Sonbahar geldiğine göre artık yavaş yavaş kışa hazırlanmamız gerekiyor.Kışın iklimin sert olması,insanların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmeleri, kompakt yaşamaları bulaştırıcı hastalıkların yayılması için iyi bir ortam oluşuyor. Tabii kış denildiğinde ilk akla gelen de solunum yolları enfeksiyonları.Özellikle öksürük,aksırık, burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile kendini gösteren tüm hastalıklara topluca "grip" denilmekte,hatta ne yazık ki artık doktor arkadaşlar bile bunu böyle telafüz ediyor.Biz bu yazıda enfeksiyonların klinik belirtilerine ve isimlerine değinmek yerine koruyucu hekimliğin öneminden ilerliyerek günümüzde korunma açısından "grip aşı"sı konusunda bazı başlıklara değineceğiz.19.yüzyılda başlatılan ve 20. yüzyılın ikinci yarısında yoğunlaşan bilimsel araştırmalarla bugün enfeksiyon hastalıklarının bir bölümü aşılama ile korunabilen hastalıklar şeklinde dönüşmüştür.Düzenli ve yaygın aşı kullanılması sayesinde, 1977 yılından bu güne çiçek hastalığının görülmemesi iyi bir örnektir.
Grip aşısı inaktive,yani ölü bir aşıdır ve her yıl tek doz olarak uygulanması önerilmektedir.Grip aşısının her yıl tek doz olarak uygulanmasının nedeni,grip virüsünün hemen her yıl genetik yapısını değiştirmesi ve farklı bir virüs olarak ortaya çıkması ve dolayısıyla grip aşılarının da aynı şekilde hemen her sene içeriğinin değişmesidir.Her zaman yapıldığı gibi bu yılda önceki yılın grip vakalarını ve neden olan virüsleri inceleyen Dünya Sağlık Örgütü, bu kış vakalarda artış bekliyor. Bu artıştan mümkün olduğunca az kişinin etkilenmesi amacıyla da aşıların içerdiği virüslerin tamamı ’Florida’, ’Brisbane H1N1’, ’Brisbane H3N2’ virüsleri ile değiştirilmiş durumda.
Grip aşısı nasıl hazırlanır?
Aşı, bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda hazırlanır. Her yıl sonbahar aylarında yetişkinlere tek doz şeklinde ,altı aydan büyük çocuklarda eğer ilk aşı ise iki doz şeklinde yapılmalıdır.
Koruyuculuk oranı nedir?
Grip aşısı ile koruyuculuk %80 oranındadır,hastalık bulaşanlarda ise hastalığın hafif geçirilmesi sağlanmaktadır.
Kimler aşı olmalı?
Aşıyı 6 aydan büyük herkes,3 aydan sonra hamileler olabilirler.Gripten kurtulmanın tek yolu aşıdır. 25 – 65 yaş grupları arasında aktif olarak çalışan kişiler,sık seyahat edenler,sporcular,toplu taşıma araçları ile seyahat edenler, astım, şeker ve kronik solunum hastaları, öğretmenler, öğrenciler grip için yüksek risk grubunda bulunuyor.
Aşı yapılması gereken bu yüksek risk grupları şunlardır: 1. 65 yaş ve üstündeki kişiler 2. Kronik hastalığı olan kişiler 3. Kronik hastalık dışında bağışıklık sistemi zayıf olanlar 4. Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler. Bu gruba dahil herkes mutlaka aşı yapmalı.
Yan etkileri var mı?
Aşı,embriyonlu yumurta kesesinden elde edildiği için yumurtaya allerjisi olanlarda allerjik reaksiyonlar gelişebilir,yumurtaya allerjisi olanlara yapılmaması önerilir.Bunun ötesinde ciddi bir yan etkisi bulunmamakta,aşının yapıldığı yerde hafif bir kızarıklık, tumurcuklama ve yüksek olamayan ateş görülebilir.
Kimlere uygulanmamalı ?
Yumurtaya,tavuk protein-ine,aşının içeriğindeki aktif maddelere ,polimiksin ve neomisin gibi bir veya birkaçına karşı hasasiyeti mevcut .
Hepinize sağlıklı günler... |