2008 Ağustos ayında başlayan dünya çapındaki ekonomik çalkantı, 2009 yılının 365 gününde de hissedilmesi ve 2010 yılının bu ruh hali ile başlayacak olması her ne kadar handikap olsa da, dünyada “Yılbaşı Ekonomisi” adı altında nakit harketlerin canlı olması şubat ayı sonuna kadar devam edecektir.
Rusya devletinin 2009 yılı boyunca bankalara pompaladığı paraların büyük kısmının piyasaya aktarılmadığını biliniyor. Devletin yıl sonu defter kapamasına paralel olarak devlet bankalarındaki paraların uygun şartlarda piyasaya aktarılmasındaki hızlanma çabalari inşaat sektöründe suni de olsa kıpırdanması Ekim 2009 dan itibaren başlamış idi. Bunun etkileri Mayıs 2010 a kadar devam edeceği tahmini yanlış olmayacaktır.
Banka sayısının 2010 yılının ortalarında 900 lerden 500'lü rakamlara çekilmesi konusunda yeni standartlar ile lisansı olmayan yüzlerce bankanın nakit parayı çevirme konusunda önemli tedbirler alacağı da düşünüldüğünde bir nevi Türkiyenin 90'lı yıllarda yaşadaığı sıkı bankacılık rejiminin Rusyanın bu konuda disipline olmasına yardımcı olabilir. Yanlız bu konudaki çalışmalar ekonomik krizin derine inmesini engellemek maksadı ile 2011 yılına da sarkıtılması ihtimali mevcuttur.
Rusya inşaat piyasasında C.R.O. adı altında “yeni çatı” oluşumu çabaları “kör topal” olarak 2010 yılında başlayacağının işaretleri, yatırımcı kuruluşların teklif prosedürlerinde de şimdididen yerlerini almıştır. Her ne kadar C.R.O. kayıtları toplam inşaat piyasasındaki şirketlerin sadece %13 ünü içerse de ,yatırımcı firmaları dahi CRO nun tam olarak ne anlama geldiğini bilmeseler dahi arkadan gelen rüzgar onları da bu serüvene dahil etmiştir. C.R.O. heyecanı kayıtlara girmeyen inşaat firmalarının 2010 Ocak ayından itibaren banka hesaplarını kullanamaz hale gelecek olmasını öğrendiklerinde bu oyun daha da kızışacaktır.
Sağlık sektöründeki özelleştirme çalışmaları özel sigortaların hakkında bir kez daha deneme yapma aşamasına getirmiştir. 2 büyük sigorta şirketi özel sağlık ve emeklilik sigortası reklamlarına Ekim 2009 tarihinde başladılar. Ama altyapı eksikliği o kadar fazla ve ürünler o kadar pahalı ve içeriği de o kadar az ki üçüncü denemenin de çok başarılı olacağı düşünülmemelidir. Tabi devletin başındaki yöneticiler bunu ne kadar erken fark ederse artık devlet eliyle sağlık sisteminin noktalanıp özellikle yeni ve özel hastane ve polikliniklere yatırım desteği verip daha hızlı ve daha rantabl hareket edebilirler.
2014 Soçhi hayali gerçeğe dönmesi 2014 yılı yaklaştıkça anlaşılacaktır. Zira Soçi'deki yatırım hamlesinin ekonomik kriz ile sekteye vurduğunun açık kaydı şehirde halen gözle görülebilen iyileştirmenin olmadığındandır. Ancak Rusya başbakanın Soçi konusunda ısrarının 2010 yılının sonunda hız kazanacağı düşünülmektedir.
2010 yılının ağustos ayında yeniden canlanacak olan gaz antlaşmalarının bu sefer hepsinden daha zor olacağı Ukrayna başkanlık seçimlerinden sonra netlik kazanacaktır. Bununla birlikte Almanya ve İtalya'nın bu sefer bu kadar lakayt kalmayacağı da kesindir. Diğer yandan bu gaza sahip olmak isteyen ülkelerin alternatif yollar için Türkiye üzerinden de hareket ettiği gözden kaçırılmamalıdır.
İşsizlik bütün dünyada olduğu gibi Rusya’da da ciddi olarak arttığını ve çift haneli işsizlik rakamlarının uzun vadede ekonomiyi daha da sarsacağını tahmin etmek zor olmayacaktır. Bu aşamada devlet eliyle yapılan yatırımların ve C.R.O. ve benzeri düzenlemelerin özellikle üniversite mezunu ama işsiz olan teknik personel kısmına ciddi faydası olacağı ve ekonomiyi canlandıracak hamlelerden birisi olacağı tahmin edilmektedir.,
Rusya’nın altın rezervlerindeki artışı yeni değildir ve Rusya’nın bu konuda uzun vadede yapacağı atılımlar en zengın rezervlerde 9'unculuktan daha yukarı çıkarak altının kullanımının da artacağı düşünülmelidir. Bu anlamda 2009 yılının Mart ayında devletin birinci ağzından ekonomi ve finans bakanlarının kehaneti olan kurun 29.5- 30 seviyelerinde olacağı tahmini devlet eliyle de olsa bu seviyeye getirilmesi iç borçların kapatılması için de fırsatı değerlendirme anlamına gelmektedir. Bu şekilde elde kalma ihtimali yüksek olan doları da elinden çıkararak ekonomiyi Ruble – Yuan ve Euro üzerinde çevirip doların rezerv para olmasını engelleme konusunda Çin ile birlikte hareket etmesi mantıklıdır.
Diğer yandan 2010 yılının yeni zamları elektrık-su-benzin ve un ve şeker ile başlayarak enflasyonu daha da zor kontrol altında tutulmasına neden olacaktır. Devletin küçük ve orta ölçekli şirketlere uzun vadeli kredilendirmelerinin yakın zamanda artması beklenmelidir. Bununla birlikte 2010 sonlarına doğru hali hazırda hazır olan kdv oranının aşağıya inidirilmesi paketi her an karşımıza çıkabilir. Bu hareket aslında ekonominin tıkandığı noktada “imdat çanı” olarak da kabul edilebilir.
Piyasadaki 4 büyük bankanın elindeki inşaat yatırımlarının ipotek ile el koyma yolları ile gelişse de Mayıs 2010 ayında bunları elinden çıkartarak orta vadede likidite yaratma planları olacağını düşünmek gerekiyor. Yine bu 4 büyük bankanın hisse senedi piyasasındaki hisselerin yüzde 85 ine hakim olduğu düşünülürse devletin bu ticaretteki payının azaltılması bir takım süprizlere neden olması mümkündür. Bu süpriz olasılığını negatif olarak riske atmak istemeyen devlet bu konudaki kararını 2011 yılına bıkacağını düşünüyorum.
2010 yılında gerek Ermenistan gerek Azerbeycan üzerindeki telkinlerinin daha da artacağını normal karşılanmalıdır. Türkiyenin komşuları ile daha iyi olması aslında bu noktadan da geçmektedir. Ekonomik çıkarları da bu fikri destekler niteliktedir. Türkiye ithalatında Rusyanın birinci sırada yer alması bunun kanıtıdır. Diğer yandan Gürcistan ile Rusya'nın iliskilerinin yeniden düzenlenerek daha ılımlı hale gelmesi de Türkiyenin dost eliyle devam edeceği görüntüsünün karşılıklı çıkarlara dayandığını söylemektedir.
Türkiyede Eylül ayında iptal edilen Nükleer santral ihalesinde de Rusya'nın tekrar bu ihaleyi kazanacağı tehattisi yaygındır.
Rusyanın Bağımsız Devlet Topluluğu üzerindeki ekonomik ve siyasal işbirliğinin 2010 yılında iyice perçinleşerek bir nevi Avrupa Birliği karşısında elini güçlendirecek Rusya'yı göstermektedir. Diğer yandan Avrupa Birliği ile olan iliskilerinin Ukrayna teması da Ukrayna seçimlerinden sonra netlik kazancağı açıktır.
Nükleer silahların A.B.D. ile karşılıklı olarak minimum seviyelere indirilmesi anlaşması ekonomik krizde devletlerin gerekesiz silahlanma masraflarını azaltarak orta ve uzun vadede dünya refahına da katkı sağlayacağı umut edilmektedir.
2010 yılının dünya genelinde 2009 yılından daha kötü geçeceği kehanetlerinin aslında 2008 yılının sonunda ki balon patlaması tezat karşılığı olarak geçeceğini düşünenlerin sayısı da az değildir. Yanlız artık dünya ekonomilerinin ayağını yorganına göre uzatmak konusunda gerçekten ciddi bir tecrübe sahibi olduğuna inananlardanım.
2010 yılının insanların savaşarak ve açlıktan ölmeyeceği ve suni domuz griplerinin hiç bir zaman gerçek epidemik hastalıklara döndürülmeden yaşayacağı ve her insanın yaşama hakkının yine kendisine bağlı olduğu unutulmadan hayatlarına devam edeceği bir yıl dilerim.
|