferansı” ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Konferans programının yanı sıra Münih’te cumhurbaşkanları ve başbakanlar dahil 25 ikili görüşmede bulunduğunu ve bu görüşmelerin 15’inin mevkidaşlarıyla gerçekleştiğini söyleyen Çavuşoğlu, Münih’te ayrıca Türkiye’nin yeni girişimi olan Antalya Diplomasi Forumunun tanıtımını da yaptıklarını belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile de görüştüğünü dile getiren Çavuşoğlu, “Rusya ile biliyorsunuz, yarın heyetlerimiz Moskova’da görüşecek. Öncesinde Sergey Lavrov ile görüşerek artık İdlib’de bu saldırganlığın durması gerektiğini vurguladık ve kalıcı, bundan sonra ihlal edilmeyecek bir ateşkesi tesis etmemiz gerektiğini de söyledik. Bu konuları zaten heyetlerimiz yarın Moskova’da değerlendirecek.” ifadelerini kullandı.

Libya’da kalıcı ateşkes

Münih’te, Libya’da kalıcı ateşkes ve siyasi sürecin canlandırılması amacıyla düzenlenen Libya Uluslararası İzleme Komitesi toplantısına da katıldığını anımsatan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libya’da bağlayıcı bir ateşkesin olması gerektiğini vurguladığını kaydetti.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin ateşkesin sağlanmasına önemli katkıları bulunduğuna ancak Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in ihlallerine devam ettiğine dikkati çekerek, siyasi süreç dahil Libya’ya ilişkin tüm sürecin, sahadaki ateşkesin devam etmesine bağlı olduğunu ve Birleşmiş Milletlerin çatısı altında denetim mekanizması kurulması gerektiğini söyledi.

“ABD’den müttefikliğe yakışır tutum bekliyoruz”

Çavuşoğlu, ABD’den senatörlerle de bir araya geldiklerini belirterek, “Rusya ile olan şu andaki durumdan, suni bir gelişme değil ama onlar çünkü bunu bir fırsat olarak görüyorlar, ilişkileri sürdürmek için, ilişkileri düzeltmek için başka bir üçüncü ülkenin tutumuna bakmamak lazım ve samimi bir şekilde, müttefikliğe yakışır bir şekilde ABD’den tutum beklediğimizi bu görüşmede net bir şekilde vurguladık.” değerlendirmesinde bulundu.

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Zarif, Fransız ve Rus mevkidaşlarıyla nükleer anlaşmayı görüştü

Yayınlanma tarihi

-

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile nükleer anlaşmayı görüştü.

İran Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 56. Münih Güvenlik Konferansı için Almanya’da bulunan Zarif ile Drian, P5+1 ülkeleri ile İran arasında varılan nükleer anlaşmayı ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, AB ülkelerinin nükleer anlaşmaya bağlı kalmadığını ve izlediği yolun sorunların çözümüne yardımcı olmadığını söyleyen İran Dışişleri Bakanı Zarif, “Tek doğru yol Avrupa’nın nükleer anlaşma çerçevesindeki taahhütlerine geri dönmesidir.” ifadesini kullandı.

Zarif ile Lavrov da ikili ilişkiler, nükleer anlaşma ve İdlib’deki gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Münih’te Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Peter Maurer ile de bir araya gelen Zarif, Maurer ile Suriye, Yemen ve Libya’daki insani yardımları ele aldı.

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Lavrov, Çin Dışişleri Bakanı ile bir araya geldi

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Münih Güvenlik Konferansı oturum arasında bir araya geldi.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarafların ikili gündemde bir dizi konuyu en üst düzeyde yaklaşan temaslara ve Rusya, Hindistan ve Çin Dışişleri Bakanlarının bir sonraki toplantısına yönelik hazırlıklara vurgu yaparak görüştüğü belirtildi. Görüşmede, acil uluslararası sorunlara ilişkin geleneksel olarak gizli görüş alışverişinde de bulunuldu.

Açıklamada ayrıca “Görüşme, daha adil ve istikrarlı bir polikentrik dünya düzenini şekillendirmede yapıcı bir rol oynayan Rus-Çin dış politika etkileşiminin etkinliğini sağlayan Moskova ve Pekin’in değerlendirmeleri ve yaklaşımları arasında bir kez daha yüksek bir anlaşma gösterdi” denildi.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar