Doktor hastalıkları teşhis ve tedavi eden kişidir, doktorluk ise bir sanattır aynı zamanda usta-çırak işidir. Bu sanata insan gibi mükemel bir yapıya sahip varlığı tanımakla başlanır ve ömür boyu bir eğitim sürecinin devam etmesiyle ilerleyip şekillenir.
Hekimliğin temel prensibi insana ZARAR vermemektir!
Sağlığımızın temel taşları hamilelik döneminde yani daha çocuk anne karnındayken başlar çocukluk dönemi ile şekillenir ve ömür boyu devam eder. Her yaşın kendine özgü özellikleri var. Her dönem ön plana çıkan ve özellikle dikkat edilmesi gereken ana öğeler vardır.
Sağlığımız, hayattaki alışkanlıklarımız, kişiliğimizin şekillenmesi, başarı ve başarısızlıklarımızın temelinde çocukluk zamanında hatta daha anne karnındayken şekillenmeye başlar demiştik. Bundan dolayı Çocuk Hekimleri toplumun sağlıklı olmasında önemli görevlerle karşı karşıyalar.
Çocuk hekimliği uygulanmasının alanı ve amacı, çocukların sağlığının izlenmesi çocukların en iyi şekilde büyüme ve gelişmesini sağlamaktır, bunda aile ve doktor ilişkisi önemli rol oynar.
Doktorunuza çocuğunuz konusunda ayrıntılı bilgi vermeniz yararlı olacaktır, hatta bazen gereksiz gördüğünüz bilgiler dahi teşhis ve tedavide anahtar rolünü oynayabilir.
Hastalıklardan korunmak her zaman tedaviden hem daha kolay hem de maliyeti daha düşüktür.
Son yıllarda kronik hastalıklardaki artış toplumun sağlığını gerçek anlamda olumsuz yönde etkiliyor.Kronik hastalık denilince uzun süre devam eden periyodik şekilde kendini gösteren, bazen uyuyan bazen de uyanan bir kâbustur hastanın gözünde. Hastanelerde yatan hastaların üçte biri kronik hastalardır. Yaş ilerledikçe % 90’lara varan bir oranda bir kaç kronik hastalığın birlikte görüldüğü tespit edilmiştir. Kronik hastalıkların nüksü durumunda hastanın hayat kalitesi ve veriminin düşmesine ve her yeni atak hastalığın daha da ilerlemesine yol açıyor.
Kronik hastalıkların baş göstermesinde ilkbahar mevsimi pekte olumlu bir mevsim değildir. Genelde bu mevsimde bronchial astım nöbetlerinde sıklaşma, alerjik hastalıklarda baş gösterme, kalp hastalarında düzensizlikler ve sindirim sistemi hastalıklarında artış gözlemlenmektedir.
Moskova’da hava ısı derecesinin ve atmosferdeki basıncın yüksek gerilimlerle inip çıkması, havada uçuşan tozların bolluğu ve oksijen yetersizliği kalp ve damar sistemini olumsuz yönde etkiliyor. Bu hastalarımızın özellikle şu sıralar işte kendilerini fazla yormamalarını, stresli durumlardan uzak kalmalarını, beslenmelerine dikkat edip ilaçlarını düzenli almalarını tavsiye ediyoruz.
Astım ve alerjisi olan hastalarımızın şimdiden koruyucu amaçlı tedavilerine bir uzmanın kontrolünde yoğun bir şekilde başlamaları gerekmektedir. Alerjik reaksiyon ve sebep olduğu hasatlıklar ortaya çıktığı zaman belirtilerini gidermek bazen hem hekim için hem de hasta için kolay olmayabilir. Dikkatli alerji (mevsimsel ya da sezonsal) hastalarımız alerjen etkene göre alerjik reaksiyonun başlangıç ve bitiş tarihini belirleyebilmektedirler.
Alerji çocuklarda Astımın ilk nedenleri arasında yer alır, yaşın ilerlemesi ile beraber enfeksiyon-alerjik köken almaktadır. Bu hastalarımıza alerjileri olduğu unsurlardan uzak durmalarını, uçan polenlere karşı maske takmalarını ve doktorlarına danışıp anti alerjik tedavilerine başlamalarını öneriyoruz.
Diğer bir konu ise sindirim sistemi hastalıklarıdır. Bu hastalıklarda maalesef bu mevsimde nüksederler. Midede yanma, ekşime, ağız tadında değişiklik, geğirme, karnın üst bölgesinde ağırlık hissiyatı, hazımsızlık ve aşırı gazın olması gibi belirtiler gastrit, gastroduodenit, ülser gibi hastalıkların belirtileri arasında yer almaktadır. Burada ilk sırada beslenme gelmektedir. İş lokmayı iyi çiğnemekle başlar, çiğneme işini iyi yapmamız lazım. Mideye ufalanmış enzimlerle karışmış hazır bir gıda verip midenin yükünü hafifleletmek gerekir. Üç ana öğün yemeğin yanına iki ara öğün eklemek gerekmektedir yani azar azar ama günde çok defa. Kızartılmış, kavrulmuş, yağlı, baharatlı, salçalı yemeklerden bu aralar uzak durmanız gerekir. Meyvelerden sarı elma(ekşi olmayacak), muz (kabızlık problemi olmayanlara) ve armut yiyebilirsiniz. Renkli kabuklu sebzeleri bir kenara koyup diğerlerini haşlayıp yiyebilirsiniz. Sindirim sistemi hastalıklarında nüksü önlemek için sadece yemeklerinize dikkat etmeniz yeterli olmayacaktır. Bunun yanında mutlaka antiredsidiv tedavinin de uygulanması gerekir.
Tedavi için doktorunuza başvurup detaylı bilgileri almanız, daha sağlıklı bir yaklaşımı sergileyecektir.