Nejat İnan

Daha ne kadar bekleriz bu şike istasyonunda…

2011-07-12

Neredeyse 10 gündür yazılıyor söyleniyor. Arkası kesilmiyor senaryoların,  komplo teorilerinin. Kimse bir şeyleri yerine tam manasıyla koyamıyor. En fazla bildiğini söyleyen dahi yanındakilerden uzaklaşınca bir başkasına soruyor… ‘Ya bu iş ne olacak?’ diye. O derece dokunulması çok az ihtimali olan şeylerdi bunlar.  Kim düşünebilirdi ki yüzyıllık Fenerbahçe’nin gizli odalarına girilsin ve inanılmazı güç suçlamalarla karşı karşıya kalsın bu büyük camianın başkanı. Herkes gibi bende kafayı taktım ister istemez bu son gelişmelere. Öte yandan bakıyorum da kafamızı Türkiye’nin bunca sorunundan kaldırıp bu şike olaylarına konsantre olmak çok doğrumu diye.  Evet, zaman zaman yanlış bu diye düşünüyorum. Bu kadar kafayı takacak konu varken nasıl bir istasyonsa, bu şike istasyonu… Kaldık ve bir türlü hareket edemiyoruz, anlayamıyorum. Son dönemde kumanda nerede. Nasıl işliyor ve nasıl bir mekanizma oluştu ne bilen var ne anlayabilen. Sadece kontrolü elinde bulunduranlar biliyor bunu ve herkes seyirci artık. Gelecekte ne olacak, ne zaman kimin düğmesine basılacak. Kim neyle suçlanacak bunu bilen var ama bu suçu işleyen değil tabii. Sen zaten vitrine konulduğunda geçmiş ola… Ama bakıyorum da hep vitrine konulanlar hakikaten suçlumu diye.  Zaman zaman sanki suçlu olmaları veya olmamaları çok önemde arz etmiyor sadece sırasının gelmiş olması yeterli belki de.

Kim kimin nasırına bastı…
Fenerbahçe seyircisi şaşkın akılları almıyor, takımlarının aleyhine kararlar alınabilir mi diye. Sorular hep aynı, cevapta aynı. ‘Yok ya Feneri küme düşüremezler’, arkadan ‘ ya düşürürlerse’ diye inanılmaz bir kuşkulu düşünce hakim oluyor sarsılan beyinlerde. Evet ya düşürürlerse, hakikaten bizde bunu düşünmüyor değiliz zaman zaman. Uluslararası karşılıklarına bakıyoruz bu işlerin hemen. O zaman daha da korku dolu oluyoruz. Çünkü çok önemli takımlar dahi zarar görmüş ve küme düşürülmüş olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.  Burada hedefin kim yada kimler olduğu da çok önemli tabii. Bana kalsa hedef Fenerbahçe camiası değil elbet. Sanırım Azız Yıldırım’ın şahsında toplanıyor sıkıntılar. Bugüne kadar kimsenin dokunulamaz ve çok kuvvetli konumda olduğu kabul edilen bir şahsiyetin nasıl başına bunların geldiği konusu enteresan. İster istemez akla şu geliyor Aziz Yıldırım siyasi veya şahsi gücü çok yüksek birinin nasırına mı bastı acaba. Yoksa neden gelsin başına bunlar. Neden kalksın üzerindeki koruma kalkanı
  
Paranın olduğu yer daha özenle korunmalı  
Artık futbol sadece bir oyun veya eğlence olmaktan çoktan çıktı. Ciddi bir endüstri artık. Yani futbolun olduğu her yerde para var. Her adımında, oyuncu transferlerinden. Şans oyunlarına, reklamlardan TV gelirlerine kadar her yerde para var. Yıllık hacmi beş yüz milyar doların üzerinde artık dünya ölçeğinde. Nasıl ki bankaları, para nakil araçlarını değerli eşyaların sergilendiği alanları korunmasında belli bir özen gösterilir futbolda bunun çok fazlası olmalı artık. işin içinde bu kadar çok para olduğu zaman korunması da çok önemli oluyor tabii… Üstelik kaldırıp bir yerlere saklayabileceğiniz bir şey değil. O zaman geliştirilecek yöntemler çok özel ve farklı olmalı. Hem bir mücevher gibi çok değerli ama kirlenmesi çok zor değil. Bir mücevher gibi. Umarım korumasını ve sakınmasını daha iyi beceririz bundan sonra.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI