Cengiz Savul

581

“ Rusya’dan Yaşam Öyküleri” bölümünün konuğu Muya terlikleri ortaklarından Cengiz Savul oldu.
 
1968 yılında Malatya’da doğan Cengiz Savul, ilk, orta ve lise eğitimimi de burada tamamladı. Üniversite sınavıyla İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine giren Savul, konfeksiyon ürünleri pazarlamasıyla geçimini ve eğitimini de sürdürdü. Üniversitede yurttaki dolabının konfeksiyon reyonu gibi olduğunu anlatan Savul, yurttaki görevliler, hocalar ve öğrencilerin büyük bir kısmının giyimini de karşılıyordu. 

1989 yılında üniversite son sınıfındayken evlenen Savul, çok daha ciddi bir iş peşinde koştu ve terlik fabrikası kuran komşularıyla konuşurken aldığı iş teklifine kabul ederek şirkette müdür pozisyonunda işe başladı. Eğitimini de ihmal etmeyen Cengiz Savul, sınavlara girerek mezun oldu. Ve kendi işini kurmanın hedefiyle 1992 yılında şirketten ayrıldı ve İstanbul Laleli de bir ithalat ihracat şirketi kurdu. Savul, Laleli günlerini şöyle anlatıyor:
“ Burada toptan terlik, hazır giyim ürünleri satıyorduk. Çoğu zaman fason üretim yapıp Laleli esnafına da mal satıyorduk. O zamanlar Laleli de Kazakistanlılar, Bulgarlar, Romenler, Polonyalılar ve Ruslar çoğunlukta alışveriş yapıyorlardı. Ruslarla ilk kez çalıştığım terlik fabrikasında tanışmış ve çok etkilenmiştim. Gelip tırlarla mal alıyorlardı. Ama o zamanlar hem bizimkilerin hem de Rusların yaptığı bazı hatalar oldu. Sonradan telafisi zor olan bu hata da mal almaya gelenlerin ucuz mal talep etmesi ve giderlerin minimum olmasını istemesi idi. Bunu da üreten üretici kalitesini düşürdü ve bu da bizim imajımızı bozdu tabi. Fakat o dönemler Polonyalılar çok uyanıklık yaptılar. Onlar Türkiye’den gelip malı alıp büyük Rus tüccarlarına satıyorlardı. Tabi bu uzun sürmedi ama işin kaymağını onlar yedi diyebilirim. Laleli de işlerimiz büyüyüp gelişiyordu ve inanılmaz hacimlerde mal satıyorduk. Bu işleyiş 1997 yılına kadar böyle devam etti.”

“Yurt dışına Odesa’dan çıktık ’’
Daha önce iş yapmak için tanıştığı ve sonradan arkadaş olduğu Muya Terlikleri ortaklarından Kamil Bilgiç’in, “Yurt dışına seninle birlikte açılmak istiyorum ne dersin?’’ teklifine gelişmek ve büyümek adına sıcak bakan Cengiz Savul, ‘’ Beraber atlayıp Ukrayna’nın Odesa şehrine gittik. Yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra orada bir ofis ve depo tuttuk.  Çok geçmeden de satışlara başladık. Orada da inanılmaz bir iş hacmi yakaladık. İş yeni olduğu içinde mecbur başında ben beklemek zorunda kaldım ‘’ diye konuştu. Bu arada konuyla ilgisi olmasa da aynı yıl arkadaş gurubuyla oluşturdukları İstanbul da bir hastane projesine de katılan Savul’un, hastane ortaklığı da sürüyor.

“ Kriz etkilemedi”
Ukrayna’da işlerin çok iyi ilerlediğini ve meşhur 98 krizinin kendilerini etkilemediğini belirten Savul şöyle devam etti:
“ Krizden, herkes etkilenmiş fakat açık hesap çalışmadığımızdan bizi etkilememişti. Biz peşin çalışıyorduk. Laleli de ki şirketimi de kapatıp bütün gücümüzle Ukrayna da iş hacmimizi artırmak için çalıştık. 2001 yılına kadar artan bir iş hacmimiz vardı. 2001 yılında Muya ile beraber Moskova’da bir fabrika kurma fikri ortaya çıkmıştı. Atlayıp Moskova’da yer araştırmasına girdik. İşlemler o kadar hızlı oldu ki anlatılır gibi değil. 4 ay gibi bir sürede yeri aldık, üzerine üretim yapacağımız tesisi kurduk ve üretime başladık. 2002 yılında başladığımız üretim ile birlikte de ben Ukrayna’dan Moskova’ya taşındım. Rusya pazarı çok büyük ve inanılmaz hareketli bir Pazar olduğu için çok çalışmamız gerekti. Bu nedenle Ukrayna’yı da 2003’te kapatmak zorunda kaldık. Burada hem alım gücü yüksek hem de Pazar büyük. İlk üretimimize sadece yazlık terlikler ile başladık ancak bunu zamanla çeşitlendirdik. Doğusundan -batısına, güneyinden- kuzeyine Rusya’nın hemen hemen bütün büyük şehirlerinde bayilerimiz var.  Muya Rusya’da sektöründe en büyük imalat ve pazara sahip bir marka oldu.’’

“ Ticari ahlaka sahipler ’’
Ruslarla tanışıp çalışmaya başladığı günden bu yana büyük bir sıkıntı yaşamadığını anlatan Savul,  Rusların ticareti sonradan öğrenmelerine karşın kendilerini geliştirdiklerini ve ticareti kurallarına göre oynadıklarını söyledi. Savul, “ Ruslar ticari bir ahlaka sahipler, verdikleri sözleri mutlaka yerine getiriyorlar. En kolay çalıştığımız müşterilerimiz. Perakende mağaza zincirlerinde çok başarılılar” dedi.

“Piyasaya girmek artık zor’’
Cengiz Savul, Rusya’da artık piyasaya girmenin zorlaştığına da dikkati çekerek, “ Eskiden yakalanan şanslar bitti. Burada iş yapabilmek için büyük girmek gerekiyor. Buradaki büyük toptancıların da dikkat ettikleri hususların başında üretiminizin Rusya’da olup olmadığı. Artık burada  üretim yapmadan kazanılmıyor’’ diye konuştu.

“ Rusya’dan Yaşam Öyküleri” bölümünün konuğu Muya terlikleri ortaklarından Cengiz Savul oldu.
 
1968 yılında Malatya’da doğan Cengiz Savul, ilk, orta ve lise eğitimimi de burada tamamladı. Üniversite sınavıyla İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine giren Savul, konfeksiyon ürünleri pazarlamasıyla geçimini ve eğitimini de sürdürdü. Üniversitede yurttaki dolabının konfeksiyon reyonu gibi olduğunu anlatan Savul, yurttaki görevliler, hocalar ve öğrencilerin büyük bir kısmının giyimini de karşılıyordu. 

1989 yılında üniversite son sınıfındayken evlenen Savul, çok daha ciddi bir iş peşinde koştu ve terlik fabrikası kuran komşularıyla konuşurken aldığı iş teklifine kabul ederek şirkette müdür pozisyonunda işe başladı. Eğitimini de ihmal etmeyen Cengiz Savul, sınavlara girerek mezun oldu. Ve kendi işini kurmanın hedefiyle 1992 yılında şirketten ayrıldı ve İstanbul Laleli de bir ithalat ihracat şirketi kurdu. Savul, Laleli günlerini şöyle anlatıyor:
“ Burada toptan terlik, hazır giyim ürünleri satıyorduk. Çoğu zaman fason üretim yapıp Laleli esnafına da mal satıyorduk. O zamanlar Laleli de Kazakistanlılar, Bulgarlar, Romenler, Polonyalılar ve Ruslar çoğunlukta alışveriş yapıyorlardı. Ruslarla ilk kez çalıştığım terlik fabrikasında tanışmış ve çok etkilenmiştim. Gelip tırlarla mal alıyorlardı. Ama o zamanlar hem bizimkilerin hem de Rusların yaptığı bazı hatalar oldu. Sonradan telafisi zor olan bu hata da mal almaya gelenlerin ucuz mal talep etmesi ve giderlerin minimum olmasını istemesi idi. Bunu da üreten üretici kalitesini düşürdü ve bu da bizim imajımızı bozdu tabi. Fakat o dönemler Polonyalılar çok uyanıklık yaptılar. Onlar Türkiye’den gelip malı alıp büyük Rus tüccarlarına satıyorlardı. Tabi bu uzun sürmedi ama işin kaymağını onlar yedi diyebilirim. Laleli de işlerimiz büyüyüp gelişiyordu ve inanılmaz hacimlerde mal satıyorduk. Bu işleyiş 1997 yılına kadar böyle devam etti.”

“Yurt dışına Odesa’dan çıktık ’’
Daha önce iş yapmak için tanıştığı ve sonradan arkadaş olduğu Muya Terlikleri ortaklarından Kamil Bilgiç’in, “Yurt dışına seninle birlikte açılmak istiyorum ne dersin?’’ teklifine gelişmek ve büyümek adına sıcak bakan Cengiz Savul, ‘’ Beraber atlayıp Ukrayna’nın Odesa şehrine gittik. Yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra orada bir ofis ve depo tuttuk.  Çok geçmeden de satışlara başladık. Orada da inanılmaz bir iş hacmi yakaladık. İş yeni olduğu içinde mecbur başında ben beklemek zorunda kaldım ‘’ diye konuştu. Bu arada konuyla ilgisi olmasa da aynı yıl arkadaş gurubuyla oluşturdukları İstanbul da bir hastane projesine de katılan Savul’un, hastane ortaklığı da sürüyor.

“ Kriz etkilemedi”
Ukrayna’da işlerin çok iyi ilerlediğini ve meşhur 98 krizinin kendilerini etkilemediğini belirten Savul şöyle devam etti:
“ Krizden, herkes etkilenmiş fakat açık hesap çalışmadığımızdan bizi etkilememişti. Biz peşin çalışıyorduk. Laleli de ki şirketimi de kapatıp bütün gücümüzle Ukrayna da iş hacmimizi artırmak için çalıştık. 2001 yılına kadar artan bir iş hacmimiz vardı. 2001 yılında Muya ile beraber Moskova’da bir fabrika kurma fikri ortaya çıkmıştı. Atlayıp Moskova’da yer araştırmasına girdik. İşlemler o kadar hızlı oldu ki anlatılır gibi değil. 4 ay gibi bir sürede yeri aldık, üzerine üretim yapacağımız tesisi kurduk ve üretime başladık. 2002 yılında başladığımız üretim ile birlikte de ben Ukrayna’dan Moskova’ya taşındım. Rusya pazarı çok büyük ve inanılmaz hareketli bir Pazar olduğu için çok çalışmamız gerekti. Bu nedenle Ukrayna’yı da 2003’te kapatmak zorunda kaldık. Burada hem alım gücü yüksek hem de Pazar büyük. İlk üretimimize sadece yazlık terlikler ile başladık ancak bunu zamanla çeşitlendirdik. Doğusundan -batısına, güneyinden- kuzeyine Rusya’nın hemen hemen bütün büyük şehirlerinde bayilerimiz var.  Muya Rusya’da sektöründe en büyük imalat ve pazara sahip bir marka oldu.’’

“ Ticari ahlaka sahipler ’’
Ruslarla tanışıp çalışmaya başladığı günden bu yana büyük bir sıkıntı yaşamadığını anlatan Savul,  Rusların ticareti sonradan öğrenmelerine karşın kendilerini geliştirdiklerini ve ticareti kurallarına göre oynadıklarını söyledi. Savul, “ Ruslar ticari bir ahlaka sahipler, verdikleri sözleri mutlaka yerine getiriyorlar. En kolay çalıştığımız müşterilerimiz. Perakende mağaza zincirlerinde çok başarılılar” dedi.

“Piyasaya girmek artık zor’’
Cengiz Savul, Rusya’da artık piyasaya girmenin zorlaştığına da dikkati çekerek, “ Eskiden yakalanan şanslar bitti. Burada iş yapabilmek için büyük girmek gerekiyor. Buradaki büyük toptancıların da dikkat ettikleri hususların başında üretiminizin Rusya’da olup olmadığı. Artık burada  üretim yapmadan kazanılmıyor’’ diye konuştu.

Facebook Yorumlar