Timur Sarısoy

Birlik Olmak Zorundayız!

2008-12-21

2009 yılı Rusya ekonomisinde ciddi reel yapılanmanın olduğu bir yıl olarak hafızalarda kalması muhtemeldir. Ama burada sizlere Rusya’nın geleceğinden daha çok aslında biz Türk pasaportluları konuşmak isterim. Almanya’ya 1 milyondan fazla işgücü veren, göçmen olup Alman pasaportlu Türkler, şimdilerde Rusya’da kabuğunu değiştirerek, biraz daha okumuş biraz daha kendini geliştirmiş 98 yılı krizi ile Olgunlaşarak yerleşik düzende Rus pasaportu olmasa bile Ruslaştırılmış firmaları ile ticari hayatına devam edip sınırsız oturum izni veya benzeri şekilde hayatını devam ettirmektedir.

Bir zamanlar Almanya’ya işçi olarak gidip kendi başlarına tutunabildiği kadarı ile orada iş kurup ailesini oluşturan bu kitleye nasıl ki Türk makamları yeterince sahip çıkmadı veya çıkamadı ise bunun benzerini de şimdilerde yaşamayacağımızı kimse garanti edemez. Bu nedenle ALMANYA dramını iyice inceleyip Türkiye’nin sahip çıkmasını sağlamak da aslında 98 kriz ortamından sonra buralarda kalıp önemli işlere imza atan yönetici ve veya iş sahiplerine önemli sorumluluklar düşmektedir.

Nasıl ki Amerika’da LOBİ faaliyetlerine bilfiil katkıda bulunup ülkesinin haklarını korumak anlamında çalışmalar yapıp hatta ülkesinden de yardım alıyorsa ve ülkesi de bu konuda Amerika’da yaşayan vatandaşlarına sahip çıkıyorsa bunun benzeri ortamının yaratılması için adım atılmasının zamanı kesinlikle gelmiştir.

Ticari faaliyetlerini

- Malzeme satarak ,

- Fast food ve restoranlar açıp ,

- Rusya’nın en büyük hipermarket zincirini kuran Türk ve menşeli firmalarımızdan tutalım da

- İrili ufaklı hatta dünya çapında ENR listelerine giren inşaat firmalarımızın olduğu ,

- Rusya’nın en verimli turizm acentelerinin yer aldığı piyasada,

- Türk gazetesinin matbu olarak çıkarıldığı Rusya’da, aşağıda izah etmeye çalıştığım organizasyonlara ihtiyacımız vardır.

Geçmişte şu ya da bu şekilde devlet bakanlarının hatta cumhurbaşkanı seviyesindeki görüşmelerin belirttiğim LOBİ ve karşılığında Türk insanının hakkını koruma ve gözetme anlamında çok değerli ama bireysel çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Bu tip faaliyetlerin bireysel örnekler olduğunu kabul ederek, Türk devleti tarafından da tanınan bir çatı altında ;

- Aile birliklileri ile Türk kültürünün gelecek nesillere aktarılması hakkında organizasyonların her yeni yıl başında oluşturulacak Türk firmaları bilgi bankasına duyurulması ,

- Her türlü ticari faaliyetlerde (gümrük hizmetlerinde Türk firmalarına gösterilen haksız rekabet başta olmak üzere)Mali müşavirlik hizmetlerinin ücretli ve/veya makul aidatlar ile (en azından) duyuru olarak yapılması,

- İnşaat firmalarımız için çok büyük bir eksik olan Hukuk servisi hizmetleri , ( kriz halindeki ekonomide işleri durdurulan inşaat firmaları için bu konu ilaç niteliğindedir )

- Önümüzdeki yıl çalışma belgelerinin 4 milyondan 1,8 milyona indirileceği 2009 ortamında kalifiye Türk ve Rus elemanlarının Türk firmalarında çalıştırılması ve bir nevi CV bankasının oluşturulması ,

- Büyükelçiliği de içine katan TÜRK günlerinin, periyodik ve daha içerikli panellerle yukarıda belirttiğim sektörlerin başını çeken firmaların sponsor katılımları sayesinde Rusya ve Türk devleti gözünde ses getirecek çalışma gruplarının hazırlanması ,

- Ortak hedefler, ortak çıkarlar doğrultusunda sektörel birlikteliklerin sağlanması ,

- Büyük ihalelerde ( milyar dolar, euro) Türk firmalarının kendi aralarında konsorsiyum yaparak güçleneceği yatırım müşavirliği kavramının ve çatısının oluşturulmasıyla, bu çalışmaların daha da hızlandırılması mümkün olmalıdır.

Birlikteliğin aslında burada yaşayan ve yaşayacak olan bizden sonraki TÜRK nesline hizmet olduğunu düşünüp sadece kendi yarınlarımızın gelecek için yeterli olmayacağını kabul etmeliyiz.

Aslında TÜRKİ CUMHURIYET’lere de örnek olarak, LOBİ anlamını dolduracak önemli adımlar atılmış olacaktır.

Unutmayalım ki, şu anda bu yazıyı okuyan pek çok kişinin ailesi de Rusya’da yaşamakta, hayatlarını devam ettirmektedir. İkinci bir Almanya trajedisini şimdi bizler yaşamak istemiyorsak, birgün onlar gibi “kapının önüne koyulma” derecesine gelmek istemiyorsak kriz bahane olsun diyerek Türk insanının yaratıcılığı ve becerisini hem kendimize, hem ailelerimize hemde Türk ve Rus devletine göstermenin ve bunun paralelinde Türk devletinden talep edilecek desteği de elle dokunur ve sürekli hale getirmeliyiz.

Ancak bu şekilde bilgi birlikteliği ile iş dünyasında Türk firmalarının devamını sağlayıp TÜRK LOBISINE katkıda bulunmuş olacağız.