Kültürümüzü burada yaşama konusunda ne kadar geride kaldığımızı sanırım söylememe gerek yok. Burada anma etkinlikleri ve bayram kutlamaları dışında kültürel amaçlı yapılan bir etkinliğe bugüne kadar şahit olmadım.
Evvelki hafta Moskova, dünyaca ünlü ödüllü yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’a ev sahipliği yaptı. 33. Moskova Film Festivali’nde yine ödüllü filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’ gösterildi. Bizden kimseyi görür müyüm diye sağıma baktım kimse yok, soluma baktım kimse yok.
Yine yaşamını Fransa’da sürdüren yazarımız Nedim Gürsel, Rusçaya çevrilen kitabının tanıtımı için düzenlenen imza gününe katılmak için geçen hafta Moskova’daydı. Orada da (Kitap her ne kadar Rusçaya çevrilmiş olsa da en azından bir Türk yazar) maalesef bizden kimseyi göremedim. Gelenlerin tamamı Rus okurdu.
Her iki etkinlikte de Rusların gözü, sohbet edebilecekleri Türkleri aradı sordu. Ama maalesef onlar da kimseyi bulamadı.
Herkes hatırlayacaktır, Rusya’da kutlanan evlere şenlik bir Türk Kültür Yılı yaşadık. Koca bir yıla sığdırılan bir iki etkinlik ve etkinlikte biz bize yaptığımız tanıtım hala gözlerimin önünden gitmiyor.
Burada bir Kültür ve Turizm Müşavirliğimiz var, başında da çok iyi niyetli ve çalışkan bir müşavirimiz. Ancak sistem ona öyle bir rol biçmiş ki, ‘Kültür ve Turizm’ kısmının sadece ‘Turizm’ kısmı ile ilgilenmesine olanak tanıyor. Hemen hemen her ülkenin burada kendi devleti himayesinde açtığı bir kültür evi, bir derneği var. Ama bizim kadar Ruslar ile ilişkileri bu kadar iyi olan, bu kadar çok evlilik gerçekleştiren bir toplum olmamasına rağmen bir tek bizim böyle bir ortamımız yok.
Ben gene üzerime düşeni yapıp kuyuya bir taş atayım, belki çıkaran olur. Antalya’ya, Ankara’ya, İstanbul’a yerleşen ve kültürlerini yaşatmaya çalışan Ruslar ile Moskova’da, St. Petersburg’da, Kazan’da yaşayan ve kültürlerini yaşatmaya çalışan Türkleri bir araya getirecek bir projeyi neden kimse hayata geçirmiyor? |