Siyamend Kaçmaz

Ne ‘EVET’, ne de ‘HAYIR’

2010-08-30

Bugünlerde ülkeyi ikiye bölen ‘EVET’de, ‘HAYIR’da, Moskova’nın gündeminden çok uzakta.

Hele soy sop, boy pos, villa tartışması ise Moskova’daki Türklerin hiç ama hiç umurunda değil.

Zaman zaman konuyu açanlar tartışanlar da olmuyor değil ama öyle ateşli değil, daha kısık ateşte ve daha temkinli. ‘Ülkemin geleceğinde ben de söz sahibi olmak istiyorum’ deyip sırf referandum için gidip oy kullanacağım diyen hiç kimse ile de henüz karşılaşmadım.

Peki, Moskova’nın gündemden bu kadar uzak kalmasının nedeni ne?

Birincisi öyle derinlemesine siyasetin içerisinde olan kimse yok. Zaten siyaset konuşmak isteyen de pek yok. Zaman içinde konuşmak isteyen bir iki kişi çıktıysa da onlar da kaybolup gittiler. Zaten buradaki toplumumuzun kişiye gösterdiği değer, yaptığı iş ve kendi işinde ki çalışkanlığı ile orantılı olduğu için, işi gücü belli olmayan (her ne kadar şık giyinip güzel konuşsalar da) bu kişilerin sözleri çokta itibar görmedi.

İkincisi ise referandum oylamasının zamanı. Çünkü yurt dışında çalışan insanların öyle çok fazla memlekete gitme şansı olmuyor. Her ne kadar oylama bayram düşünülerek insanlar ülkelerine bayramda gelecek diye hesaplandıysa da, genellikle yoğun çalışıldığından vatandaşlarımıza yaz tatilini kullandığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Akdeniz'de veya Ege'de güneşlenerek geçirmek daha cazip geliyor. Eylül ayında okulların açılması da cabası.

Vaziyet böyle olunca da Moskova’da yaşayanların ne referandum ne de ülkenin siyasetin geleneksel kamplaşma eğilimine girmiş olması gündeminde değil.

Büyükelçilik ve konsolosluk şubelerinde oy kullanma işlemi olsa idi, durum değişir miydi bilemiyorum…

 

Bir bayramı daha SMS’lerle kutlayacağız

Bir kaç gün sonra Ramazan Bayramı'nı kutlayacağız.

Bizde bayram deyince ister dini inancından dolayı olsun isterse de gelenek olarak yaşayanlarda olsun, bayramlarda eş, dost ve akraba ziyaretine gidilir ve onlar da iade-i ziyaret ederdi. Ama bunu burada görmek çok zor. Çünkü ailece görüşen kişi sayısı çok az. Herkes herkesi tanıyor ama kimse kimsenin eşini, çoluk çocuğunu bilmiyor. Hal böyle olunca da kimse kimseyi ne bir yemeğe ne de bir akşam oturmasına çağırıyor. Bayram da bu yüzden sıradan bir gün gibi gelip geçiyor.

Anlayacağınız bir bayramı daha telefonlarımıza gelen kısa mesajlarla kutlayacağız.

Herkesin bayramını şimdiden kutluyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI