Nejat İnan

Dört takıma kalırken…

2010-07-06

Bir Dünya Kupası da sonlanmak üzere. Bu güne kadar neler yaşandı şöyle bir göz atarken bu endüstrinin büyüklüğüne yakışan, yakışmayan tarafları nelerdi biraz kafa yoralım. Ama bunu yapmak için önce Dünya futbol endüstrisini hatırlamak gerek. Şu an ki büyüklüğü 25 milyar doların üzerinde. Ayrıca bire bir ilişkisi olan yan sektörlerle 200 milyar dolara çıkıyor. Yani bir topun peşinden üç beş akılsız koşuyor diğer akılsızlarda onları seyrediyor mantığı çooook geride kaldı. Futbolcular artık dünyada birer idol halini aldı, Vücutlarına yaptırdıkları dövmeler bile fanatikleri tarafından bilinmekte modada onları görmek kaçınılmaz. Taraftarlar artık parfüm almadan hangi yıldız futbolcu neyi kullanıyor araştırıyorlar, kısacası tüketim öncüleri konumundalar. Reklamlarda neredeyse maçlardan çok  görmekteyiz yıldız oyuncuları..Peki oynanan futbol bu büyüklüğe yakışıyor mu,veya soruyu biraz değiştireyim,neden mi çünkü bu büyüklüğün ilk beş sırası şöyle İngiliz Premier ligi , İspanyol La Liga ,İtalyan Serie A ,Alman Bundes Liga ,Fransız Ligue 1 .. o zaman soru şu: Bu liglerin takımlarından hangileri nasıldı, neredeler şimdi? 

İngiltere, kadrosundaki o güçlü diye düşündüğümüz oyuncularla hem kötü oynadı hem de netice alamadı.  Fransa üç maçta siftah yok sadece bir beraberlik. Ülkesine döndü ve unutmaya çalışıyor başından geçenleri. İtalya, onunda durumu Fransa’dan pek farklı değil onunda siftahı yok. Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar misali aralarında özel maç yapıp unutmaya çalışsalar fena olmaz hani...

Boğalara Allah acıdı, İspanyollarda şu anda ülkesine dönmüş ve La Liga’da yeni hesaplar yapıyor olabilirdi, ama şimdi Panzerlerin karşısında şans arayacaklar. Bana göre işleri çok zor dünya kupalarında veya diğer büyük futbol organizasyonlarında bir gerçek vardır, RAKİPLER OYNAR ALMANLAR KAZANIR derler. Almanlar kazanmanın sırrını çözmüşler. Futbolun ihanete gelmeyeceğini disiplinden hiç ama hiç ayrılınmaması gerektiğini, risk alınması gerektiği yerlerde alınması gereğini, yardımlaşmanın birinci kural olduğunu, bunları yapabilmek içinde çok ciddi fizik gücü gerektiğini beyinlerine kanlarına, genlerine yerleştirmişler, üstelik devşirme adı verilen Almanya doğumlu yabancılardan oluşan kaynaklara da öğretmişler bu işi en canlı örnek Mesut Özil... Allah nazardan saklasın. Bu turnuvada parlayan yıldız. İnşallah bu yıldız uzun yıllar sönmeden dünya futbolunu aydınlatmaya devam eder. Ülkemizde birçok oyuncunun Arda dahil. Nerelerde çalım yapılır, nerelerde pres yememek için top ayaktan çabuk çıkarılır, ne zaman rakibin arkasına depar atılır, ne zaman ayağa top istenir seyretmesini tavsiye ederim. Haa ayrıca bu işlerde doğru seçim yapıldığı taktirde nasıl diri kalınır  ve uygulama kolaylığı sağlanır en azından görmüş olurlar.

Yine de tezimin arkasındayım 

Yazılarımı yakından takip edenler çok iyi hatırlarlar, Futbol oynamak zorlaşıyor ve futbol zevksizleşiyor diye yırtınır dururum. Ne olur gelin hak verin artık 2010 dünya kupasının ardından. Bu taktik fauller, bu enerji fazlalığı, yaratıcı oyuncuların canına okudu. Ne olur şu futbol onar kişiye düşse de ve birçok kural değişikliği ile temaşası yükseltilse de adam gibi maç izlesek önümüzdeki DÜNYA KUPASINDA . 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI