Nejat İnan

Mc Trabzonspor...

2010-11-10

Valla çok olumlu değişiklikler var Trabzonspor’da. Sadece oynanan oyunda değil, sadece futbol kalitesinde değil, bunlara da geleceğim ama en önemli değişiklik tüm anlayışın değişikliği. Maçtan önce, daha önceki yazımda da başarısından bahsettiğim Serkan Balcı’yı Trabzonspor seyircisi ‘ayın sporcusu’ ilan etti. Bir an aklıma Mc Donalds’daki personel teşvikleri geldi. Zaman zaman gözüme takılır ve büyükçe bir çerçeve içine konulmuş bir personel resmi vardır. Müşterilerin görebileceği bir yere asılır ve iyi çalışanların herkes tarafından takdir edileceği mesajı verilir. Belki de maddi teşvikte vardır, bilemiyorum.  Bu sanırım futbolun içinde bir ilk, o bakımdan tebrikler Trabzonspor ve Trabzonspor seyircisi.   Tabii Şenol Güneş hocanın bu takıma olan olumlu katkılarını söylemeden geçemeyeceğim. Arkasında önemli bir destek verdiğini düşündüğüm Sadri başkanı da kutlarım.

Çok açık bir oyun, çok güzel bir futbol beklemiyordum açıkçası. Hatta Galatasaray’ın daha önce Fenerbahçe derbisinde oynadığı oyun düzenine çok yakın bir oyun oynayacağını herkes gibi bende tahmin ediyordum. Asıl merak ettiğim Şenol Güneş’in bu oyun şekline karşı ne tür bir teknik uygulama yaptıracağıydı. Maç sonrası beyanatında da anlaşıldığı gibi Fenerbahçe, Galatasaray karşılaşmasını mükemmel analiz etmiş hoca. Sabırlı oynaması gerektiğini zaman içerisinde Galatasaray’ın gücünün azalacağını hesap etmiş. Kendi defansında da bir sürpriz yaşamamak için tüm tedbirini almış. Ofansta yetenekli oyuncularının korkak oynamamasını, tehlikeli alanlarda risk almasını sağlamış. Böylece Galatasaray defansını bireysel hata yapabileceğini hesaba katmış. Buna bir de Servet’in kendine güvensizliği katılınca Trabzonspor’un ekmeğine yağ sürüldü zaten. Yorumcuların çoğunun sandığı, Servet’in burada ince işler peşinde olduğu ve risk aldığı yolundaydı dinlediğim kadarıyla. Ben tam tersini düşünüyorum Servet ayağını kullanmanın risk olduğunu düşünerek ‘vücudumu kullanayım, bende topa dokunmayayım Engin’de dokunamasın’ diye düşündü işin başında.  Servet bunu çokça yapıyor ama bu sefer çizgiye çok uzaktı ve rakip akıllıydı. Üstelik Servet auta gitmekte olan topun ayağına çarpmasına mani olamayacak kadar zayıf bir tekniğe sahip, maalesef. İkinci hata ayağına çarparak sahada kalan topa öyle bilinçsizce bir atak yaptı ki, rakibini inanılmaz bir şekilde topla arkasına dolanmasına izin vermiş oldu. Son şansı penaltı yapmaktı ama rakibi Trabzonsporlu Engin buna izin vermedi, Burada Engini tebrik etmek lazım. Yazılarımı devamlı okuyan okurlarım bilirler ki ben çok fazla teknik detaylara girmem ama maç akşamı yorumcuların çoğu Servet’in futbol tabiriyle yok artistlik yaptığından yok incecilik peşinde olduğundan o kadar çok bahsettiler ki Servet çıkıp bunları açıklayamayacağı için bari ben anlatayım dedim. Haa bu maç Galatasaray’ın beraberliğiyle de sonuçlanabilirdi de, çünkü ben ikinci golü çok saymıyorum. Beraberlik alabilir miyim diye aşırı risk alarak tüm takım halinde çıkmasaydı ikinci gol olmazdı ve 90’ıncı dakikaya mağlup girmeyen bir Galatasaray bu şekilde bir gol yemeyebilirdi. Ama bu maçın berabere bitmemesine en çok Galatasaraylılar sevinmeli. Şayet beraberlikle dönseydi Galatasaray  kendiyle yüzleşmemeye devam ederdi, ama artık bu şansı kalmadı ŞÜKÜR...Eski bir Galatasaraylı oyuncu olarak ve Galatasaray kongre üyesi olarak ŞÜKÜR kelimesini kullanmama  umarım Galatasaraylı dostlarımı ve Galatasaraylı büyüklerim bana darılmazlar.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI