Timur Sarısoy

İnşaat Dünyasında Sebep-Sonuçlarının Sistematik Risk Yönetimi ve Yöneticiler

2011-05-05

∙ Sorun; Fiyatların, dolaysı ile maliyetlerin kontrolsüz artışı.

  Neden; Yerel belirsizlikler, Dünya Piyasalarındaki dalgalanmalar.

  Çözüm; bunlar göz önüne alınarak yüksek teklif verildiğinde iş alamamak ve bu riskleri öngörmeyip teklif vererek iş alındığında, öngörülerin gerçekleşmesi halinde zarar etmek arasında, bir optimizasyon yapılmaya çalışılması.

∙ Sorun; Sabit fiyat uygulaması nedeni ile işin yapılamaz duruma gelmesi.

  Sebep; çelik fiyatlarındaki %100'e yakın fiyat artış.

  Çözüm önerisi; sözleşmelerde yer alan Force Major durumların tanımlarına açıklık getirilmesi ve işin fizikken yapılabilir hale getirilmesine yönelik sözleşme şartları hazırlanmış.

Örneğin: Beton ve b.i. demiri ile çelik fiyatlar için her iki tarafın zarar görmemesi adına eskalasyon formülünün çalıştırılması.

∙ Sorun; Kalitesiz mal alım (boya).

  Neden; Sevkiyat öncesi kalite kontrol yapılmaması.

  Tedbir; Siparişlerin daha önceden verilmesi, gerekli testlerin yapılması/yaptırılması ve uygunluk hallerinde nakliyeye başlanması.

∙ İş kazaları nedenleri; Yapılması gerekenlerin hayata geçirilmemesi, toplumsal dokudan dolayı karşılaşın engeller, mevcut mevzuatın yaptırımlarda yetersiz kalması.

  Çözüm; alınması gereken tedbirlerin tavizsiz ve istisnasız alınması, söz konusu önlemlerin alınması konusunda yüklenicilere daha ciddi yaptırımlar uygulanması.

En çok can yakan konuların firma kaynaklı ve dış kaynaklı olarak tasnifi yapıldığında;

a) Firmalardan kaynaklanan hususlar;

Teklif aşamasında öngörülen maliyetin çok üzerinde maliyetle bir projeyi tamamlamak zorunda kalmak, şantiyelerde meydana gelen iş kazaları,

İhale fiyatlandırılması yapılırken, son akşam yapılan yorumlarla birlikte aşırı iyimserlik sonucu düşük miktarlar teklif verilmesi ve sözleşme ile birlikte hezimet yaşanması,

Kalitesiz mal alımı yapılırken,

b) Dış kaynaklı hususlar;

İş sahasına giriş çıkışlarda yaşanan zorlukların, işin gecikmesine sebep olması, hak edişlerin ödenmesindeki gecikmeler, inşaatın yapılacağı arazinin teminindeki gecikmeler, projelerde ve teknik şartlarda sık sık yapılan değişiklikler, sözleşme uygulamalarında teknik ve idari kararların alınmasında olan gecikmeler, yasal mevzuatlarda sözleşme yapılmasından sonra ortaya çıkan değişiklikler, Libya’da zemin raporlarının çok uzun sürede onaylanması,

İnşaat izni ruhsatının almanın uzun süre alması, kamu ihalelerindeki mevzuat ve uygulama sıkıntıları, siyasi ve ekonomik belirsizlikler ve sebep oldukları riskler, yaşanan krizler, ekonomik krizler esnasında oluşan ani maliyet artışları, fiyatların, dolayısı ile maliyetlerin kontrolsüz artışı, sabit fiyat uygulaması nedeni ile işin yapılamaz duruma gelmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Firmalarımızın kendilerinden kaynaklanan problemlerin çözümünde aktif uygulamalarla riskleri azaltabilmeleri mümkün bulunmaktadır. Gerek metraj gerekse keşif çalışmalarında:

  • Tüm parametrelerin sistematik olarak elden geçirilmesi,
  • Yetkin ve tecrübeli personel kullanımı,
  • Arazi ve zemin etüdü incelemelerinin kontrol formları ile değerlendirilmesi,
  • Malzeme tedarikçilerinin üretim ve kalite uygulamaları ile sahip oldukları belgelerin temin edilmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi,
  • Gereken vakit, ilgi ve çabanın gösterilebileceği nitelikte ve adette ihale üzerinde çalışılması gibi yaklaşımlar önemli avantajlar sağlayabilecektir.
  • Planlama ve risk analizi yöntemlerinin kullanılması, bu alanda büyük önem arz etmektedir.

 

Teklif aşamasında öncelikle değerlendirilen kriterlerden maliyet ve süre, yurtdışı faaliyetlerde daha büyük önemle dikkate alınmakta, kaynak temini ise daha çok önemsenmektedir. Her üç bileşen de teklif bedeli ve proje süresinde faaliyetlerin tamamlanabilmesi konusunda hayati hususlar olup, gerek yurtiçi gerek yurtdışı projelerde daha fazla göz önünde bulundurulmalarında; hem gerçeğe en yakın maliyet değerlerinin hesaplanması, hem en uygun tamamlanma süresinin tespiti ve gerçekleştirilmesi hem de başta nakit akışları olmak üzere malzeme, makine-ekipman, işgücü ve teknik idari kadroların oluşturulup optimum verimle kullanılması boyutlarında, büyük fayda olacağı düşünülmektedir.

Proje süresi belirlemede kullanılan tekniklerin hem yurtiçi hem de yurtdışı faaliyetlerde daha büyük oranlarda kullanımları, risk minimizasyonu için faydalı bir uygulama olabilir. Her projenin optimum maliyetle gerçekleştirilebileceği bir süre bulunmaktadır. Direkt ve endirekt maliyetlerin toplanması ile hesaplanan toplam maliyetlerin minimum olduğu bu tamamlanma süresinin her proje için hesaplanması, sözleşme teslim zamanı ile karşılaştırılması ve mümkün mertebe bu süre civarındaki bir tamamlanma tarihi gerçekleştirilmesi olumlu bir uygulama olacaktır. Hatta yapılabilecek hesaplamalarla, sözleşme tarihinden daha erken bir tamamlanma tarihinin, daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilebilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılabilecektir. Proje süre kısaltımlarının maliyetlerinin hesaplanması ile sure maliyet değerlendirmeleri yapılabilecektir. Maliyet hesabı yapılırken kullanılan yöntemlerin; birim fiyata dayalı keşif çıkarma ve benzer işlerle karşılaştırma ağırlıklı olduğu; bunları, önceki uygulamalardan elde edilen verilerin kullanımı ile dövize endeksli maliyet hesaplarının izlemekte olduğu anlaşılmaktadır. Bu alandaki bilgisayar yazılımlarının kullanım oranlarının arttırılması, Doğrusal Planlama, Fonksiyonel Eleman Yöntemi ve Yapay Zekâ uygulamalarının kullanımlarının arttırılarak güven düzeyi daha yüksek, daha gerçekçi ve risk düzeyi düşük maliyet tahminlerinin yapılmasında faydalı olacaktır.

Proje üçgeni olarak tanımlanan zaman, kalite ve maliyet ilişkisi, bu değişkenlerden birindeki artma ya da azalmanın, diğerlerinden en az birinde artma ya da azalma doğrultusunda bir değişiklik yaratacağını ifade etmektedir. Firmalarımızın imalatlarını, genel olarak proje şartnamelerine uygun ve büyük oranda süresinde tamamladıkları ifadeleri baz alındığında; önemli sayılabilecek yüzdelerle karşılaşılan maliyet artışlarının, yalnızca gerçekleşmiş risklere dayandırılamayacağını belirtmektedir. Gerek imalatlardaki kalitenin istenen normlara yükseltilmesinin gerekse proje süresindeki gecikmelerin telafi edilmesinin, hatırı sayılır maliyetlerle karşılanmakta olduğu izlenimi edinilmektedir. Bunun çözümü olarak birincil uygulama, modern planlama tekniklerinin kullanılması, sürekli bilgi akışı ile kontrol edilmesi, gerekli durumlarda revize programların hazırlanması, süre kısaltımlarında minimum ek maliyet getirecek faaliyetlerin belirlenip bunlar üzerinde yoğunlaşması olacaktır.

Aksaklıklar, işverenden kaynaklanan problemler, doğa olayları ve mücbir sebeplerden kaynaklanabilecek süre uzamalarına karşı, gerekli süre uzatımı ve olası zararların maliyetlerinin karşılanabilmesi doğrultusunda ciddi sözleşme yönetimi uygulamalarının yapılması gerekmektedir. Ek işlerin, işverenden kaynaklanan hasarların onarımlarının vb. durumların, düzenlenecek uygun protokoller (kontrat ekinde mutlaka hazırlanması gerekir) ile faturalandırılması ve süre yansımalarının belgelendirilmesi hayati önem arz edecektir. 

Kalite sağlanması konusunda gerek malzeme gerek taşeron seçiminde verimliliği kanıtlanmış sistemlerin uygulanması; malzeme alımı ve alt yüklenicilik sözleşmelerinde bu konuda detaylı, uygulanabilir ve yaptırım imkânı veren maddeler kullanılması fayda sağlayabilecek tedbirlerdir. Tasarım risklerinin “orta ve fazla” oranda karşılaşılan riskler arasında bulunması, dizaynların detaylı kontrolünü gerektirmektedir. Bunun anlamı yeterli kalitedeki teknik elemanların gerekli süreler dahilinde konu üzerinde çalıştırılması gerekliliğidir. Finansal ve ekonomik risklerin “fazla ve en fazla” oranda karşılaşılan riskler olması, derin ve ciddi analizleri, gerçekçi tahmin ve uygulamaları gerektirmekte, ihtiyat akçesi ayrılmasının önemini vurgulamaktadır. Yasal ve politik risklerin önemli oranda söz konusu olması, yürürlükteki mevzuatın ve ülke siyasi yaklaşımlarının çok iyi bilinmesini ve değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda firmalarımızın inşaat yöntemlerini iyi bilmelerinin ve uygulamalarının, yetkin teknik elemanlar istihdam etmelerinin, modern ve verimli ekipmanlara sahip olmalarının başarılı yapım projeleri gerçekleştirilmesinde yeterli olmadığı; ekonomik, mali, hukuki ve siyasi konuları da iyi bilip hakim davranışlarda bulunmalarını gerekli kılmaktadır. Bu da ilgili konularda uzman elemanların istihdamı, danışmanlık hizmetlerinin alımı vb. uygulamaları, dolayısı ile ek maliyetleri beraberinde getirmektedir. Belirtilen tedbirlerin hangi boyutta alınabileceği ve maliyetlerinin nasıl minimize edilebileceği ise firmalarımızın önem ve aciliyet ile yanıtlaması gereken sorulardandır.

Sözleşmenin amacı hakları, görevleri, zorunlulukları ve sorumlulukları taraflar arasında oluşturmak ve risk dağılımını sağlamaktır. Bir zorunluluğu ya da görevi kabul etmek; bu görev ya da zorunluluğu birinin yetersizliği, kabiliyetsizliği, dikkatsizliği ya da hatası, ya da dışarıdaki bir kaynak ya da olaydan etkilenilerek yerine getirememe olasılığını da beraberinde getirir. Fakat her sözleşmede olduğu gibi kontrat temel kuralları belirler, kontratın uygulanması tarafların iyi niyetine ve birbirleriyle olan ilişkilerine bağlıdır.