Takip Edin

Gündem

“Bugün S-400 ile ilgili ABD’nin dayatmalarını kabul etmemiz mümkün değil”

Yayınlanma tarihi

-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz bağımsız bir devletiz. Kararlarımızı kendimiz alırız. Bugün S-400 ile ilgili ABD’nin dayatmalarını kabul etmemiz mümkün değil.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, merkez Antakya ilçesindeki Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilciliğinin açılışında yaptığı konuşmada, bağımsız bir dış politika izlediklerini söyledi.

Türkiye’nin bağımsız bir devlet olduğunu ve NATO üyesi müttefikliğinin bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Evet birçok uluslararası örgütte üyeyiz. Avrupa Birliği’ne (AB) de üye olmak için stratejik bir hedef koyduk. Zorlukları da görüyoruz. Bizim uluslararası örgütlere üye olmamız ya da ülkelerle ikili ilişkileri geliştirmemiz, onların bizim dış politikamızı sorgulamasına yani bir meşruiyet kazandırmıyor. Biz bağımsız bir devletiz. Kararlarımızı kendimiz alırız. Bugün S-400 ile ilgili ABD’nin dayatmalarını kabul etmemiz mümkün değil. Esasen Amerika’ya biz ‘Eğer bu konularda endişeniz varsa gelin ortak bir çalışma grubu oluşturalım’ dedik. NATO da içerisinde olsun. Bunu kabul etmeyip de her şartta ‘S-400 almayacaksınız’ diyen bir ülkenin dayatmasını biz kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Biz bağımsız bir devletiz, bağımsızlığına önem veren bir milletiz. İşte Hatay’ın da Türkiye Cumhuriyeti’ne dahil olması da esasen Hataylıların da bağımsızlık ve özgürlüğüne verdiği önemin bir neticesidir.”

“Kendi inandığımız yolda yolumuza devam edeceğiz”

Çavuşoğlu, herkesle müzakere edebileceklerini vurgulayarak, diplomatik kanalları her zaman açık tutmak istediklerini ifade etti.

“Müzakere, diplomasi demek başkalarının istediğini kabul etmek değildir.” diyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Uzlaşı kültürü var. Bizim karşı olduğumuz tek taraflı politikalardır, dayatmalardır, tehdittir. O yüzden kendi inandığımız yolda yolumuza devam edeceğiz. Bağımsız, tam bağımsız özgür olmak kolay bir süreç değildir. Ecdadımız da tarihten bu yana birçok zorlukları göğüslemiştir. Kurtuluş Savaşı’nı kolay mı verdi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları? O yüzden bundan sonraki süreçte de zorluklar olabilir ama milletçe tam bağımsız bir devlet ve millet olabilmemiz için o zorlukları da göğüslemeyi başarmamız lazım. Engeller, zorluklar olabilir ama birlik ve beraberlik içerisinde inşallah bunları hep beraber aşacağız.”

Çavuşoğlu, Suriye’de yaşananlarla birlik ve beraberliğin bozulduğunda neler olabileceğinin yakından görüldüğünü belirtti.

Ateşkes ve siyasi süreç için çok çalıştıklarını anlatan Çavuşoğlu, “Her alanda çaba sarf ediyoruz. İnsani boyutunu ihmal etmedik. Evet ülkemizde bulunan 3,6 milyon Suriyeli göçmen, bazen sosyal problemlere sebep olabilir. Toplumun, insanın olduğu her yerde bu tür toplumsal sorunlar olabilir. Ama bu sorunlardan ya da göçten en çok etkilenen illerden bir tanesi Hatay’dır.” dedi.

Çavuşoğlu, Hataylılara misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, geri dönüşlerin başladığını, terörden temizlenen bölgelere 330 bin Suriyelinin döndüğünü bildirdi.

Haddini bildiririz. Herkes haddini bilsin”

Suriyelilerin dönmek istediğini vurgulayan Çavuşoğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Yeter ki orası güvenli olsun. Bugün İdlib daha güvenli olsun, İdlib’e de dönüşler hızlanır. Ama maalesef yeniden rejimin buralarda saldırılarını görüyoruz. Biz inşallah bu güvenli bölgeyi de oluşturduktan sonra o bölgeye de Suriyelilerin dönüşlerine yardımcı olacağız. Rejimin bu saldırganlığını da kabullenmemiz mümkün değil ve İdlib Muhtırası’na da aykırı, Rusya’yla imzaladığımız. Burada rejimi durdurmak da bugüne kadar Suriye konusunda yakın iş birliğinde çalıştığımız Rusya’nın ve İran’ın sorumluluğudur. Çünkü her ikisi de rejimin garantörüdür, hem siyasi süreçte hem de sahadaki bu tür vardığımız mutabakatlarda. Son günlerde rejimin bizim gözlem noktalarına taciz atışları yaptığını görüyoruz. Tıpkı geçmişte o teröristlerin Afrin’den yaptığı gibi, tıpkı ara sıra Tel Rıfat’tan yine orada YPG/PKK’lıların yaptıkları gibi. Nasıl o tacizleri, o saldırıları tolere etmediysek, rejimin askerimize yönelik tacizlerini tolere etmemiz mümkün değil. Haddini bildiririz. Herkes haddini bilsin. Bu konularda neler yapabileceğimizi Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ sözleriyle kahraman askerlerimizin ve onları destekleyen kahraman polis özel harekatın sahada neler yaptığını, yapabileceğini gördük.”

Çavuşoğlu, Pençe Harekatı’yla kahraman askerlerin teröristlere Irak dağlarını dar ettiğini, inlerine gömdüğünü vurgulayarak, “Artık hedef Kandil’dir. Neresi olursa olsun, ister Kandil ister Sincar, isterse kuzeydoğu Suriye olsun. Nerede olursa olsun ülkemize yönelik tehdit oluşturan teröristlere hiç çekinmeden gereğini yaptık, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Atatürk’ün “Hatay benim namusumdur” dediğini hatırlatarak, “Hatay bizim de namusumuzdur.” ifadelerini kullandı.

Facebook Yorumlar

Gündem

Destici: Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır

Yayınlanma tarihi

-

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.” dedi.

Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin büyümesini istemeyenlerin, Türkiye’yi engellemeye çalıştığını belirten Destici, şöyle konuştu:

“Hava savunma sistemimizi güçlendirmek için Rusya’dan S-400 füzelerini aldık. ABD’nin yaptırım uygulayabileceği yönündeki açıklamaları ve bununla birlikte proje ortağı olduğumuz F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmeyeceği yönündeki açıklamaları kabul edilemez. Ne ABD’nin ne de başka bir ülkenin böyle bir hakkı yok. Türkiye tam bağımsız bir ülkedir, istediği ülkeden istediği şeyi alır, buna savunma sanayisi de dahildir.”

Destici, ABD’nin Türkiye’nin hem karada hem havada zayıf bir ülke olmasını istediğini, S-400’e verilen tepkinin asıl sebebinin de bu olduğunu ifade etti.

“S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir”

Türkiye’nin hava savunma sistemi satın alımı konusunda önceliği ABD’ye verdiğini ancak ABD’nin Türkiye’ye hava savunma sistemi satmayı reddettiğini hatırlatan Destici, “ABD hava savunma sistemi satmama konusunda bir irade ortaya koymuştur, Türkiye’de kendi başının çaresine bakma yoluna gitmiştir, S-400 bizim için önümüzdeki yüzyılın en önemli projelerindendir.” dedi.

Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılmasının hukuksuzluk olduğunu, ABD veya bir başka devletin buna hakkının bulunmadığını vurgulayan Destici, Türkiye’nin sadece satın alan bir müşteri değil o projenin proje ortağı olduğunu dile getirdi.

Doğu Akdeniz’de yapılan sondaj çalışmalarını da değerlendiren Destici, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımların amacının Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynakları olduğunu belirtti. Destici, şunları kaydetti:

“Kıbrıs’da söz hakkı olan iki devlet ve üç garantör devlet vardır; Türkiye, İngiltere ve Yunanistan. Bu beş ülke dışında kimsenin söz hakkı olmamalıdır. Ancak başta Akdeniz’e kıyısı olan Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Türkiye karşıtı tavır içine girmişlerdir. Aslında mesele Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz kaynaklarıdır.  Avrupa Birliği, Yunanistan’a gösterdiği tavrın en az bir kısmını Türkiye’ye göstermelidir. Biz adalet istiyoruz. Avrupa’dan beklentimiz taraf olmamasıdır.”

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Rusya’dan ABD’ye İdlib eleştirisi

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve müttefiklerinin Rusya ile Türkiye arasında İdlib konusunda imzalanan memorandumun uygulanmamasını istediğini belirtti.

Lavrov, Fildişi Sahili Dışişleri Bakanı Marsel Amon Tano ile görüşmesinden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Suriye konusunda Rusya’yı suçlayıcı açıklamalarına cevap verdi.

Washington’ın, “Suriyelilerin evlerini terk etmeyi sürdürdüğü” şeklinde aslı olmayan konularla meşgul olmaması tavsiyesinde bulunan Lavrov, ABD’nin Fırat’ın doğusunda yarı devlet kurma girişimi neticesinde Kürtler ve Araplar arasındaki sorunun büyüdüğünü ve Kürt meselesinde sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

İdlib’de olup bitenler konusunda ABD ve yakın müttefiklerinin pozisyonunun endişe yarattığını ifade eden Lavrov, “ABD ve müttefiklerinin İdlib’de atmosferi kötüleştirme girişiminde bulunması ve İdlib’de terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik Türkiye ile Rusya arasında imzalanan memorandumun yerine getirilmemesini istemesi endişe doğuruyor.” ifadelerini kullandı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin “Suriye’de Nusra’ya dokunmama” politikasının aynısını İdlib’de gözlemlediklerini dile getiren Lavrov, “İdlib’de ABD politikasının Nusra Cephesi’ni koruma, onu fiilen terörist yapıdan siyasal uzlaşma sürecine taşıma ve bu sürecin katılımcılarından biri olması arzusunu yansıttığına inanmak için nedenlerimiz var.” diye konuştu.

Ayrıca Lavrov, ABD’nin ilk defa kendi politik ve jeopolitik çıkarları için teröristleri kullanmadığını hatırlatarak Amerikalı mevkidaşlarının bölgedeki jeopolitik mühendisliğinin doğru sonuçlar vermesini umduğunu ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Rusya’nın İran ile Suriye’de yakın çalıştığını hatırlatarak insanların evlerini bu yüzden terk etmek zorunda kaldığını öne sürmüştü.

anadolu ajansı
Facebook Yorumlar
Devamını oku

Gündem

Putin’den “AB ile diyaloğa hazırız” mesajı

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya‘nın Avrupa Birliği (AB) ile güncel siyasi, ekonomik ve sosyal konularda yapıcı diyaloğa hazır olduğunu bildirdi.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Putin, AB Komisyonu Başkanlığı görevine gelmesi nedeniyle Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’e kutlama mesajı gönderdi.

Leyen’in, AB ile Rusya arasında eşit ve karşılıklı ortaklığın sağlanmasına hizmet edeceğine inancın belirtildiği açıklamada, “Vladimir Putin, Rusya‘nın AB ile güncel siyasi, ekonomik ve sosyal konularda yapıcı diyaloğa hazır olduğunu vurguladı.” ifadesi kullanıldı.

Dün Avrupa Parlamentosu (AP), AB Komisyonu Başkanlığına Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’in atanmasını onaylamıştı.

anadolu ajansı

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar