Havaların tekrar soğumaya başladığı bu günlerde, soğuk algınlığı ve grip hastalarının sayılarında bir hayli yükselme olması durumu söz konusu.
Buradan soğuk havaların bu tür hastalıkları meydana getirdiğini düşünmek tabii ki doğru olmaz.Kış aylarında fazla görülmesi nedenine yönelik ABD’de yapılan ve henüz kesin bir yargıya varılamayan bir araştırmaya göre, grip virüsü soğuk kış aylarında kendisini yağlı bir maddenin içinde saklayarak soğuktan korunuyor ve bu yağlı madde soluk borusunun yüksek sıcaklığında eriyerek vücuttaki hücrelere virüs bulaşmasına neden oluyor.Ama bu tez daha bilimsel olarak kanıtlamış ve kabul görmüş değil.Soğuk algınlığı grip deyip geçmeyelim, bütün kategorideki insanları etkileyen, can sıkıcı rahatsızlık olan bu illet, kışın bitmek tükenmek bilmeyen derdidir.
Tabii bu salgın dalgaları hepimiz için tehlike oluşturduğu gibi,özellikle yaşlılar,çocuklar ve kronik kalp-akciğer hastaları için ölümcül olabiliyor.
Solunum yolları enfeksiyonlarda, grip kesin bir çerçevede tanımlanırken gerek doktorlar arasında olsun gerekse sıradan tüm insanlar ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı öksürük-aksırık ,hapşırma, halsizlik v.s. devam eden tüm her rahatsızlığa topluca GRİP demektedir.Oysa bu kanı kesinlikle yanlış,laboratuar temelinde grip virüsünün ayırt edilmesiyle, yukarıda belirttiğim olgularda grip teşhisi konulabilinmekte.
Tabii toplum arasındaki bazı doğru olmayan kanılarında bertaraf edilmesi lazım,yıllardır yanlış ve bilinçsiz uygulanan grip tedavisi yerini gribe karşı etkili anti –viral ilaçlara bırakmış durumda özellikle de erken tedavi hastalık süresini kısalttığı gibi komplikasyonlarınında ortaya çıkmasını büyük bir oranda düşürüyor. Anti-viral ilaçlar derken bizim bunları antibiyotiklerle ve soğuk algınlığında kullanılan diğer ilaçlarla karıştırmamamız lazım ,antibiyotiklerin grip tedavisinde hiçbir etkisi bulunmamakta sadece bakteriyal enfeksiyonlarda etkilidirler.
Soğuk algınlığı durumunda kullanılan kompleks ilaçlar ise tedaviden öte geçici rahatlatmaya yönelik yani olan belirtileri yok etmeye aza indirmeye yöneliktir.
Korunma yolları
Burada spesifik olmayan korunma yöntemlerinden söz edeceğiz.Aslında tabii ki en iyi ve güvenilir korunma yöntemi “grip aşı”sınin yapılmasidir.Burada grip aşısı için unutulmaması gereken aşısının koruyuculuğu aşının yapılmasından 2 hafta sonra gelişmesidir.
•Grip hastalığına yaklanmış kişiler mümkün olduğunca başkalarıyla yakın temastan kaçınmalıdır.
•Ellerin yıkanması gibi temel hijyen kurallarına uyulmalıdır.
•Evden çıkmadan her iki tarfatan burnunuzun iç kısmına çeşitli antiviral kremlerin,oksalinli merhemi,ve bebek kremlerinin sürülmesi
•Fazla tozlu mekanlardan kaçının,çünkü toz birikintilerin içinde virüs oranı çok yüksek olur.
•Yanınızda lavantalı ıslak mendiller taşıyın,öksüren, hapşıran kişilerle karşılaştığınızda bu mendille burnunuzu silin.
•Toplu taşıma araçlarındaki yolculuğunuzda limon ,portakal veya mandalin kabuğu ile burnunuzu kapatın.Karanfil de virüsün bulaşmasını belli oranda engelliyor.
•Sabahları bir bardak taze sıkılmış portakal veya greyfurt suyunu,akşamları da bir diş sarımsak veya soğanlı salata yemeniz bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlayacaktır.
•Grip durumunda süt ve süt ürünleri pek etkin bir rol oynamıyor
Tedavi yolları
Yatak istirahati,bol sıvı alımı,ağrı ve öksürük kesicilerin yanı sıra ateş düşürücü ilaçlarla semptomatik tedavisi mümkündür.
Sağlıklı ve dengeli beslenme, yiyeceklr yoluyla bol C vitaminini almak hastayken tedavi etmeye yetmez, fakat virüslere karşı organizmanınsavunma mekanizmasını güçlendirir. Kimileri kara biberli alkolün sağuk algınlığı tedavisine iyi geldiğini söylerler ama bu kanı doğru değildir;sadece alkol damarları genişlettiği için geçici rahatlama sağlar,yani tedavi etmez!
Influenza A ve B’ye karsı etkili antiviral ilaçlara 36-48 saat içinde başlandığı takdirde semptom süresinin kısalarak komplikasyonların azalması kaydediliyor.Bol sağlıklı günler dilerim… |