Siyamend Kaçmaz

Erdoğan’ın ziyaretinden geriye kalanlar

2011-03-23

Çok yoğun geçen bir haftayı geride bıraktık. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde yedi bakanı ve Türk iş dünyasının önde gelenleri ile Rusya’ya çıkartma yaptı.

Gezinin içeriğinde çok büyük bir şey olmayacağı önceden beliydi. Her ziyarette alışık olduğumuz üzere bu geziden herhangi bir müjde çıkmayacağını biliyorduk.  Öyle de oldu. 

Yalnız Başbakan’ın ziyaretinin içeriğinden çok varlığının bizlere verdiği enerji burada çok önemliydi. Çünkü bugüne kadar bu düzeydeki her ziyaret sonrası, Rusya’da kalıcı olarak yaşayan bizlerin sokakta ki yaşamına etkisi gözle görülür derecede hissediliyor. 

Başbakanın iş konseyi ve üniversite öğrencileri  ve Kremlin Sarayı’nda Medvedev ile ortak basın toplantısında yaptığı konuşmalar, Rusya ile birbirimize dostluk etmekten başka çaremizin olmadığını gösteriyordu. Mesajları çok netti ve Rusya tarafınca da bu konuşmalar çok samimi olarak alkışlandı. Zaten Rus liderler ile aramızda karşılıklı diplomatik yakınlaşmanın ötesinde özel bir ilişki bağı olduğu biliniyor. Geriye bunu işlemek kalıyor. Türkiye’de ki Ruslar ve Rusya’da ki Türklerin ortaya koyacağı yapılabilir her türlü projenin hayata geçmesi hiç zor değil.

Ama isteklerimizi projelendirmek, ne istediğimizi tam olarak karşıya aktarabilmek çok önemli. “Ama” ile biten cümleleri hiç sevmem. ‘‘Ama’’ demeden de geçemiyorum. Daha önceki ziyaretlerden edindiğim tecrübeyle Başbakan’ın ziyareti öncesi yazdığım yazıda, “ Burada yaşayanlar olarak sorunlarımızı önceden belirleyelim ve bunu dile getirecek kişiler hazırlanarak söz alsın ve dile getirsin” dedim.  Başbakan’a soru sorma fırsatı olmadı ancak onun yerine bir gün önceden Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, iş dünyası ile bir araya geldi ve çok samimi sohbet ortaya çıktı. Tam da sorunların aktarılabileceği bir ortam. Ancak yine herkes bildiğini okudu ve kendi kişisel sorunlarını aktardı. 

Allah’tan Nuran Aydın diye bir öğrenci velisi çıktı ve ‘’Sayın Bakanım okul istiyoruz’’ dedi. Ayrıca iş adamlarımızdan İkbal Dürre, ‘‘Çifte vatandaşlık konusunda ki belirsizlik ne olacak’’ dedi de toplantıda en azından iki konu iletilmiş oldu.  Yoksa gece yarısına kadar beklediğimiz toplantıda boşuna zaman harcamış olacaktık...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI