Büyükşehir, büyük Fener karşısında büyüdü.
Geçtiğimiz haftaki farklı mağlubiyetin izleri üzerlerinde yoktu. Genç Abdullah Hoca, yaşlı meslektaşının takımının ne denli yavaş futbol oynadığının bilinciyle hazırlanmıştı bu önemli karşılaşmaya.
Bu haftadan sonra tüm spor yazarları Aragones’in yerine çeşitli eski isimler önermeye başladılar bile. Bu önerilerin en değişik olanı Beşiktaşlı Sinan Engin’in, Galatasaraylı Fatih Terim’i ve yanına da renk katsın veya ince ayar yapsın diye Rıdvan Dilmen’i ekleyerek yapmış olduğu öneriydi. Bu öneri Fenerbahçe açısından faydalı olur, olmaz ayrı bir konu ama ekranlarda tartışılanlar komikti. Kimine göre Aragones gitmeden bunların ekranlarda tartışılması etikti veya etik değildi, kimine göre de faydalıydı veya değildi. Yok hemen mi gitmeliydi, sene sonuna mı kalmalıydı vs. vs…
Ya kardeşim siz Rıdvan’a sordunuz mu Fatih’le çalışır mısın diye? Fatih’e sordunuz mu Rıdvan’la çalışır mısın diye?
Rıdvan, Fenerbahçe’de hocalık yapmış bir isim. Önüne çok erken konmuş bir görevdi. Şimdiki tecrübesinin onda biri yokken bu yükün altına girme cesaretini göstermişti. Rıdvan bugünkü spor adamı kariyerinden sonra Terim’in alt kadrosu olur mu Rıdvan’a soran yok. Daha da önemlisi, milli takımda uzun vadeli planlamalar yapılmış, uzun süreli mukavelesi olan bir hocanın hem milli takımı, hem kulüp takımını çalıştırması Türk futboluna faydalı mı, zararlı mı? Bunların konuşulması gerekirken konuşulanlar tam bir geyik muhabbeti.
Balık baştan kokar…
Yüzlerce milyonluk bütçelerle amatör işler yapılıyor.
Maç bitiminden hemen sonra konuşmalar ve suçlamalar yaparak hiçbir iyileştirme yapamazsınız, sadece ertesi gün pişman olacağınız sözler söylersiniz. Bir kişi de çıkıp bu konuşmaların zararları konusunda kendini kaybetmiş başkanlarını uyarmıyor.
Fenerbahçe’de sadece hoca sorunu yok, profesyonel yönetici sorunu da var. İşte Sivasspor’un başarısı da buradan geliyor. Bu iyi gidişin altında seyirci, yönetici ve teknik kadro dayanışması, uyumu var. Bu gidişle Aragones tazminatını alır gider, ülkenin paracıklarını güzel güzel yer. Fenerbahçe’ye de yeni hoca bakmak düşer. Toschak ve Del Bosque örneğinde olduğu gibi.
Lig çok renkli
Turkcell Süper Ligi bu sezon hiç olmadığı kadar renkli ve de çekişmeli geçiyor. Büyük takım küçük takım kavramı neredeyse kalmadı. Herkes herkesi yenebiliyor.
Çok yetenekli genç oyuncuların adlarını duymak ise bambaşka bir zevk. |