Bu haftaki konumuzu anne ve çocuklara ayırıyoruz.Temelinde melaminin yattığı çocuk mamalarından kaynaklanan zehirlenmeden dolayı Çinde 47 bin çocuk zehirlenip hastahanelere yatırıldı. Burada anne sütünün önemi yine kendini gösterdi.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu “UNISEF” daha 2000 yılında yapılan toplantısında anne sütü ile beslenmenin yaygınlaştırılmasını ilk hedefleri arasına koymuştu.O zaman üstünde durulan konu, gelişme halindeki ülkelerde anne sütü ile beslenmenin giderek azaldığı yönündeydi ve anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda ölüm oranları beslenenlere göre 4-6 kat daha fazla olduğu belirtilmişti.Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre,emziren kadın oranları yüksek olsaydı yılda 1.5 milyon bebeğin yaşamı kurtulacaktı. Biz bu gerçeği maalesef bebeklerde mamadan kaynaklanan toplu zehirlenme haberinden görüyoruz.
Anne sütü herşeyden önce bebekler için en doğal besin kaynağıdır, anne sütü ile emzirme ne kadar uzun ise anne sütünün bebek ve anne için faydaları da o kadar fazla olur ,bu faydaları sayılarla sınırlandırmak mümkün değil. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akademisi anne sütünün mümkün mertebe uzun süreli verilmesini öneriyorar.İlk altı ay besin değeri açısından anne sütü bebeğinizin tüm ihtiyaclarını karşılayabilecek bileşime sahiptir.
Yeni doğan bebekte bağışıklık sistemini savunma mekanizması açısından zayıftır.Anne sütündeki immunoglobulin A ve lizozimler asıl bebeği infeksiyonlara karşı koruyan unsurlardır.Ayırıca son zamanlarda yapılan araştırmalarda anne sütündeki endorfin adlı maddenin hem sakinleştirici, hem de ağrı kesici özelliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Ondan dolayı aşılardan sonra ağrının dinmesi için bebeğin emzirilmesi önerilir.
Anne sütünde bağışıklık ve enfeksiyonlara direnci sağlıyan içeriğindeki bakterial ve viral antikorlar,yüksek miktarda immunoglobulin A , kolostrumda bulunan makrofazlar, kompleman , lizozim,laktoferin, bifidus faktor ve alfa lakto-albumindir. Anne sütünde D vitamini düşük orandadır. Bundan dolayı bebeklere koruyucu amaçlı vitamin D verilmelidir.
Bebeğini emziren anneler fazla kalori yaktıklarından dolayı doğum öncesi kilolarına daha erken ulaşırlar,hormonal sistem çalıştığı için meme kanseri ve yumurtalık kanserinin daha az geçrilmesini sağlar.Doğum oranın düşük olduğu ilkelerde meme kanseri görülme riski daha fazladır.Ayırıca emzirme annlerde kemiklerin yoğunluğunu artırır.,adet kanamalarının başlamasını geciktirir. Doğum sonrası uterusun normal boyutlarına dönmesine yardım eder.
İlk 4-5 gün gelen süt “kolostrum” dur ,bileşimi normalden farklıdır ve sarımsı renkte hafif tuzlu ve tatlıdır. klostrumda şeker oranı az ,yağ ve proteinlerin oranı ise eşittir.Anne sütünde protein oranın en yüksek olduğu dönem kolostrum yani ağız sütü dönemidir.
Anne sütünün ortalama enerji değeri 60-80 kcal- 100 ml’dir.Yeni doğan bebeğin enerji ihtiyacı da 110 kcal-kg’dır;o halde ilk aydaki emzirme her 3.5 saate bir günde 7 kezdir. Daha sonraki aylarda giderek emzirme araları uzatılır.
UNISEF anne sütü konusunda şunları belirtiyor: Her bebek için en iyi, en doğal ve en taze besin. Her zaman, temiz ve mikropsuz. Tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir. İshal, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlardan korur. Bebeklerin daha zeki olmasını sağlar. Bebeğin su ihtiyacını tam olarak karşılar, ayrıca su verilmesine gerek yoktur. Doğumdan sonra gelen ağız sütü, bebeği hastalıklardan korur.