Beklentiler büyük

594

Sessiz sedasız bir şekilde yeni yıla başladık. Umutlarımız ve arzularımız bu yıl için çok büyük. Kayıp geçen 2016 ve toparlanma ile geçen 2017 sonrası 2018’i bu iki yılın telafisini beklediğimiz bir yıl olarak görüyoruz. Hem ekonomik, hem de beşeri ilişkilerde beklentiler büyük.

Ben bu kayıp olarak görülen iki yıl ile ilgili çok pesimist düşünmüyorum ve bazı kazanımlarının da olduğuna inanıyorum. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir, en büyük kazanım olarak evrak kayıtlarının ne kadar önemli olduğunun bilincine varmamız olduğunu yazmıştım. Bu da kurumsallaşma yolundaki en büyük adımlardan birisi ki bence mecburen atılan bu adımın gelecek için çok büyük faydası oldu.

Bir de bu süre zarfında Rusya’da yaşayan bizlerin toplum olarak şablonu net bir şekilde ortaya çıktı. Yani Rusya’da yaşayan Türk toplumu dendiğinde kafalardaki dumanlı görüntü netleşti ve bir liste belirmeye başladı. Yani bir nevi süzgeç görevi de gören bu iki yıl sonrası buradaki toplumumuzun değer yargısına uygun; itibar ettiği kişi ve kuruluşlar doğal bir şekilde kafalarda şekillendi. Artık herkes bir birini, çoluk çocuğunu dahi bütün sınırlarını biliyor. Kimin neler yapabileceği ve potansiyeli net bir şekilde herkesçe biliniyor. Aramızda sürpriz yaşatabilecek kişi kalmadı gibi. Bu saatten sonra aramıza girebilmesi de çok zor olur. Bu bence sağlıklı bir sonuç oldu. Bu şablon üzerinden yola çıkılıp kenetlenerek hareket edilirse zarar gören toplum PR’ımızı da daha yukarı taşıyabiliriz. Neticede bize en büyük zararı veren o koltuk altında çantası ile günübirlik veya dönemsel gelip kısa yoldan büyük paralar kazanma arzusundaki vole vurmaya gelen tiplerden kurtulduk.

Bu arada buradaki yıllarımıza bir yenisini eklerken, geçen hafta yaklaşık 28 yıldır Rusya’da yaşayan Ahmet Akgün’ü kaybettik. Rusya’ya neredeyse ilk gelen (1989) Türk işçiler arasındaydı Akgün. Bilen kadar bilmeyen de çoktu merhumu. Bu sürede çok büyük bir varlık sahibi olmadı ama etrafında herzaman kendisine selam verecek olan birileri vardı. Zaten zenginlik herzaman dünya malı değil. Şair Bâki’nin dediği gibi;
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Hûb olan elbette kendin gösterür
(Gökkubbede baki kalan sadece hoş bir sedadır… Güzel olan elbette kendini gösterir.)

Dünyadaki en zor şey gurbette hayatını kaybetmek derler. Sevdiklerinden uzak, yurdundan uzak… Geride kalanların acısına bir de mesafe koyuyor gitmeden. Allah merhumun sevdiklerine ve geride bıraktıklarına sabır versin.

Facebook Yorumlar