Takip Edin
gazetem

Yaşam Öyküleri

Ali Ünal

Yayınlanma tarihi

-

Bu hafta Rusya’dan Yaşam Öyküleri bölümümüzün konuğu Bank Moskovski Kapital’in eski temsilcisi ve inşaat malzemeleri satan VEYKA şirketinin kurucu ortaklarından Ali Ünal.

Ünal’ın hayatı, inşaat işçiliğinden bankacılığa uzanan gerçek bir başarı öyküsü. Ünal, henüz ortaokul sıralarında iken futbol oynamaya ve bununla birlikte futbolda profesyonelliğe giden yolda ilk adımını atmış. Fakat sakatlanınca da futbolu bir o kadar çabuk bırakıp ticaretle uğraşmak zorunda kalmış. Ünal, askerliğe kadar amcasının restaurantında çalışıp daha sonrada şansını yurt dışında denemek istemiş.

 Rusya fikri nasıl çıktı?

—Askerlik sonrası ben bir şeyler yapma arayışı içerisindeydim. Derken şansımı yurt dışında deneyeyim dedim ve Rusya’ya geldim.

 Neden Rusya?

—Hem yakındı hem de o dönem gelmesi en kolay ülke idi.

 Peki, nasıl geldiniz?

—MİR inşaat firmasına başvurdum onlarda beni Moskova’ya getirdiler. Yaklaşık iki yıl kadar burada çalıştıktan sonra EMT diye başka bir inşaat firmasına geçtim. Yine iki yıl kadar orada çalıştım bu seferde başka bir firma oradan da son olarak İDİL inşaata geçtim. İnşaat piyasası maalesef öyledir proje biter sizde başınızın çaresine bakmak zorunda kalırsınız. O nedenle de sık sık firma değiştirirsiniz ya da memlekete dönersiniz. Bense burada kalıcı olmanın peşindeydim.98 krizi henüz yaşanmıştı ve etkilerini üzerinden atmaya çalışıyordu ve ben o arada kendi işimi kurma kararı aldım. Bu sefer de o dönem çok revaçta olan deri üzerine satış mağazası açtım. Türkiye’den getirip Rusya’da satıyordum. Fakat krizin etkisinin o denli süreceğini tahmin etmedim ve kriz işlerin önünü maalesef beklediğim sürede açmadı. Ben de kapatmak zorunda kaldım. Yine arayıştayken bir Rus arkadaşım ‘sana inşaat malzemesi versem satar mısın?’ dedi bende neden olmasın deyip o işe koyuldum. Hemen firma kurup malzeme satışına başladım. İşlerim fena gitmiyordu hatta iyiydi. 2001 yılına kadar bu böyle sürdü. Yerimizi büyütmek istedik ve o dönem bir banka binasının içinde kiracı olduk. Bankanın sahibi Victor Nikolaevich Krestin, kiracısının Türk olduğunu öğrenince de hemen yapılacak tamir işleri var yapar mısın diye sordu. Bende kabul ederek hemen işe koyuldum. Derken kendi evinin işleri de çıktı ve benden onları da yapmamı istedi. Evini yaparken samimiyetimiz artı ve zamanla çok gelişti. Bir baba-oğul ilişkisine döndü.

O mu size bankacı ol dedi?

—Krestin hayatımda çok önemli bir yere sahip olmuştu ve birçok konuda kendisine danışırdım. Bir gün piyasada bulunan Türk firmalarının sayısını gözlerimin önünden geçirdim ve o kadar çok Türk firması varken neden bunlarla çalışılmıyor diye düşünüp Krestin’in kapısını çaldım. Ona bana yetki vermesi durumunda Türk firmalarla arasında köprü olabileceğimi söyledim. Ama Krestin’in burada Türk bankaları varken Türkler bir Rus bankası ile çalışmaz diye düşündü. Ben ise kararlıydım.Derken 2004 yılında sahibi Türk olan TROY Group’a Moskova City projesine girmesi için teminat mektubu gerekti. Bende her iki tarafı bir araya getirerek prosedürlerin çok az olduğu bir teminat mektubunun verilmesine aracı oldum. Krestin, benim bu işi yapabileceğimi görünce daha ciddi bir yaklaşım ile bu işi projelendirerek beraber çalışalım teklifinde bulundu. Böylece bankacılığa adım atmış oldum.

 Peki, diğer işiniz ne oldu?

—İnşaat malzemesi işimiz paralelinde hep devam etti, hatta İstanbul’da bir yer daha açtım. Yine Ankara’da restaurant açtım. Bu arada bankacılıkta ilerliyordum. İrili ufaklı birçok firmaya ve de çok önemli projelerin başlangıcında çok az prosedürlü teminat mektupları verince aranır olmaya başladık.2007 yılında en çok aranan bankalardan biri olduk. Çünkü Türk firmalarına en rahat teminat mektubu veren Rus bankası konumuna geldik. 2008 yılı sonunda başlayan ekonomik kriz dünyayı sarmaya başlayınca işlerin hacmi düşmeye başladı ve bizi de zorladı. Hazırlıksız yakalandık ve en nihayetinde bu ayın ilk haftasında kapatılan birçok Rus bankası ile birlikte bizim bankanın da lisansı iptal edildi.

 İşsiz mi kaldınız?

—Hayır, zaten benim inşaat malzemesi satışı yapan kendi firmam vardı. Şu anda onun başında işlerime devam ediyorum. Birkaç Rus bankasından teklif var ama şu anda düşünüyorum.

 17 yıldır Rusya’da sınız. Rusları nasıl buluyorsunuz?

—Ruslar gerçekten dünyanın başka bir yerinde yaşayan insanlardan çok farklı. Onlara doğru sentezle yaklaşmalısınız. Onlar kimseye benzemiyorlar. Sen yanlış yapmadıkça inanın onlardan zerre kadar zarar görmezsiniz.

 Burada iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz ne olacak?

—Benim en önemli tavsiyem hangi sektörde olurlarsa olsunlar iş yaptıkları Ruslara dürüst ve şeffaf yaklaşsınlar. İşinizin ciddiyetini elinizden bırakırsanız sizi de ciddiye almazlar. Ben burada bu örneklerden biriyim ve biliyorum ki mühendis veya taşeron iken kendi firmasını kurup yükselen çok sayıda başarılı kişi var. Bu kişileri örnek alsınlar.

Bu hafta Rusya’dan Yaşam Öyküleri bölümümüzün konuğu Bank Moskovski Kapital’in eski temsilcisi ve inşaat malzemeleri satan VEYKA şirketinin kurucu ortaklarından Ali Ünal.

Ünal’ın hayatı, inşaat işçiliğinden bankacılığa uzanan gerçek bir başarı öyküsü. Ünal, henüz ortaokul sıralarında iken futbol oynamaya ve bununla birlikte futbolda profesyonelliğe giden yolda ilk adımını atmış. Fakat sakatlanınca da futbolu bir o kadar çabuk bırakıp ticaretle uğraşmak zorunda kalmış. Ünal, askerliğe kadar amcasının restaurantında çalışıp daha sonrada şansını yurt dışında denemek istemiş.

 Rusya fikri nasıl çıktı?

—Askerlik sonrası ben bir şeyler yapma arayışı içerisindeydim. Derken şansımı yurt dışında deneyeyim dedim ve Rusya’ya geldim.

 Neden Rusya?

—Hem yakındı hem de o dönem gelmesi en kolay ülke idi.

 Peki, nasıl geldiniz?

—MİR inşaat firmasına başvurdum onlarda beni Moskova’ya getirdiler. Yaklaşık iki yıl kadar burada çalıştıktan sonra EMT diye başka bir inşaat firmasına geçtim. Yine iki yıl kadar orada çalıştım bu seferde başka bir firma oradan da son olarak İDİL inşaata geçtim. İnşaat piyasası maalesef öyledir proje biter sizde başınızın çaresine bakmak zorunda kalırsınız. O nedenle de sık sık firma değiştirirsiniz ya da memlekete dönersiniz. Bense burada kalıcı olmanın peşindeydim.98 krizi henüz yaşanmıştı ve etkilerini üzerinden atmaya çalışıyordu ve ben o arada kendi işimi kurma kararı aldım. Bu sefer de o dönem çok revaçta olan deri üzerine satış mağazası açtım. Türkiye’den getirip Rusya’da satıyordum. Fakat krizin etkisinin o denli süreceğini tahmin etmedim ve kriz işlerin önünü maalesef beklediğim sürede açmadı. Ben de kapatmak zorunda kaldım. Yine arayıştayken bir Rus arkadaşım ‘sana inşaat malzemesi versem satar mısın?’ dedi bende neden olmasın deyip o işe koyuldum. Hemen firma kurup malzeme satışına başladım. İşlerim fena gitmiyordu hatta iyiydi. 2001 yılına kadar bu böyle sürdü. Yerimizi büyütmek istedik ve o dönem bir banka binasının içinde kiracı olduk. Bankanın sahibi Victor Nikolaevich Krestin, kiracısının Türk olduğunu öğrenince de hemen yapılacak tamir işleri var yapar mısın diye sordu. Bende kabul ederek hemen işe koyuldum. Derken kendi evinin işleri de çıktı ve benden onları da yapmamı istedi. Evini yaparken samimiyetimiz artı ve zamanla çok gelişti. Bir baba-oğul ilişkisine döndü.

O mu size bankacı ol dedi?

—Krestin hayatımda çok önemli bir yere sahip olmuştu ve birçok konuda kendisine danışırdım. Bir gün piyasada bulunan Türk firmalarının sayısını gözlerimin önünden geçirdim ve o kadar çok Türk firması varken neden bunlarla çalışılmıyor diye düşünüp Krestin’in kapısını çaldım. Ona bana yetki vermesi durumunda Türk firmalarla arasında köprü olabileceğimi söyledim. Ama Krestin’in burada Türk bankaları varken Türkler bir Rus bankası ile çalışmaz diye düşündü. Ben ise kararlıydım.Derken 2004 yılında sahibi Türk olan TROY Group’a Moskova City projesine girmesi için teminat mektubu gerekti. Bende her iki tarafı bir araya getirerek prosedürlerin çok az olduğu bir teminat mektubunun verilmesine aracı oldum. Krestin, benim bu işi yapabileceğimi görünce daha ciddi bir yaklaşım ile bu işi projelendirerek beraber çalışalım teklifinde bulundu. Böylece bankacılığa adım atmış oldum.

 Peki, diğer işiniz ne oldu?

—İnşaat malzemesi işimiz paralelinde hep devam etti, hatta İstanbul’da bir yer daha açtım. Yine Ankara’da restaurant açtım. Bu arada bankacılıkta ilerliyordum. İrili ufaklı birçok firmaya ve de çok önemli projelerin başlangıcında çok az prosedürlü teminat mektupları verince aranır olmaya başladık.2007 yılında en çok aranan bankalardan biri olduk. Çünkü Türk firmalarına en rahat teminat mektubu veren Rus bankası konumuna geldik. 2008 yılı sonunda başlayan ekonomik kriz dünyayı sarmaya başlayınca işlerin hacmi düşmeye başladı ve bizi de zorladı. Hazırlıksız yakalandık ve en nihayetinde bu ayın ilk haftasında kapatılan birçok Rus bankası ile birlikte bizim bankanın da lisansı iptal edildi.

 İşsiz mi kaldınız?

—Hayır, zaten benim inşaat malzemesi satışı yapan kendi firmam vardı. Şu anda onun başında işlerime devam ediyorum. Birkaç Rus bankasından teklif var ama şu anda düşünüyorum.

 17 yıldır Rusya’da sınız. Rusları nasıl buluyorsunuz?

—Ruslar gerçekten dünyanın başka bir yerinde yaşayan insanlardan çok farklı. Onlara doğru sentezle yaklaşmalısınız. Onlar kimseye benzemiyorlar. Sen yanlış yapmadıkça inanın onlardan zerre kadar zarar görmezsiniz.

 Burada iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz ne olacak?

—Benim en önemli tavsiyem hangi sektörde olurlarsa olsunlar iş yaptıkları Ruslara dürüst ve şeffaf yaklaşsınlar. İşinizin ciddiyetini elinizden bırakırsanız sizi de ciddiye almazlar. Ben burada bu örneklerden biriyim ve biliyorum ki mühendis veya taşeron iken kendi firmasını kurup yükselen çok sayıda başarılı kişi var. Bu kişileri örnek alsınlar.

Facebook Yorumlar

Yaşam Öyküleri

Cem Toksoy

Yayınlanma tarihi

-

Cem Toksoy, 1997 yılında Rusya’ya çalışmak için gelip, gösterdiği iş tecrübesi ile de, müteahhitlikten tutun mağazacılığa çeşitli alanlarda kendi yatırımları olan başarılı bir iş adamımız.
Toksoy, çocukluğundan beri iş hayatında olmak istese de babası tarafından zorla üniversite okumaya ikna olarak, Kıbrıs’ta Doğu Akdeniz Üniversitesi işletme okur. Toksoy, Rusya’ya gelişini şöyle anlatıyor: “Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre dayım ile çalıştım. Fakat benim başka arayışlarım vardı. Derken bir gün arkadaşım olan Muya terlikleri sahibi Kamil Bilgiç bana, ‘Rusya’da bir oluşuma gidiyoruz başında sen dururmusun ? ’ dedi. Bende kabul ettim ve 1997 yılında Moskova’ya geldim. Bir kaç yıl toptan mal satımı yaptım. Buradaki işleyişi, pazarı çok iyi gözlemliyordum. Derken kriz geldi. Biz o dönemde şanslı olanlardandık ve krizden etkilenmedik çünkü bizde sezon sonuydu ve biz alacaklarımızın çoğunu almıştık. O dönemlerde sabah 6’dan akşam 5’e kadar pazarlardaydık. O dönem mallar kolay satılıyor bürokrasi basitti. Alışık olmadığımız sadece Rusya’ya özgü olan tecrübeleri edindik. Kriz sonrası Muya yatırım kararı alarak burada fabrika kurmak istedi. Bende o dönem kendi başıma bir şeyler yapabileceğimi görmüştüm. Çocukluk arkadaşım vardı onunla bir şeyler yapmaya karar verdik ve Türkiye’den birkaç firma ile anlaşarak Rusya’da distribütörlüklerini aldık. İşlerimiz iyi gitti. Bizde işimizle iyi ilgilendik ve hızlıca büyüdük. Zaten bu ülke pazarı o kadar cömert ki siz yeter ki işinizin hakkını verin o size fazlasını veriyor. Sonrasında bir ayakkabı markasına ortak oldum ve ürünleri Rusya’da satıyoruz yine İj Prom Stroy inşaat firmamızla çeşitli müteahhitlik işleri yapıyoruz. Yine gayrimenkul alımı ile ilgileniyoruz.”

Toksoy, ülke olarak Rusları çok sevdiğimizi, ticari ilişkilerimizin çok hızlı geliştiğini bu gün bakıldığında başta İstanbul Laleli’de olmak üzere Antalya’dave birçok şehrimizde iş hanları ve otellerin Ruslarla olan ticaretimiz sayesinde yapıldığını söylüyor.

Rusların seyahat eden bir toplum olduğunu ve işleriyle ilgili dünyada ki tüm fuarlarda onları görmenin mümkün olduğunu belirten Toksoy, “Rusların ticaret yapmayı çok hızlı öğrendiler. Ülkede sermaye çok büyük olduğundan sizi planlarınızın üzerine çıkarıyor. Yeter ki siz işinizle ilgilenin ve uzun vadeli planlar yapın. Şimdi bakıyorum da o günlerde revaçta olan pazarlar günümüzde değerini kaybetti. Pazarda kalanlar hala o günlerdeki şartlarda ticari hayatını sürdürürken oradan çıkıp dışarıda araştırma yapanlar çok büyük işlerin altına imza attılar. Burada artık dünya rekabet ediyor. Eskisi gibi boşluklar pek kalmadı. Bedeller yükseldi. Bazı işleyişlerin oturması daha uzun zaman almaya başladı. Rusların çoğu hangi malı nereden nasıl alacağını çok iyi biliyor. Ruslar ile iş başlarken zor oluyor fakat güvenini kazanırsanız birçok şey sandığınızdan çok daha kolay çözülüyor” diyor.

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Cüneyt Ünal

Yayınlanma tarihi

-

 

Bu hafta Rusya’dan yaşam öyküleri bölümümüzün konuğu Kontek İnşaat Moskova Ofis Müdürü Cüneyt Ünal.

Ünal ilk, orta ve lise eğitimini gördüğü Ankara’dan, eğitimini tamamladıktan sonra ayrılarak babasının çalıştığı Rusya’ya gelmek zorunda kalmış ve tam 17 yıldır da Rusya’da bulunuyor.

Rusya’ya gelişiniz nasıl oldu?

Lise 2. sınıfta iken babam Rusya’ya çalışmaya gelmişti. Ben, kardeşim ve annem Ankara’da kaldık. Zaten ben eğitimimi sürdürüyordum. Lise bitince de kardeşim ve annem ile birlikte babamın yanına gelmeye karar verdik ve Rusya’ya gelmiş oldum.

Çalışmaya mı geldiniz?

Biz ailece geldik. Benim çalışmak gibi bir niyetim yoktu. Amacım okul okumaktı. Bu yüzden de hemen dil eğitimine başladım ve Dağıstan Devlet Üniversitesinde bir yıl Rus dili eğitimi alarak bu açığımı kapattım. Moskova Devlet İnşaat Üniversitesi (MGSU) sınavlarını verdikten sonra da okula başladım. 1998 Şubat ayında da diplomamı aldım.

Bu süre zarfında hiç çalışmadınız mı?

Çalıştım sayılmaz ama 3. sınıfta iken, stajyer olarak bir yol asfalt şirketinde çalıştım.Ama o da dediğim gibi stajımı yapmak amacı taşıyordu.Zaten okulla birlikte o şirketinde işi bitti bende ayrıldım. O dönem Rusya’da çok ilgi gören tekstil ve deri sektöründe hızlı bir hareketlilik vardı ve bende ilgim olmayan bu alanda hareketliliğe aldanarak iş yapma hevesine kapıldım.Çok kısa bir deneyimle 3-4 ay gibi sürede ticaretin bana göre olmadığını anladım ve tekrar kendi alanıma dönme kararı aldım.

O dönemde iş fırsatı çok muydu?

Evet. Şimdiki gibi değildi. Hele ki o dönem Rusça bilen çok sayıda insan yoktu. Yabancı çok azdı. Rusya’da hızla yapılanıyordu. Türk inşaat şirketleri de oturmaya başlamıştı ve bu alanda Türk inşaatçısına çok ihtiyaç vardı. Zaten piyasada şimdi bakarsanız o dönem işçi olarak gelip patron olmuş çok kişi var. Bende büyük firmalara taşeronluk hizmeti veren küçük bir inşaat firmasında işe girdim. Piyasayı tanıyıp işleyişi görünce de kendi işimi kurdum. Benzer yapıda bir taşeronluk firması kurarak Rus ortağım ile birlikte çeşitli işler yaptık. Ama 1998 krizinin etkisi sürüyordu ve o fırsatlar dönemi sona ermişti. Kriz bizi de etkileyince 2000 yılında faaliyetimizi durdurmak zorunda kaldık. Ben de Türkiye’ye döndüm.

Kesin dönüş mü yapmıştınız?

Aslında niyetim öyleydi ama kısa sürede fikrim değişti. Türkiye’de bir inşaat şirketinde teknik planlama mühendisi olarak işe başladım. Görevim ihalelere teknik hazırlık yapmaktı. Bu nedenle birçok ülkedeki ihaleleri takip ederek hazırlanıp giriyorduk. Özelikle Orta Doğuda en çok da Irak’a gidip geliyordum. Ama bu işleyiş hoşuma gitmeyince Rusya’ya döndüm. Yine kendi alanımda çalışmak amacındaydım. A.D Konut adlı şirkette işe başladım ve 2005 yılına kadar orada şantiye şefliği, proje müdürlüğü ve bölge müdürlüğü görevlerinde bulundum. Rusya’nın çeşitli şehirlerinde sanayi ve konut inşaatları yaptık. 2005 Eylül ayında da şimdiki çalıştığım Kontek İnşaat firmasına geçtim. Kontek’te ki ilk görevim bir şantiyede proje müdürlüğü idi.2008 yılına kadar o projede görevimi yürüttüm. Proje bitince de Moskova ofis müdürlüğü görevine geldim ve bu şekilde devam ediyorum.

1992’den buyana yaklaşık 17 yıldır Rusya’dasınız Rus insanları hakkındaki gözlemleriniz nelerdir?

Hemen şunu söyleyebilirim ki birçok yönlerimizle benziyoruz. İlk etapta zor insanlar ve ilk önce güvenlerini kazanmanız gerekiyor. Ama sonrasında ise inanılmaz sıcak ve değerli bir dostluk görüyorsunuz. Bir de şu ayrıntı var ki çok önemli; Rusya’yı değerlendirirken Moskova’yı ve diğer bölgeleri mutlaka bir birinden ayrı tutmak gerek. Burada ki yaşayış biçimi ile diğer bölgelerdeki yaşayış biçimi arasında çok fark var.

Rusya’da iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler olacak?

Ben uzun yılardır Rusya’dayım. Kendi işim olmak üzere birçok iş tecrübesi edindim. Aynı işi Türkiye’de de yaptım. Burada iş yapacak iseniz bir defa Rusya’nın dünya da yürüyen ticari sistemden ayrı bir yapıya sahip olduğunu kabul etmeniz gerekir. Yani dünyada birçok ülkenin yapısı aynı olmazsa da bir birine benzer yanları vardır. Ama burada yok. Burada ‘Aa orada böyle, neden burada öyle değil?’ derseniz iş yapamazsınız. Mutlaka burayı buranın şartlarıyla algılayacaksınız. Yoksa iş yapmanız çok zor.

Ayrıca, ‘Buraya geldim kazanınca giderim’ mantığıyla hareket edilmemesi gerekir. Mutlaka uzun vadeli düşünülmesi ve planların ona göre yapılması gerekir.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Yaşam Öyküleri

Akın Teksöz

Yayınlanma tarihi

-

Akın Teksöz, 1990 yılında ODTÜ Maden Mühendisliği bölümünü bitirir bitirmez Rusya’ya gelmiş bir iş adamımız. Teksöz, ” Rusya’ya, üniversite bittikten hemen sonra Pet Holding’in Moskova’daki temsilciliğinde çalışmak için geldim. Amacım 3–5 ay kadar burada çalışıp deneyim kazanarak Türkiye’ye dönmekti. Fakat Sayın Muzaffer Yücel ile birlikte çalışmak Rusya’yı sevmemi, hatta belki de 17 yıldır burada kalmamı sağladı.” diyor.

Teksöz, 1993’te Türkiye’ye vatani görevini yapmak için gelince, kesin dönüşünü de yapar. Fakat askerliğinin daha ilk ayından itibaren fikri değişir ve terhis olur olmaz yine soluğu Moskova’da alır. Bu sefer farklı bir firmanın Moskova temsilciliği için Rusya’da bulunur. Burada da 1 yıl kadar çalıştıktan sonra Debant Plastik San. A.Ş adında başka bir firmada 1998 yılına kadar, sanayide Bigbag denen polipropilen sanayi çuvallarının Rusya’ya satışını gerçekleştirir. Bu arada evlenen Teksöz, o dönemden bugüne gelişini şöyle anlatıyor: ” Kendi işimi yapmak için işten ayrılıp bir şirket kurmuştum. Faaliyete geçtikten bir buçuk ay sonra meşhur kriz patladı. İşten eve gidinceye kadar dolar kuru 6 rublelerden 24 rublelere kadar çıkmıştı. Ortalık perişan, insanlar tedirgin durumdaydı. Sermayem olmadığı için bir Rus müşterimle ortaklık kurduk. Yine aynı işe, yani polipropilen sanayi çuvallarının satışına devam ettik. Bu işte neredeyse Rusya’nın tek söz sahibi konumundaydık. Firma da bunu görmüş olacak ki, 2000 yılında burada üretime geçmeye karar verdi. Ben de buradaki misyonumun bittiğini düşünerek ayrıldım ve tek başıma devam ettim. Firmamda hala ana iş olarak bunu yapmakla birlikte, otomotiv sektöründe yan sanayi ürünleri ile ilgili de hizmet veriyoruz. 2005 yılından beri de İnci Akü’nün distribütörlüğünü yapıyoruz.”

İş hayatında başarılı olmak için prensipleriniz olmalı diyen Teksöz, “Dünyanın neresinde olursanız olun, mutlaka en iyi bildiğiniz işi yapmalısınız.” diyor. Kendilerinin de bu hataya düşerek Rusya’da servis sektörü gibi zor ve bilmedikleri bir alana girdiklerini, fakat perspektif göremedikleri için geri dönseler de, bu arada ciddi bir zaman kaybettiklerini vurgulayarak anlatıyor.

Rusların güvenini kazanmanın zor olduğunu ancak bunu başarırsanız sizi hiçbir şeye değiştirmeyeceklerini belirten Teksöz, 17 yıllık Rusya tecrübesini dayanarak, ” Rusya dünyada benzeri olmayan, kendi kuralları olan bir ülke. Rusya’daki kuralların gerektirdiği gibi çalışmazsanız burada başarılı olamazsınız.” diyor.

 

Facebook Yorumlar
Devamını oku

Çok Okunanlar