Son dönemlerde yaşanan işçi patron anlaşmazlıkları yeniden gündeme geldi. Konu öyle bir hassas ki nereden bakarsanız orayı haklı görüyorsunuz. Kimi dinlerseniz ona hak veriyorsunuz. Hatta diğer tarafa kinleniyorsunuz.
Bir yandan köyünde televizyonunu, buzdolabını satıp yol parası yaparak ekmek peşinde buraya çalışmaya gelen ve aylarca maaş alamadan çalışan işçinin dramı. Bir yandan işverenin büyük umutlarla getirdiği ve her birisi için en az 1500-2000 dolar harcadığı işçilerden 20 kişinin işi bıraktığında ve onun işin adamı olmadığını gördüğünde harcadığı masrafın bedeli. Hatta ve hatta çoluk çocuğunu, memlekete bırakıp, ‘çalışmaya gidiyorum, size para göndereceğim’ diye gelen, aldığı maaşı burada gece hayatında yiyenleri çok gördük. Global krizle birlikte her ne kadar azalsalar da tam olarak bitmediler. Dedim ya bu çok enteresan bir konu ve hangi pencereden bakarsanız fikriniz ona göre şekilleniyor.
Ancak bu hafta manşete taşıdığımız araştırmada bu konunun detaylarını okuyacaksınız. Kim haklı kim haksız tartışmadan ziyade burada ortaya çıkan durumu kimin ve nasıl düzelteceği önemli. Zira yaşanan bu tatsızlıklar Rus medyasında da kendisine yer bulmaya başladı ve olayın altındaki sebep ve nasıl olduğunun dışında ortaya çıkan dramla Rusya’da bir numara olan Türk müteahhitlik sektörü zarar görmeye başladı. Malumunuz inşaat sektörü burada yaşayan ve iş yapan birçok firmamız için lokomotif sektör olduğundan işler durduğunda veya olmadığında bunun ucu herkese dokunuyor.
Onun için bu sektöre gelecek en ufak bir zarar hepimizi etkiler. Ondan dolayı bence bu konuda çok daha hassas olmalı gerekirse daha da geliştirmek için bir oluşum kurulmalı. |