Bu hafta diğer haftalardan faklı olarak yaşadığımız ülkenin,Rusya’nın cok önemli bir futbol karşılaşlmasına gittim .
CSKA Moskova ve Spartak Moskova maçının oynandığı Lujniki Stadı’na.Lujniki Stadı’nın çok önemli anıları vardır bende .Ticaret yapmak üzere Türkiye’den ilk geldiğimiz yıllarda cok haraketli bir toptancı pazarıydı ve stadyum bu güzellikte değildi. Daha sonra pazar yeri dışarı cıkarıldı .Stad bu günkü halini alabilmesi için iki can verilmesi gerekti; Japon inşaat firması iki işçinin düserek ölümünden sonra üzerinin tamamının kapatılması planlanan projeden geri adım attı.
Lujniki’nin konumu bana göre dünyanın sayılı stadyumlarından biridir, tabiatla içiçedir .Tabii Dolmabahçe Stadının konumunu saymazsak. Lujniki’nin akustiği de bir başka. Dalga dalga geliyor tezahğrat rakibin üzerine sanki. Muhteşem parkıyla, doğasıyla,stadıyla ve herşeyi ile kim istemez Lujniki’de futbol oynamak…
Bir de kaliteli futbol olsa
İnsan ister istemez kendi ülkesinin takımlarıyla kıyaslama yapıyor oynanan futbolu ve de ferdi olarak oyuncuları. Ben bu kıyaslamayı cok objektif yaptığımı sanıyorum ve de iftiharla söylüyorum, bizim orta sıralarda bulunan takımlarımızın coğu bu iki takımdan da çok üstün. Büyük takımlarımızı ortaya katmaya bile gerek yok .Cok ciddiyim inanın, Her iki Rus takımı da, tamı tamına saymadım ama en az yirmi veya yirmibeş kez kalecilerine geri pas verir mi? Üstelik bu geri paslar çok süratli bir şekilde kalecilerini de kullanıp, oyunun yönünü değiştirmek için yapılmış olsa hadi eyvallah diyecegim . Demek ki o zaman forvetler çok mu iyi pres yaptı? O da değil. İnanın sadece bir forvet hafif pres yaptığında orta saha oyuncuları top almaya gelmediği için ya kalecilerine geri pas verdiler ya da ileriye futbol tabiriyle “dan dun” yaptılar. En az vermiş olduğum rakamın iki misli de “dan dun”la top kaybetti iki takim da,olacak iş değil! Yani futbol oyununda yardımlaşma olmassa ,takımınızın teknik kapasitesi düsükse ve de belli bir oyun süratinin altinda iseniz işte böyle “ping pong”maçına benzetirsiniz güzelim futbol oyununu. Sakın Türk takımlarını yabana atmayalım beyler, cok fazlamız var . İşte Rubin’ in şampiyonluğundan belli. Gökdeniz’in ve Kabze’nin katkıları ile tarihlerinde ilk kez sampiyon oldular, bu da beni doğrulayan taraf. İnsallah Fatih Tekke’yi de oraya alırlar ve biz de maç izlemeye haftada bir Tataristan temsilcisi Kazan’a gideriz .
Profesyonellerden Amatörlere 2. Gazetem Futbol Turnuvası...
Bu başarılı organizasyondan dolayı katkısı olanlara cok samimi tebriklerimi sunarım. Yabancı bir ülkede çesitli şirketleri, kurulusları ortak paydalarda birleştirerek birlikte olmalarını sağlamak ve bunu geleneksel hale getirebilmek çok önemli bir başarı.Bu tür organizasyonların cok zor taraflarını yakından bilirim.
GÖNÜLDEN SEVGİLER…