Siyamend Kaçmaz

Moskova’ya çok büyük ders verdin, güle güle güzel adam

2010-05-14

Aslında bugün bu köşede Medvedev’in tarihi Ankara ziyaretini yazacaktım. Ne var ki aramızdan zamansız ayrılan ve herkesin sevdiği, saydığı Ali Rıza Karaaslan, namı diğer “Komutan’’ için yazmak isteğim daha ağır bastı. Komutan’ı satırlara dökebildiğim duygularımla uğurlamak geldi içimden.

Yurt dışında yaşayan bizler için memleketimizde önem verdiğimiz bazı değerler burada o kadar göze çarpmıyor. Ama Ali Rıza Karaaslan gerçekten bu değerleri hem yaşattı hem de fazlasıyla gösterdi bizlere.

Daha dün gibi hatırlıyorum, Maymun Kafe diye bir yer açacağını, fakat aksiliklerle bir türlü açamadığından yakındığını. Sonunda açtı. Bu sefer de sabırla müşteri beklemeye başladı. Şahsen gidip öyle bir mekânın açıldığını haber yapmak için makinemin deklanşörüne bastığımda bir tek masada komutan ve arkadaşından başka kimse yoktu. Ama azimliydi, bırakmadı peşini, pes etmedi, yılmadı. Oraya çocuğu gibi bakıyordu. Her şeyle bizzat ilgileniyordu.

Bana ilk menüsünü tattırdığında gururla ifade ettiği, “Moskova’da yok böyle bir mönü’’ sözleri kulağımdan gitmiyor. Gerçekten o lezzeti başka bir yerde alamıyorduk. Belki de komutanın mönülere kattığı sevgisinden, ayrı bir tadı vardı orada yediklerimizin. Yakın dostlarımı da oraya götürerek müdavimi olduk. Aslında yemeği lezzetli kılan komutanın kendisiydi. Çocukla çocuk, gençle genç olan bu güzel insan, o yaştan sonra üniversiteye kayıt yaptırmış, öğrencilerin ağabeyi olmuştu. Rus-Türk fark etmez, oradan geçen öğrenciler ona sarılmadan geçmez olmuştu. Sohbetinde insana cesaret veren bir ton, “bu işi yaparsın, azimli ol’’ diyen bir tecrübeydi. Orada yemek yiyen ve komutanın sohbetine katılıp ta onu ikinci kez aramayan insan tanımıyorum.

O, bize göre Moskova’da kaybolan değerleri gösterdi. Öğrencilere ağabeylik etti. Cebinden verdi, mekânında yedirdi, ama bunu bir kez olsun kimseye de söylemedi.

Burada yaşayan birçok vatandaşımız onun mekânını evi gibi gördü, orada komutanın bir biri ile tanıştırdığı insan sayısı azımsanmayacak kadar çok. Evet, o mekânını açtığında deklanşöre bastığımda karenin içinde o tekti ama geçen bu süre zarfında çoğaldığını, ektiği sevgi ve saygı tohumlarını, onu hastanenin bahçesinde bir anda toplanıp bekleyen yüzlerce kişinin boşluğa bakan acılı, çaresiz kederli gözlerinde gördüm.

Bu yazıyı yazarken bile cümleleri kurmakta güçlük çekerken, “İnsanlık tek paydamız’’ sözünü asla unutmayacağım. Moskova’ya çok büyük ders verdin, güle güle güzel adam. Mekanın cennet olsun, seni hep sevgiyle hatırlayacağız.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI