Moskova’da krizin etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Çünkü artık insanların yüzü gülmeye başladı. Özellikle de inşaat alanında faaliyet gösteren birkaç firmanın iş aldığını müjdelercesine arayıp haber vermesi beni de sevindirdi.
Uzun zamandır bu tür güzel haberler almıyorduk. Kriz ile birlikte buradan birçok işçi, yönetici, işyeri sahibi gitmek zorunda kalmış bu bizleri çok üzmüştü. Çünkü vize firmalarından, tercüme bürolarına, uçak bileti satan firmalara kadar birçok iş alanı bu gidişlere paralel çöküşler yaşadı.
İşte bütün bu olumsuzlukların arasında bu hafta bir iki müteahhit firmanın iş aldık, işçi getirteceğiz demesi beni çok sevindirdi. Bu kıpırdanmalar bile bizleri derinden sevindirmeye yetiyor. Umuyorum ki bu hareketlilik devam eder ve geçici olmaz ve yeniden eski günlere dönülür.2008 yılının son dönemlerinde başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz artık normale döner de başta inşaat sektörü olmak üzere diğer sektörlerde iş yapan Türk yatırımcıları özledikleri tabloyu Rusya’da yakalama fırsatı bulur.
Sizlerinde bildiği gibi buradaki lokomotif olan sektör, inşaat sektörü. Çark dönmeye başlayınca paralelinde, ekmekçisinden, etçisine, kuru gıdacısına kadar herkesin çarkını çeviriyor.
Gerçi geçtiğimiz günlerde vize işleri yapan bir firma sahibi tanıdığımla ayaküstü yaptığım konuşmada, kendilerindeki göstergelerin hep sıfırı gösterdiğini belirtmesi beni endişelendirmedi diyemeyeceğim. Ama yine de bu aldığım güzel duyumların artarak sürmesi en büyük temennim. Krizin başladığı günden bu zamana kadar süresi hakkında farklı yorumların yapıldığı hepimizce malum. Artık hiç kimsesin krizin “k”sini duyacak ne hali ne de morali kaldı.Umutla beklediğimiz bahar umarım yakında gelir…
Elbette bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar. Umutsuzluğa kapılmanın da getireceği bir şey yok.
Beşiktaş’ın gelişi güzel oldu, ama etkisi zayıf oldu.İlk duyduğumda Moskova’da bir şölen yaşamayalı epey olmuş diye düşündüm. Tabi aklıma hemen geçen yıl ki Fenerbahçe-CSKA Moskova maçı ve tıklım tıklım dolan Lokomotif stadı gelmişti.
Bu içinde olduğumuz durumlarda önemli olan yenmek ya da yenilmek değil. Bizi ilgilendiren, sporun birleştirici ruhu ile bir araya gelip ortak bir nokta bulmaktı. Ama olmadı.
Herkes maçın skoruna üzüldü ama ben maçın yaratamadığı etkisine. Çünkü futbol gibi büyülü bir etken bile bizi bir araya getirmeye yetmedi. |