4 Temmuz 2011 de Doğan Haber Ajansı şu haberi servis etti: “…Galatasaray uzun süredir kadrosuna katmaya çalıştığı Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’yı transfer etti .” Evet, 25 yaşındaki, 1.90’lık kalecinin transferine karşılık aynı zamanda Lorik Cana’yı da Lazio’ya vermişti. Yani bir taş ile iki kuş. İşte transfer böyle olmalı… Galatasaray yüzlerce transfer hatasından sonra ilk defa akıllı transfere başlamış ve hiç korkmadan 17 oyuncusunu yollamıştı ve 11 yeni oyuncu almıştı. Bu kararı aldırabilecek tek isim, Fatih Terim idi. Yazının başında kaleciden bahsettim Profesyonel oyuncu olduğumuz yıllarda çokça duyduğumuz bir söz vardı. İyi kaleci en az puanları yüzde on oranında arttırdığı gibi takıma güven yaratır ve arkadaşlarının performansları üzerinde de çok olumlu etki yapar Tafarel, Galatasaray Süper kupayı kazandığı yılda kaledeydi. Şu anda da perde arkasında, yani Galatasaray’a kaleci antrenörü olarak hizmet ediyor. Galatasaraylılar adına Teşekkürler Tafarel.
Fenerbahçe cephesi…
Bana göre Fenerbahçe ilk yarıyı ikinci olarak kapatmış ve elinden geleni yapmıştır. Fenerbahçe’nin sezon başı yapmış olduğu veya yapamamış olduğu transferler vardır diye düşünmek gerekir. Son derece zorlanmış, elindeki iyileri yollamak zorunda kalmış ve vasatlarla yoluna devam etmiştir. Yabancı oyuncular olumsuz yanıtlar vermişlerdir. Hem idari açıdan hem de teknik açıdan başına çok şey gelmesine rağmen bulunduğu yer, aldığı puan küçümsenmemelidir. Asıl problem Galatasaray yenilgisinin basın üzerindeki yarattığı sıkıntıdır. Şu anda Aykut hocanın yapmış olduğu her şey çok fazla eleştiri konusu olmakta ve hoca yıpranmaktadır. Fenerbahçe taraftarı çok akıllı olmalı ve dolmuşa gelmemelidir. İpin ucu bir kaçarsa son pişmanlık fayda vermez. Tepetaklak olmak Türkiye’de çok zor değildir…
Beşiktaş medya şampiyonu…
Medya takip ajansı İnterpress’in araştırmasına göre Beşiktaş yazılı basında çıkan 26 bin 974 adet haberle ilk sırayı almıştır. Evet, Beşiktaş son senelerde Şampiyonluk yaşamasa da gerek kendi seyircisine gerekse sporseverlere güzel saatler yaşatmış ve eski ifadelerle temaşa katmıştır Türk futboluna. Ama artık sırada başarı yani ŞAMPIYONLUK vardır…
7 Gazetem Futbol Turnuvası’nın ardından…
Klavyemizin 7 tuşuna basarak 7’ ye ulaşmak çok kolaydır. Ama böylesine bir ülkede gelişerek ve bir sonrakinin bir öncesine oranla, daha güzel olanını yakalayarak 7. turnuvayı geride bırakmış olmak kolay bir iş değildir. Katılımcı takımların spor adına yapmış oldukları katkı çok yerde konuşulmakta. Sokakta zaman zaman karşılaştığım spora gönül vermiş ve bu tür organizasyonların ne denli anlam taşıdığının bilincinde olan arkadaşlar bu konuya gerekli hassasiyeti gösteriyorlar. Moskova’daki trafik çilesine rağmen tribündeki yerlerini alıyorlar. Bu hassasiyet Moskova’daki Türk şirketlerinde de var. Onlar da armağanlarıyla, zaman zaman futbol takımlarıyla destek veriyorlar. Adlarını iftiharla andığımız firmalar bunlar. THY, BEKO, VESTEL, MUYA, COLİNS JEANS’ın yanı sıra turnuvanın enerji kaynağı SEÇKİN BAKLAVA. Evet tüm destekçilere ve katılım sağlayan tüm takımların yanı sıra amacın sadece sportif başarı olmadığının bilincinde olan ve sürekli bu organizasyonun içinde olan başta ALTINYILDIZ olmak üzere DERYA TUR ve YAMATA takımlarını da gönülden kutluyorum.
|