Beşiktaş mı kazanmalıydı ? yoksa Kasımpaşaspor mu ? sorusunun bana göre tek cevabı vardı. Beraberlik . Bu netice beni çok mutlu etti. Hangisi kazansa, diğeri için üzülecektim. Her iki takımda ellerinden geleni yaptılar ve maçı izleyenlere nefis bir mücadele örneği verdiler. Tabii ki bireysel hatalar çoktu ve bunun sonucu olarak her iki takımda iki puan kaybetti. Mac sonrası röportajında Gökhan Güleç, çok hoş ve çok samimi bir ifadeyle, maçın yorumunu spor yazarlara fazla iş bırakmadan iki kelimeyle özetledi. ‘’ Maça gelen seyircilere biletler için ödedikleri paraları umarım helal ettirdik’’ dedi . Sadece yazmadan geçemeyeceğimiz konuların başında Recep Tayyip Erdoğan stadı Başbakan adına yakışmayan bir zemine sahip. Uzaktan baktığınızda iyi gibi görünüyor ama icine girdiğinizde hiçte öyle olmadığını görüyorsunuz son derece bozuk ve keyifsiz bir zemin. Umarız düzelir.
Bu maçta ayrıca her iki hocanın da yapmış olduğu hamleler çok yerinde ve akıllıcaydı. Takımlarını son derece iyi tanıyan ve cesur hocalar, Tebrikler.
İşte Daniel Güiza……
Valla ne diyeyim onun adına sevindim. Oynadığı maçlarda hiçbir zaman ne rakiple uğraşır ne hakemle, işine bakar. Atar veya atamaz, severler, sevmezler, kızarlar, kızmazlar, ne olursa olsun bu duygusal adamın gol atması ve attığı golün güzelliği sevindirdi beni. Zaten Fenerbahçe seyircisine hangi golcüyü getirsen farketmez, basınla elele yerler adamı. Nasıl olsa bu gol de kurtarmayacak Guıza’yı ama olsun akıllarda kalır güzel bir enstantane olarak.
Sakın Emre yaktı demeyin Galatasarayı ...
Tam bu başlığı attım ve altını dolduracakken sanki Lig tv yorumcusu Hakan Ünsal benim neler yazacağımı hissetmiş gibi yorumlarını ve eleştirilerini Frank Rıjkard için yaptı Tv’den. Evet Frank Rejkard başta olmak üzere sırasıyla Abdulkader Keita ve tüm takım cok kötü bir performans sergilediler. Ama birinci sorumluluk Frank Rıjkard’a ait. Yapmış olduğu değişiklikteki kadar yapmamış olduğu değişikliklerde de hatalıydı . Seyretmeye doyamadığımız Trabzonspor’un bu güçlü orta sahasının karşısında, bitmiş tükenmiş durumdaki kendi orta sahasına değişiklik getirmemesi inanılacak gibi değildi. Kutlanması gereken Hoca ise Şenol Güneş’ti. Sadece bu maçla ilgili değil tabii.
Oyuncularına bu derecede kazanma arzusu verebilmek Fizik ustunluğü sağlayabilmek Büyük başarı. Futbol adına olumlu ne aklınıza gelirse gelsin inanın bu seyrettiğim Trabzonspor’da var. Arjantinli Gustavo Colman ve Hrvoje Cale’den en üst düzeyde verim almayı başarmış. Galatasaray ile oynadığı bu maçta benim vasat diyebileceğim bir oyuncu bile yoktu. Bana göre tamamı çok iyi ya da mükemmeldi diyebilirim. Burak bu fızık ustünlügünü sürdürürse cok kısa zamanda Milli Takımızın değismez ileri oyuncularından biri olabilir.
|