Herkes kendi alanında değerlendirmede bulunur, bizde 2008 yılının dünya tıp tarihine damgasını vuran yönlerini değerlendirmeye çalışacağız. Tabii bunu yaparken özellikle tıpta ilklere değineceğiz. Peki, 2008 yılında neler yapıldı?
Kök hücre...
Son yıllarda tıpta her derde deva gözü ile bakılan kök hücrelerin elde edilmesinde Japonya’da ciddi gelişmeler oldu. İnsan cilt hücrelerinden kök hücre ve sonra sinir hücrelerini elde etmeyi başardılar. Tıpta bu bir ilktir, dahada önemlisi hastanın kendi cildi özerinden kök hücrelerini elde etme teknolojisi geliştirildi buda birçok hasta ve hastalıklar için umut kapısı niteliğini taşıyor.
Miyokard İnfarktüsü...
Tabii buda çok önemli buluşlardandır, işin gerçeğini isterseniz son yıllarda bu alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi ve 2008 de artık kalp krizinin tek nedenin kolesterol yüksekliğinin olmadığı resmen kabul edildi. Kalp krizinin kanda kolesterol oranın normal olanlar arasında meydana gelmesi hem hastalarda hem de doktorlarda soru işaretleri oluşturuyordu. Yapılan araştırmalardan sonra kanda kolesterol oranın normal olduğu durumlarda kalp krizine damarlarda iltihaplanmanın neden olduğu tespit edildi ve bunun kanıtı olaraktan iltihabi durumlarda c-reaktif proteinin yüksekliğine işaret ediliyor.
Kalıtsal hastalıklar...
Kalıtsal hastalıkların teşhisinde ve kişinin kansere yatkınlığını gösteren genom testi rutin kullanılmaya başlandı. Bu tartışma konusu olmasına rağmen 2008 yılındaki başarılara eklenmiş durumda.
Alzheimer hastalığı...
Bu hastalık yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.
Beynin belli bölgelerinde, bilinmeyen bir nedenle birtakım proteinler birikir. Bu da beyindeki haberleşmeyi sağlayan sinir hücrelerinin hasar görmesine yol açar. Beyinde Hirano” cisimcikleri ve “Granulovakuoler Degenerasyon meydana gelir. İşte bu hastalar için umutlu bir haber. Bu konuda yapılan araştırmalar buna neden olan 4 tane gen bulundu, buda meydana gelme mekanizması ve tedavisi için ileride yeni umutlar oluşturuyor.
Cerrahide…
Tıp tarihinde ilk kez organ naklinde kök hücreler kullanılarak, donordan alınan solunum borusu ve kendi kök hücrelerinin sentezi ile bir nakil gerçekleşti. Tüberküloz olan 30 yaşındaki genç bir bayana doktorlar bir sanatçı ruhuyla yaklaşarak gırtlak ve soluk borusunu başarıyla naklettiler.
Artık dışarıdan tek bir ameliyat izi ve dikiş olmaksızın apandisit ve mide ameliyatları gerçekleştiriliyor. Bu haberimizi size geçen yılda aktarmıştık, bu yöntemler giderek cerrahlar arasında ilgi ile takip ediliyor.
Down Sendromu…
Her şeyden önce bu bir kromozom fazlalığından doğan sendromdur. Kimi verilere göre 600–700 kimi verilere göre 800 doğumda bir görülür. Bir insandaki normal kromozom sayısı 46 iken metabolizmadaki fazla bir kromozom oluyor. Bu fazla kromozom Down Sendromuna yol açar. Bu fazla kromozom 21. Kromozom çiftinde olduğundan Trizomi 21 de denir.
Amniyosentezle çocuğun içinde bulunduğu sıvıdan alınan materyalden kromozom analizi yapılmaktadır. Yapılan son araştırmalar artık sadece anneden alınacak kan tetkiki ile embriojenik DNA temelinde 21. kromozom anomalisinin olup olmadığını anlamak mümkündür. Bu yöntem daha çalışma aşamasında olmasına rağmen bu yönteme büyük umutlar bağlanıyor.
Evet, bu ve daha nice yenilikle 2008 yılını geride bırakmış olduk, temenimiz tıp ve sağlık alanında daha yeni girdiğimiz 2009 yılında binlerce hastanın bin bir umutla beklediği yeni gelişmelerin yaşanması ve hayatlarına sıcak bir aydınlık getirmesi umuduyla…
Siz değerli okuyucularımızın yani yılını kutluyor sağlık ve mutluluk dolu nice yıllar diliyorum.