Nejat İnan

Galatasaray o ruhu yakaladı...

2011-12-27

4 Temmuz 2011 de Doğan Haber Ajansı  şu  haberi servis etti: “…Galatasaray uzun süredir kadrosuna katmaya çalıştığı Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’yı transfer etti .” Evet, 25 yaşındaki, 1.90’lık kalecinin  transferine karşılık aynı zamanda Lorik Cana’yı da Lazio’ya vermişti. Yani bir taş ile iki kuş. İşte transfer böyle olmalı… Galatasaray  yüzlerce transfer hatasından sonra ilk defa  akıllı transfere başlamış ve hiç korkmadan  17 oyuncusunu yollamıştı ve 11 yeni oyuncu almıştı. Bu kararı aldırabilecek tek isim, Fatih Terim idi. Yazının başında kaleciden bahsettim Profesyonel oyuncu olduğumuz yıllarda çokça duyduğumuz bir söz vardı. İyi kaleci en az puanları yüzde on oranında arttırdığı gibi takıma güven yaratır ve arkadaşlarının performansları  üzerinde de çok olumlu etki yapar  Tafarel, Galatasaray  Süper kupayı kazandığı yılda kaledeydi. Şu anda da perde arkasında, yani Galatasaray’a kaleci antrenörü olarak hizmet ediyor. Galatasaraylılar adına  Teşekkürler Tafarel.
Fenerbahçe cephesi…
Bana göre Fenerbahçe  ilk yarıyı ikinci olarak kapatmış ve elinden geleni yapmıştır. Fenerbahçe’nin  sezon başı yapmış  olduğu veya yapamamış olduğu transferler vardır diye düşünmek gerekir. Son derece zorlanmış, elindeki iyileri yollamak zorunda kalmış ve vasatlarla yoluna devam etmiştir. Yabancı oyuncular  olumsuz yanıtlar vermişlerdir.  Hem idari açıdan hem de teknik açıdan başına çok şey gelmesine rağmen bulunduğu yer, aldığı puan küçümsenmemelidir. Asıl problem Galatasaray yenilgisinin basın üzerindeki yarattığı sıkıntıdır. Şu anda  Aykut hocanın yapmış olduğu her şey çok fazla eleştiri konusu olmakta  ve hoca yıpranmaktadır. Fenerbahçe taraftarı çok akıllı olmalı ve dolmuşa gelmemelidir. İpin ucu bir kaçarsa son pişmanlık fayda vermez. Tepetaklak olmak Türkiye’de çok zor değildir…

Beşiktaş medya  şampiyonu…
Medya takip ajansı İnterpress’in araştırmasına göre Beşiktaş yazılı basında çıkan 26 bin 974 adet haberle ilk sırayı almıştır. Evet, Beşiktaş son senelerde Şampiyonluk yaşamasa da  gerek kendi seyircisine gerekse sporseverlere  güzel saatler yaşatmış ve eski ifadelerle  temaşa  katmıştır Türk futboluna. Ama artık sırada başarı yani ŞAMPIYONLUK  vardır…  
7 Gazetem Futbol Turnuvası’nın ardından…
Klavyemizin 7 tuşuna basarak 7’ ye ulaşmak çok kolaydır. Ama böylesine bir ülkede gelişerek ve bir sonrakinin  bir öncesine oranla, daha güzel olanını  yakalayarak 7. turnuvayı geride bırakmış olmak kolay bir iş değildir. Katılımcı takımların spor adına yapmış oldukları katkı çok yerde konuşulmakta. Sokakta zaman zaman karşılaştığım spora gönül vermiş ve bu tür organizasyonların ne denli anlam taşıdığının bilincinde olan arkadaşlar bu konuya gerekli hassasiyeti  gösteriyorlar. Moskova’daki  trafik çilesine rağmen  tribündeki yerlerini alıyorlar. Bu hassasiyet  Moskova’daki Türk şirketlerinde de var. Onlar da  armağanlarıyla, zaman zaman futbol takımlarıyla destek  veriyorlar.  Adlarını iftiharla andığımız firmalar bunlar. THY, BEKO, VESTEL, MUYA, COLİNS JEANS’ın yanı sıra turnuvanın enerji  kaynağı SEÇKİN BAKLAVA. Evet tüm destekçilere ve katılım sağlayan tüm takımların yanı sıra amacın sadece sportif  başarı olmadığının bilincinde olan ve sürekli bu organizasyonun içinde olan başta  ALTINYILDIZ  olmak üzere DERYA TUR  ve YAMATA takımlarını da gönülden kutluyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI