Siyamend Kaçmaz

Birisinin işi kötü gidiyor diye sevinenler

2010-11-23

Toplumumuzun öyle bir özelliği var ki kabul edilebilir değil. İsteseniz de istemezseniz de kendinizi zaman zaman dinleyici olarak içinde buluveriyorsunuz bu dedikodu illetinin.

Aslında bireysel olarak bu kimsenin tek başına işlediği bir suç değil. Bu biraz toplum olarak kültürel zayıflığımızdan kaynaklanıyor. Çünkü biz toplum olarak az okuduğumuzdan sohbet konularımız arasında kültürel ya da bilimsel bir konudan haz etmiyoruz. Bunun yerine ‘kim ne yapmış, kiminle geziyor, o işi nasıl yapmış, necidir, kimin nesidir’ ve bunun benzeri kimseye faydası olmayan yüzlerce konuyu konuşuyoruz.

Okuyanlarımız, eğitim almış olanlarımız da maalesef beyinlerinde çizdikleri zahiri harelerle kendilerini toplumdan soyutlamış, kendilerini içinde gördükleri yüksek mertebeden ömürlerini diğerlerini küçümsemekle geçirerek yine kimseye faydası olmadan yaşıyorlar.

Bunun yanında birde başkasının mutsuzluğundan, acı çekmesinden işlerinin kötü gitmesinden haz alanlar var ki sormayın gitsin…

Yeter ki sizden azıcık negatif elektrik alsınlar. Hemen sizi listelerine ekleyip işinizin gücünüzün kötü gitmesi için beklemeye koyuluyorlar. Ayağınız kaysın yeter, bu onlar için büyük bir mutluluk kaynağı. Başka milletlerde de vatandaşlarının işinin kötü gitmesine sevinenler var mıdır bilmiyorum, ama bu bizim Moskova’da ki toplumumuzda fazlasıyla mevcut.

Bir insanın işinin kötü gitmesinden nasıl bir zevk alınır anlamıyorum ama anlatanın ağzından iştahla başkasının felaketi üzerine kurulmuş zevk kaynaklı çıkan cümlelere çok şahit oldum.

Acaba bu tür şeylerden zevk alanlar, işi kötü gidenin evinde çoluk çocuğunun ekmek beklediğini düşünemiyorlar mı? Nasıl olur da, o evde ekmek bekleyen günahsızların rızkının gidememesinden ya da azalmasından zevk alınır, üstelik sohbete meze edilir aklım almıyor. Birinin dükkânı yansa, söndürmek için bir kova su yerine ‘daha da yansın kül olsun’ diye benzin dökecek insanlar var.

Bir birimizin başarısızlığından değil de başarısından ne zaman mutlu olmayı öğreniriz bilmiyorum. Ama başkasının felaketinden zevk alanların, en çok hazzı bunu yine bir başkasına anlatarak, yandaş aradığında aldığını biliyorum. Gelin bunlara bu zevki tattırmayalım ve bu tür konuları açanları konuşturmayalım, dinlemeyelim . Belki zamanla onlara bu yaptıklarının hata olduğunu anlatabiliriz.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI