Geçen sayımızda kısaca solunum yolu enfeksiyonlarına değinmiştik, bu haftada akut çocuk enfeksiyonlarından ve kimi solunum yolları enfeksiyonlarından ve onlardan korunma yollarından söz etmeye çalışacağız. Tabii bunlara geçmeden genel itibariyle bu enfeksiyonların solunum yolları enfeksiyonları için risk grubunu oluşturan başlıca faktörlere değinmekte fayda vardır. Çocuk ölümlerinde ilk sıraları alan zatüre özellikle önemli bir yer tutmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre, dünyada her yıl 5 yaş altında 10.5 milyon çocuğun önlenebilir 5 hastalıktan öldüğünü, bu ölümlerin yüzde 28’inin zatürreden kaynaklandığı kaydediliyor.
Etiyolojik etken tipik ve atipik pnömani çocukların yaşına göre değişir, çocuklarda tipik zatüre nedenleri arasında ilk sıralarda Streptococcus pneumonia,Haemophylus influenzae tip becoli yer almaktadır.
Gelişmekte olan ülkelerde zatüre riskinin en fazla olduğu yaş grubu 2 yaş altıdır. Pnömoni gelişmesinde diğer risk faktörleri: Anne sütü ile beslenememe, beslenme bozukluğu, kış ve bahar mevsimleri, aşılanmanın ihmal edilmesi, vitamin eksikliği, düşük doğum ağırlığı, hava kirliliği ve sigara, kalabalık ortam, çevresel kötü koşullar.
***
Günümüzde çocuklarda uygulanmaya başlanan zatürre aşısı sayesinde bu oran giderek düşmektedir. Türkiye ve batı ülkelerinde Prevenar adı ile bilinen aşı uygulanmaktadır, halk arasında sadece zatüre aşısı olarak bilinse de bu hem orta kulak iltihaplanmaları, sinus iltihaplanmaları içinde koruyuculuk sağlar. Eğer yaşamın ikinci ayından itibaren bu aşıya başlanırsa 4 doz,1 yaş sonrası başlanırsa 2 doz, 2 yaşından sonra da tek dozu yeterlidir. Rusya’da bu aşı halen aşı takvimine dahil edilmiş değildir, bunun muadilli Pneuma23 aşısı mevcut oda 2 yaşından sonra uygulanır.
Difteri, bunu tarihte ilk kez 1826 da Pierre Bretonneau tarafından klinik bulgular tarif edilerek Difteri adı verilmiştir. Corynebacterium diphteriae isimli mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve derideki yaralarda yerleşmesiyle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Bu teneffüs ve damlacık yoluyla bulaşır. Ölümcül olan bu hastalık son yıllarda düzenli uygulanan aşılamalar, bu hastalığı çok nadir görülmesini sağlamış durumda. Beşli karma aşılar olarak bilinen Pentaxim (Difteri, tetanos, boğmaca, polimiyelit ve Haemophilus influenzae tip), aşısı içinde olan difteri aşısı Türkiye de 2. aydan itibaren, Rusya’da ise 3.aydan itibaren 1-1.5 ay arayla 3 doz uygulanmaktadır. 18. ayda 4.doz uygulanır. Yukarıda da belirttiğim gibi milyonlarca bebek uygulanan bu aşı sayesinde bugün hayatta kalabilmiştir.
***
Suçiçeği Herpes ailesinden olan veriselle-zoster virüsünün sebep olduğu, vücutta kaşıntılı, kırmızı döküntüler, yorgunluk ve ateş ile kendini gösteren çok bulaşıcı bir hastalıktır. Suçiçeği döküntüleri ilk olarak gövde ve yüzde ortaya çıkar ve tüm vücuda yayılabilir. Suçiçeği hastayla direk temas ve teneffüs ve damlacık yoluyla bulaşır. Ortalama kuluçka dönemi 10 -21 gündür.
Suçiçeğinin aşısı, canlı virüs aşısıdır. Bu aşı 1995 yılından itibaren kullanılmaktadır, gerçi Japonyada daha önce kullanılmaya başlanmıştı. İlk doz 12–18 aylık çocuklara tek bir doz halinde yapılması önerilmektedir. İkinci dozu genelde 4–5 yaşlarında yapılır. İlk doz yapıldığında yaklaşık %90 oranında koruyuculuk sağlar, geriye kalan % 10 kesimde ise hastalığın hafif atlatılmasını sağlıyor. İkinci doz yapıldıktan sonrada koruyuculuk oranın % 100 olduğu yönünde. Bu aşıyı yaptırmamış olan çocuklar, 13 yaşına girinceye kadar herhangi bir zamanda aşılanabilir. 13 yaşına girdikleri halde aşıyı yaptırmamış olan ergenler ve erişkinler, 4–8 hafta arayla 2 doz aşıya ihtiyaç gösterir. Rusyada su çiçeği aşısı daha çocuk aşı takvimine dahil edilmiş değildir ve uygulanmıyor.
***
Suçiçeği geçiren çocukların ateşinin düşürülmesi için kesinlikle ASPİRİN vermeyin!
Çocuklarınızın aşılarını zamanında ve aşı takvimine uygun olarak yaptırınız! Aşı hayat kurtarır!