“Bir Dünya Kurmak”

161

“Moskova Belediyesi bizim ile çalışırsa 10 bin kişi istihdam eder, ENKA’dan da 15 bin metrekare yer kiralarım” diyerek dönemin Moskova Belediye Başkanı Yuri Luzhkov’u etkileyen Hüsnü Özyeğin, Rusya’ya ilk adımını attığı 1984’ten bu yana bu coğrafya ile ilgili izlenim ve tecrübelerini de anlattığı “Bir Dünya Kurmak” kitabı geçtiğiniz günlerde yayınlandı.

Hüsnü Özyeğin, Türkiye’nin tarihinde hiç şüphesiz önemli bir isim, ama bir o kadar da Rusya’da yaşayan bizler için altı çizilecek öneme sahip isimlerden birisi.

Cumhuriyet tarihindeki tek seferdeki en büyük dış yatırımı sağlayan (5,5 milyar dolar) satışın altındaki imzanın sahibi olan Özyeğin’in, şu anda Rusya’da bulunan pek çok kişi ve firmanın henüz adı bile telaffuz edilmediği bir dönemde Sovyetler Birliği döneminde 1984’te bu coğrafyaya adımını atmış.

Özyeğin’in Rusya’daki bankası olan Credit Europe Bank Genel Müdürü Haluk Aydınoğlu, sağolsun kitabı okumak istediğimi öğrenince ilk basımlardan birisini bana ulaştırdı. Kitap bir dönemi o kadar güzel anlatıyor ki sanki röntgenini çekmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi okurken…

Orta halli mütevazı bir aileden gelerek, tek sermayesi olan eğitim ve sıcakkanlı kişiliği ile kapıları nasıl açtığını ve Türkiye’nin en zengini oluşuna, Rusya’ya ilk adımını attığı o günden bu güne kadar her şeyi en ince ayrıntısı ile anlatan Özyeğin’in Rusya tespitlerini mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

İlk defa resmî heyete dahil olup geldiği Rusya’da daha sonra Turgut Özal’ın desteği ile 1986’da Yapı Kredi Bankası’nın temsilciliğinin açılmasını sağlayarak bu alanda öncü olduğunu ve 1994’te İsviçre’de sahip olduğu bankanın temsilciliğini Moskova’da açarak 4 kişi ile işe başladığın, 5 bnin üzerine getirdiği çalışan sayısı ve bankasından ayrılarak kendi bankasını kuran eski müdürü Sipahi Haktanır’ı mühendislikten bankacılığa nasıl transfer ettiğini kitabı okuyunca en ince ayrıntısına kadar öğreniyoruz. Tabi kendisinin de okul arkadaşı Mehmet Emin Karamehmet’in bankasından ayrılarak kendi bankasını kurduğunu da…

Finansbank’ın Rusya’da ilk temsilciliğini açarken yaşadıklarını anlattığı bölüm satır satır altı çizilerek okunması gereken bir kaynak olmuş.

Finansbank’ı Rusya’da açmak için harcadığı eforu ve Şarık Tara ile birlikte dönemin Moskova Belediye başkanı Yuri Luzhkov ile diyaloğu ise çok hoş. Özyeğin, kuruluş aşamasında beklenmedik bir sıkıntı ile karşılaşıyor ve Rusya Merkez Bankası, “Zaten Rusya’da 3 tane Türk bankası var, dördüncüsüne ne gerek var” sözü ile karşılaşır. Bu konuda yakın dostu ve Rusya’daki en deneyimli isim ENKA’nın Onursal Başkanı Şarık Tara ile fikir alış verişinde bulunur. Tara, bir gün Özyeğin’i dönemin Moskova Belediye Başkanı Yuri Luzhkov’un da olduğu bir kahvaltıda misafir eder. Özeyeğin durumu Luzhkov’a da anlatır. Luzhkov, kuracağı bankanın bir masa ve sandalyeden oluşan tabela bankası mı olacağını sorunca Özyeğin, “Moskova Belediyesi bizim ile çalışırsa 10 bin kişi istihdam eder, ENKA’dan da 15 bin metrekare yer kiralarım” deyince Luzhkov’un çok hoşuna gider ve kahkahayı patlatır. Tabi Özyeğin’e yardımlarını da esirgemez ve Rusya Merkez Bankası’na yazdığı mektupla bankacılık lisansı almasına yardımcı olur ve Finansbank Rusya’da bankacılık lisansı alan 14. yabancı banka olur.

Özyeğin’in Rusya’daki en önemli şeyin insan kaynağını olduğunu anlattığı örnek ise adeta ülkenin röntgenini ne kadar doğru çektiğini gösteriyor. Yetiştirdiği bir elamanın bir Fransız bankasına iki misli maaşla geçişini ve sonrasında aynı elamanı üç ay sonra üç misli maaşla geri getirdiklerini ve yine üstünden üç ay geçmeden aynı elamanın başka bir Amerikalı bankaya beş misli ile transfer olduğunu anlatıyor.

En yakın zamanda Şarık Tara başta olmak üzere Tuncay Özilhan, Hakan Ateş ve Erman Ilıcak gibi isimlerden de o günlerin Rusya’sını anlatmalarını bekliyorum.

 

Facebook Yorumlar