Takip Edin
gazetem

Köşe Yazıları

Arabanızla Türkiye gidecekseniz iki defa düşünün

Yayınlanma tarihi

-

Biliyorum birçoğunuzun aklında “arabamla memlekete kadar gideyim, orada ihtiyaç olunca kullanırım” şeklinde düşünceler var. Zaman zaman birçoğumuzun aklına da Bu “Geze geze giderim” fikri gelmiyor değil…

Ancak bilmeniz gereken çok önemli bir detay var ki bu düşüncede olanları uyarmak gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim bir iş insanı arkadaşım anlatınca yazma gereği hissettim. Arkadaşım, Moskova’dan yola çıkarak önce Rusya’dan Gürcistan’a oradan da Türkiye’ye giriş yaparak İstanbul’a gidiyor. Rus olan eşi ve çocuğunu da yanına alarak tamda “Geze geze” İstanbul’a gidiyor. Birkaç gün sonra işi dolayısı ile bütün yaz İstanbul’da kalacak olan eşine, kullanırlar diye aracı da bırakarak işinin başına Moskova’ya dönüyor. Yaz boyunca bunu birkaç kez tekrarlıyor. Eşi de zaman zaman bu Rus plakalı arabayı kullanıyor. Yaz bitiminde ailece tekrar Moskova’ya dönmek istiyorlar ve arabalarının alarak bu sefer Samsun üzerinden gemi ile Karadeniz’i geçerek Rusya’ya gelmeyi düşünüyorlar. Tam bu sırada Samsun gümrüğünde bunları kaçakçılıktan dolayı durduruyorlar. Bizimki tabii şok yaşıyor ve olayı anlamaya çalışıyor. Araba kendi üzerine, ancak yurda kaçak araba sokmakla suçlanıyor. Kaçakçılık şubesi onu dinliyor ve hak veriyor ama bilmeden yaptığı bir hatanın cezaya tabi olduğunu onlardan detaylıca öğreniyor.

Normalde kanunlara göre arabayı yurda soktuğunuz zaman çıkmadan iki yıl kullanabiliyorsunuz. Ancak orada arabanın kimin üzerine olduğu değil, kimin Türkiye’ye soktuğu çok önemli ve sadece arabayı sokan kişi ile birinci dereceden yakın akrabaları kullanabiliyorlar. Kullanacak olan yakınlarının da girerken en az yılın 6 ayını yurtdışında geçirmiş olması gerekiyor. Bu da ancak aracı sokan kişi siz iseniz ve Türkiye de iseniz geçerli oluyor. Aracı gümrükten sokan kişi Türkiye’den ayrıldıktan sonra araç orada kalsa bile kullanamıyorlar. Gelelim ceza almasını sağlayan nedene; Aracı ülkeye sokan kişi yurtdışına her çıktığında, çıktığı gümrük kapısında veya havaalanında oradaki gümrük memurlarına, “Ben yurt dışına çıkıyorum, daha önce beraberimde getirdiğim şu plakalı, şu model araç şu adreste bulunuyor ve kimse kullanmayacak” şeklinde beyanda bulunması gerekiyor. Fakat bizimki bundan bir haber olduğu için olayı çıkarken öğreniyor. Yaz boyunca en az 6 defa giriş çıkış yapıyor ve aracın adresini beyanda bulunmuyor. Bu da kanun kapsamında her bildirmediği giriş çıkış için cezaya neden oluyormuş. Anlayacağınız astarı yüzünden pahalıya mal oluyor.

Ancak araçla gidip geri dönecekseniz bunda bir problem yok. Geze geze gidip gelebilirsiniz. Problem sadece aracı bırakıp beyanda bulunmadan giriş çıkış yaparsanız oluyor.

Eğer sizin de aklınızda öyle bir şey var ise benden size söylemesi gitmeden önce iyice araştırın sonra siz de böyle bir sürprizle karşılaşmayın.

Bir uyarımda son dönemlerde çıkan telefonlar ile ilgili. Normalde teknolojik oldukları için sadece bulunduğunuz bölgenin ve coğrafyanın diline çevirip rahatlıkla kullanıyorsunuz. Onda bir problem yok. Ancak teknoloji artık yapay zeka ve işlerinizi kolaylaştırma üzerine ilerliyor ve bazı özellikleri kullanmayı yeni yeni öğreniyoruz.

Sadece telefon olarak kullanmakta bir problem olmayabiliyor ama bazı özellikler var ki telefonun IMEI numarasına göre üretildiği bölgeye özel üretiliyor. Sadece siz oradayken veya oranın hizmetleri ile kullanılabiliyor. Örneğin son dönemlerdeki kredi kartlarını telefonunuza tanıtarak kartı cebinizden çıkarmadan sadece telefonunuzu pos makinelerine dokundurup kaldırmak kaidesiyle kullanabildiğiniz özelik, bazı ülkelerden gelen telefonlarda çalışmıyor. Çünkü o telefon sadece o ülkedeki banka kartları ile tanımlanacak şekilde üretiliyor. Siz telefonun sistem dilini değiştirseniz bile bu işlem yürürlüğe girmiyor. Bu sadece bunlardan bir tanesi… Onun için yaşadığınız ülke dışındaki başka bir ülkeden telefon alırken bu özellikleri de göz önünde bulundurun.

Facebook Yorumlar

Köşe Yazıları

Medvedev Kış Üniversite Oyunları’ndaki başarılara dikkat çekti

Yayınlanma tarihi

-

Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, Rus milli takımının Kış Üniversite Oyunları’nda ilk yarışma gününün başarısına dikkat çekerek diğer günlerde takıma başarılar diledi.

Medvedev açıklamasında, “Krasnoyarsk’taki Kış Üniversite Oyunlarının ilk günü Rusya’ya 4 altın madalya dahil 12 madalya kazandırdı. Kayakçılar, snowboardcular, serbest stil kayakçılar ülkemizi harika temsil etti. Takımımıza yalnızca zafer diliyorum. Milli takımımıza başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

Rus milli takımı Kış Üniversite Oyunları’nın ilk günü sonunda madalya sıralamasında lider oldu. Takım 4 altın, 5 gümüş ve 3 bronz olmak üzere 12 madalyanın sahibi oldu.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Köşe Yazıları

Rusya’da çalışan personelin sağlık defteri veya sağlık karnesi nedir?

Yayınlanma tarihi

-

Hiç bilmeyenler bile defalarca «медицинская книжка» kelimelerini iş yerlerinde defalarca duymuşlardır. «Meditsinskaya Knişka» sağlık kitabı ama tam anlamıyla çalışanın sağlık
karnesi veya pasaportu şeklinde açıklamamız mümkün olan bu belge Rusya da işletmeler için ayrı bir önem arz etmektedir. Yalnızca işletmeler için değil hizmetlerinden faydalanan halk sağlığı için de
önemlidir ve kanımızca doğru bir uygulamadır.

SAĞLIK DEFTERİ OLMASI KANUNİ BİR ZORUNLULUKTUR
Sağlık defteri çalışan kişinin,mesai süresi içerisinde verdiği hizmetler esnasında toplum sağlığını tehdit etmeyen, bulaşıcı hastalıkları olmadığını gösteren bir belgedir.

Bu defterde çalışana ait tüm sağlık kontrolleri,aşılar,analiz sonuçları açık bir şekilde
bulunmaktadır. Rusya Federasyonu ilgili kanunlarına göre sağlık defteri olmadan şahısların; üretim, depolama, taşıma, hizmet sektörü, gıda ürünleri satışı gibi iş kollarında çalışması mümkün değildir. Aynı şekilde; eğitim sektöründe, turizm sektöründe, tıbbi sektörde, pazarlama ve satış işlerinde ve dolayısı ile hemen hemen insanlarla kontak kurulan tüm sektörlerde çalışanın sağlık defteri olması kanuni bir zorunluluktur.

DEFTERE YAPILAN HARCAMALAR VERGİDEN DÜŞÜLMEKTEDİR
Genelde işletme sahipleri bu sağlık kontrol işlemlerinin kendilerine zaman ve para kaybı getireceği endişesine kapılarak konuyu önemsemezler ve bizlerde tüketici olarak pek de işin farkında değilizdir.Ancak büyük megapolislerde ve onlarca farklı milletin yaşadığı ortamlarda konu son derece önem arzetmektedir. Sağlık defteri için yapılan tüm harcamalar vergiden düşülmektedir.

SAĞLIK MERKEZLERİNE BAŞVURULMASI GEREKİYOR
Çalışan kişinin bu defteri alabilmesi için; Pasaport, fotograf (3×4), dilekçe ile beraber hijyen ve sağlık merkezlerine başvurmasıgerekmektedir. Personel sayısının fazla olması durumunda bu merkezler gezici laboratuvarları ile işletmenize kadar gelmektedirler. Bu ilgili sağlık merkezleri çalıştığınız iş koluna göre hangi analizleri vermeniz gerektiğini ve geçmeniz gereken kontrol aşamalarını size derhal söyleyecektir. Zira merkezlerin ana görevi ve işleri bu konulardır.Yeni çıkan yasalar kapsamında özellikle; eğitim,sağlık,gıda,turizm ve bazı sektör çalışanlarının hijyen ve salgın hastalıklar korunma eğitimi sertifikasına sahip olması gerekmektedir.

TÜM DETAYLAR SAĞLIK DEFTERİNDE BULUNMAKTADIR
Rusya Federasyonu iş kanunları 69 ve 213 maddeleri bu konuda son derece detaylı açıklama getirmiş ve uygulamayı kontrol eden kanun maddeleridir. Sağlık defterinin neden bu kadar önemli olduğunu daha iyi kavramak için defterde çalışana ait hangi sağlık bilgilerinin olduğuna bir bakalım; Çalışanın enfeksiyonel bir hastalık geçirip geçirmediği, Tüberkloz testleri sonucu, deri hastalıkları analiz sonuçları,difteri bulgularının analizi, bağırsak enfeksiyon hastalıkları analizi sonuçları, ayrıca kişinin hasta olmamakla beraber taşıyıcı özelliğe sahip olup olmadığı gibi tüm detaylar bu sağlık defterinde bulunmaktadır.

ÇALIŞANLARIN SAĞLIK KONTROLLERİNİ YAPTIRIN
Çalışanlarınıza mutlaka gerçek sağlık kontrollerini yaptırınız, sağlık defteri olan işletmelerde yemek yiyiniz, şüphelendiğiniz işletmelerden bu defterlere bakmak istediğinizisöyleyiniz. Kendinizi ve toplumu bulaşıcı hastalıklardan koruyunuz.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Köşe Yazıları

Putin ve Erdoğan, iş insanlarını kabul edecek

Yayınlanma tarihi

-

Rusya ile Türkiye arasında hedef olarak ortaya konulan 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini ilk olarak 2010 yılında duymuştum. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, o dönem başbakanlık koltuğunda oturuyordu. Görüşme Yeni Arbat caddesinin başındaki başbakanlık konutundaydı. Üzerinden tam dokuz yıl bir kaç yerel ve global krizler geçince ortaya konulan bu hedefe gelinemedi. Yeni hedef 2023 olarak güncellendi.

Daha önce de birkaç kez yazmıştım, “Bu hedefi yakalamak istiyorsak, bunu yapacak iş insanlarına mutlaka danışmak görüşmek gerek” diye. Sanırım sesim duyulmuş olacak ki, Nisan ayı başında Moskova’da gerçekleşecek görüşmelerde duyumlarıma göre iki lider Türk ve Rus iş insanlarından oluşan bir heyeti de kabul edecekler. Bu gecikmiş ama yine de atılmış önemli bir adım. Çünkü hacmi artırmak için mevcut ticaretteki aksamaları, bariyerleri görüp kaldırmak ve çeşitlendiremenin doğru formülü sahadaki bu insanları dinleyerek ortaya çıkarılabilir.

Ancak bu heyet de yer alacak olan isimlerin seçimleri de yapılırken çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Rus iş dünyası için birşey diyemem ama ortada kedisine “Bu coğrafyayı en iyi bilen benim, yıllardır buralardayım” diyerek gezen ve kendisine rol biçmiş çok kişi var. Bunlara çok ama çok dikkat etmek gerekir. Bir defa heyete yer alacak olan iş insanlarının çalıştığı sektörlere göre mutlaka iş hacmine yatırımına dikkat edilmesi gerek. Boş isimler ile bu fırsat heba edilmemeli.

Dikkat! Vizesiz rejim henüz hayata geçmedi…
Bu konuyu en yakın takip eden isimlerin başında geliyorum. Vize resmi değiştiğinden bu yana kurulan ilk temastan günümüze kadar her iki liderin bütün temaslarinda yer aldım ve bir şekilde bu konuyu gerek kendim gerekse de soru sorma fırsatı olan meslektaşlarımız ile konuşarak gündeme gelmesini sağladım. Nihayet bu konuda bir gelişme yaşandı ve Rusya Devlet Başkanı geçen günlerde bir kararname imzalayarak bir adım attı. Ama henüz bu tam olarak hayata geçmedi. Hala üzerinde tam olarak anlaşılmayan noktalar var. Bu konuda iki ülke yetkililerin son bir görüşme yapması gerekiyor. O da yakın bir zamanda gerçekleşecek ve ondan sonra üzerinde anlaşılırsa bu yürülüğe girecek. Alnan karar tam olarak Türkiye’nin istediği şekilde değil.

Tabi bilip bilmeden sorumsuzca karaname imzalandığı gün yalan yanlış haber yapanlar yüzünden insanların kafası karıştı. O haberleri okuyanlar “vize kalktı” diye ortalığı ayağa kaldırınca bu haberlere dayanarak atlayıp vizesiz gelmeye çalışanlar da oldu.

İşin aslı yukarda yazdığım gibi, henüz birşey kaldırılmadı. Sadece kaldırılması için bir adım atıldı ki birde herkesi kapsayan bir uygulama değil. Yolculuk etmeden önce mutlaka tekrar kontrol ederek gelinmesini tavsiye ediyorum.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar