Adamı zorla konuşturuyorlar. Eleştiri yazdığım her yazımdan sonraki hafta bana yönelen bakışlar hep, “Derdin ne? Neden böyle yazıyorsun? Bizimle niye uğraşıyorsun?” Der gibi. Bunu anlamak zor değil. Ama aldırış etmediğim için yine hep doğru bildiğimi yazıyorum. Çünkü eleştirilerimiz gördüğümüz hataların düzelmesi, yapılan yanlışlardan dönülmesi içindir.
Bilinmesi gereken en önemli şey, burada her atılan doğru ya da yanlış adım Rusya’da yaşayan bizlerin veya Türkiye’de yaşayan Rusların hayatını direk etkilemekte. Bende kendimi sorumluluk sahibi bir insan olarak gördüğümden burada geçici süreliğine gelenlerin yarını düşünmeden attıkları adımlara karşıyım. “Günü kurtarayım” hesapları yapanlardan ne tür tepki alırsam alayım doğru bildiğimi ve gördüğüm yanlışları eleştirmeye devam edeceğim.
Şimdi aylar öncesinden “Bahar Şenliği” düzenleneceği seslendirilmeye başlandı. Amaç herkesi bir araya getirecek bir etkinlikti. Çünkü bizim buradaki toplumumuzda ailece görüşen kişi sayısı çok az olduğu için, kimse kimsenin ne eşini ne çocuğunu tanıyor. İşte böyle bir organizasyonla “Millet kaynaşsın, çocuklar birbirini tanısın, öyle güzel bir gün geçirilsin” dendi.
Dendi denmesine de bu kadar sivil toplum kuruluşumuz dururken organizasyonu Ticaret Müşavirliği’nin üstlenmesi ilginçti. Piknik tarihi iki kez çeşitli sebepler gösterilerek ertelendi. Yalnız bilenler bilir, ertelenme nedenleri başka idi. Çünkü fikri, sözde herkes destekledi ancak yapılmasına destek çıkmadı. Ne kadar doğru bilmiyorum ama kulağıma gelenler hafta içinde Büyükelçi’nin bizzat devreye girip buradaki büyük şirketlerden rica etmesiyle bu organizasyon gerçekleştiği şeklinde.
Her fırsatta buradaki sivil toplum kuruluşlarının bu tür etkinliklerde öne çıkması ve öncülük etmesi gerektiğini söylüyoruz. Saymaya kalkarsan buradaki sivil toplum kuruluş sayısı artık bir elin parmak sayısını geçiyor. Ama pazar günü yapılan piknikte sadece DEİK Rusya temsilcisi vardı. Rus televizyon kanallarının bile ilgi gösterip çekim için geldiği alana ne hikmetse diğer dernek temsilcileri gelmedi. Belki de çok daha önemli işleri vardı bilemiyorum... |