Arda’nın transferini duyduğumda inanın sevindim. Yıllar önce Florya Metin Oktay tesislerine, eski arkadaşlarımızla futbol oynamaya giderdik. O sıralarda Galatasaray A Futbol takımında oynayan ağabeyleri Arda’yı bize anlatmaktan kendilerini alamazlardı. Arda’nın belki de A kadroya yaşının tutmasına iki sene falan vardı, düşünebiliyor musunuz? Arda’nın Galatasaray’dan ayrılmasına çok üzüleceğimi düşünürdüm. Bacak kadarken Galatasaray alt yapısında başlamış, yetenekleriyle devamlı kendinden bahsettirmiş pırıl pırıl bir genç. Sonunda hedefine ulaşmış ve A kadroya alınmıştı artık. Çok kısa zamanda büyük işler becerdi. Tüm Türk futbolunun sevgilisi oldu adeta. Saha içerisindeki yaratıcılığı zekâsı, top tekniği ve solda oynayabilen ama sağ ayağını kullanan bir oyuncu özelliği ile rakibe çok ters gelen gardı sayesinde çok kısa zamanda medyada büyük yer buldu. Hatta haddinden fazla hızlandırdılar medya mensupları genç Arda’yı. Büyük bir travma yaşattılar adeta. Bu çok hızlı çıkışın ve yükselişin ardından sıra neye gelir? Tabii ki iniş haberlerine. Evet, artık istenilen yere gelinmiş, Arda’nın aynı ligdeki diğer oyuncular tarafından bir yandan şifreleri çözülür ve tedbirler alınırken diğer yandan Arda’nın psikolojisinin bozulması sağlanmış ve verimlilik düşüşü başlamıştır. Bu da işte haber olacak ve tartışmaları başlatacak konu başlığını getirmiştir. Yeni başlıklar şöyledir. (Ya ne oluyor Arda’ya?) Zaten, bu soru bir kere sorulmaya başladı mı, geçmiş olsun artık demektir.
Arkadan sırasıyla şunlar gelir...(Eee, şımardı), ulan siz şımarttınız. (Eee, kendine bakmazsa işte böyle olur!), ulan nereden biliyorsunuz , kendine bakmadığını, yanında mıydınız ? Yok sinema kapattı, yok şunu giydi, yok bunu çıkardı! Sanki sen ödedin parasını. Velhasıl aptala çevirdik çocuğu. Üstelik Galatasaray en iyi oyuncularını yollayıp da çok zayıf bir kadroyla kaldığı geçen sezonda Arda iyice günah keçisi oldu, ve iyice yıprandı. Yaa çocuğu hüngür hüngür ağlattık be, daha ne yapabilirdik. Haa intihar ettirme başarısını yakalayamamış olabiliriz. Ama bizde tecrübe kazanacağız, spor basını olarak elbet. Olsun, bakarsın yarın herhangi bir takımımızda, yeni bir Arda yetiştiğinde, spor basını olarak bizde antrenman yapmış olduk sayılır. Şimdi bana göre çocuk hayatının ikinci hedefini koyacak üstelik ilk hedefinde olduğu gibi çarçabuk yakalayamayacak bu ikinci hedefini. Zaten Türkiye’deki hedefini o mu çok çabuk yakaladı, yoksa onun adına başkaları mı ok acil yakalattı, onu da anlamış olacağız bu vesile ile İspanya sayfasında.
Bana göre hayatının en iyi kararını verdi ve İspanya’ya gitti. Hafızamdan hiç çıkmayan Tugay Kerimoğlu’nun yurtdışına gidişidir. Tam O’na da başlanmıştı eşiyle ilgili ileri geri haberler. Zıpladı gitti adaya ve neredeyse 100 yaşına kadar oynayacaktı, üstelik sevilerek, mutluluğun ne olduğunun farkında olarak. Sadece acele etmeden ve iyice iyileştikten sonra iyi bir başlangıç yetecektir Arda’ya inşallah...
Bu ayrıca Türk futbolunun da iyi bir sınavı olacak bence iki ligin fiziki karşılaştırması açısından Bakalım 34’lük Guti’nin geldiği ülkede 24’lük Arda fiziki sıkıntı yaşayacak mı çok merak ediyorum. |