Evet, sevgili Aydınlar. Ne şiş yansın ne kebap politikası güttünüz ama, işte böyle olmuyor bu işler. Daha savcının şike iddianamesinin verildiği ilk günden beri orta sahada top çevirelim hiç inisiyatif almayalım anlayışı içinde, UEFA’nın size baskı yaptığı güne kadar geldiniz. Ve adama orta sahada kolay top çevrilmediğini, zaman zaman aktif olmanın gerektiğini öğretirler işte...
Fenerbahçe şike yaptı mı? Yapmadı mı? İnanın derdim o değil. Yapsa da, yapmasa da, konu dış güçler olduğu zaman korumak isterim Fenerimi. Çünkü Galatasaray nasıl içerde benimse, Beşiktaş Trabzon ve Fenerbahçe konu dış dünya olduğu zaman benimdir. Elin yabancısı sen gel elini kolunu sallaya sallaya savcımla görüş ve çağır TFF’ yi Fenerbahçe’yi Şampiyon kulüplere yollamayın de... eeee oldu. Bu kadar basit mi bu iş? Evet, bizim TFF Başkanı’na bakarsan basit. Yollarsın Fenerbahçe’ye UEFA Bildirimi konulu bir mektup. Ve dersin ki “ Ya, hadi sen gel Şampiyon olmana rağmen Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan vazgeç yoksa bunlar ülkenin başına iş açacaklar.”
Peki, siz değil miydiniz daha 8 gün önce bu aşamada herhangi bir hüküm verilmesinin, doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağını söyleyen ve kamuoyuna duyurulur diyen?
Tabii bu intihar teklifi Fenerbahçe tarafından kabul görmedi. O zaman UEFA’nın tetikçisi TFF oldu ve karar çıkartarak Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nden men edildi.
Şimdi söyle bir düşünüyorum. İşte güçlüyüz şöyleyiz böyleyiz diye palavralar atmakla bu işler yürümüyor Güçlü ülke olsan senin TFF’ne tetikçilik yaptıramazlar. Hukuksuz baskılar uygulayamazlar. Güçlü ülke der ki ,” Sen ver bu men kararını ben daha devam eden ve kesinleşmemiş bir davada ön yargılı davranamam” .
Hatta belli bir büyüklüğe gelmiş konularda TFF arkasında devletinin gücünü hissetmeli ve bakanlık acil devreye girmeli ve kendi markalarını koruyabilmelidir bu tüm takımlarımız için geçerli olmalıdır. 2006 yılında aynı UEFA konu Milan olunca seri B ye düşürülme kararından geri adım atmıştır. Milan Şampiyonlar Ligine katılmış ve 2006 – 2007 sezonunda şampiyon olmuştur.
Şimdi bizleri neler bekliyor?
Allahtan yurtdışındayız diyorum bazen kendi kendime. Ben zaten olur olmaz konuşan düşündüğünü açık açık söyleyen, çok çabukta yanlış anlaşılma riski olan bir adamım Allah’tan sim kartım Türk operatörlerine ait değil ve dinlenme olasılığım yurttaşlarıma göre az. Ama Türkiye’deki futbolcuların, hakemlerin, gazetecilerin, teknik direktörlerin, futbolcu menajerlerinin ve buna benzer görevlerdeki insanlar gaz çıkartırken dahi çıkacak olan sesi kontrol etmeleri gerekmektedir Kontrol edemiyor ve sesin sorumluluğunu alamıyorlarsa o gazı çıkarmamalıdırlar... Hani eskiler derlerdi ki “ Yerin kulağı vardır diye “ şimdilerde sadece yerin değil ,havanın ,suyun da kulağı var .Bu bakımdan herkesin çok dikkatli davranması lazım. Nedeni, Fenere bir kardeş gelmeden durulmayacak bu sular. Bizde vardır böyle aman tek kalmasın öbürkünü de alalım mantığı.
Allah ülkemizi başka UEFA’lardan korusun, Allah devlet büyüklerimize sağlık sıhhat dolu günler nasip etsin, anlaşılan işleri zor geldiğimiz noktada.
|